{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/451 <br>KARAR NO: 2024/405<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2020<br>NUMARASI: 2014/970 Esas -  2020/837 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ile davalı ... Ltd. Şti vekillerince vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... plakalı, ... Motor Numaralı  Model ... Marka ... Tipi otobüsü 05.07.2012 tarihinde 343.000,04 TL bedelle ve ... plakalı, ... Motor Numaralı 2011 Model ... Marka ... Tipi otobüsü 05.07.2012 tarihinde 343.000,04 TL bedelle davalı araçların üreticisi ... A.Ş'nin bayisi olan ... Tic. Ltd. Şti'den satın aldığı, bahsi geçen araçların teslim tarihinden itibaren üretici/imalatçı firma ... A.Ş tarafından 2 yıllık garantisi mevcut olduğu, ayrıca araçlardaki üretimden kaynaklanan, süreklilik arz eden ve araç kullanıcılarının araçlardan beklenen faydadan yararlanmasını engelleyen arızalar nedeniyle davalı ...  A.Ş. tarafından 2 yıllık süresi verilmiş ve 2 yıllık garanti süresinin bitiminden sonra da ilave olarak 1 yıllık ek garanti süresi verildiği, söz konusu araçların toplamda 3 yıllık garantisi olduğu, davacı İstanbul'da şehir içi otobüs işletmeciliği yaptığı, satın alınan otobüsler ticari araçlardır ve yaptıkları sefer ve çalıştığı saatte doğru orantılı olarak gelir getirdiği, ... plakalı araç, teslim tarihinden yaklaşık 2 ay sonra seyir halindeyken arızalanmış ve araçtaki arızanın vuku bulmasını müteakip araçtaki gizli ayıp, aynı gün 08,09.2011 tarihinde ... A.Ş'nin yetkili servisi olan ... Limited Şirketi'ne söz konusu araç götürülerek bildirildiği, ilk arıza tarihinden sonra araçta meydana gelen arızaların ardı arkası kesilmemiş, kısa zaman aralıkları farklı arızalar nedeni ile araç yetkili servislerde bakıma alındığı, yetkili servis kayıtlarında da bulunan fazlasıyla arız kodlu arızalarının verildiği, 10.11.2011 tarih 9H1C arıza kodlu arızada akünün motora yakın koyulması ve çevresinden gelen sıcak hava nedeniyle Akünün Sürekli Patlaması nedeniyle araç yeniden bakıma alındığı, yetkili servisler tarafından akünün, motorun ısınması sonucu patlamasını önlemek amacıyla geçici olarak ve de hiçte sıhhatli bir çözüm olmayan, motor ile akü arasına plak konulduğu, Bakırköy 3. Aslive Ticaret Mahkemesinde 2013/239 D.İs sayılı dosyasında Davalı ...  de hazır bulunduğu kesif esnasında Bilirkişi tarafından alınan tespit raporunun mevcut olduğu, dava konusu bir diğer araç ... plakalı araç da diğer araçta da benzer arızalar meydana gelmiş ve araçlar devamlı olarak bakıma alındığı, bakıma alınan araçlar, yetkili serviste araç geçici tamirlerle oyalanmış, araçlar birçok kez aynı ve benzer arızalar nedeniyle devamlı yetkili servislere götürüldüğü, araçların üreticisi ... A.Ş'în ile görüşmeler devam etmiş ve davalı ...  yönlendirmesi ile gidilen ... yetkili servislerinde arızalar giderilememiş ve davacı bunun neticesinde sefer kayıplarından dolayı zarara uğradığı ve mağdur olduğu, davalı ... Anonim Şirketi otobüsleri söz konusu standartlara uygun olarak üretmek için talip olmuştur. Otobüsler ... standartlarında üretildiği,  davacı belirtilen şartnameye güvenerek araçları satın aldığı, davacının satın almış olduğu otobüslerin sık sık arıza verdiği, defalarca tamir görmelerine ve sık sık parça değişimlerine rağmen randımanlı olarak çalışmadığı, araçlarda meydana gelen arızaların bir kısmı ve yetkili servisin deneme yanılma yöntemi ile bulmaya çalıştığı, araçlarda sık sık akü patlamaları meydana geldiği, yetkili servislerin aracın imalat hatasından kaynaklı olarak motora çok yakın bir konumda bulunan akünün patlamasını engelleyebilmek için birçok işlem yaptığı, aküye motor çevresinden gelen sıcak havayı kesmek için akünün etrafındaki hava gelen bölümleri kapattığı, klima