{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/153 <br>KARAR NO\t\t: 2024/302<br><br>DAVA\t\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 03/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...nin üyesi olduğunu, kooperatif Başkanı ...'nin site dış cephe boyasının yapılması için üyelerden ... TL topladığını, bazı ortakların aidat ödemediği gerekçesi ile cebinden ... TL ödediğini iddia ederek ... TL karşılığında kooperatife ait olan 3 oda 1 salon daireyi bu bedelle kendi üzerine istediğini ancak  1163 sayılı kooperatifler kanunu 59. Maddesindeki “Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz.” açık hükme aykırı olarak; ... tarihli genel kurulda ... nolu gündem maddesi ile Kooperatife ait olan taşınmazın boya işlerinin borçlarına istinaden Kooperatif bütçesinde yeterli para olmadığından dolayı söz konusu taşınmazın site ile ilgili boya bedelinin karşılığı olarak Başkan ...'ye  satış  ve devrinin yapılması için karar aldırıldığını, yasanın açık hükmüne rağmen böyle bir kararın alınmasının Kooperatifler Kanunu ve kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, ... tarihinde yapılacak olan Genel Kurulun taahhütlü davetiye mektuplarının yasal süre içinde gönderilmemesi, çağrının ortaklara geç ulaşması/uluşamaması nedeniyle  çoğunluk sağlanamadığını, Genel Kurulun ... tarihine ertelendiğini, bu yüzden çoğunluk olmadan ... tarihinde genel kurul yapıldığını beyanla   Genel Kurulun iptaline, genel kurul iptal edilmediği takdirde; davalı ...nin ... tarihli Genel Kurulunun ... Gündem maddesinde yer alan Kooperatife ait olan taşınmazın boya işlerinin borçlarına istinaden Kooperatif bütçesinde yeterli para olmadığından dolayı söz konusu taşınmazın site ile ilgili boya bedelinin karşılığı Başkan ... tarafına satış devrinin yapılması kararının iptaline, Kooperatife ait olan ... ili ... ilçesi ... Mahalle/... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmaza kooperatif Başkanı ...'ye devrinin yapılmaması için ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalıya dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, cevap vermeyerek davanın reddini talep etmiştir.<br>Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve davalı kooperatife müzekkere yazılarak;  kooperatife ait sicil dosyası, ... tarihli genel kurul toplantı tutanağı, çağrı kağıdı vs. belgeler ve kayıtlar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.<br>Kepez Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2021-2022 yılına ait olağan genel kurul ... Toplantı tutanağı ile varsa toplantının yapılamadığına dair kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereğince  2018 yılından dava tarihine kadar davalı kooperatifin ticari defter ve belgeleri üzerinde kooperatifler hukukunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişine incelemesi yaptırılarak rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 10/08/2023 tarihli raporda özetle; \"...Davalı kooperatifin ... tarihinde yapılan ertelenmiş 2021-2022 yılları olağan genel kurul toplantısında gündemin ... maddesiyle alınan, kooperatife ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahalle/... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölümün, kooperatifin boya işlerinin borçlarına istinaden kooperatif bütçesinde yeterli para olmadığından dolayı söz konusu kooperatifin site ilgili boya bedelinin ... tarafından ödendiği için ...-TL bedel ile ...ye satış ve devrinin yapılması kararının iptaline ilişkin davada;<br>1. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/VI maddesinde belirtilen,“Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz” hükmünün  kooperatifle işlem yasağını düzenlediği, davalı kooperatifin unvanından site işletmeciliğinin yazılı olması açısından bağımsız bölüm satışının kooperatifin amacını oluşturan bir işlem gibi yasak kapsamına girmeyebileceği, ancak bağımsız bölüm satışının kooperatif yöneticisine yapılmasının kooperatifin ticari faaliyet alanında kaldığı kabul edilecek olursa, yasak kapsamına girmekle birlikte Kooperatifler Kanunda yasağın cezai sonuçları dışında işlemin kendisinin sonucuna ilişkin bir düzenleme olmadığından 98. maddesi atfıyla devreye giren TTK m. 395 uyarınca genel kuruldan izin alındığı takdirde işlemin geçerli sayılabileceği sonucu çıktığından davalı