{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                  T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/402 <br>KARAR NO\t: 2024/787<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:09/11/2022<br>NUMARASI\t:2022/465 Esas - 2022/852 Karar<br><br>DAVACI\t:... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:DEVELİ TURİZM TAŞ. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:24/11/2016<br><br>KARAR TARİHİ\t:06/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:15/05/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında araç kiralama ve taşıma sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereğince davalı tarafa teamül gereği sadece borçlunun adının ve imzasının olduğu teminat senedi verildiğini, teminat senedinin boş olarak verilmesine rağmen vade tarihi, miktarı, alacak nevi ve yetki kısımları müvekkilinin rızası dışında doldurulduğunu ve haksız olarak 06/09/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin 2016/18736 Esas sayılı dosyasında icra takibine başlanıldığını, bu nedenle öncelikle İİK 72/3 maddesi gereğince icra dosyasındaki paranın dosya alacaklısına ödenmesinin dava sonuna kadar tedbiren önlenmesine ve müvekkilinin işbu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında yapılan sözleşme gereği davacının anlaşma hükümlerine uymaması halinde 150.000,00-TL tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 31/11/2012 tarihli anlaşma ve taahhüt davacı tarafından yerine getirilmediği için bononun icra takibine konulduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete 01.07.2012 tarihli sözleşme akdedilirken teminat senedinin boş olarak verildiğine dair tanık ...'nın bildirildiğini ancak yerel mahkeme tarafından bu tanığımızın dinlenilmediğini, bu sebeple usuli eksiklik sebebiyle verilmiş olan kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca 31.11.2012 tarihli \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı davacı ve davalı ile davacının imzasının bulunduğu belgede ... ve ... tanık olup, bu kişilerin de dinlenilmesi gerektiğini, 31.11.2012 tarihli \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı belgeye bakıldığında, ... plaka sayılı araç adına yapıldığı, ... plaka sayılı aracın da davlı tarafa ait olduğu ve söz konusu aracın devredilmemesi halinde geçerli olacağının görüldüğünü, bu sebeple söz konusu belgenin uygulanması ve bu belgeye dayalı olan bononun icra takibine konu edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu bononun fotokopisinin davacıya verildiğini ve üzerine davalı şirket yetkilisi tarafından bononun teminat senedi olarak verildiğine dair eli ile yazılmış olan yazının mevcut olduğunu, buna göre söz konusu belgedeki yazının davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla imza incelemesi yaptırılması gerekirken, söz konusu belgenin dikkate alınmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu olan ... plaka sayılı araç Kocaeli 5. Noterliğinin 05 Kasım 2012 tarih ve ... yevmiye nolu \"Devir Sözleşmesi\" ile Noter satışı yapıldığını ve satış işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu devir sözleşmesinin gerek davacının gerekse davalı tarafın delil listesinde bulunmakta olup, yerel mahkeme tarafından işbu delil toplanılmadan ve dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı tarafın davaya konu plaka üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmadığı gibi herhangi bir talep hakkı da bulunmadığını, ... plaka sayılı araca ilişkin satış ve devir işlemleri gerçekleştirilmiş olup, herhangi bir devir ve tasarruf yetkisi bulunmayan davalı tarafla imzalanmış olan sözleşme de hukuken anlam ifade etmemesi gerektiğini, davacının bir an için bile sorumlu olduğu düşünülmesi halinde ise; \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı sözleşmede \"...'ün anlaşma hükümlerine uymadığı takdirde 150.000,00 TL tazminat ödemeyi işbu anlaşma ile kabul ve taahhüt eder.