{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                 T.C.<br>            SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/320 <br>KARAR NO\t: 2024/813<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>KATİP\t\t: ...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:27/10/2022<br>NUMARASI\t:2022/162 Esas - 2022/619 Karar<br><br>DAVACI\t:ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:KOLİN İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br><br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t:10/04/2017<br>KARAR TARİHİ\t:07/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:07/05/2024<br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkette ... nolu poliçe ile kasko sigortalı  olan ... plaka sayılı araç ile 27/04/2013 tarihinde davalı borçlunun yapmış olduğu Kocaeli Deniz Mah. Hızlı Tren Demiryolu çalışması alanında davalı tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması, yolun bakım ve onarımının yapılmaması, önleyici trafik işaret levhaları konulmaması  sebebiyle çöken alana sigortalı aracın devrilmesi sonucu hasara  uğradığını,  yapılan incelemeye ve ekspertiz raporuna göre  RS Radyatör Servis Boy. Kor ve Tem. Sis. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye 10/09/2013 tarihinde 2.303,14-TL, sigortalısı Temaş Tem. Müh. Nak. İnş. Haf. Tur. San. Ltd. Şti.'ye 29/05/2013 tarihinde 9.064,56-TL, 06/05/2013 tarihinde 516,21-TL, 29/05/2013 tarihinde 500,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, davacı tarafından yapılan ödemeler sebebiyle 12.003,91-TL asıl alacak miktarı üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı aleyhine Kocaeli 1. İcra Dairesi'nin 2015/13054 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının borca itirazı üzerine duran takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen kaza ile ilgili şirket çalışanlarının imzasını içeren bir tutanağın bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, meydana gelen trafik kazaısnda davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tren yolu yapma işini ihale eden kurumun hazine müsteşarlığı olduğunu, davalı şirketin sadece haftiyat işini yüklendiğini, tüm bu sebeplerle açılan davanın haksız olduğundan bahisle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>a-Davalının Kocaeli 1 İcra Dairesinin 2015/13054 Esas (Yeni esas Kocaeli İcra Dairesinin 2021/69418 esas) sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 11.802,39-TL asıl alacak ve 2.689,00-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 14.491,39-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>b-Asıl alacağa takip tarihi olan 09.12.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,<br>c-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,  davalıdan alınarak davacıya verilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili mahkemenin Kocaeli mahkemeleri değil, davalı şirketin merkezinin bulunduğu Ankara mahkemeleri olduğunu, rucuan tazminat talebi için zamanaşımının 2 yıl olduğunu, sigorta firmasının tazminat ödemesini 29/05/2013 tarihinde tamamladığını ancak zararını rucuan talep tarihinin 09/12/2015 tarihi olduğunu, 2 yıllık zamanaşımının dolmasından yaklaşık 7 ay sonra talepte bulunulduğunu, ilk raporda dosyadaki soru işaretleri açıklığa kavuşmadan kusur verilemeyeceği açıkça yazılı olduğu halde ikinci raporun, ilk raporda istenenler yerine getirilmeden hazırlandığını, eksiklerinin hiç birinin giderilmediğini ve hiç bir dayanağı olmadan kusur değerlendirmesi yapıldığını, raporun bu hali ile hükme esas alınamayacağını, keşif sırasında dinlenen tutanak münzisi tanığın ifadesinin davalı beyanlarını destekler nitelikte olduğunu, yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, kanunun amir hükmü gereği herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, sürücü ... 'ın tebligata rağmen keşfe katılmadığını, kamyon adına kayıtlı olan Temaş Müh. İnş. Haf. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti isimli firmaya müzekkere yazılmadığını, kamyonun ne sebeple şantiye alanında olduğunun sorulmadığını, sigortanın ekspertiz raporunda hasarın rucu imkanı olmadığının belirtildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih, 2022/162 Esas - 2022/619 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; olay tarihi olan 27.04.2013 tarihinde davacıya “Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olan, dava dışı sigortalı Temaş Temel Müh. Nak. İn. Haf.Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan  ... plakalı aracın ... sevk ve idaresinde iken, hafriyat taşıdığı esnada sol arka lastiğinin zeminin toprak olması nedeniyle oluşan boşluğa kayarak sol tarafa devrilmesi sonucunda meydana gelen kaza nedeniyle davacının sigortalıya ödediği tazminatın davalıdan tahsili için takip başlattığı, takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>TTK'nın 1472. maddesinde \"(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>TTK 1472‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının,  onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. <br>Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişki ise 6098 sayılı TBK'nın 49. vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleridir. Başka bir söyleyişle davacının halefi olduğu alacağın kaynağı haksız fiildir.<br>Eldeki olayda; davalı taraf öncelikle istinaf talebinde yetkiye itiraz etmiş ise de; davaya konu olayın Kocaeli ili sınırlarında gerçekleştiğinin anlaşılması nedeniyle 6100 sayılı yasanın 16.maddesi gereği Kocaeli mahkemelerinin de yetkili olması nedeniyle mahkemece yetki itirazının reddi yerindedir. <br>2918 sayılı yasanın 109/4.maddesine göre; Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.  Eldeki olayda davacının en son ödemesini 10.09.2013 tarihinde yaptığı, ödemenin rücusu için öncelikle Kocaeli Büyükşehir Belediyesine başvuru yaptığı, 03.07.2015 tarihli  Kocaeli Büyükşehir Belediyesi cevabında hafriyat işini yapan kişinin davalı olduğunun bildirildiği, bu şekilde davacının hasar sorumlusunu öğrendiği, 2 yıllık zamanaşımı süresinin 03.07.2015 tarihinden itibaren başladığı, takip tarihi olan 15.12.2015 tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından mahkemece zamanaşımı itirazının reddi yerindedir.<br>Dosyadan alınan 10.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda kusur yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, olay yerinde mahkemece keşif yapılması sonunda düzenlenen 28.12.2017 tarihli raporda olayın hafriyat taşınması sırasında meydana geldiği, hafriyat işinden sorumlu olan davalının toprak zeminin gereken mukavemette kaplama durumunu hazırlamadığından meydana gelen kazada davalının %100 kusurlu olduğunun değerlendirildiği, anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu görülmüştür. Davalı taraf, davacının sigortalısının olay mahalline izinsiz girdiğini beyan ederek zarardan sorumlu olmadıklarını beyan etmiş ise de; kaza tespit tutanağında davacının sigortalısının hafriyat taşıma yaptığı esnada olayın meydana geldiğinin tespit edildiği, davalı taraf plaka listesinde kazaya karışan aracın olmadığını beyan etmesine rağmen bu hususta ilgili plaka listesini dosyaya sunmadığı gibi, davalının hafriyat sahasında izinsiz hafriyat taşınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, anılan aracın davalının bilgisi dışında hafriyat alanına izinsiz girdiği hususunda başkaca bir delil de dosyaya ibraz etmediğinden mahkemece rapor doğrultusunda karar verilmesi isabetlidir.<br>Mahkemece hüküm kısmının 1-c maddesinde \"Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verildikten sonra devamında \"davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" yazılmış ise de anılan kısmın sehven yazıldığı ve esasa etkili olmadığı değerlendirildiğinden bu husus kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 989,90-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 247,50-TL'nin mahsubu ile kalan 742,40-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea0c82e25ed79dd7","SID":"7a3215e2cbe31ed8"}}