{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1119 Esas<br>KARAR NO: 2024/750<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/04/2022<br>NUMARASI: 2020/71 Esas -  2022/56 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin meşrubat sektöründe faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde tescilli birçok markasının olduğunu, 25.10.2016 tarihli ... sayı ile tescilli ... markasının sahibi olduğunu, davalı taraflarca ... tescil numaralı \"... \" markasının tescil edilmiş ve davacı markasıyla iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığını, bu markanın kötüniyetli tescil edildiğini, davalının davacıya ait tasarımı taklit etmekte ve tescilli markasına alenen tecavüz ettiğini, davacıya ait ürün bir  içeceği iken aynı şekilde davalı tarafın ürettiği ve pazarladığı taklit ürün de enerji içeceği olduğunu, tanınmışlığından haksız şekilde fayda sağlandığını, markaların benzer olduğunu, tüketici nezdinde iltibasa neden olduğunu, davalı yanın haksız kazanç sağladığını, markadaki görselin tescilsiz tasarım hükümlerine göre korunduğunu ve tasarım hakkından kaynaklı haklara tecavüz eylemlerinin mevcut olduğunu, eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenlerle; davalı adına tescilli ... markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı markasının kullanımın önlenmesi, fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiilinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması ve yasada düzenlenmiş tedbirlerin (6769 sayılı SMK 149. Maddesi kapsamında) alınmasına, davacıya ait tasarımın aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle yapılan haksız rekabetin tespitine ve men' ine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının davalı aleyhine dava hakkının olmadığını, kötü niyetle bu davayı açtığını, davalı şirketin 1990 yılında bu yana ... Makine Tic ve San Limited ünvanı altında faaliyet göstermeye başladığını, ana faaliyet alanlarının hidrolik mekanik beton dağıtıcılar ve beton sevk elemanları olduğunu, www.....com.tr adresli web sitesinde şirket bilgilerinin yer aldığını, davalının mevcut markasında tescilli tasarımın “...” markasının tamamen özgün olduğunu, davacının tasarımının TPMK tarafından iptal edildiğini, davalının ticaret unvanının Kılavuz unsurunu kullanarak ... markasını oluşturduğunu, taraf markalarının yazı karakterlerinin ve markada bulunan görsel şeklin farklı olduğunu, markada  ...” ibaresinin olduğunu, bu haliyle markaların birbirinden farklı olduğunu, tüketici nezdinde iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, ... ibaresinin sektörde 30 yıldır kullanıldığını, davalının ..., ..., ...,..., ...,..., ... ve ... no ile tescilli markalarının olduğunu ve tüm markalarında ... ibaresini kullandığını, davalının davacı şirketin tanınmasından faydalanmaya ihtiyacının olmadığını, davalının kullanımlarının hukuken meşru olduğunu, davacının markasının iptal edilmiş olduğunu, bu nedenle tasarıma ilişkin herhangi bir talep hakkının da bulunmadığını, davalının markasının tanınmış bir marka olmadığını, markaların tescil kapsamları göz önüne alındığında hitap ettikleri tüketici kitlesinin de farklı olduğunu, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih ve 2020/71 Esas - 2022/56 Karar sayılı kararıyla; \".. davacı şirketin ... numaralı ... markasının 32. sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... markasının 32.sınıfta davacı markası ile aynı emtialarda tescilli olduğunun anlaşıldığı, mahkememizce aldırılan 15/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalının davaya konu markasının tescilli olduğu 32.sınıfta yer alan emtialar bakımından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, ayrıca marka hakkına tecavüz koşullarının da mevcut olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda aynı bilirkişi yanına yiyecek - içecek sektöründe uzman bilirkişi eklenmek suretiyle 02/08/2021 tarihli ek