sık sık arıza veren araç parçalarından bir diğeri olduğu, yetkili servisler bu sıkıntıyı da tam anlamıyla gideremediği, araçların egzozları  sürekli tıkandığı, yetkili servisler her egzoz arızasında tıkanıklığı gidermekle yetinmişler ancak arızalar sürekli devam ettiği, araçların en sık arızalanan kısımlarında bir diğeri de ön takımları olduğu, yetkili servisçe yapılan tüm uygulamalar olumlu sonuçlar vermediği ve arızaların devam ettiği, araçlardaki mevcut tüm arızalar sebebiyle otobüslerin eksik sefer ve ortalama eksik sefer kazancı tahmini dava açılmadan çok önceki bir bir tarihe kadar tahmini 73.038,01-TL olduğu, açıklanan tüm nedenlerle davacının satın almış olduğu ... Marka ... ve ... plakalı araçların gizli ayıp nedeniyle araçların kadar uğramış olduğu 73.039,01 TL (kazanç kaybı) zararın ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, yargılama giderlerinin ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ...  Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçların satış tarihleri 05/07/2011 tarihi olduğu, tarih dikkate alındığında iki yıllık zaman aşımı süresi 05/07/2013 tarihinde sona erdiği, araçlara davalı şirket tarafından verilen 2 yıllık garanti süresinin dolduğu, dava konusu araçlara ilişkin olarak davacı, araçların gizli ayıplı olduğunu iddia etmekte ise de kanunda belirtilen şekilde bir ayıp ihbarında bulunmadığı, davacının konu ile ilgili davalıya yaptığı bu başvuru 24/09/2012 tarihli noterlikten keşide ettikleri ihtarname olduğu, aracın satın alınma tarihinden 1 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra başvurunun kanunun aradığı ayıp ihbarı olmadığı açıkça belli olduğu, davacının bildirdiği birçok arıza ve arıza kodu iddiaları ilk bakışta mahkemeyi yönlendirme ve kanaat uyandırma amacı taşıyan iddialar olduğu, araçta belirtilen kodların arıza gibi görülebildiğini lakin arıza olmadığını, sadece kodlara bakılarak araçların ayıplı olduğu kanaati belirtilen bilirkişi raporundaki araçların neredeyse 100.000 km normal bakımlarla faal durumda olması gerektiği, dava konusu araçların hiç birinde üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığı, davacının kazanç kaybı iddiasını doğrulayacak bir durumda olmadığı, akü patlaması iddia edilen husus tamamen kullanıcı kaynaklı bir durum olup, davacı iddiası gibi akünün sıcakta kalması bir sebepten kaynaklı olmadığı, klima sistemlerindeki hatanın gerekli bakım ve özeni  göstermeme kaynaklı olduğu, egzoz sistemi ve ön takım arızasının ön takımlarda aksın çalışması sebebi ile oluşan ses kullanıcılar tarafından arıza olarak nitelendirilmesi hata olduğu, araçların çalışmasına ve güvenliğine engel teşkil etmediği, esas arızasının sistem olması sebebi ile kullanıcı tarafından yapılması gereken ve kullanım kitapçığında belirtilen bakımların düzenli yapılmaması sebebi ile sorun yaratacağı, arıza olarak ileri sürülen hususların kod sistemi sebebi ile aslında arıza olmayıp rutin değişim işlemleri olduğu, dilekçede açıklanan tüm nedenlerle dava konusu davalı şirketin üretimi araçlarda herhangi bir üretim hatası veya gizli ayıp mevcut olmadığı, araçlarda var olduğu ileri sürülen arızaların birçoğu normal bakım işlemleri sırasında kod sistemi sebebi ile yapılan her bir iş için verilen işlem kodunun arıza gibi yorumlanmasından  kaynaklı olduğu, kazanç kaybının ise nereden kaynaklandığı belirsiz ve subjektif bir şekilde belirlendiği bir arıza mevcut olmayıp araçlardan devamlı faydalanmayı engelleyen bir durumda olmadığı, zaman içinde ve kullanım koşulları dikkate alındığında araçların servis bakım süreleri de makul düzeyde olduğu, davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iyi niyetle ve müşteri memnuniyetinin sağlanması amacıyla kendisine sağlanan imkandan kötü