kooperatifin gerek ... ve ... tarihli genel kurul kararlarında gerekse de ... tarihli genel kurul kararında bağımsız bölüm satışının kooperatif yöneticisiyle yapılmasına izin verdiğinden ve genel kurulun devredilemez yetkilerinden olan asgari satış tutarı da genel kurul kararında belirtilmiş olduğundan işlemin geçerli kabul edileceği ve kararın iptal edilemeyeceği,<br>2. Bununla birlikte her ne kadar sadece iptal talep edilmişse de, davalı kooperatif genel kurulun bağımsız bölüm satış kararının, Kooperatifler Kanunun 51. maddesinde yazılı nitelikli çoğunluk gerektiren haller arasında sayılmamakla birlikte hüküm bulunmayan hallerde Kooperatifler Kanununun 98. maddesi atfıyla devreye giren (her ne kadar tasfiyeye ilişkin bir hüküm olsa da) ve uygulanan TTK m. 538/2 uyarınca şayet yönetim kurulu üyesine satışı yapılan bağımsız bölüm, kooperatifin önemli miktarda bir aktifini oluşturuyor ise bu durumda TTK m. 421/3 uyarınca % 75 oy oranı gerekeceğinden ve somut olayda da bu orana göre alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından asgari yeter sayının  altında alınan genel kurul kararının yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda yokluğuna karar verilebileceği, bağımsız bölüm önemli miktarda aktiflerden biri değilse, bu durumda nitelikli çoğunluk aranmayacağından alınan kararın bu açıdan geçerli olacağı, <br>3. Genel kurulda çağrı merasimine uyulamaması Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde iptal sebepleri arasında  sayılmakla birlikte davacının genel kurula katılıp oy kullanarak muhalefetini de zapta yazdırmış olması ve sadece süreye uyulmaması dışında bunun sonuca etkililiği ortaya konulmadığından bunun tek başına Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında olduğu gibi iptal sebebi oluşturmayacağı sadece yukarıdaki kooperatifle işlem yapma yasağı ve bağımsız bölüm satışı çerçevesinde değerlendirilebileceği\" sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Dosyada iptali istenen uyuşmazlık konusu satışı yapılan taşınmazın genel kurul kararı, devir tarihi ve dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespitine ilişkin mahallinde 1 gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmasına karar verilmiş, yapılan keşif sonunda dosyada rapor tanzim eden kooperatif uzmanı bilirkişi ile birlikte gayrimenkul değerleme uzmanı ve 1 mali müşavir bilirkişinin de heyete eklenerek taşınmazın davalı kooperatifin malvarlığının büyük bir kısmını teşkil edip etmediğine ilişkin rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından  mahkememize ibraz edilen 25/02/2024 tarihli raporda özetle; \"...Davalı kooperatifin ... tarihinde yapılan ertelenmiş 2021-2022 yılları olağan genel kurul toplantısında gündemin ... maddesiyle alınan, kooperatife ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahalle/... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölümün, kooperatifin boya işlerinin borçlarına istinaden kooperatif bütçesinde yeterli para olmadığından dolayı söz konusu kooperatifin site ilgili boya bedelinin ... tarafından ödendiği için ...-TL bedel ile ...ye satış ve devrinin yapılması kararının iptaline ilişkin davada;<br>1. Devri yapılan taşınmazın  2020 yılı genel kurul kararı tarihinde ...-TL, 2021 yılı genel kurul tarihinde ...-TL ve 2023 yılı genel kurul tarihinde de ...-TL olduğu,<br>2. Devir sebebinin kooperatifin 2020 yılında yapılması istenen boya işleri bedeline karşılık olması nedeniyle 2020 yılı bakımından karşılaştırıldığında düşük kaldığı,<br>3. Davalı Kooperatifin dosya kapsamına incelemeye ibraz ettiği 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı,<br>4. İncelemeye ibraz edilen ticari defterlerin TTK ve VUK kapsamında usulüne uygun tutulduğu ve kayıtların kanuni süresinde usulüne uygun işlendiği,<br>5. Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere davalı Kooperatifin incelemeye ibraz ettiği ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,<br>6.  