{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/265 <br>KARAR NO: 2024/515<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2020<br>NUMARASI: 2019/844 Esas - 2020/828 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki olup, 01/01/2018 ile 08/10/2018 tarihleri arasında ödenmeyen bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışı ve yurt içi makine satışlarında ürettiği makinelerde kullanılmak üzere davalı şirket tarafından üretilen ve pazarlanan fatura ve sevk irsaliyelerinde cins ve adedi belirli hortumları davalıdan satın alınarak müvekkilinin Fransa'daki deposuna nakledildiğini, bu hortumlar kullanılarak imal edilen makinelerin yabancı şirketlere satıldığını, müşterilerden gelen makine arızalarındaki şikayet üzerine teknik inceleme ve tespitte davacı tarafından satılan hortumların hatalı imal edilmesi ve istenilen kalitede olmaması sebebiyle makinenin çalışmasını etkilediğinin ortaya çıktığını, artan şikayetler üzerine müvekkilinin davacıdan aldığı hortumları makinelerden sökerek başka üreticilerden temin ederek değiştirmek zorunda kaldığını, arızanın seri olarak tespit edilen tüm hortumların Fransa'daki depoda muhafaza ettiğini, müvekkili şirket tarafından ayıplı ve hatalı üretilen hortumlar ile ilgili teknik incelemeler yabancı şirketlerden gelen şikayet ve raporlar neticesinde bu hortumların makinelerin işleyişini bozduğunun ortaya çıktığını, bu durumun whatsapp yazışmaları ile davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, davacı tarafça ayıplı bir mal var ise, yenisi ile değiştirileceğinin belirtildiğini, makinalardaki ayıpların gizli ayıp olduğunu, Bakırköy .... Noterliği'nin 06/08/2019 tarihli ihtarnamesi ile hortumların ayıplı olduğunun bildirildiği, davacının ürününün arkasında olduğunu belirtmesine rağmen ihtarname sonrası takip yaptığını belirterek davanın reddini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Somut olayda davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 01/01/2018 - 08/10/2018 tarihleri arasında ödenmeyen bakiye faturalardan dolayı takip yaptığını belirtmiş olup, davalı ise faturada belirtilen hortumların ayıplı olduğundan bahisle ayıp savunmasında bulunmuştur. Takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların kauçuktan üretilen hortumlara ilişkin olduğu ve davacı tarafça imal edilmesi sonucu ortaya çıktığından eser olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, incelemede bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir. Cari hesaba konu fatura bedelleri takipteki asıl alacak miktarıyla uyumlu olarak taraf defterleri arasında mutabakat bulunmak suretiyle kayıtlı olup, kaldı ki davalının ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. Ancak davalı tarafça ayıp savunmasında bulunulmuş ise de, taraflar arasında birden fazla kez mal alım satımı gerçekleştiği ve ayıba ilişkin iddianın hangi faturalardaki hangi ürünlerden kaynaklı olduğu hususunda bir somutlaştırma yapılmamış ve her ne kadar cevap dilekçesinde ayıplı olan ürünlere ilişkin teknik inceleme yapılması sonucu müşterilerden gelen şikayetlerin davacıdan satın alınan hortumlardaki hatalı imalat nedeniyle ortaya çıktığı belirtilmiş ise de, davalı yaptırılmış bir tespite ya da teknik incelemeye ilişkin herhangi bir raporda ibraz etmemiştir. Davalı tarafça, müşterilerinin sunmuş olduğu şikayet dilekçelerinin yeminli tercümeleri sunulmuş ise de, bu ayıba ilişkin yaptırılmış bir teknik inceleme olarak kabul edilemeyeceği gibi yazışmalara konu ürünlerin davacıdan satın alınan ve takibe konu olan faturalara ilişkin ürünler olup olmadığı dahi belli değildir. Taraflar arasında inkar edilmeyen mail yazışmaları içeriğine bakıldığında, davacı yetkilisi tarafından ayıplı olduğu belirtilen ürünlerin gönderilmesi halinde inceleme yapılacağını, kendilerine gönderilen aynı partideki ürünlerle ilgili test yaptırıldığına ilişkin çözüm odaklı beyanlarda bulunulduğu görülmüş ise de, davalı ayıplı olduğu belirtilen ürünlerle ilgili kendisi yurtdışında herhangi bir inceleme yaptırıp ibraz etmediği gibi ürünleri davacıya da göndermemiş ve ayıba ilişkin savunmasını ispat edememiştir. Takibe konu cari hesap alacağı taraf defterlerinde kayıtlı olup, davalı ayıba ilişkin savunmasını ispat edemediğinden davacının asıl alacak talebi yönünden yapmış olduğu itirazın iptali talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı müvekkil şirket için ürettiği ürünlerin ayıplı ve hatalı imalat içeren ürün olması ve alınan bu ürünlerdeki ayıbın TBK'de tanımını bulan olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp niteliğindeki gizli ayıp şeklinde tezahür eden bir ayıplı mal olduğunu, bahse konu ayıpların kullanım sırasında ortaya çıktığı için gizli ayıplı olduğunu, bu ayıpların üretim kaynaklı olduğunu, ürünlerdeki ayıpların kullanıcıdan kaynaklanmayıp, ürünlerin tasarımı ve imalatından kaynaklı olduğu tespit edilir edilmez davacı firmaya gizli ayıp bildirildiğini, yüklenicinin ayıba karşı tefekkül borcuna karşılık müvekkil şirket gözden geçirme külfetini kanuna uygun şekilde yerine getirdiğini, TBK m. 474/1'e göre, \"İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğunu, \"Bu hüküm incelemenin zamanı konusunda, \"işlerin olağan akışına göre imkanını bulur bulmaz” kriterini kullandığını, incelenecek eserin niteliği ve özellikleri göz önünde tutularak, makul ve özenli bir inceleme için gerekli bir sürenin İş sahibine tanınması gerektiğini, inceleme süresinin tespitinde mümkün olduğu kadar