{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/860<br>KARAR NO: 2024/451<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 31/1/2020<br>NUMARASI: 2016/934 Esas -  2020/41 Karar<br>DAVANIN KONUSU:  Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı ... tarafından işletilen Emniyet Otoparkında çarpışarak destek ...'in ölümüne neden olduğunu belirterek, şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle ve şimdilik 15.000 TL manevi tazminatIn işleten ve otopark işletmecisinden olmak üzere her üç davacıdan olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, dosyadan yapılan inceleme itirazında taraflar arasındaki iş sözleşmesi gereğince meydana gelen olayın iş kazası olduğunu, kazanın  meydana geliş şekli ve tarafların kusurunun 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanuna göre değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişi heyetinde iş güvenliği uzmanı bulundurulması talebinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, davacılar murisi ile davalılar arasındaki iş sözleşmesi gereğince Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olmadığını, mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın davaya bakmakla görevli ve yetkili Bakırköy İş Mahkemesine göndermesi gerektiğini belirtirken istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda; ..., ... ve ... plakalı araçların Haliç’teki şantiyeden  Emniyet isimli otoparka park etme konusunda davacıların desteği ile davalı  ... arasında anlaşma olduğunun ileri sürüldüğü, olay tarihinde destek ...’in otoparkta yer açmak amacıyla hareket halinde olan ... plakalı araçtan inerek ... plakalı aracın yanına gittiği sırada çalışır haldeki... plakalı aracın aşağıya doğru hareket etmesiyle araçların arasına sıkışarak  öldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunda, 2918 sayılı kanun hükümleri çerçevesinde kazada davacıların desteği ...’in % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde; “Bir motorlu aracın  işletilmesi  bir  kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\", aynı Kanun'un 85/son maddesinde ise; \"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Eldeki davada davacılar, kazaya karışan araç işletenleri ve araçların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacıları yanında, destek ile işçi-işveren ilişkisi olduğunu ileri sürdükleri ...'ün de tazminat sorumluluğu bulunduğunu belirterek talepte bulunmuşlardır. Adı geçen davalının, olayın meydana geldiği otoparkın işleteni olduğu ve davacılar desteğinin ücret karşılığı otoparka bırakılan araçların park etmesi işini yerine getirdiği iddia edildiğine göre dava, trafik-iş kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat  istemine ilişkindir. 5521 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca yasaya göre işçi sayılan kişilerle işveren arasındaki iş akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmakla İş Mahkemesi görevlidir. Davacılar desteği ile diğer davalılar arasında aynı ilişkinin bulunmaması, diğer davalıların sorumluluğunun farklı hukuki sebebe dayanması, görevi etkilemeyecektir.  Uyuşmazlığın davalıların tümü için iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu anlatımlara göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, kararın kaldırılma nedenine ve şekline göre diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d37da48623d0950","SID":"15c5772b26d1ca7b"}}