Davalı kooperatifin davaya konu taşınmazının satışına ilişkin ilk kararının alındığı 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre ... Ortaklara Borçlar Hesabında yer alan borç bakiyesine göre ...'nin kooperatiften  31.12.2020 tarihi itibariyle ... TL Alacaklı olduğu görüldüğü,<br>7. Ancak tahsil kabiliyeti olup olmadığı bilinmemekle birlikte Kooperatifin 31.12.2020 tarihi itibariyle ... Ortaklardan Alacaklar Hesabından Kooperatifin ortaklarından  ... TL Alacaklı olduğu, yine  ... Diğer Çeşitli Alacaklar Hesabında da .... TL Alacak gözüktüğü, Kooperatifin 31.12.2020  tarihi itibariyle Ortaklardan toplam ... TL Alacaklı olduğu,  yine 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre ... Alıcılar Hesabında ... ... açıklaması ile  ... TL Alacaklı olduğu  gözüktüğü, <br>8. Ancak Davalı kooperatifte bu ortaklardan alacak kaleminin tahsiline gidilmesinden ziyade ...'ye olan borç bakiyesinden kaynaklı kooperatife ait taşınmazın satışı yoluna gidildiği,<br>    9. Kooperatif adına kayıtlı başka bir mesken taşınmaz kaydına ilişkin bir belge sunulmadığı ancak ... adet bodrum katlarda yer alan dükkan niteliğinde taşımazı bulunduğuna ilişkin tapu kayıtlarının sunulduğu, bu kayıtlara göre söz konusu dükkan niteliğindeki taşınmazların üyelere devredilmesi gereken taşınmazlardan olmadığı, mesken ile dükkan niteliği ayrımı yapılmadan toplam ... taşınmaza göre bir devir işlemi sayılacaksa önemli nitelikte taşınmaz devri sayılamayacağı, ancak bodrum katlarda yer alan dükkan niteliğindeki bağımsız bölümlerin meskenlerden ayrılması gerektiği, imar barışı neticesinde üyelere devri gereken taşınmazlardan olduğu veya dükkan ile mesken ayrımı yapılması gerektiğinin kabulü halinde ise, ... tarihli genel kurul kararı veya önceki yıllar genel kurul kararların Kooperatifler Kanunun 98. Maddesinin atfı gereği Yargıtay uygulamasında kabul edildiği şekliyle TTK m. 538/2'nin atıf yaptığı TTK m. 421/3 uyarınca % 75 sermaye (3/4) oranına göre alınmadığından alınan kararın yok hükmünde olduğu, sonuç ve kanatine varılmıştır.    <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Davalı kooperatifin ... tarihli ertelenmiş genel kurulunun ... maddeden oluştuğu,   ... Maddesinde \"...Kooperatife ait olan ... ili ... ilçesi ... Mah./köy ... ada ... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölümün satış devri asgari ... TL belirlenerek satış devrinin ...'ye kooperatif binalarının boya işlerinin borçlarına istinaden kooperatif bütçesinde yeterli para olmadığından yapılması genel kurulda oylanmıştır. Teklif 2 red (... ve ...) oyuna karşılık oyçokluğuyla kabul edilmiştir...\" şeklinde karar alındığı görülmüştür. <br>Davacı, genel kurulun ve özellikle ... Maddede alınan kararın yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurulun, bu mümkün değil ise genel kurulda alınan ... nolu kararın iptalini talep etmiştir.<br>Davanın süre yönünden incelenmesinde: <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. Maddesinde \"Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.<br>        1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri...\" düzenlemesi mevcuttur. <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/12/2015 tarih, 2014/8212 Esas, 2015/8073 Karar sayılı emsal içtihadında; \"...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddialarına, toplantıya gelmeyen ortaklar dayanabileceklerinden, ret oyu ve muhalefet şerhi koşulu bu kişiler için aranmaz ise de, dava toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılmalıdır. Bu iddialara dayanmayan üyelerin, kararların yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmesi için, toplantıya katılması, ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, toplantıya katılan ortaklar ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet  kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir...\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda davacının genel kurul kararının iptalini istemek yönünde aktif husumetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan  değerlendirmede; davacının genel kurul kararının iptalini istemek yönünde açılan davada aktif husumetinin bulunduğu, adına usulüne uygun olarak çağrının yapıldığı, buna göre davanın süresinde açıldığı ve K.K.'nun 45. Maddesine göre çağrıya aykırılık yönünden iptal sebebinin bulunmadığı, görülmüştür.  <br>... tarihli genel kurul gündemin ... Maddesinin iptal, yokluk ve butlan yaptırımına tabi olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirmede ise; 1163 Sayılı Kanun' da yokluk ve butlan halleri düzenlenmemiş ancak  1163 sayılı Kooperatifler Kanununu 98. Maddesinde \"Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.