{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                  T.C.<br>               SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/401 <br>KARAR NO\t: 2024/779<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t: ...\t(...)<br>KATİP\t: ...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:01/11/2023<br>NUMARASI\t:2022/1087 Esas - 2023/593 Karar<br><br>DAVACI\t:GREENLİFE ATIK GERİ KAZANIM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALILAR\t:1-... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>\t:2-... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:İpoteğin Fekki ve Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t:30/12/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t:06/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:15/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ... ve ... tarafından kurulduğunu, ortak ...'in babası ...'in ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ve ... İli ... İlçesi  ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Parsel sayılı taşınmazlarını davacı şirkete devrettiğini, ...'ün şirketin yönetiminde olan ...'in cezaevine girmesinden ve diğer ortak  ...'in tecrübesizliğinden istifade ederek hileli işlemlerle hukuki geçerliliği olmayan 5.000.000,00-TL borç yaratıp bu taşınmaz üzerinde birlikte hareket ettiği davalı ... lehine ipotek tesis ettirdiğini, amacının icra marifetiyle taşınmazları değerinin altında sattırıp mülkiyetlerini elde etmek olduğunu, bu kapsamda Greenlife Atık Geri Kazanım San. ve Tic. A.Ş.'nin borçları için şirket yetkilisi ... imzası ile 08.11.2019 tarihli protokol düzenlendiğini ancak bu imzanın açığa alınarak sonradan doldurulduğunu, protokolde şirket kaşesinin dahi bulunmadığını, ...'nın silahla ve ölümle tehdit edilmesi ve üzerinde yoğun baskı oluşturulması ile iradesinin fesada uğratılarak bu işlemlerin yaptırıldığını, temelinde  08.11.2019 tarihli protokol olan ipotek senedinin düzenlenmesinde de 7-8 kişinin hazır bulunarak ... üzerinde baskı kurulduğunu, Ayrıca 8.4.2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde  ilan edilen şirket sözleşmesine göre şirket üzerine kayıtlı olan taşınmazların teminat gösterilmesi için şirket ortaklarının muvafakatlerinin gerektiğini, dolayısıyla diğer ortak ...'ün muvafakati olmadan yapılan ipotek işleminin geçersiz olduğun, ipoteğe konu alacağın gerçekte var olmadığını geçersiz olduğunu, bahsi geçen protokolden borcun kaynağının dahi anlaşılamadığını, ipoteğin temel bir borç ilişkisine dayanmadığını, ipoteğin geçersiz olduğunu belirterek ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ve ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Parsel sayılı taşınmazların üzerine davalı ... lehine tesis edilen ipoteklerin konu edildiği İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/1375 esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile bu ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ipotek senedinin düzenlenmesinden 3 yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra satış aşamasında bu soyut ve gerçek dışı iddiaların kötüniyetli olarak ileri sürüldüğünü,  ...ün 2019 yılında ortak olduğu şirketin mali sorunlar yaşadığını belirterek destek istemesi üzerine borç vermeyi kabul ettiğini ancak teminat istediğini, davacı şirketin gayrimenkulleri üzerine ipotek tesis edileceğinin belirtilmesi üzerine ilk olarak davacı şirkete ait ... Mah. ... Ada ... Parselde ve ... Parselde bulunan taşınmazlar üzerine ... ve ... yevmiye numaraları ile konulan ipotekle teminat altına alınan 3.000.000-TL nin borç olarak şirkete verildiğini, 08.11.2019 tarihli sözleşmede bu borcun kaynağı ve geri ödenme şeklinin yazıldığını, daha sonra tekrar borç istenmesi üzerine 08.11.2019 tarihinde imzalanan iki ayrı protokol uyarınca davacı şirkete toplamda 2.000.000-TL tekrar borç verildiğini ve aynı taşınmazlar  üzerine 8167 ve 8168 sayılı ipoteklerin tesis edildiğini, baskı ve zorlama iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iki