niyetli bir şekilde hak elde etmeyi çabaladığı, davalı şirketin davada taraf olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı dava konusu araçların üreticisi olmadığı, arıza kodları kayıtlarının davacının iddialarını desteklemediği, her aracın belirli kilometrelerden sonra bakım için servise götürülmesi aracın garantisi olmadığı, bu süre içerisinde bakıma götürülmeyen araçlar, daha sonra servise götürülüp bakıma alındıklarında sistem gereği yapılan işlemler arıza kodu gibi görüldüğü, her bakımda yapılacak yağ değişimi, gibi rutin işlemler dahi gecikme halinde bir kodla arıza gibi görülebileceği, araçlardaki parça değişimi olarak ifade edilen ve arıza kodu kullanılarak belirtilen hususlar da araçtan faydalanmaya devamlı engel olacak nitelikte arızalar olmayıp bazıları bakımlarda, bazıları kampanyalarda yapılan işlemler ve bazıları da kullanıcı hatası kaynaklı arızaları olduğu, klima arızalanması sebebinin davacının hatalı veya amaçlı dışı kullanımı neticesinde meydana geldiği, dava konusu araçlarda meydana gelen egzoz sistemi arızalarının sebebi araçların yeni nesil motorlarına uygun nitelikte yakıt ve ad-blue kullanıldığı dolayısıyla çoğu arıza olarak ileri sürülen hususların arıza olmayıp kod sistemi sebebi ile arıza gibi görüldüğü, dava konusu araçların ayıplı olmadığı, davacının araçta üretim ayıbı varmış ve tüm sefer eksiklerinin sebebi araçtaki üretim ayıbıymış gibi bir tutum sergilemesi, Türk Medeni Kanunun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile ters düştüğü, açıklanan ve dilekçede belirtilen tüm nedenlerle davanın öncelikle esasa girilmeksizin zaman aşımı sebebi ile usulden reddi, mahkeme aks, kanaatte ise esastan reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller, alının bilirkişi ve bilirkişi ek raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı ...şirketinden davaya konu ... ve ... plakalı 2011 model otobüsleri 05/07/2011 tarihinde satın aldığı, garanti süresinin 2 yıl sınırsız kilometre olduğu, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde davaya konu ... plaka sayılı aracın servis belgeleri doğrultusunda 05/07/2011-24/11/2015 tarihleri arasında periyodik bakımlar dahil 101 kez teknik arıza nedeniyle servise girmiş olduğu, garanti süresi içerisinde ortaya çıkan 3 kez Akü, beş kez ABS teker devir sensörü(üçü garanti süresinde), bir kez ayak fren valfı, garanti süresi bitiminden sonra ortaya çıkan iki kez şanzıman, bir kez motor silindiri ve bir kez diferansiyel değişimini gerektiren arızaların maldan yararlanmayı ortadan kaldıracak, aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemli arıza niteliğinde oldukları,  yapılan tespit esnasında diferansiyelin tekrar arızalı olduğu ve değişmesi gerektiği, diğer arızaların ise yapılan değişim işlemleri ile giderilmiş olduğu, ... plakalı aracın ise servis belgeleri doğrultusunda 05/07/2011 ile 22/11/2015 tarihleri arasında periyodik bakımlar dahil 70 kez teknik arı/a nedeniyle servise girmiş olduğu, garanti süresi İçerisinde ortaya çıkan iki kez ABS teker devir sensörti, bir kez ECAS modülü, garanti süresi bitiminden sonra ortaya çıkan bir kez şanzıman bir kez motor silindiri değişimini gerektiren arızaların maldan yararlanmayı ortadan kaldıracak, aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemli arıza niteliğinde oldukları, taralımızdan yapılan tespit esnasında şanzımanın tekrar arızalı olduğu ve değişmesi gerekliği, diğer arızaların ise yapılan değişim işlemleri ile giderilmiş olduğu, araçlarda ortaya çıkan ve servis girişinin artmasına neden olan diğer arızaların olağan yıpranmaya bağlı basit müdahale ile bakım kapsamında giderilebilir özellikte arızalar olduğu teknik incelemede ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde araçlardaki ayıbın üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının uğramış olduğu kazanç kaybına bağlı zararın tazmini talep ettiği, davacının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkını kullandığı, seçimlik haklarını kullanmadığı, buna göre TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan birini kullanmak istemesi durumunda aynı kanunun 231. