{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/351 Esas<br>KARAR NO: 2024/530<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2023<br>NUMARASI: 2020/696 Esas, 2023/506 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirketlerin oluşturduğu ... İnşaatı Adi Ortaklığı arasında imzalanan 2015 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalıların yapımını üstlendiği İstanbul Havalimanı inşaatında operatörlü beton pompası kiralama hizmeti vermeye başladığını, müvekkilinin 10/08/2017 tarihine kadar 3.116.621,84 TL tutarında hizmet verdiğini ve faturalar düzenleyerek davalıdan tebliğ ettiğini, davalı adi ortaklığın 3.033.437,45 TL ödeme yaptığını, bu nedenle 81.184,39 TL borcu kaldığını, ancak davalının 52.000,00 TL borcu kaldığını beyan etmesine rağmen bu tutarı da ödemediğini, bunun üzerine 52.000,00 TL alacakların tahsili için takip başlattıklarının, davalıların takibe haksız itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan İstanbul İcra Dairesinde takip başlattıklarından davalıların takipte yetkiye itirazının haksız olduğunu, müvekkilinin  81.184,39 TL alacağı bulunup icra dosyasında 52.000,00 TL talep edildiğinden borca itirazın da haksız olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmalarına rağmen anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek takibe itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalılar vekili cevabında; davacı ile müvekkili adi ortaklık arasında Akaryakıt Sözleşmesi de bulunduğunu ve davacının akaryakıt ihtiyacını müvekkilinden karşıladığını, davacının Akaryakıt Sözleşmesi kapsamında vermesi gerektiği 50.000,00 TL teminat mektubunu vermemesi üzerine bu tutarın davacının cari hesabında nakit teminat olarak bloke edildiğini, nakit teminat tutarının 26/02/2018 tarihinde davacıya iade edildiğini, davacı çalışanlarının barınma, sağlık ve yemek hizmetlerini müvekkilinin sağladığını, davacının iş makinesi kiralama sözleşmesi kapsamındaki hakedişlerinin; damga vergisi kesintileri ve mahsuplaşma işlemleri yapıldıktan, müvekkili tarafından verilen hizmet bedellerine düşüldükten ve Akaryakıt Sözleşmesi kapsamında alınan motorin satış bedelleri  de dikkate alınarak davacıya eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ve müvekkilinin borcu kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davacı vekilinin davalıdan en az 50.000,00 TL alacakları olduğunu beyan ettiği, davalının takipten sonra ve itirazın iptali davasından önce 50.000,00 TL'yi haricen ödediği ve borcunun kalmadığı, davadan önce borcun tamamen ödenmesi nedeni ile itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalılar hakkında 14/02/2018 tarihinde 52.000,00 TL asıl alacağın tahsili için takip başlattıklarını, davalıların borca itiraz etmelerinden sonra dava açılmadan önce 26/02/2018 tarihinde 50.000,00 TL ödediğini, yapılan ödemenin icra müdürülüğünce infaz sırasında dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle mahkemece davanın kabulü ile davalıların takibe itirazının iptaline, takibin devamına, 50.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıların davadan önce borcu ödedikleri, bu nedenle itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1- Davacı icra takibinde 52.000,00 TL asıl alacağın tahsili talebinde bulunmuş, takip tarihinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce davalılar 50.000,00 TL'yi haricen ödemiştir. Davacı istinaf dilekçesinde, alacaklarının daha fazla olduğuna ilişkin somut bir itiraz nedeni ileri sürülmeyip, genel olarak davanın kabulü ile takibe itirazın iptaline, yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Alacağın daha fazla olduğuna yönelik herhangi bir gerekçe ileri sürülmediğine ve ilk derece mahkemesinin davacının takip tarihi itibariyle 50.000,00 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesinde kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmamasına göre, davacının alacağın daha fazla olduğuna dair istinaf nedeni yerinde değildir. Ne var ki mahkemece icra takibinde talep edilen ancak davadan önce ödenmeyen 2.000,00 TL alacak tutarı yönünden, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, 2.000,00 TL asıl alacak yönünden de davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Diğer taraftan davacı; davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. Çözülmesi gereken husus; icra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce asıl borcun ödenmesi halinde, itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı, yapılan ödemenin infazda dikkate alınması yönünde karar verilmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. İcra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce yapılan ödemenin, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi  takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.  Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. \"..İtirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir.Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir.\" (Yargıtay HGK'nın 2020/(19)11-445 Esas, 2022/1077 Karar sayılı kararı) Somut olayda, davacı 52.000,00 TL asıl alacağın asıl alacağa yasal avans faizi yürütülerek tümünün masraf ve vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödeme halinde BK 100.madde uygulanarak borçludan tahsili talebinde bulunmuş, takip tarihinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce davalılar 50.000,00 TL'yi haricen ödemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davacının asıl alacağı 50.000,00 TL olup, bu borçta itirazın iptali davası açılmasından önce haricen ödenmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay HGK kararı ve Yargıtay 19. HD'nin 12.02.2013 tarihli ve 2012/14401 E., 2013/2607 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemece yapılacak iş; 50.000 asıl alacağın takipten sonra fakat davadan önce ödendiği dikkate alınarak 50.000,00 TL asıl alacağa yönelik olarak dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bu miktar asıl alacakla ilgili davanın dava şartı yokluğundan reddine, icra takibinde alacağın fer'ileri olarak istenen talepler yerine getirilmediğinden ve o talepler bakımından itirazın iptaline karar verilmedikçe yerine getirilmesi de mümkün olmadığından icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretine yönelik itirazın iptali ile takibin bu yönler bakımından devamına karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında 50.000,00 TL asıl alacağa yönelik dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından, bu miktara ilişkin davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2.000,00 TL asıl alacak yönünden davanın reddine, davadan önce ödenen 50.000,00 TL asıl alacağa ilişkin icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretine yönelik itirazın iptali ile takibin bu yönler bakımından devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/696 Esas, 2023/506 Karar ve  04/10/2023 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında hüküm TESİSİNE, 2-a) 50.000,00 TL asıl alacağa yönelik dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından, 50.000,00 TL asıl alacakla ilgili davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, kalan 2.000,00 TL asıl alacak yönünden davanın ESASTAN REDDİNE, b) Davalının 50.000,00 TL asıl alacağa ilişkin, asıl alacağın ödeme tarihine kadar işlemiş faiz,  icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretine yönelik takibe itirazın iptali ile takibin bu yönler bakımından DEVAMINA, c)Davacının icra tazminatı talebinin REDDİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 628,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 200,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE, e) Davacı tarafından karşılanan harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (Takibin devamına karar verilen icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri dava değeri içerisinde yer almadığından ve dava reddedildiğinden) f)Davalı ... Ticaret A.Ş tarafından yapılan  1.208,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya VERİLMESİNE, g)1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili HAZİNEYE İRAT KAYDINA, h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, I) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalılar  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 1.007,85 TL istinaf harçları ile 158,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 1.165,85‬ TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalılar tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının  taraflara İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1b747ccdfd44f2b","SID":"158b9291e46eef56"}}