{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/110 Esas<br>KARAR NO: 2024/529<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2018/168 Esas, 2020/531 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 14/06/2017 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili yüklenicinin edimini ifa ettiğini ve sözleşmeye konu standı hazırlayıp süresinde davalıya teslim ettiğini, sözleşmede iş bedelinin 5.000,00 Euro olarak kararlaştırıldığını, ancak davalının 2.500,00 Euro bakiye borcunu ödemediğini, bakiye borcun ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin 4.5 maddesi gereği 50.000,00 TL tazminatın da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu nedenle davalı aleyhine toplam 60.393,50 TL alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca haksız itiraz ettiğini, davalının borca itirazı haksız olduğu gibi sözleşmede kararlaştırılan İstanbul İcra Dairelerinde takip başlattıklarından yetkiye itirazının da haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve %25'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevabında; takipte ve davada müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İzmir İcra Daireleri ve İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının sözleşmede taahhüt ettiği işlerin bir kısmını eksik bıraktığını, diğer kısmını da ayıplı ifa ettiğini, davacının sorumluluğunda olan elektrik tesisatının yapılmadığını, standın da kararlaştırılan ölçüde yapılmadığını, bu nedenle fuar firmasının standın uygun olmadığı ve bu nedenle elektrik verilmeyeceğini bildirmesi üzerine müvekkili şirketin fuarın ilk gününden yararlamadığını, müvekkili şirket yetkilisinin tüm sorumluluğun kabul edildiğine dair taahhüdü üzerine standın kullanımının sağlandığını, müvekkili firmanın adının bozuk ve kırık olarak standa yapıştırıldığını, stant kurulumu yapan davacının ödemesi gereken inşa etme bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, fuar bitiminde standı kaldırma ve temizleme işinin davacı tarafından yapılması gerekirken müvekkili tarafından yapıldığını, tüm bu eksik ve ayıplı işlerin fuar firmasının koordinatörü tarafından imzalanan tutanak ile de tespit edildiğini, yükümlülüklerini ihlal eden davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını savunarak davanın reddine ve davacının % 20'den az olmamak üzere tazminata  mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; icra takibinin ve davanın sözleşmede kararlaştırılan İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinde açılması nedeniyle davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazının haksız olduğu, davacının stand kurulum işini eksik ve ayıplı ifa ettiği, bu nedenle kalan iş bedeli ve cezai şartın talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın  reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının çalışanları olan tanıkların beyanına dayanarak düzenlenen rapor dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, davalının eksik iş yapıldığı savunmasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini,  sözleşmede ilk peşinatın geciktirilmesi ya da yapılmaması durumunda, standın eksikliklerinden müvekkili yüklenicinin sorumlu tutulamayacağına dair hüküm yer aldığını, davalının da ilk peşinat ödemesini geciktirdiğini, bu nedenle eksik işlerden müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, davalının kalan bakiye alacaklarını fuarın ilk günü ödemesi gerekirken ödemediğini, bu nedenle bakiye alacakları ile 50.000,00 TL tazminatın ödenmesi gerektiğini  belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, stand kurulum iş bedelinin ve ceza koşulunun tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı şirketin 10.393,50 TL bakiye hizmet bedeli ile 50.000,00 TL tazminat alacağı olmak üzere toplam   60.393,50 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı yüklenicinin stand kurulum işini eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde mimar ve mali müşavir bilirkişilerden alınan raporda; davacının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükleri dikkate alındığında işi eksik ve ayıplı yerine getirdiği, davacının bakiye ücret ve tazminat alacağı bulunmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında, yurt dışında gerçekleştirilecek ve davalı işverenin katılacağı fuar için davacının stand kurulumu işini ifa etmesi hususunda sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin 3.1. maddesine göre davacının yükümlülükleri; \"-Projesi onaylanmış ekteki tasarım aynen uygulanacaktır. -Stand montajı ve demontajı yapılacaktır. -Elektrik sistemi ... Hizmetleri tarafından sağlanacaktır. -Aydınlatma sistemi ... tarafından kurulacaktır. -Stantta 3 Adet masa, 13 Adet sandalye, 1 Adet infodesk, 1 Adet bar taburesi olacaktır. -Stand içerisinde askılık, ketle, çöp kovası ve mini buzdolabı bulunacaktır. -Firmanın logosu dekota baskı olacaktır. -Fuarların bitişinde standın de-montajı ve nakliyesi ... tarafından yapılacaktır\" şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasında akdedilen 14/06/2017 tarihli sözleşme dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470-486 maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenici, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek, yüklendiği işi sözleşme ve yasa hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlamak zorundadır. İş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. 6098  sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesinde ‘’Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. ‘’ düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, dava dışı fuar organizatörünün imzasını içeren tutanak, tanık beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında; standın elektrik tesisatının yapılmadığı ancak fuar ekibinin yardımıyla bağlantı sağlandığı, stand ölçülerinin kararlaştırılan ölçüde olmadığı, davalı logosundaki P harfinin bozuk ve kırık olduğu, stand içerisinde temin edilecek malzemelerin verilmediği, davacı yüklenicinin fuar bitiminde standın kaldırılması ve temizleme işini de yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde, iş sahibinin, yükleniciden edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerekir. Davacı yüklenicinin edimini eksik ve ayıplı ifa ettiği anlaşıldığına göre, ilk derece mahkemesinin bakiye ücret alacağı ile koşulları oluşmayan ceza-i şarta ilişkin talebinin  reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Hernekadar davacı taraf, davalı işsahibinin ilk peşinat ödemesini sözleşmede kararlaştırılan zamanda yapmadığını, bu nedenle sözleşmenin 3.2 maddesi gereği eksikliklerden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüşse de, sözleşme gereği iş bedelinin % 50'sinin sözleşme haftasında ödenmesi gerektiği, davalının sözleşmenin imzalandığı gün peşinatı ödediği, bu nedenle peşinat ödemesinde gecikme bulunmadığı anlaşıldığından, sözleşmenin 3.2 maddesinin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/168 Esas,  2020/531 Karar ve 07/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd78f138a2fe2041","SID":"01512fd91b91a7c4"}}