ayrı tarihte yapılan ipotek işlemlerinin bulunduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla yapılan icra takibinde davacının kıymet taktirine dahi itiraz ettiğini, noterden gönderilen ihtarname ile başlayan ve icra takibi ile devam eden süreçte iradenin fesada uğratıldığı tehdit edildiği yönünden hiçbir iddianın ileri sürülmediğini, ipotek senedinin düzenlenmesi sırasında şirket sözleşmesinin ek 16. Maddesi uyarınca diğer ortaktan muvafakat alındığını, verilen borcun gerçek tesis edilen ipoteğin usul ve yasaya uygun olduğunu, protokollerin geçerli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin ipoteğin paraya çevrilmesi konulu takibin tarafı olmadığını, sadece şirket sözleşmesi gereği ipoteğin tesisine muvafakat verdiğini, davacının işlem tarihinden üç yıl sonra ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı ve kötüniyetli olduğunu, davacı şirkete ortak olmakla gerçekte zarara uğrayanın kendisi olduğunu, Halil Kayıkçı ile 2017 yılında tanıştığını ve Halil'in kendisini ikna etmesi ile (açtığı dava tefrik edilen) ...'ne (O dönemdeki unvanı Halil Kayıkçı Atık Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) ortak olduğunu,  resmi ortak olmadan önce şirkete nakit verdiğini ve kullanılmak üzere çekler keşide ettiğini, bu suretle  45.000,00 TL değerli resmi pay devrinin yapıldığı 2018 yılının Ağustos ayına kadar şirkete 2.500.000-TL değerinden nakit sermaye koyduğunu, daha sonra şirketin mali durumunun kötü olduğunu anlayınca şirkete nakit sermaye koymayı bıraktığını,bu tarihten sonra sorunlar yaşamaya başladığını,  daha sonra Halil'in cezaevine girmesi sonrasında parasını kurtarabilmek maksadıyla şirketin idaresi ile ilgilendiğini, bu kapsamda iptal olan lisansı yenilemeye ve borçları ödemeye çalıştığını, ... ve oğlu ...'in yeni bir şirket kurmayı ve bu şirkete 8 dönümlük arsaları devretmeyi teklif etmeleri üzerine ... ile ortak olarak davacı şirketin (Greenlife Atık Geri Dönüşüm Sanayi ve Ticaret AŞ dönemi)  kurularak taşınmazların şirkete intikal ettirildiğini, ancak taşınmazlar üzerinde Denizbank lehine ipotek bulunduğunu, çıkan yangın ve sigortadan para alınamaması sebebiyle de artan olumsuz ekonomik durum üzerine şirketin nakit ihtiyacının büyüdüğünü, ...'nın isteği üzerine nakit arayışına girdiğini, tanıdığı ...'ndan yardım istediğini ve ...'ın teminat karşılığında  borç verebileceğini belirtmesi üzerine dava konusu davacı \"Greenlife Atık Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret AŞ\" adına kayıtlı ... Mah. ... Ada ... Parselde ve ... Parselde bulunan taşınmazlar üzerine ... ve ... yevmiye numaraları ile ipotekler tesis edilerek 3.000.000,00-TL nakit alındığını ancak şirket yetkilisi ...'in bu parayı tamamen şirketin finansmanı için kullanmadığını, bir süre sonra tekrar nakit ihtiyacı doğması üzerine ...'ın yine borç vermeyi kabul etmesi üzerine  davacı Greenlife Atık Geri Dönüşüm Sanayi Ve Ticaret AŞ ile ... arasında 08.11.2019 tarihinde 2 ayrı protokol düzenlendiğini, ve ikinci seferde alınan 2.000.000-TL için de taşınmazlar üzerinde ayrıca ipotek tesis edildiğini, davacı şirketin ekonomik durumunun düzelmemesi üzerine davacı şirkete daha fazla finansman sağlamayarak tesisten ve Sakarya ilinden ayrıldığını, bu ortaklık sebebiyle 2.000.000-Euro üzerinde zararı oluştuğunu, davacı tarafın iddia edildiği gibi silahlı tehdit ve baskı ile zorlamasının söz konusu olmadığını, icra takiplerinden üç yıl sonra yapılan bu iddiaların dayanaksız soyut ve kötüniyetli olduğunu, ...'in şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu davacının ise azınlık pay sahibi bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği  görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın konusunun ipoteğin fekki olması, ipotek hükümlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenmiş olmasının, huzurdaki uyuşmazlıkta görev yönünden bir etkisi bulunmadığını, ilgili hükümlerin davanın esasına uygulanacak olmakla birlikte görev hususunun TTK yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlık konusunun TTK hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde açıkça ticari iş niteliğinde olup davalının tacir olup olmadığına bakılmaksızın, ticari iş karinesi gereği davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih, 2022/1087 Esas - 2023/593 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; ipoteğin fekki ve menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; davacı vekilinin, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/1375 esas sayılı dosyasında paraya çevrilmesi talep edilen ipotek sebebiyle borçlu olmadıklarını belirterek  davacılar Greenlife Atık Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret AŞ ile ...  ve ... lehinde davalılar .. ve ... aleyhinde menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması talebinde bulunduğu, yine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2020/8611 esas sayılı takip dosyasına dayanak kambiyo senedi sebebiyle borçlu olmadıklarından bahisle davacılar Greenlife Anadolu Atık Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... ve ... lehinde davalılar ... ve ... aleyhinde menfi tespit talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince  İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2020/8611 esas sayılı takibine ilişkin açılan menfi tespit davasının bu dosyadan tefrikine karar verilerek İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/1375 esas sayılı dosyasında paraya çevrilmesi talep edilen ipotek sebebiyle takip talebine ilişkin açılan ipoteğin fekki ve  menfi tespit davası yargılamasına eldeki dosya üzerinden devam edildiği, davacı vekilinin davacı şirketin ... ve ... tarafından kurulduğunu, ortak ...'in babası ...'in  ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ve ... İli ... İlçes ... Mahallesi .. Ada ... ve ... Parsel sayılı taşınmazlarını davacı şirkete devrettiğini, ...'ün şirketin yönetiminde olan ...'in cezaevine girmesinden ve diğer ortak ...'in tecrübesizliğinden istifade ederek hileli işlemlerle hukuki geçerliliği olmayan 5.000.000,00 TL borç yaratıp bu taşınmaz üzerinde birlikte hareket ettiği davalı ... lehine ipotek tesis ettirdiğini, amacının icra marifetiyle taşınmazları değerinin altında sattırıp mülkiyetlerini elde etmek olduğunu, bu kapsamda Greenlife Atık Geri Kazanım San. ve Tic. A.Ş.'nin borçları için şirket yetkilisi Yasin imzası ile 08.11.2019 tarihli protokol düzenlendiğini ancak bu imzanın açığa alınarak sonradan doldurulduğunu, protokolde şirket kaşesinin dahi bulunmadığını, ...'nın silahla ve ölümle tehdit edilmesi ve üzerinde yoğun baskı oluşturulması ile iradesinin fesada uğratılarak bu işlemlerin yaptırıldığını, temelinde  08.11.2019 tarihli protokol olan ipotek senedinin düzenlenmesinde de 7-8 kişinin hazır bulunarak ... üzerinde baskı kurulduğunu, Ayrıca 8.4.2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde  ilan edilen şirket sözleşmesine göre Şirket üzerine kayıtlı olan taşınmazların teminat gösterilmesi için şirket ortaklarının muvafakatlerinin gerektiğini, dolayısıyla diğer ortak ...'ün muvafakati olmadan yapılan ipotek işleminin geçersiz olduğun, ipoteğe konu alacağın gerçekte var olmadığını geçersiz olduğunu,  bahsi geçen protokolden borcun kaynağının dahi anlaşılamadığını, ipoteğin temel bir borç ilişkisine dayanmadığını, ipoteğin geçersiz olduğunu belirterek ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ve ... İli ... İlçesi  ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Parsel sayılı taşınmazların üzerine davalı ... lehine tesis edilen ipoteklerin konu edildiği İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/1375 esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile bu ipoteklerin kaldırılması talebinde bulunduğu ve  bu talebini her iki davalıya karşı yönelttiği, ilk derece mahkemesince davanın ticari bir dava olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.<br>Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen<br>hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.