{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2030 <br>KARAR NO: 2024/566<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2023<br>NUMARASI: 2023/634 Esas - 2023/579 Karar<br>DAVA: Kıymetli Evrak İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili olan davacı şirket lehine, ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, ... Bankası A.Ş. Mersin Şubesi, ... seri nolu, 11.10.2023 keşide tarihli, 78.000-TL bedelli çek keşide edildiğini, müvekkili lehine keşide edilen çekin müvekkili firmaya teslim edilmek üzere 29.08.2023 tarihinde kargoya verildiğini, ancak çekin kargoda kaybolduğunu, keşideci firma tarafından Mersin 1.ATM'nin 2023/734 E. Sayılı dosyası ile çekin iptali talep edilmişse de keşidecinin çekin zayii nedeniyle iptali talebinde bulunamayacak olması nedeniyle davanın reddedildiğini belirterek bilgileri belirtilen çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; somut olayda dava dilekçesindeki beyanlardan davaya konu çekin dava dışı keşideci tarafından davacıya gönderilmek üzere verildiği kargoda ve henüz davacıya ulaşmadan kaybolduğu, çekte her ne kadar lehtar  olarak  davacının adı yazılmış ise de çekin henüz davacıya teslim edilmeden kaybolması ve \"teslim\" söz konusu olmamasına göre davacının hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; bahsi geçen çekle ilgili keşideci firma tarafından dava açıldığını, ancak davanın reddine karar verildiğini, mahkemece müvekkilinin hukuki yararı olmadığına karar verilmiş ise de davayı kimin açacağı hususunda açıklık bulunmadığını, bahsi geçen senette zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğunu, 10 yıl boyunca yazılı delil başlangıcı vasfını taşıyacağını, bu nedenle müvekkilinin senedin iptalini istemekte hukuki yararının bulunduğunu, müvekkilinin her an için dava ve icra takibine muhatap olma durumunun mevcut olduğunu, bu nedenle davanın açılmasında müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava,  hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK'nın 651 ve 652'de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. Dosyaya sunulan evrakların  incelenmesinde; iptali istenen çekin keşidecisinin ...Ltd Şti, çekin lehdarının  davacı şirket olduğu, söz konusu çekin keşideci tarafından kargo ile davacı lehtar şirkete gönderildiği sırada kargoda kaybolduğu ve davacı şirkete ulaşmadığı  anlaşılmaktadır. Çekin tedavüle çıkarılması, düzenleyenin çeki doldurup imzaladıktan sonra, zilyetliğini başka bir kimseye intikal ettirmesiyle sağlanır. Çek üzerinde lehtarın hak sahibi olabilmesi; düzenleyen ile lehtar arasında bir zilyetlik anlaşması olması ve senet zilyetliğinin lehtara geçirilmesi ile gerçekleşir. (Ömer Özkan - Elmas Güner, Çekin Tedavüle Sunulması ve Devri, Akademik Bakış Dergisi, S.32, Yıl 2012). Kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Lehtar, çekin zilyetliğini iktisap etmediği sürece hak sahibi sıfatını kazanamadığından, çek ile ilgili herhangi bir talep ileri süremeyecektir. Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çek üzerinde hak sahibi ve çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacının henüz hak sahibi olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi. 17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b6f45004b2ccf64","SID":"24e687f6f02739ef"}}