\" düzenlemesine yer verilmiş olup yokluk ve butlan yönünden Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin  uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır.(Yargıtay 6. HD,  2022/3300 E,  2023/3198 K)<br>Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir.<br>\tKavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi \"yokluk\" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.<br>\tŞirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Örneğin, karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilirse veya Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması halinde işlem, yoklukla sakat olacaktır.<br> \tButlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konu-sudur; hâkim bunu re’sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012, 2. Baskı, s.190).<br>  İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur. Örneğin; anonim şirket ortaklar genel kurulunda oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, çağrının usulsüz yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediği, toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak ettikleri iddiasında olan ortaklar, yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık hallerini ileri sürerek, kararların iptallerini mülga 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesi uyarınca isteme hakları bulunmaktadır<br>Es söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. <br>Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.(Yargıtay 6. HD, 2023/2130 E,  2023/3059 K)<br>Kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı, bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ile hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşullarının aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih 2016/6131 E., 2018/5820 K., 03.10.2017 tarihli 2015/7915 E., 2015/2501 K. sayılı ilâmı).<br>1163 sayılı Kanunun 42. maddesinde; Genel Kurulun yetkileri sayılmış ve bu kapsamda 42/l-6. ve 7. Bendinde \"Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek\" \"İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Dava konusu somut olayda, taşınmazın asgari satış fiyatı genel kurul tarafından ... TL olarak belirlendiğinden bu yönüyle yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.<br>Taşınmaz devrine ilişkin kararın nitelikli çoğunluğa tabi olup olmadığı kararın bu yönü ile yasaya aykırı olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede;  <br>  Kooperatifler Kanunun 51. Maddesinde, nitelikli çoğunluk aranan haller sayılmış olup, bunlar arasında taşınmaz devri bulunmamaktadır. <br>TTK'nun Anonim Şirkete ilişkin hükümlerinin incelenmesinde ise; TTK 421. maddesinde; \"Taşınmaz devri kararı nitelikli haller kapsamında yer almamaktadır.\" Ancak TTK 408 maddesinde; Genel Kurulun devredilmez nitelikte görevleri arasında önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı yer almaktadır. Bu nitelikteki bir satış için de genel kurulun toplantı ve karar nisabına yer verilmemiştir. Anonim Şirketlerin tasfiyesine ilişkin TTK 538/2'de; önemli miktarda aktif satışında TTK'nun 421/3'deki en az %75 oranının aranacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla tasfiye işlemleri bakımından aranan bu oranın tasfiye dışında da gerekli olup olmadığı hususunda uygulama ve doktrinde tartışma mevcut olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/12/2021 tarih, 2020/306 Esas, 2021/6945 Karar sayılı emsal içtihadında bu hususta \"...Dava, anonim şirketin önemli miktarda varlığının satışına dair alınan genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Davalı anonim şirket genel kurulu \"önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı\" gündem maddesi ile ... tarihinde toplanmış ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar almıştır. Davacı ortaklar, alınan kararda TTK 538/2. ve 421/3-4 maddelerinde yer alan nisaplara uyulmadığını iddia ederken, davalı şirket karar için ağırlaştırılmış nisap gerekmediğini ve TTK 418. maddesinde öngörülen nisaplara uygun şekilde karar alındığını savunmaktadır.<br>TTK'nın Toplantı ve Karar Nisabı başlıklı 418. maddesine bakıldığında \"(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz. (2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.