{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/882 <br>KARAR NO: 2024/717 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/12/2022<br>NUMARASI: 2021/732 (E) - 2022/936 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kusurlu olduğu trafik kazası nedeni ile müvekkilinin vücudunda kemik kırığı meydana gelecek derecede yaralanmasına sebep olduğunu, bu nedenle 40.000 TL manevi tazminat ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve davalı ... Anonim Şirketi vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; \"Maddi tazminat yönünden, davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın HMK'nin 114/2 yollamasıyla KTK'nin 97. maddesindeki dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nin 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine; davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 292,72 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 252,80 TL tedavi-yol gideri olmak üzere toplam 545,52 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'ten 11/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; manevi tazminat yönünden, davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten 11/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının olayda kusursuz olduğunu, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya içeriğine uygun olmadığını, ATK raporunun yanlı ve olaya uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlidir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf sebebi olarak mahkemece tarafların kusur durumlarının dosya içeriğine aykırı olduğu ve manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu ileri sürülmüştür.  Dosya içeriğinden, trafik kazasının meydana gelmesinden sonra olay yerinde trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmediği, davalı araç sürücüsü ile ilgili ceza mahkemesinde açılan davada davalı sürücünün tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince davalı (ceza dosyasında sanık) tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.  Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ceza mahkemesince mahkumiyet hükmüne dayanak olan bilirkişi raporuyla örtüştüğü, rapor içeriklerinin dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu ve dolayısıyla davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. -Manevi tazminat bakımından;  6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı  ile davalıların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarında isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  6-Dairemizce verilen kararın niteliği ve kapsamı itibarıyla davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine Dairemizin 08/09/2023 tarihli ara kararıyla konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8b52a62121a2a21","SID":"1d8e5c4b7f9abee7"}}