rapor alındığı, kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, haksız rekabet yönündeki değerlendirmenin mahkememiz takdirine bırakıldığı, buna göre, davacının ... numaralı ... ibareli markanın 32.sınıfta yer alan \"Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları. Kaynak suları. Sofra suları. Sodalar. Sebze ve meyve suları. Bunların konsantreleri ve özleri. Meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)\" emtialar yönünden tescilli olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... + şekil markasının 04, 07, ve 32. sınıflarda tescilli olduğu ayrıca davalı adına davaya konu edilmeyen davacının markasının tescilli olduğu 32. sınıf dışındaki farklı sınıflarda tescil edilmiş, ... numaralı ... Makina Tic. San. Ltd. Şti + Şekil ibareli markanın iş makineleri emtialarında, .... numaralı ... Zemin + Şekil ibareli markanın 07. sınıfta tescilli markalarının mevcut olduğu, bu markaların tescil tarihlerinin davacıya ait ... numaralı markadan önce olduğu fakat bu markaların farklı sınıflarda tescil edildiği, yine davacının ticari unvanı incelendiğinde ... ibaresinin unvanın esas unsuru olduğu, öncelikle davalı adına davacının ... numaralı markasından daha önceki tarihte tescil edilen ... ve ... numaralı markaların davacı markasının tescilli olduğu sınıflardan farklı olması sebebiyle, davaya konu 32. sınıflar yönünden davalıya ... markası üzerinde öncelik hakkı tanımadığı, yine her ne kadar davalı şirketin ticari unvanının ... esas unsurundan oluşturulmuş ise de ticari unvan ile markaların fonksiyonları farklı olup ayrıca davalının ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, faaliyet alanının her türlü sanayi ve iş makineleri, cihazları ve bunların ithalat, satım ve pazarlamasına ilişkin olduğu, davaya konu 32.sınıfta yer alan emtialar bakımından faaliyet alanının yer almadığı, davacının ... numaralı ... markası ile davalının davaya konu ... numaralı ... markaları karşılaştırıldığında esas unsurun ... ibaresi olduğu, davalı markasında yer alan ... ibaresinin tanımlayıcı mahiyette olduğu, buna göre taraf markalarının esas unsurlarının birebir ayrı olduğu, bu bakımdan kelime ve fonetik bakımından markaların aynı olduğunun tespit edildiği, markaların tescilli olduğu sınıflar incelendiğinde ortak olarak 32.sınıfta yer alan \"Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları. Kaynak suları. Sofra suları. Sodalar. Sebze ve meyve suları. Bunların konsantreleri ve özleri. Meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)\" emtialarda tescilli olduğu bu nedenle 32.sınıfta yer alan emtialar bakımından markaların esas unsurlarının birebir aynı olması sebebiyle iltibas oluştuğu, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, 32. sınıfta yer alan emtialar yönünden davacı markasının davalı markasına nazaran daha önce tescilli olduğu, bu sebeple davacının ... markası üzerinde 32. sınıfta yer alan emtialar bakımından davalıya göre öncelik ve üstün hak sahibi olduğu, bu sebeple davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiği, davacı tarafından kötü niyetli tescil iddiasında da bulunulduğundan bu yönde yapılan değerlendirmede, davalı şirketin ticari unvanında yer alan ticari unvanın esas unsurunun ... ibaresi olması, 1990 yılından beri bu ticari unvan ile faaliyet göstermesi ayrıca ... esas unsurlu birçok markanın sahibi olduğu düşünüldüğünde, davaya konu ... sayılı ... markasını tescil ettirmesinin kötü niyetli tescil olmadığı, kötü niyetli tescil iddiasını ileri sürenin ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından buna ilişkin soyut iddialar dışında herhangi bir delil sunulmadığından kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlük talebi bakımından davanın reddine; Marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz yönünden yapılan değerlendirmede; taraf markalarının ortak olarak 32.sınıfta yer aldığı, özellikle her iki markanın da enerji