\" şeklinde düzenlenmeye yer verildiği; \"Tasfiye\" üst başlığı altında yer alan ve Aktifleri Satma Yetkisi başlıklı 538. maddesinin ise \"(1) Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık yoluyla da satabilirler. (2) Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.\" hükmünü içerdiği; 421. maddeye yapılan atıf nedeniyle konuya ilişkin 421/3. maddesi incelendiğinde ise, şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesi, imtiyazlı pay oluşturulması, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması hususlarında esas sözleşme değişikliğinde, sermayenin en az yüzde yetmişbeşini  oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla karar alınacağına yer verildiği görülmüştür. Yine konuya ilişkin Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin Toplantı ve Karar Nisapları başlıklı 22. maddesinin 12. fıkrasında da ( TTK 421/3. maddesine benzer şekilde)  \"Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.\" hükmüne yer verilmiştir. Şirket esas sözleşmesinin 30. maddesinde ise sermayenin en az 1/4'ünü karşılayan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığı halinde genel kurulun toplanacağı ve kararların da hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceği düzenlenmiş olup, TTK'nın 418. maddesi ile paralellik göstermektedir. <br>6102 sayılı TTK'nın 408/2-f. maddesinde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. Önemli miktarda varlığın ne anlama geldiği konusunda Kanunda bir açıklama olmamakla birlikte somut davada, genel kurul gündem maddesinde açıkça \"önemli miktarda şirket varlığı\"ndan söz edilmiştir.<br>TTK'nın 418. maddesi gereği kanunda ya da esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir düzenleme bulunmadığı sürece genel kurul kararlarının olağan çoğunlukla alınması kural olup önemli miktarda mal varlığı satışı için de gerek kanunda gerekse somut davadaki davalı şirketin ana sözleşmesinde kuralın aksine ağırlaştırıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Her ne kadar doktrinde önemli miktarda mal varlığının satışına dair genel kurul kararının da TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4'te gösterilen nitelikli çoğunlukla alınmasının gerekli olduğu ve tasfiye halinde olmayan ortaklıklar için bu hususa yer verilmemesinin unutulma eseri olduğu ileri sürülmekte ise de kanun koyucunun nitelikli çoğunluk istemiş olması halinde bunu açıkça öngörmesi gerektiği savunulduğu gibi unutma halinin varlığında da bir yasa değişikliği ile ... hasıl olabileceğinden bu hususun unutulma eseri olduğu kabul edilemediği gibi kanunda yeter sayılar yönünden ayrıca ve açıkça düzenlenmemiş tüm genel kurul kararları TTK'nın 418. maddesindeki nisaplara tabi olduğundan bu yönde kanun boşluğu bulunduğu da kabul edilemez. Her ne kadar Yönetmelik'te faal/tasfiye halinde şirket ayrımı yapılmaksızın önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satış kararının nitelikli çoğunlukla alınacağına dair nisap öngörülmüş ise de bu nisap tasfiye halindeki şirketler için TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4 maddesinde gösterilen nisaptır ve bu nisabın faal şirketler için uygulanması normlar hiyerarşisine de aykırıdır...\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Devri yapılan taşınmazın kooperatifin önemli nitelikte mal varlığını oluşturup oluşturmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ; Kooperatife ait ... adet dükkan bulunduğu bu hali ile devri yapılan taşınmazın ... taşınmaz içinde bir taşınmaz olarak önemli nitelikte satışa konu malvarlığı olmadığı, basit çoğunlukla alınabilecek karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br> Kaldı ki tasfiye halinde olmayan işletme kooperatifi niteliğindeki kooperatifte ...'ten sonra ertelenen genel kurulda alınan kararda karar yeter sayısı yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı da  görülmüştür.<br>Açıklanan gerekçeler ile iptali istenen genel kurul yönünden yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığının kabulü ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br> 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Davacı tarafça kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın davacıya İADESİNE,  <br>Dair; davacı ile vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c430207b3954a67d","SID":"6de805273a7e3cc2"}}