{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/106 Esas <br>KARAR NO: 2024/794 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESi<br>NUMARASI: 2016/109 Esas - 2021/378 Karar<br>TARİH: 18/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 09/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile borçlu ... Limited Şirketi arasında Ticari Kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeleri diğer davalılar ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ancak davalılar tarafından sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle borçlulara, 15 Mayıs 2014 tarihinde, Üsküdar .... Noterliğinin, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, mevcut borçların yasal süresi içinde ödenmesi ve aksi takdirde tüm alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ancak ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçlulara karşı, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı/borçluların söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazı yerinde olmamakla birlikte, haksız ve kötü niyetli olup, Sayın Mahkemenizce iptali gerektiğini, belirterek; Netice itibariyle, açıklanan sebeplerden dolayı, davalı tarafından, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, %20 icra inkar tazminatına, takibin devamına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.  Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; firmaları adına alınan kredilerin kalan bakiyesinin kapanması için banka müdürü ile görüşüldüğünü, şirketlerine ait 2013 model ... marka araçlarından bir tanesine Ankarada yakalama çıkartıldığını, aracın teslim edildiğini, banka müdürünün bu aracın parası ile borçlarının biteceğini söylediklerini ama aracın satılmasına rağmen avukatların arayarak borcun iki katına çıktığını söylediklerini, avukatlarla aralarında konuşmalar geçtiğini, gerçek borcun çıkartılarak bakiyesinin ödeneceğini beyan etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; firmaları adına alınan kredilerin kalan bakiyesinin kapanması için banka müdürü ile görüşüldüğünü, şirketlerine ait 2013 model ... marka araçlarından bir tanesine Ankarada yakalama çıkartıldığını, aracın teslim edildiğini, banka müdürünün bu aracın parası ile borçlarının biteceğini söylediklerini ama aracın satılmasına rağmen avukatların arayarak borcun iki katına çıktığını söylediklerini, avukatlarla aralarında konuşmalar geçtiğini, gerçek borcun çıkartılarak bakiyesinin ödeneceğini beyan etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti cevap dilekçesinde özetle; firmalarının yurt dışı tekstil ihracatı yapan 3 yıl evveline kadar yılda 500.000 civarında vergi ortalamalırın olduğunu, yurt dışındaki büyük bir marka olan müşterilerinin batması sonucu alacağından dolayı sıkıntıya düştüklerini, buna rağmen firmanın iflas vermediğini çalışarak eleman maaşları dahil herşeyi ödediklerini kalan borçlarını da taksitlendirdiklerini ve ödemeye devam ettiklerini, firmaları adına alınan kredilerin kalan bakiyesinin kapanması için banka müdürü ile görüşüldüğünü, şirketlerine ait 2013 model ... marka araçlarından bir tanesine Ankarada yakalama çıkartıldığını, aracın teslim edildiğini, banka müdürünün bu aracın parası ile borçlarının biteceğini söylediklerini ama aracın satılmasına rağmen avukatların arayarak borcun iki katına çıktığını söylediklerini, avukatlarla aralarında konuşmalar geçtiğini, gerçek borcun çıkartılarak bakiyesinin ödeneceğini beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/03/2021 tarih 2016/109 Esas 2021/378 Karar sayılı kararında; \"....Müteselsil kefiller yönünden; davacı banka ile .... Tic.Ltd.Şti arasında 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların  625.000,00 TL limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduğu, sözleşmeyi kendi el yazısıyla tarih ve kefalet tutarı yazarak müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı şirketin kullanmış olduğu kredinin ödenmemesi üzerine Üsküdar ... Noterliğinin 15/05/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı kât ihtarıyla hesabın kât edildiği, kât ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan ilamsız takibe davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin davacı bankadan krediler kullandığı, kullanılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesabın 15/05/2014 tarihinde kât edildiği, davalı asıl borçlu .... Tic.Ltd.