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, oysa alacaklının genel hükümlere göre tazminat istemesi halinde  TBK'nın 146. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu dolayısıyla davalının zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, yine davalı satıcı  ....şirketi dava konusu araçları ayıpsız bir şekilde davacıya teslim etmediği için davacının müspet zararını ödemekle yükümlü olduğu, diğer davalı üretici ... A.Ş ise satış sözleşmesinin tarafı olmadığından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı ...  ...şirketi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Teknik incelemede 3. Ek raporda teknik bilirkişilerce sefer kayıtlarına göre belirlenen ... plakalı aracın kayıp sefer sayısının 129, ... plakalı aracın kayıp sefer sayısının 55,5 adet olduğu  toplam kazanç bedelinin KDV siz hesaplandığı her ne kadar bu hususa itiraz edilmiş ise de davacının gerçek zararının bu miktar olduğu,  zira bu bedel üzerinden KDV ödemesinin söz konusu olmayacağı mahkememizce dosya kapsamına uygun olduğu kanaatiyle toplam 19.942,61 TL kazanç kaybının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temerrüt faizi talep edilmiş ise de dava tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belgenin bulunmadığı gözönüne alınarak dava tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davacı şirketin satın almış olduğu araçlarda üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu açık bir şekilde tespit edilmiş olup ayrıca Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/239 D.iş sayılı dosyasında da imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğu açık bir şekilde tespit edildiğini, mahkemece davalı ... şirketi yönünden husumet yönünden davanın reddine kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda üretimden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle üretici olan davalı ... şirketinin diğer davalı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunu, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında eksik sefer tespiti ve kazanç kaybı hesaplamasında hatalı rapor tanzim edildiğini, bu kapsamda ilk derece mahkemesince alınan raporlar bu yönleriyle denetime elverişsiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın her iki davalı yönünden tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal süresi içerisinde açılmayan davaya istinaden zamanaşımı süresi dolduğu cihetiyle esasa girmeden davanın usulden reddi gerekmekte olup mahkemece mezkur dava muhteviyatında -asla kabul manasına gelmemek kaydıyla, bir an dahi araçların ayıplı olduğu varsayıldığında- ayıplı üretimden doğan zararının giderilmesinde üretici diğer davalıya zarar tazmini noktasında sorumluluk yükletmeksizin, yalnızca davalı/satıcı davalı ...şirketin sorumluluğunun bulunduğuna yönelik hüküm tesis edilmesi hukuken hatalı olduğunu, araçların üretimden kaynaklı ayıplı olduğu  tespitiyle doğan arızalardan kaynaklı kazanç  kaybı zararının tazmini talepli davada, yalnızca aracın satışını gerçekleştiren ve hiçbir kusurun isnat edilemeyeceği, zira ayıbın varlığından haberi dahi olmayan ve \"hayatın olağan akışı gereği\" olması beklenemeyecek satıcının TBK'nın amir hükmü gereğince zarar tazmininden sorumlu tutulmaması gerektiğini, hiç şüphesiz araçlarda ayıplı üretim var ise üretim ve satış sonrası servis hizmetlerinde kusuru bulunan diğer üretici ... kanundan doğan