geniş davranılması gerektiğini, sözleşme veya teamül gerektirmedikçe işsahibi incelemeyi bir uzmana veya bilirkişiye yaptırmak zorunda olmadığını, satın alınan ürünlerin kullanıldığı ve monte edildiği makineler yurt dışında satışa sunulan makineler olduğu için satın alınan ürünlerdeki gizli ayıp hali makineleri alan yabancı menşeli şirketlerden gelen şikayetler üzerine ortaya çıktığını ve müvekkil şirket Fransa ve diğer ülke pazarlarında satışa sunduğu makinelerde kullanılan davacı şirketçe satılan hortumlardaki gizli ayıp durumu ortaya çıkar çıkmaz durumu malı satan davacı firma yetkilisine ve üretim müdürüne whatsapp yazışmaları ile bildirdiğini, delil olarak sunulan whatsapp yazışmalarında açık bir şekilde ayıplı ve hatalı imalatı içinde barındıran hortumların görsel fotoğrafları ve videolarının davacı firma yetkilisi ve üretim müdürüne gönderildiği ve davacı firma yetkililerinin de ayıplı imalat içeren hortumlardaki bu durumun hatalı imalattan kaynaklandığını kabul ettiği görüleceğini, ilk derece mahkemesinin haksız, tamamen eksik, ispata aç ve muhtaç kararının ortadan kaldırılarak, talepler uyarınca mevcut bulunan ve davacı tarafça da açıkça bilinen gizli ayıbın varlığının uzman tespit bilirkişisinden aldırılacak raporlarla ortaya çıktıktan sonra karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı  vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya  teslim edilen bir kısım ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının ürettiği makinelerde davacıdan satıldığı hortumları kallandığı, davacı ve davalı savunmaları dosyaya sunulan faturalar ve bilirkişi raporundan elde edilen bilgiler ile taraflar arasındaki ilişkinin satım akdi olduğu, ilk derece mahkemesince hukuki ilişkinin hatalı değerlendirilerek eser sözleşmesi olarak gerekçelendirildiği, davalının davacıdan satın aldığı hortumlardan bir kısmını Fransa'daki deposuna gönderip oradaki makinelerde kullandığı, bu hortumların gizli ayıplı olması nedeniyle müşterilerinden geri dönüşler olduğu, e-mail ile durumun davacıya bildirildiği, taraflar arasında satışa konu hortumların teslimi ve bedeli konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davalı tarafça davacıya noter ihtarı ile ayıplı ürünlerin nakliyesi karışlanarak yeni ve ayıpsız ürünler ile değiştirilmesi yada ayıp oranında bedelde indirim yapılmasının istenildiği  anlaşılmaktadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... takip dosyası ile \"08/11/2018 tarihli 86.743.92 TL tutarlı asıl alacak\" borcun sebebi gösterilerek ve takip talebine cari hesap ekstresi eklenerek 86.743,92 TL asıl alacak 555,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.299,94 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun  borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf, davacının kendilerine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu belirterek  davanın reddini savunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilmesi için muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerekir.TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır. Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir. Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 207. Maddesine göre,  aksi kararlaştırılmadıkça satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretmesi ile  bedel  alacağı doğar. Taşınırlarda mülkiyet zilyetliğin devri ile geçer(TMK m. 763/1).Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaat edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.Somut olayda; davalının savunmasının satıma konu ürünlerin gizli ayıplı olup üzerine monte edilen  makinelerin  kullanımı ile Fransa ülkesinde ortaya çıktığı yönündedir. Davalı tarafça dosyaya sunulan evraklardan söz konusu ayıplı hortumlara ilişkin kullanıcı müşterilerinden şikayetlerin gelmesi üzerine durumun 11 Mayıs 2018 tarihinden itibaren whatsap mesajı ile davacı çalışanları ile paylaşıldığı, bu tarihten itibaren davalıya ulaşan şikayetler üzerine davacı ile süreklilik arz eden wathsap görüşmeleri ile ayıplara ilişkin bilgilerin aktarıldığı, Fransa'daki bir kısım müşterinin yeminli beyanları ile davalının araçları üzerine monte edilen davacıya ait bir kısım hortumun değiştirildiği ve ayıplı olduğu iddia edilen bir kısım ürüne ilişkin görselin dosyada bulunduğu, yine dosya içerisinde davalı tarafça davacıya gönderilen ayıba ilişkin ihtarnamenin bulunduğu görülmektedir. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile yetinilerek hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Dosyada bulunan deliller üzerinde konusunda uzman teknik bilirkişi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi heyetinden ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, muayene ve ihbar durumu, ispatlanabilen ayıplı mamul miktarı gibi davanın esasının çözümüne etkili hususlarda rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Bu durumda satışa konu ürünler üzerinde ayıp bulunduğuna yönelik teknik bilirkişi marifetiyle tespiti cihetine gidilmeli, ürünlerde ayıp bulunduğu sonucuna ulaşılabilir ise davalının ihtarnamesi ile ayıpsız misli ile değişim yada bedelde indirim seçenek taleplerde bulunduğu nazara alınarak bu hususta tahkikat yapılmalı, indirim bedeli belirlenecek olursa davacı alacağından mahsubu ile davacının alacak miktarı belirlenmelidir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle  davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"605128c2b8256606","SID":"c4bca4359016bb4c"}}