{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/07/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/04/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 26/04/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 13/07/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Konya-Çumra ilçesinde hazır beton imalatı ve inşaat işleri alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretilen  hazır betonların davalıya satışı ile başlayan cari ticari ilişki oluştuğunu, davalı şirketin bu ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine Konya ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve hukuksuz yere borca itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin,  davacı şirket ile beton alım satımı hususunda anlaşmış olduğunu, beton dayanıklılık testleri yapılırken davacı firma ile müvekkili arasındaki anlaşma gereğince, inşaatta kullanılması gereken nitelikteki beton sınıfının C25- C30 olması gerekirken müvekkile gönderilen betonun C15-CI6 sınıfı olduğunun tespit edildiğini, davacının müvekkiline anlaşılan nitelikte beton göndermediği, yalnızca gönderilen daha düşük sınıf betonun parasını ödemekle yükümlü olduğunu, C25-C30 beton fiyatı ödemeyeceğini belirttiğini, davacı firma ise daha ucuz ürün gönderdiği halde üst sınıf ürün fiyatı talep ettiğini,  davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....davalı şirket davacı şirkete cari ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye borcunu ödememiştir. Bu husustaki şifai görüşmelerin sonuç vermediğini,  Davacı şirket bunun üzerine Konya ..İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip yapılmış ancak yapılan takibe davalı şirket haksız ve hukuksuz yere itiraz ettiğini, yapılan ara buluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını,  Davalı şirketin Konya ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip dosyasına haksız yere itiraz edip, alacağın sürüncemede bırakan davalının asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini  talep ettiği görülmekle davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.<br>Dosya incelendiğinde; Davacının davalı şirketten alacağı olan bedele istinaden Konya ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yaptığı  davalının söz konusu itirazı nedeniyle davacının mahkememizde alınan davayı açmış olduğu görülmekle, mahkememizce  bilirkişi raporları dikkate alındığında her iki tarafın da defterlerinde alacağın sabit olduğu anlaşılmakla, davalının cevap dilekçesinde yapmış olduğu itiraza gerekçe olarak göstermiş olduğu ayıplara ilişkin herhangi bir belge, somut bir delil sunamadıkları...\" gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; davalının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile 211.085,00 TL. üzerinden takibin devamına, hükmedilen 211.085,00 TL.nin % 20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  tarafların beton alım satımı konusunda anlaştıklarını, davacının müvekkili şirkete gönderdiği betona basınç dayanımı testi uygulandığını, beton basınç dayanımı, henüz inşası tamamlanmamış yapılarda taze betondan alınan numunelerin test edilmesi sonucunda tespit edildiğini, yapılan 28 günlük test sonucunun beklenen değerin altında kalması nedeniyle betondan karot örneği alınarak laboratuvara gönderildiğini, beton dayanıklılığının yeterli olmadığı sonucuna varıldığını, bunun üzerine davacı tarafından başka bir laboratuvara numune gönderildiğini ve burada yapılan teste beton dayanıklılığının yeterli seviyede olduğu sonucu geldiğini, bu sürede sözleşme ile belirlenen ihale sürecinin uzadığını, davacı şirket ile müvekkili arasındaki anlaşma gereğince, inşaatta kullanılması gereken nitelikteki beton sınıfının C25-C30 olması gerekirken müvekkile gönderilen betonun C15-C16 sınıfı olduğunun beton dayanıklılık testleri yapılırken tespit edildiğini, buna rağmen davacı tarafından anlaşmaya aykırı olarak gönderilen düşük sınıf hazır betondan yüksek sınıf beton fiyatı talep edildiğini, 17.