\" denilmiş olup, davacı anlaşmaya uymadığı gerekçesiyle kendisine karşı herhangi bir ihtar gönderilmediği gibi temerrüde de düşürülmediğini, bu sebeple de sözleşmeye aykırı şekilde ve davalı tarafça davacının iradesine aykırı olarak düzenlenmiş olan bonoya göre davacının herhangi bir borcu bulunmadığını, sonuç olarak davacının davalı şirkete gerek tazminat alacağı yönünden gerekse başka yönden her hangi bir borcu bulunmadığını, davacıya ait defter, kayıt ve belgelerin incelenmesinden ve ayrıca yazı incelenmesi yapıldıktan sonra ve davalı şirket tarafından bonoda belirtilen “Tazminat Alacağı” hususunun ve kaynağının ispat edilememiş olup, davacının davalı şirkete borcu olmadığının açıkça anlaşılacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih, 2022/852 Esas - 2023/632 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK'nın 72-(3) maddesi uyarınca açılan bonoya dayalı menfi tespit istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; Gebze Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 14/09/2018 tarih ve 2016/1610 Esas, 2018/673 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 27/12/2018 tarih ve 2018/32 Esas- 2018/83 Karar sayılı ilamı ile; Anayasanın 36. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27, 184 ve 186'ncı maddelerinin açık ve emredici hükümlerine rağmen davalı tarafın adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve savunma hakkını sınırlar mahiyette, davalıya 14/09/2018 tarihli celsede tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma hakkı tanınmaksızın ve sözlü yargılama tebligatı yapılmaksızın yokluğunda karar verilmesi, kabule göre ise; davacı vekilinin 22/05/2017 tarihli yazılı beyanlarında 31/11/2012 tarihli anlaşma belgesindeki imzayı kabul etmediklerini bildirdiği ve imza inkarında bulunduğu, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 150.000,00 TL bedelli dava konusu senedin 31/11/2012 tarihli \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı belgeden kaynaklı olduğu ve bu belgeye dayalı olarak düzenlendiği, ancak mahkemece imza inkarında bulunulan bu belgedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmaması gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Dairemizin ilk kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin 22/05/2019 tarih, 2019/9 Esas- 2019/517 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 04/12/2020 tarih, 2020/99 Esas-2020/1598 Karar sayılı ilamında belirtilen; \"...Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince  davacı asil HMK.'nun 211. maddesi uyarınca isticvap edilmiş, davacı asil; ''Bana göstermiş olduğunuz sözlşeme aslındaki imza ve imzanın üstündeki ... yazısı bana aittir. Ben bu belgeyi imzaladığımda ismimim üzerinde yer alan üç paragraflık sözleşmede yalnızca bir paragraf vardı. Oda en üstte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile başlayıp, devredilmiştir ile biten paragraftır. Diğer paragraflar ben imza attığım zaman yoktu'' şeklinde beyanda bulunarak,  31/11/2012 tarihli \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı belgedeki imzasını kabul etmiştir.<br>150.000,00 TL bedelli dava konusu senedin 31/11/2012 tarihli \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı belgeden kaynaklı olduğu ve bu belgeye dayalı olarak düzenlendiği sabittir.<br>31.11.2012 tarihli sözleşmede; \"... belirtilen süre sonunda Develi Turizm ...Ltd. Şti'nin muvafakati ile hiç bir ücret ödemeden kendisine devredilen ... plakayı veya yerine (P) serisinde başka bir plakayı tüm masrafıları ait olma üzere ve yine hiçbir ücret talep etmeden Develi Turizm ... Ltd. Şti.'ne veya Develi Turizm ... Ltd. Şti.'nin göstereceği kişiye noter satışı ile devrini yapacaktır. ... anlaşma hükümlerine uymadığı takdirde 150.000,00 TL tazminat ödemeyi işbu anlaşma ile kabul ve taahhüt eder\" hükmü yer almakta olup, davalı da sözleşme gereğince kararlaştırılan tazminat ve  verilen senede dayalı olarak icra takibine girişmiştir. <br>İlk derece mahkemesince mevcut delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava konusu bononun 31/11/2012 tarihli sözleşme kapsamında verildiği, ... plakalı aracın Kocaeli 5. Noterliği'nin 05/11/2012 tarihli devir sözleşmesiyle davalı tarafından davacıya devredildiği, taraflar arasında devri yapılan tek bir araç olduğu, davalının araç devir edimini yerine getirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün dosya kapsamı delillere aykırı olduğu, davalı vekilinin araç plakası konusunda maddi hata yaptıklarına ilişkin savunmasının red gerekçelerinin yasal olmadığı, zira; mahkemelerin dahi kararlarında maddi hata yapmaları mümkün olup  hükmün tashihi müessesesinin HMK'da düzenlendiği, mahkemelerin maddi hata yapabileceğini öngören ve kabul eden hukuk sisteminin tacirlerin veya avukatların maddi hata yapmalarını kabul etmemesinin düşünülemeyeceği, davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra davalı vekilinin doğru plaka numarasını bildirdiği, bunun üzerine Kocaeli BŞB Toplu Taşıma Daire Başkanlığı'na yazılan yazıya verilen cevapta ... plakalı aracın ilk sahibinin 07/07/2008 tescil tarihli davalı şirket olduğunun, 05/11/2012 tarihinde Kocaeli 5. Noterliği aracılığıyla davacı adına devir işleminin gerçekleştirildiğinin belirtildiği, davacı tarafından sözleşmedeki edimin yerine getirilmediğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır.<br> Ancak; davacının bononun teminat amaçlı olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiası kapsamında, delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığı göz önüne alınarak yemin delilinin hatırlatılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve dosya kapsamı delillerle bağdaşmayan gerekçelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...\" şeklindeki gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.<br><br> Dairemizin 04/12/2020 tarih, 2020/99 Esas-2020/1598 Karar sayılı kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince davalı şirket yetkilisine yemin eda ettirilmesi yoluna gidilmiş ve 24/03/2021 tarih, 2021/25 Esas-2021/262 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 13/05/2022 tarih, 2021/1413 Esas-2022/1017 Karar sayılı ilamında belirtilen; \"...Somut olayda; mahkemece 24/03/2021 tarihli celsede icra ettirilen yeminde; davalıya yeminin anlam ve önemi ile yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağının hatırlatıldığı ancak yasada yer aldığı şekli ile yeminin icra edilmediği, davalıya beyanında ısrar edip etmediğinin de sorulmadığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile mahkemece; usulüne uygun olarak eda edilmeyen yeminle ilgili belirtilen eksikliğin giderilmesi, yemin delilinin yasaya uygun yöntemince uygulanması ve sonrasında isteme konu edilen uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, yasaya aykırı şekilde yemin icrası sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir...\" şeklindeki gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> Dairemizin 13/05/2022 tarih, 2021/1413 Esas-2022/1017 Karar sayılı kaldırma kararından sonra, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada; 09/11/2022 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilisinin yemin eda etmek üzere duruşmada hazır olduğu, davacı vekilinin duruşmada yemin teklifinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, ilk derece mahkemesince de istinafa konu kararla davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda değinilen yargılama safahatı hep birlikte göz önüne alındığında;  Dairemizin 04/12/2020 tarih, 2020/99 Esas-2020/1598 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 150.000,00 TL bedelli dava konusu senedin 31/11/2012 tarihli \"Anlaşma ve Taahhüt\" başlıklı belgeden kaynaklı olduğu ve bu belgeye dayalı olarak düzenlendiği sabittir.<br>31.11.2012 tarihli sözleşmede; \"... belirtilen süre sonunda Develi Turizm ...Ltd. Şti'nin muvafakati ile hiç bir ücret ödemeden kendisine devredilen ... plakayı veya yerine (P) serisinde başka bir plakayı tüm masrafıları ait olma üzere ve yine hiçbir ücret talep etmeden Develi Turizm ... Ltd. Şti.'ne veya Develi Turizm ... Ltd. Şti.'nin göstereceği kişiye noter satışı ile devrini yapacaktır. ... anlaşma hükümlerine uymadığı takdirde 150.000,00 TL tazminat ödemeyi işbu anlaşma ile kabul ve taahhüt eder\" hükmü yer almakta olup, davalı da sözleşme gereğince kararlaştırılan tazminat ve  verilen senede dayalı olarak icra takibine girişmiştir. <br>Dava konusu bononun 31/11/2012 tarihli sözleşme kapsamında verildiği, ... plakalı aracın Kocaeli 5. Noterliğinin 05/11/2012 tarihli devir sözleşmesiyle davalı tarafından davacıya devredildiği, taraflar arasında devri yapılan tek bir araç olduğu, davalının araç devir edimini yerine getirdiği, Kocaeli BŞB Toplu Taşıma Daire Başkanlığı'na yazılan yazıya verilen cevapta ... plakalı aracın ilk sahibinin 07/07/2008 tescil tarihli davalı şirket olduğunun, 05/11/2012 tarihinde Kocaeli 5. Noter'liği aracılığıyla davacı adına devir işleminin gerçekleştirildiğinin belirtildiği, davacı tarafından sözleşmedeki edimin yerine getirilmediğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır.<br>Davacının, bononun teminat amaçlı olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiasını da ispatlayamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17f78e925263e8b8","SID":"5eb31af2ef5d2f01"}}