Şti'ne çıkarılan tebligatın 20/05/2014 tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle, taksitli ticari kredilerden ve cari hesap kredisinden 30.354,70 TL asıl alacak, 11.373,09 TL işlemiş faiz, 568,65 TL BSMV olmak üzere toplam 42.296,44 TL olduğu,  genel kredi sözleşmesinin 10. Maddesinin hükmüne göre, bankanın tesbit edilmiş en yüksek kredi faiz oranı yıllık % 32 olduğu, bunun %50 fazlası üzerinden temerrüt faiz oranı; (Talebi gibi,) yıllık % 48 olarak belirlendiği, davacı bankanın faiz talebinin sözleşme hükmüne uygun olduğu tespit edilmiştir. Davalılar vekili  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip varken aynı alacak ile ilgili ikinci takip yapılamayacağını savunmuş ise de taşınır rehninin sadece asıl borçlu ... Tic.Ltd.Şti'nin borcu için verildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla kefilin borcunu teminat altına almamaktadır. İİK. m. 45/f. I uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilmekte, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, kalan alacağını iflâs ya da haciz yoluyla isteyebilmektedir. Bu madde hükmü asıl borçlular ile ilgili getirilmiş olup, alacağın rehinle temin edilmiş olması hâlinde, alacaklının asıl borçlu hakkında doğrudan doğruya genel haciz ya da iflâs yoluyla takip yapmasına engel teşkil etmektedir. Anılan madde hükmünün asıl borçlu dışında, kefiller hakkında uygulanma olasılığı bulunmamaktadır. Ancak rehin, asıl borçlunun borcu dışında kefalet borcunu da teminat altına alıyorsa, aynı hüküm kefiller hakkında da uygulanmaktadır. (Yargıtay 19 HD. 2017/2399 E. 2019/746 K.) açıklanan nedenlerle davacının müteselsil kefiller hakkında ilamsız icra takibi yapması usulsüz bulunmamıştır.Dava tarihinden sonra yapılan tahsilatlar yönünden;  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte dava tarihinden sonra 26.376,92 TL'nin tahsil edildiği tespit edilmiştir.. Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin Borçlar Kanunu 100. Maddeye göre icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak davacı alacağından düşülmemiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davadan sonra yapılan 26.376,96 TL tutarındaki ödemenin infazda dikkate alınacağı, icra takibinde talep edilen faiz oranın genel kredi sözleşmesindeki belirlemelere uygun olduğu, raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davanın müteselsil kefiller yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı  bankadan kullanılan kredilerin miktarı belli olup  davacı bankanın alacak miktarı likit (bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-Davalı asıl borçlu ...Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan davanın REDDİNE,2-Davalılar müteselsil kefiller ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE, davalıların Beykoz İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazlarının 30.354,70 TL asıl alacak, 11.373,09 TL işlemiş faiz, 568,65 TL BSMV olmak üzere toplam 42.296,44 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48 temerrüt faizi ve bu faize %5 BSMV faizi uygulanmak sureti ile, tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine,Alacak likit olmakla kabul edilen 42.296,44 TL alacağa %20'si oranında belirlenen 8.459,28 TL icra inkar tazminatının davalılar ...  ve ... müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ...ve ... vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararı neticesinde müvekkillerinin davacı bankaya borçlu olmadıkları parayı ödemek mecburiyetiyle karşı karşıya kaldıklarını, davacı tarafça İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Numaralı dosyasında 21.08.2015 tarihinde müvekkil ...'in sahibi, diğer müvekkil ... yetkilisi olduğu ... Limited Şirketi aleyhine REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA takip başlatıldığını, takip neticesinde borçlu şirketin ... plakalı araçlarına haciz işlemi uygulanarak muhafaza altına alındığını ve ... plakalı araç  22.09.2015 tarihindeki ihalede açık arttırma yoluyla 32.600,00 TL bedelle satıldığını ... plakalı araç ise 24.08.2016 tarihindeki ihalede 34.300,00 TL bedelle