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin 06.02.2023 tarihli beyan ve itiraz dilekçelerinde belirtildiği üzere; raporda yalnızca fatura dökümlerinde belirtilen beton cinsinin gönderildiği kabul edilerek hesaplama yapıldığını, faturalarda beton sınıfı C25-C30 olarak görülmekte ise de müvekkile gönderilen malzemenin bu kalitede olmadığını, yerel mahkemece bir inşaat mühendisi bilirkişi görevlendirilerek müvekkile gönderilen malzemenin hangi beton sınıfına ait olduğunun tespiti gerekirken bu itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılacak yerinde inceleme ile müvekkili şirkete gönderilen betonun C15-C16 sınıfından olduğu ve bu sınıf betonun maliyeti hesaplandığında müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, yerel mahkemece 30.03.2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara karar ile müvekkili şirketin davacı tarafa borca yönelik itirazlarını bildirir belgeleri sunmak üzere süre verildiğini, ancak müvekkili şirketin merkezi 06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş depreminden ağır şekilde etkilenen Hatay ilinde olduğunu, söz konusu belgelerin enkaz altından kurtarılamadığını, müvekkili aleyhine başlatılan takibin hukuki bir dayanağı bulunmadığını beyanla yeniden yapılacak yargılama sonucunda davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1  maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde  TBK.  satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre  malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği,  açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı,  diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının  uygulanacağı düzenlenmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  25.05.2016 tarih 2014/19-861 Esas 2016/632 Karar sayılı ilamında \"....Öte yandan, 01.07.2012 tarihinde  yürürlüğe giren  6102 sayılı Türk Ticaret  Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı  18/3. maddesinde düzenlenmiş ve\"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.\" denilmek suretiyle önceki hükümde bir kısım değişiklikler yapılmıştır. <br>Yapılan değişiklikler madde gerekçesinde, \"... Bu maddenin üçüncü fıkrasında üç köklü değişiklik yapılmıştır. (1)Hükümdeki şekil, geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmış, ispat şartına dönüştürülmüştür. Bu amaçla eski metinde yer alan \"muteber olması için\" ibaresine metinde yer verilmemiştir. Bu değişikliğin sebebi, geçerlik şartının artık haklı bir gerekçesinin bulunmaması ve teknikteki hızlı gelişmedir. Ayrıca hiçbir modern kanunda bu kadar ağır bir geçerlilik şartı yer almamaktadır. Şartın tacir gibi basiretli bir işadamı için öngörülmüş olması da anlamsız bulunmuştur. (2) İadeli taahhütlü mektup taahhütlüye dönüştürülmüştür. Çünkü , burada varma teorisinin kabulünü haklı gösterecek bir gerekçe mevcut değildir. (3) Güvenli elektronik imza hem Borçlar Kanununda kabul edilmiş hem de düzenli bir sisteme bağlanmıştır. Hükme bu olanak da eklenmiştir.\" şeklinde açıklanmış ve  böylece tacirler arasında  ihtar ve ihbarlar için öngörülen şekil şartı geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmıştır.....\" hususunun belirtildiği, <br>Somut olayda, davacının davalıya hazır beton sattığını, davalının borcunun bir kısmını ödemediğini, borcun tahsili için Konya ..İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği,  ilk derece mahkemesince davalıya cevap dilekçesinde belirttiği itirazlara ilişkin delilleri sunmak üzere süre verildiğinden; mahkemece cevap dilekçesinin süresinde verildiğinin kabul edildiği, buna göre değerlendirme yapıldığı, davacının buna yönelik bir istinafının bulunmadığı nazara alınarak yapılan değerlendirmede; davalının teslim edilen hazır betonların ayıplı olduğunu davacının düşük kalitede beton teslim etmesine rağmen yüksek kalitedeki beton bedeli talep ettiğini belirterek borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuş ise de; usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı delille kanıtlayamadığı, ancak; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2017 tarih 2017/19-1633 Esas 2017/1013 Karar sayılı ilamına göre, davalının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğu konuda yemin delilinden yararlanabileceği gözönünde bulundurularak süresinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğu konusunda yemin delilinden yararlanıp yararlanmayacağı hatırlatılmadan eksik incelemeyle deliller esastan değerlendirilerek karar verilmesi hukuka uygun olmadığından; davalının istinaf başvuru talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliğin giderilmesinden sonra delillerin esastan değerlendirilip karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dava dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 3.604,81‬ TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01adaf3a3379f9ed","SID":"5ca56c74086bb4f0"}}