<br> Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki TTK'da düzenlendiğinden bu davalara bakma görevi TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır.<br>\"...işbu dava şirket ile ortağı arasındaki bir davadır. Dava tarihi olan 05.06.2015’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup...\" (Yargıtay 11. H.D.  26/06/2018 tarih,  2016/11298 Esas- 2018/4804 Karar)<br>\"...İlk derece mahkemesince, davanın şirketle ortağı arasında ödünç verme ilişkisinden kaynaklandığı...Bölge Adliye Mahkemesince... davacının davalı şirkette müdür olarak görev yaptığı süre zarfında kötü niyetle kendi lehine var olmayan bir borç yarattığına ilişkin herhangi bir olguya rastlanmadığı, davalı tarafından da bu hususun ispatlanamadığı, davacının ortak olduğu dönemde davalı şirkete toplam 1.737.887,88 TL tutarında ödeme yaptığı, dava tarihi itibariyle davalı şirket tarafından 804.070,78 TL'sinin davacıya geri ödendiği, bakiye 933.817,10 TL'nin ise ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...\" (Yargıtay 11. H.D. 16/02/2022 tarih,  2020/2089 Esas- 2022/1157 Karar), (İlk Derece Mahkemesi: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi)<br>Yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay İçtihatları göz önüne alındığında somut olayda; Davalı  ...'ün, davacı şirketin ortağı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı şirket vekili eldeki davaya konu dava dilekçesinde \"...davalı ... bu aşamada şirket hisselerini alarak adı geçen Greenlife...A.Ş.'ye ortak olmuştur. Bu arazinin şirket bünyesine geçmesi akabinde ... hileli işlemlerle hukuki geçerliliği olmayan 5.000.000,00-TL borç yaratıp bu taşınmazlara ipotek tesis etmiştir. Davalılarına asıl amacının müvekkillerden ... adına kayıtlı iken şirkete devredilen arazinin mülkiyetini gasp  etmek ve müvekkillerin maddi ve manevi olarak mahvına ve ticari hayattan silinmesine neden olarak maddi kazanç sağlamak olduğu sonrasında anlaşılmıştır. Ortaklık sıfatını kazandıktan sonra müvekkil ...'nın o dönemde şirketi yönetiminde olan babası ...'nın cezaevine girmesini fırsat bilerek asıl amacı olan şirket adına kayıtlı taşınmazları, ...'yı etkisiz hale getirerek, kendi mülkiyetine geçirebilmek için planlı eylemelerde bulunmaya başlamıştır. Bunun için örgütlü olarak diğer davalı ... ile hareket etmiş ve örgütlü suç eylemleriyle müvekkillerin adı geçen şirket hisselerini tamamı ile şirket adına kayıtlı taşınmazlarını bedelsiz olarak mülkiyetlerine geçirmek için haksız ve hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunmuşlardır.\" şeklindeki maddi vakıaları ileri sürerek şirket ortağı olan  ...'e karşı dava açmıştır. İlk derece mahkemesince yapılması gereken bu davalıya karşı açılan davada varsa usuli itirazları incelemek ve karara bağlamak, bu davalıya karşı ileri sürülen maddi vakıalara göre davanın hukuki nitelemesini yapmak ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Dolayısıyla eldeki dava mevcut haliyle şirket ile ortağı arasındaki bir davadır.  Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki TTK'da düzenlendiğinden bu davalara bakma görevi TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır. 6102 sayılı TTK'nın 1521. maddesinde de yargılama usulü düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle;  davalı ...'ün  tacir olup olmadığına bakılmaksızın, 6102 sayılı kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olup, eldeki dava da şirket ve ortağı arasındaki bir dava olduğundan ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı ...'nun göreve yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a.3-6 maddelerince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...'nun ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3-6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih, 2022/1087 Esas ve 2023/593 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.06/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6b9134dcf129479","SID":"325c0612a9fee6ce"}}