üretici sorumluluğu olduğundan  yalnızca diğer üretici ... zarar tazmini yönünden mükellefiyetinden bahsolunabileceğini, bunun yanında aynı kanun hükmü ile satıcının sorumluluğu, sahip olduğu bilgilerle sınırlı tutulmuş olup gizli ayıp niteliğinde olan, kullanımla ortaya çıkabilecek nitelikteki ayıplardan ürünü sadece satışa sunan - ürünün güvenliğine ilişkin özelliklerini etkilemeyen - gizli nitelikteki ayıpları bilmesi kendisinden beklenemeyen satıcının sorumlu tutulamayacağı işbu hüküm ile sabit olup kanuni düzenlemeler ve yargıtay içtihatları tahtında davalı ...'in somut uyuşmazlıkta sadece satıcı bayi sıfatını taşıdığı, üretimden kaynaklı ayıplardan ve bu ayıplardan kaynaklandığı iddia olunan zararlardan sorumlu tutulamayacağı, bunun yanında diğer Davalı ...'ın ise dava konusu araçların üretici firması olduğu ve üretimden kaynaklandığı iddia olunan gizli ayıplardan tek başına sorumlu tutulacağı, kaldı ki dava konusu araçlara ilişkin bakım ve onarımı gerçekleştiren yetkili servislerin de davalı ...'a bağlı yetkili servisler olduğu açık olup bu yönüyle de rolü sadece diğer davalı ... tarafından üretilip piyasaya arz edilen araçları satışa sunmaktan ibaret olan ... herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araçlarda bulunduğu iddia olunan gizli ayıpları bildiğinin ya da bilmesi gerektiğinin düşünülemeyeceği, ... zarardan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçlarda ayıp bulunmamakla birlikte, onarımla giderebilecek nitelikteki arızalar ise davacı yanın ... A.Ş. nezdinde sefere çıkan, yoğun trafikte, kullanım kılavuzuna aykırı kullanım ile gerekli eğitime haiz olmayan şoförlerin kullanımından kaynaklandığını, kendi kusuru sebebiyle oluşan arızalardan doğan zararın davalı şirketten talep edilmesi ise TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına alenen aykırı olduğunu, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporu tümüyle eksik inceleme ve tespitler barındırmakta olduğundan bu doğrultuda tesis edilen karar da eksik ve hatalıdır. bu sebeple dahi yerel mahkeme kararının sayın yüksek mahkemenizce kaldırılarak davanın kül halinde reddine karar verilmesi gerekmekte ve talep olunmaktadır.   bilirkişi heyetince sefer hakediş bedeli ve nihai olarak hesaplanan kazanç  kaybı bedeli ve hesaplaması eksik ve hatalı incelenmiş olup hükme esas teşkil edecek niteliğe haiz olmadığını, gelinen aşamada aracın fiziki incelemesi önemsiz kalmış, yalnızca evrak üzerinden onarım türlerine bakılarak sefer kayıp sayıları tespit edilmiş ve yerel mahkemece bu kapsamda karar tesis edildiğini, kaldı ki yine bilirkişi heyeti tarafından kayıp sefer hesaplaması yapılırken, kök raporda ayıp olarak nitelendirilmeyen arızalar nedeni ile servise gidilen günlerin de yapılan hesaplamalardan dışlanması gerektiği izahtan vareste olup ancak bilirkişi heyeti tarafından işbu hususun da gözetilmediğini, diğer davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücreti maktu olması gerekirken nispi vekalet ücreti hesaplaması yaparak 10.295,00-tl ücrete hükmedilmesi açıkça kanuna aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan araç nedeniyle uğradığı zararın(kazanç kaybı) tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı ve davalının aracı ayıplı devretmekte ağır kusurlu olup olmadığı ve talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı ...  Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve zararın miktarı noktasındadır. Davacı şirket, davalı ... Limited Şirketi'nden 05/07/2011 tarih ve ... nolu faturaya göre ... motor nolu(... plakalı) ve 05/07/2011 tarih ve ... nolu faturaya göre ... motor nolu(... plakalı) 2011 model otobüsleri 343.000,00'er TL bedelle satın almıştır.Satıma konu araçlarda muhtelif tarihli arızalar meydana gelmiş ve araçlar serviste işleme alınmıştır. Davacı taraf, satılanın ayıplı olması nedeniyle otobüslerin sefere çıkamadığından bahisle uğradığı kazanç kaybı zararının tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalılar ise diğer savunmalarının yanında ayrı ayrı zamanaşımı defini ileriye sürmüştür.  Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur.Davacı, eldeki davada ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan araçlar nedeniyle uğradığı zararın(kazanç kaybı) tazminini talep ettiğine göre,  TBK'nın 112. maddesindeki, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür, şeklindeki düzenleme uyarınca davalı tarafın sorumluluğu değerlendirilmelidir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde ayıba karşı tekeffül hükümleri değil genel hükümlerin uygulanması gereklidir. Bu kapsamda, TBK'nın 231/1. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin TBK'nın 227/2. maddesi uyarınca genel hüküm niteliğindeki TBK'nın 112. maddesine göre açılan tazminat davasına uygulanması mümkün değildir. Genel hükümlere göre açılan tazminat davasına TBK'nın 146. Maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı uygulanmalıdır. Dava konusu araçların satın alındığı tarihten itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık süre geçmediğinden davalı tarafın zamanaşımı savunması yerinde değildir. Bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiği üzere servis kayıtlarına göre dava konusu çeşitli arızalar vermiş ve bu arızalar -bir kısmı da garanti kapsamında olmak kaydıyla- onarılmıştır. Davalı taraf, arızaların kullanıcı hatasında kaynaklandığını ileri sürmüş ise de, arızaların bir bölümünün garanti kapsamında giderilmesi karşısında bu savunmaya itibar edilmesi mümkün  değildir. Bu durumda davacı tarafın, dava konusu araçlarda meydana gelen arızalara katlanması beklenemeyecektir. Bu halde davalı satıcı ... Pazarlama Ve Tic. Ltd. Şti. dava konusu araçların sürekli arızalanması nedeniyle oluşan zarardan davacıya karşı sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçların zorunlu olarak gitmesi gereken periyodik bakımlardaki periyodik seferler ve aciliyet arzetmeyen bakım niteliğindeki kayıplar dikkate alınmadan ... plakalı araca ilişkin olarak 24.11.2015 tarihine kadar 129 adet sefer kaybı, ... plakalı araca ilişkin olarak 22.11.2015 tarihine kadar 55,5 adet sefer kaybı tespit edilmiştir. Ancak, kural olarak, her dava açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre görülüp sonuçlandırılır. Eldeki dava 02/06/2014 tarihinde açılmış olup, ... plakalı araca ilişkin olarak dava tarihine kadar 91,5 adet sefer kaybı, ... plakalı araca ilişkin olarak dava tarihine kadar 20 adet sefer kaybı bulunmaktadır. Buna göre toplam sefer kaybı 111,50 adet olup, bilirkişiler tarafından tespit edilen 108,09 TL sefer başı ücret üzerinden davacının toplam sefer kaybı tazminatı 12.052,03 TL'dir. İlk derece mahkemesince bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dava tarihinden sonraki dönemler de nazara alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı tarafça, kayıp seferlerin ilişkin olduğu tarihler dikkate alınarak, bu tarihlere ilişkin kazanç miktarları tespit edilerek hesaplama yapılması ve hesaplama yapılırken yakıt masrafı, şoförlere ödene ücretler, işletme giderleri gibi hususların göz önünde bulundurularak net kazanç tespit edilerek karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen sefer başı ücret Dairemizce makul bulunmuştur.Ayrıca davalı tarafın ayıp olarak nitelendirilmeyen arızalar nedeniyle servise gidilen günlerin yapılan hesaplamadan dışlanması gerektiği ve davacı tarafın eksik sefer sayısının hatalı ve çelişkili tespit edildiği ileri sürülmüş ise de, periyodik bakımlardaki periyodik