satıldığını, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip derdest iken alacaklının bir de mükerrer takip başlatması kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, keza talep edilen alacaklar arasında farklılıklar olduğunu, bununla birlikte rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte borçlu şirkete ait ... plakalı araç 24.08.2016 tarihinde açık arttırma suretiyle  34.300,00 TL bedelle satıldığını, bu satış neticesinde elde edilen alacak ne huzurdaki dosyaya ne de bu dosyaya müstenid Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına bildirilmediğini,  Davacı taraf kötü niyetli olup İİK 45/1madde hükmü \"Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir\" gereği davacının öncelikle araçları rehnin paraya çevrilmesi yolu ile satarak kalan borç bakiyesi üzerine usulüne uygun bir rehin açığı belgesi alarak ilk takibe devam etmesi gerektiğini ancak borçlu bu yolu tüketmeden Beykoz İcra Müdürlüğü'nde ilamsız takip başlattığını alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte başlatılan haksız ikinci takipte ilk takipte yapılan tahsilatlar düşülmediğini, huzurdaki dava dahi aynı alacak bedeli üzerinden açıldığını, bu durumun bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, davacı tarafça müvekkillerinin çok yüksek bir faiz yükünün altına sokulduğunu, tüm ticari teamüllere aykırı olarak, sözleşmede açıkça yazılmamakla müvekkillerinden yüzde 48 gibi çok ağır bir temerrüt faizi ödemelerinin karara bağlandığını, bu ülkenin ekonomik verileriyle de bağdaşmadığını,Müvekkilleri aleyhine verilen icra inkar tazminatına hükmetmemesi gerektiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/2360 E. 2019/252 K. Ve  21.1.2019 tarihli kararı \"Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından yapılan imalâtlar bedelinin 84.355,71 TL, davalı tarafından davacıya para olarak yapılan ödemelerin 65.620,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, imalât bedeli olan 84.355,71 TL'den yapılan ödemeler toplamı olan 65.620,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 18.735,71 TL üzerinden itirazın iptâline ve ayrıca davacının iddia ettiği alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebi ile icra inkâr tazminatının ise reddine karar vermek olup, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.\" hükmü gereği ve;  Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/8460 E. 2019/4363 K. Ve 21.10.2019 tarihli kararında belirtilen \"Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraf defterleri ve dava dışı ... şirketinin defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, dava dışı ... kayıtlarında yapılan işlerle ilgili olarak davalı ... yapılan ödeme ve mahsup işlemlerinin görüldüğü, davacı şirketin davalı şirket ve davalı şirket üzerinden dava dışı ... şirketine yapmış olduğu işler neticesinde davacının davalıdan 223.396,14 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir\" hükmü gereği alacağın \"likit olmaması\" nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini, ileri sürerek istinaf başvurusunun kabul ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava,  genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, 1-Davalı asıl borçlu .... Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan davanın reddine, 2-Davalı müteselsil kefiller yönünden davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş ve karara karşı davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda, Davacı Banka ile davalı ...Tic. Ltd. Şti. Arasında 26.07.2013 tarihli ve  500.000,00 TL. Bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalı ...  ve ...'in  Müteselsil Kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın  625.000,00-TL. Olduğu anlaşılmaktadır. Davacı- ... Bankası A.