{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C<br>İSTANBUL<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/411 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/316<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ... ile ... A.Ş. firmasının ortağı olduğunu, davalıların her iki şirketin yönetim kurulu üyeleri iken 22.05.2023 tarihinde yapılan genel kurula kadar görevlerinin devam ettiğini ve bu tarihten sonra ...Akaryakıt şirketinin yönetim kurulu üyesinin sadece ... olduğunu, her iki şirketin kurucusu ... 'ın vefatı sonrası davalılardan ... 'ın bir kısım hisse operasyonları ile şirkette hakim hissedar konumuna geldiğini, davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olmadığı halde şirketin sermayesini 320.000,00-TL'den 1.000.000,00-TL'ye çıkarmak suretiyle ...  Akaryakıt şirketini temsilen sermaye artırımına katılmayarak kendi hissesini davalı şirkette %78,82'ye çıkardığını, ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin bir kısım usulsüz işlemler icra etmek suretiyle müvekkilinin sermaye artırımına katılmasını engellediklerini, ... 'ın kendisine emanet edilen görevi kötüye kullanarak hisse operasyonunu kendi lehine ve eşi diğer davalı ...'a kullandırdığını, bu fiili durumun 2016 yılında yapılan olağan genel kurullar sırasında ortaya çıktığını, bu nedenlerle dava konusu hisselerin 3. şahıslara devrinin önlenmesi veya herhangi bir takyidata maruz kılınmaması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  davalılardan ...  A.Ş.  haksız ve usulsüz olarak ...'a ait olması gerekirken usulsüz olarak ...  tarafından edinilen 23.732,- TL nominal değerli % 3,49 adet hissesinin adı geçen kişilerden istirdatı ile  geri alınarak, Müvekkilimiz ... adına ... A.Ş. pay defterine tescili;  keza ...'ne ait olması  gerekirken usulsüz olarak ... tarafından edinilen 165.580,- TL nominal değerli % 24,35 adet hissesinin, adı geçenden alınarak istirdatı ile ... Adına pay defterine tescili ile ... vasıtasıyla ilanına, şayet, adı geçenler adına tescilin mümkün olamaması halinde, bahsi geçen hisselerin davanın nihai aşamasındaki  gerçek değerinin ... ile ...'ne TCMB ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine,  ...'ni temsilen kayyum tayini; Tayin olunacak kayyumun, işbu talep ve davamız yönünden temsil yetkisinin tanınması ve bu davaya dahil edilmesi, 2015 Mali yılından itibaren Davalılardan ... ile ... 'ın haksız ve usulsüz olarak edindikleri bu paylara düşen kar payları ile iştirak kazançlarının hesaplanarak TCMB ticari avans faizi ile birlikte adı geçenlerden müştereken ve müteselsilen  tahsil edilerek Müvekkili ile ...'ne ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılardan ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  davacı talep sonucunun maddi karşılığını (HMK 119/1-(d)) dava dilekçesinde göstermemiş olup bu husus HMK 119/2 hükmü kapsamında sonradan tamamlanamayacağından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, harcın tamamlanmasını,  15/10/2015 tarihinde yapılan sermaye artırımına karşı yasada emredici olarak belirlenen hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri dolduğundan, davacının bizzat katıldığı ve olumlu oy kullandığı, iptal ya da feshini talep etmediği genel kurul toplantısında kararlaştırılan bedelli sermaye artırımı kararının geçersizliğini ve artırılan payların kendisine ve dava dışı üçüncü kişiye devrini talep hakkı bulunmadığını, dava dilekçesinde dava değeri bulunmadığından davanın açılmamış sayılmasına, <br>aksi halde davacıya harcı tamamlamak için bir hafta kesin süre verilmesine, <br>sermaye artırım kararından itibaren 3 ay içinde artırımın feshi (TTK 353) veya genel kurul kararının iptali (TTK 445) davası açılmadığından hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, <br>davanın esasına girilmesi halinde ise davacı sermaye artırımına bizzat katıldığından ve geçen sekiz yıl boyunca artırılan sermaye ve sermayeye bağlı pay dağılımına uygun hareket ettiğinden davanın esastan reddine, <br> yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tedbir isteyen taraf üzerinde bırakılmasına,<br>karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş.vekilinin cevap dilekçesinde özetle; şirket ortaklarından ... AŞ, davacının da yönetim kurulu üyesi sıfatıyla imza koyduğu 19/10/2015 tarih ve 2015/6 sayılı Yönetim Kurulu Kararıyla, bedelli sermaye artırımına iştirak etmeyeceğini bildirdiğini, davacı hisse bedelleri ile bu hisselere tekabül eden temettü ödemelerinin tazminini talep etmesine karşın dava harcını eksik ödediğini, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddini, davacı sermaye artırımına bizzat katıldığından  iptalini talep edemeyeceğini, davacıya dava harcını tamamlamak üzere kesin süre verilmesini ve nihayetinde sermaye artırımı hukuka uygun bir şekilde yapıldığından ve davacı hak düşürücü süre ve zamanaşımı dolduktan ve yıllarca sermaye artışına uygun davrandıktan sonra bu defa sermaye artırımının hukuksuz olduğunu iddia edemeyeceğinden davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>6100 dayılı HMK'nın 320/4 maddesi hükmü uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. <br> 6100 sayılı HMK’nın 331/son maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama giderleri davacıya yükletilir. Yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu HMK’nın 323 ilâ 333. maddelerinde açıklanmıştır. \t<br>Vekalet ücreti hususu ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 7/1. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre; görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.<br>Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olmakla birlikte davanın esasına ilişkin olarak verilmiş bir karar olarak kabul edilemez. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarifenin III. Karar ve ilam harcı bölümünün 2/a fıkrası uyarınca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekecektir.<br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından, duruşma günü olan 07.03.2024 tarihinde davacının duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla, açılan davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve 10.03.2024 tarihinde harçsız olarak yenilenmiştir. Mahkememiz dosyası basit yargılama usulüne tabi olup dosya yenilenmesinden sonra  09.05.2024 tarihli duruşmasında da takipsiz bırakılmıştır. Bu nedenlerle HMK 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,<br>1-Basit yargılamaya tabi olan davada, dava iki celsedir takip edilmemekle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,7‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalılar tarafı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/1 gereğince 8.950,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar tarafına ödenmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde  ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13.05.2024<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e07dbe473a3ed30b","SID":"dde845e864586792"}}