içeceği ürünü olarak piyasaya sunulduğu, markaların esas unsurunun ... ibaresinden oluşup birebir aynı olması ve yine ortak olarak enerji içeceği sektöründe kullanılması sebebiyle markalar arasında iltibas oluştuğu, davacının davalıya nazaran marka üzerindeki enerji içeceği emtiası bakımından öncelik ve üstün hak sahibi olması sebebiyle bu durumun davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, her ne kadar davalı markası tescilli ise de SMK 155/1 maddesi uyarınca tecavüz davasında sahip olunan sınai mülkiyet hakkının daha önceki başvuru veya rüçhan hakkına sahip kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden davalının tescilli markasını kullanmasını marka hakkına tecavüzü engelleyemeyeceği, bu sebeple marka hakkına tecavüz yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği; Tasarım hakkına tecavüz yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının tescilli bir tasarım hakkına sahip olmadığı, davacının davaya konu ... numaralı markanın sadece kelimeden ibaret olup herhangi bir şekil içermediği, yine davacının markasını kullandığı ürün üzerindeki tasarım ile davalı markasında yer alan şeklin de birbirlerinden çok farklı oldukları anlaşıldığından, tasarım hakkına tecavüze ilişkin başkaca delil de sunulmadığından tasarım hakkına tecavüz yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.  Haksız rekabet yönünden ise; taraf markalarının esas unsurunun birebir aynı olan ... ibaresinden oluşması yine tarafların enerji içeceği alanında faaliyette bulunması sebebiyle bu durumun karışıklığa sebebiyet vereceği, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi yukarıda belirtilen TTK 55/1-a-4 maddesi uyarınca davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin enerji içeceği emtiası bakımından davacı marka ve ürünleri ile karışıklığa sebebiyet verdiğinden haksız rekabet yönünden de davanın kabulüne; münhasıran ... içeceği markasının üretildiği makine ve teçhizat tespit edilemediğinden davacı tarafından da buna yönelik delil sunulmadığından, bu yöndeki sair talebin reddine karar verilerek, neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil şirketin TPMK nezdinde tescilli birçok markası bulunduğunu, davaya konu ... sayı ile tescilli ... markasının da sahibi olduğunu, tescilsiz tasarımla meşrubat sektörü alanında gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında aktif ve yoğun şekilde kullandığını, gerek tasarım gerekse marka üzerinde münhasır hak sahibi olduğunu,... markasının müvekkil ile anılan ve kullanıldığı sektörde fazlasıyla ayırt edicilik kazanmış bir marka olduğunu, bu sebeple davamızın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Davalı tarafından müvekkil marka ve yazı karakteri taklit edilerek, bu taklit ürün kendi markasının adı altında pazara sunulduğunu, ürünlerin aynı sektörde ve sınıfta olduğunu, işbu  sebeple  davamızın hükümsüzlük yönünden tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Bilirkişi raporlarında, tescilli müvekkil markası ile davalı markası aynı emtia sınıfında (30.sınıf) tescilli olup, markaların ayrıntılı olarak karşılaştırılması neticesinde her iki markanın iltibas oluşturacak şekilde benzerliğinin mevcut olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin her iki marka arasında ayniyet derecesinde benzerlik kurması ve benzerlik nedeniyle yanılgı yaşamasının söz konusu olduğu, yine bu bağlamda müvekkilin marka haklarına tecavüz koşullarının mevcut olduğu sonucuna varıldığını, Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluştuğunu kabul eden mahkemenin bu kararla çelişkili bir şekilde hükümsüz yönünden davamızın kısmen reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, Tasarım hakkına tecavüzün reddi kararı yönünden ise; davalı tasarımı hakkında tecavüz talebimiz bulunmamakta olup, esasen müvekkile ait markanın aynısının kullanılmasının ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılmasıyla haksız