Ş.nin, Ihlamurkuyu Şubesi ile davalı kredi müşterisi ... Tic. Ltd. Şti. Arasında, 24.07.2013 tarihinde, ... Plakalı, 2013 Model, ... ... Marka araç ile  24.07.2013 tarihinde, ... Plakalı, 2013 Model,... ... Marka araç için 2 ayrı Taşıt Rehin Sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu Genel Kredi sözleşmesine ve Taşıt Rehin Sözyeşmesine istinaden, davalı kredili müşterisi .... Tic. Ltd. Şti. lehine, davacı banka tarafından, ... Ref. No.lu 32.000,00 TL. Miktarlı ,36 ay vadeli Ticari Taksit Ödemeli Taşıt Kredisi, ... Ref. No.lu 32.000,00 TL. Miktarlı, 36 ay vadeli Ticari Taksit Ödemeli Taşıt Kredisi, ... Ref. No.lu 30.000,00 TL. miktarlı vadesiz Ticari Borçlu Cari Hesap Kredisi kullandırıldığı, Kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Üsküdar ....Noterliğinin 15/05/2014 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle, davacı banka tarafından asıl kredi borçlusu davalı ...Ltd. Şti. aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ... nolu ticari kredilerden kaynaklı toplam: 64.427,87 TL. nakdi alacağın tahsili talebiyle 14/08/2015 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, 22/09/2015 tarihinde yapılan ihale sonucu ...  Plakalı aracın 32.600,00 TL. Ye satıldığı,  ilk araç satışından sonda icra müdürlüğünce düzenlenen tarihsiz rehin açığı belgesinde bakiye borç miktarının 43.532,29 TL. Olarak belirtildiği, ilk araç satışından sonda davacı banka tarafından asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında Beykoz İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile  ... nolu ticari kredilerden kaynaklı toplam: 64.427,87 TL. nakdi alacağın tahsili talebiyle toplam 42.994,28 TL. Nakdi alacağın tahsili talebiyle 21/10/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe borçluların itirazı üzerine alacaklı banka tarafından 28/01/2016 tarihinde 42.994,28 TL. Üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, dava açıldıktan sonra İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki rehinli  ... Plakalı 2.ci aracın 24/08/2016 tarihinde yapılan ihale sonucu 34.300,00 TL.'ye satıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Davalılar vekilinin temerrüt faiz oranına ilişkin istinaf sebebi incelendiğinde, Somut olayda, temerrüt faizi taraflar arasında akdedilen GKS’nin 10' uncu maddesiyle kararlaştırılmış olup, anılan madde de, temerrüt faizi; ''...Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için 'Banka'ca tesbit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 (yüz.de elli) fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizinin (teşvik kapsamındaki kredilerde ayrıca mevzuat ile öngörülen ceza faizini) ödeneceği,'' hüküm altına alınmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, banka kayıtları üzerinde yerinde  inceleme yapmadan dosya kapsamına göre  davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği en yüksek faiz oranına sözleşme hükmü gereği %50 ilave edilmek suretiyle temerrüt faiz oranının tespit edildiği belirtilmiş ise de, uygulanacak temerrüt faiz oranının usulünce tespit edilerek raporda belirtilmemesi yerinde görülmemiştir.  6102 sayılı Kanun’un 8 inci maddesine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Taraflar arasında akdedilen GKS ticari iş niteliğinde olduğuna göre sözleşmenin temerrüt faizine ilişkin hükmü  taraflar bakımından bağlayıcıdır ve uygulanması gereken temerrüt faizinin bu hüküm gözetilerek belirlenmesi gerekir.  Temerrüt faizi oranının tespiti yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bilirkişi tarafından ilgili banka şubesinde yerinde inceleme yapılarak, banka kayıtları incelenip dava konusu kredi için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana sözleşmenin  10. maddesinde belirtilen % 50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar, Yargıtay 11 HD. 2021/9135Esas - 2023/655 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir. )    Bu durumda mahkemece, bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilip banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davacı bankanın temerrüt tarihinde aynı tür ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip, bu oran bankanın Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranından düşük ise bu orana aksi halde Merkez Bankası'na bildirilen  faiz oranı esas alınarak bu orana sözleşmenin  10. Maddesi uyarınca %50 fazlası ilave edilmek suretiyle borçlunun sorumlu olduğu temerrüt faizi miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2021 tarih ve 2016/109 Esas  2021/378 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde istinaf eden davalılara iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9959ac26d6224996","SID":"d0652f249f3576c4"}}