seferler ile aciliyet arzetmeyen bakım niteliğindeki kayıpların dikkate alınmadığı bilirkişi raporunda açıkça belirtilmiş olup, bu bakımdan tarafların söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.TBK'nın 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Görüldüğü üzere ayıba karşı tekeffül satıcının satış sözleşmesine dayalı bir yükümlülüğü olup, somut olayda davalı üretici ... Anonim Şirketi'nin, dava konusu araçların satıcısı olmadığından ayıba ilişkin hükümlerin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur.Bunun dışında, davaya konu araçlara davalı üretici tarafından 2+1 yıl garanti verilmiştir. Davalı üreticinin garanti sorumluluğuna dayanıldığı hallerde, davalının sorumluluğu garanti süresi ve garanti sözleşmesindeki şartlarla sınırlıdır. Somut olayda, dava tarihi itibariyle garanti süresi dolmamış ise de, iddiaya konu arızalar nedeniyle oluşan kazanç kaybı tazminatının garanti şartları kapsamında kaldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Bu haliyle davalı üreticinin garanti nedeniyle bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece, davanın davalı üretici ...  Anonim Şirketi yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davalı ...  Anonim Şirketi lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği hususu istinaf sebebi yapılmış ise de, istinaf yoluna başvuran davalının bu hususta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davalının bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından ise istinaf dilekçesinde bu durum istinaf sebebi yapılmamış olması nedeniyle davalı ...  Anonim Şirketi lehine hükmedilen vekalet ücretinin inceleme konusu yapılması mümkün değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; ilk derece mahkemesince dava tarihinden sonraki dönemi de kapsar şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -12.052,03 TL kazanç kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı ... LTD. ...nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  2-Davalı ...  A.Ş. Yönünden davanın husumetten reddine, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.247,35 TL harcın  işin hitamında alınması gerekli olan 823,27 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 424,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine, 4- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 486,10 TL, bilirkişi ücreti 6.600,00 TL olmak üzere toplam 7.111,30 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.173,42 TL yargılama masrafına, 823,27 TL harç eklenerek sonuç olarak 1.996,69 TL'nin davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 5.937,88 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına,  5-Davalı ... . A.Ş. Tarafından yatırılan avanstan kullanılan 1.000,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre 727,00 TL sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.080,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,  7-Davalı ... Limited Şirketi yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesi uyarınca 12.052,03 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Limited Şirketine verilmesine, 8-Davalı .... A.Ş.  yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 10.295,00 TL  avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ... . A.Ş.'ye verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;  a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davalı ... Limited Şirketi vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı ... Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 131,01 TL olmak üzere toplam 293,11 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalı .... Limited Şirketi'ne verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fd9c574e77de005","SID":"878d8e90ab782a90"}}