rekabetin tespitini talep ettiklerini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil şirket, davaya konu ... markasını oluştururken; öncelikle ticari unvanından, sektörde tanınmasına olanak sağlayan sözcüklerden, yine geçmişinde emek, mesai ve masraf harcayarak oluşturduğu şekillerden, renklerden, yazı fontlarından faydalanmış ve günümüzde kullandığı ve kullanmaya da devam ettiği tüm markalarla paralellik oluşturduğunu, müvekkilin kendi adına tescilli “...” markasının tamamıyla özgün olduğunu, nitekim  mahkeme gerekçeli kararında da bu hususun tespit edildiğini, Bir an için müvekkil şirketin markasının davacı markası ile benzer olabileceği varsayımında dahi, müvekkil şirketin ticaret unvanını, ticari faaliyetlerinde kullandığı markada kullanma hakkının da gözetilmesi gerektiğini, bu noktada; markalar arasındaki farklı unsurların, bu bakış açısı ile değerlendirilmesi, çatışan menfaatlerin dengelenmesi ve iki tarafın da haklarının korunmasının önem arz ettiğini, İki marka karşılaştırıldığında; yazı karakterlerinin farklı olduğu, müvekkil markasının üstünde melek kanadı figürü olduğu, bu melek kanadı figürünün sağ kanadının gri renkten, sol kanadının gri ve kırmızı renklerden oluştuğu, davacının markasının rengi tamamıyla siyahken müvekkilimizin markasının tamamıyla kırmızı renk olduğu, davacının markasının tekrar eden ve bitişik olarak yazan ... kelimesinden oluştuğu, müvekkil markasında ... kelimesi ile birlikte ayrı olarak yazan \"...\" kelimesinin bulunduğunu,Tüm bu hususlara göre; davacı markası ile müvekkile ait markanın birbirinden çok farklı olduğunu, bu markaların iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, Alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun yetersiz olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde bu hususu ayrıntılı olarak beyan ettiğimiz halde mahkemece itirazlarımız göz önünde bulundurulmaksızın hatalı rapor üzerinden hüküm kurulduğunu, Müvekkil markası ile davacı markası arasında esas unsurlarla birlikte genel izlenimi etkileyecek birçok hususta farklılıklar bulunduğunu, Mahkemenizce de ilk bakışta iki markanın birbirinden farklı olduğunun anlaşılabileceğini, zira markalar arasında görünüş, okunuş ve anlamsal olarak bulunan farklılıklar olduğunu,  bu markaların iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, Bilirkişilerce farklı olan unsurların markaların benzerliğinin ortadan kaldırmadığı beyan edilmişse de; işbu kanaatler raporda yer alan diğer hususlar ve bilirkişilerin kendi görüşleri ile çeliştiğini, yine müvekkil markasında kendi unvanını kullanma hakkının korunması gereği de bilirkişilerce değerlendirmeye alınmadığını, ... ibaresi TPMK nezdinde 32. sınıfta tescilli başkaca markalarda da geçtiğini, işbu markalar ile davacının markası arasında iltibas olmadığı kabul edilmekte iken müvekkile ait markanın iltibasa sebebiyet vereceğinin iddia edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece haksız rekabet yönünden davanın kabulüne hiçbir somut dayanak bulunmadığını, müvekkil kendi adına çözümü yargıya bırakılan “markanın hükümsüzlüğü” uyuşmazlığın, müvekkil şirketin bugüne kadarki fiillerini haksız rekabet olarak nitelendirmeye dayanak oluşturduğunun kabul edilemeyeceğini, Nitekim dosyadan alınan bilirkişi raporunda dahi davaya konu olayın haksız rekabete ilişkin TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet teşkil etmediği anlamına gelebilecek ifadelere yer verildiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının 32. sınıfta yer alan \"Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. maden suları. kaynak suları. sofra suları. sodalar. sebze ve meyve suları. bunların konsantreleri ve özleri. meşrubatlar. enerji içecekleri (alkolsüz)\" emtialar bakımından Kısmen hükümsüzlüğüne, -Tasarım hakkına tecavüz talebi yönünden davanın REDDİNE, -Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden  davanın KABULÜ  ile,  davalı tarafından davacının ... numaralı markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, bu kapsamda davalı tarafından ... markasının  32. sınıfta yer alan enerji içecekleri emtiasında kullanılmasının yasaklanmasına, kullanılan her türlü ürün ve materyallere bulundukları yerde el konulmasına, ... markasının her türlü ortamda fiilen ve internet ve sosyal mecrada tanıtımının ve satışının yapılmasının yasaklanmasına.\" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının ... markasının 32. sınıfta ... numara ile tescil ettirdiği, davalının ise ... numaralı ... markasının 32. sınıfta aynı emtialarda tescilli olduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunana bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının esas unsurun ... ibaresi olduğu, buna göre taraf markalarının esas unsurlarının birebir ayrı olduğu, kelime ve fonetik bakımından markaların aynı olduğu, markaların ortak olarak 32. sınıfta yer alan \"Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. maden suları. kaynak suları. sofra suları. sodalar. sebze ve meyve suları. bunların konsantreleri ve özleri. meşrubatlar. enerji içecekleri (alkolsüz)\" emtialarda tescilli olduğu, bu nedenle 32.sınıfta yer alan emtialar bakımından markaların esas unsurlarının birebir aynı olması sebebiyle iltibas oluştuğu, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, 32. sınıfta yer alan emtialar yönünden davacı markasının davalı markasına nazaran daha önce tescilli olduğu, bu nedenle bu sınıfta yer alan emtialar bakımından davacının davalıya göre öncelik ve üstün hak sahibi olduğu anlaşıldığından mahkemece açıklanan sınıftaki emtialarla sınırlı olarak hükümsüzlük kararı vermesi isabetlidir. Davalı şirketin ticari unvanında yer alan ticari unvanın esas unsurunun ... ibaresi olması ve 1990 yılından beri bu ticari unvan ile faaliyet göstermesi, ayrıca ... esas unsurlu birçok markanın sahibi olduğu düşünüldüğünde, davalının davaya konu ... markasını tescil ettirmesinin kötü niyetli olmadığı yönündeki değerlendirme de yerindedir. SMK 155.maddesi uyarınca, tescilli marka kullanımının tecavüz davalarında önceki hak sahibine karşı savunma olarak kullanılamayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, 32. sınıfta yer alan emtialar yönünden davacı markasının davalı markasına nazaran daha önce tescilli olduğu, bu nedenle bu sınıfta yer alan emtialar bakımından davacının davalıya göre öncelik ve üstün hak sahibi olduğu anlaşıldığından, davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından; mahkemece marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin varlığı gerekçesiyle bu istemlerin kabulüne karar verilmesi de yerindedir. Mahkemece \"Tasarım hakkına  tecavüz yönünden davanın reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili ise, tasarım hakkına tecavüz yönünden açıkça bir taleplerinin bulunmadığını, tescilsiz tasarım yönündeki açıklamaların haksız rekabet kapsamında yapıldığını ileri sürmüş ise de; davacının dava dilekçesindeki \"... davalının davacıya ait tasarımı taklit etmekte ve tescilli markasına alenen tecavüz ettiği, ...markadaki görselin tescilsiz tasarım hükümlerine göre korunduğu ve tasarım hakkından kaynaklı haklara tecavüz eylemlerinin mevcut olduğu\"  ifadeleri ile, 26/11/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında mahkemenin uyuşmazlığı \"... ayrıca bu tescilin müvekkili markasına ve tasarımına tecavüz ve haksız rekabet de oluşturduğu.\" şeklinde tespit etmiş olmasına ve davacı vekilinin de içeriği onaylaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının işbu davada tescilsiz tasarıma tecavüz iddiası ve buna ilişkin tespiti, durdurulması, önlenmesi isteminin bulunduğu gözetildiğinde mahkemece yerinde gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından; tüm bu açıklamalar ışığında taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a095b2a2c3328e6","SID":"e710e8c75287736c"}}