{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/760 <br>KARAR NO: 2024/719<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2024<br>NUMARASI: 2023/313 Esas - 2024/45 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden 04.04.2019 tarihinde fesih nedeni ile terkin olunan Tasfiye Halinde ... AŞ aleyhine müvekkili tarafından İstanbul 20. İş Mahkemesi'nin 2023/490 esas sırasında dava açıldığını, ilgili mahkemece şirketin terkini nedeni ile ihyası talebi ile dava açmak üzere süre verildiğini belirterek anılan davada taraf teşkilinin sağlanması için ihyasına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili;  davacının ek tasfiyesini (ihya) talep ettiği şirket, devrolma suretiyle sona ermiş diğer bir ifadeyle, tasfiyesiz bir şekilde infisah ederek; miras hukukunda olduğu gibi külli halefiyet ilkesine göre devamı olan şirkete/işletmeye bir bütün hâlinde, kendiliğinden geçtiğini,nitekim şirketin; ... ticaret sicil numaralı ... Turizm AŞ'yle birleştiği, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hâli olduğundan, devrolunan şirket (dava konusu şirket) sona ermesine rağmen malvarlıkları tasfiye edilmediğinden; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet ilkesine göre, miras hukukunda olduğu gibi tasfiye edilmeksizin birleşilen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak, kendiliğinden geçtiğinden davanın kabulüne karar verilmesi mümkün olmadığı, hiçbir zaman tasfiye işlemleri uygulanmayan ve TTK nın Geçici 7. madde kapsamında da yer almayan dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; şirket hakkında açılmış davanın bulunması, ilam nedeni ile icra takibi yapılacak olması veya tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması şirketin tasfiye işlemlerinin eksik sonuçlandırıldığını gösterdiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ilgili şirketin sicil dosyası getirtildiği, ayrıca talebe konu mahkeme dosyası getirtilip incelendiğini, tüm dosya kapsamından ... sicil nolu ... AŞ'nin sicil kaydının 04.04.2019 tarihinde fesih nedeni ile kapatıldığı, İstanbul 20. İş Mahkemesi'nin 2023/490 esas sırasında davacı vekili tarafından davalı terkin olunan şirket aleyhine dava açıldığını, ilgili mahkeme tarafından davacı vekiline şirket hakkında ihya davası açmak üzere süre verildiğini, TTK nın 547. maddesi uyarınca yasal koşulları oluşan davanın kabulü ile tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; 04.04.2019 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devir olduğundan kaydı silinen ... AŞ'nin sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru atanmasına  karar verildiğini; dava konusu şirket, tasfiyesiz infisah ederek küllî halefiyet yoluyla ... ticaret sicil numaralı ... TurA.Ş tarafından devralındığından ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesi mümkün olmadığını, devralan şirketin sicil kaydı aktif olup, tüzel kişiliği haiz  olduğunu, cevap dilekçesinde durumun açıkça belirtildiğini, sicil kaydının dosyaya girdiğini, ihya kararı verilebilmesi için olağan tasfiye veya resen terkin sözkonusu olmadığını, TTK nın  153-(1)maddesinin\" birleşme, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır. tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer.\"hükmünü haiz olduğunu, sonuç olarak; birleşme yoluyla tasfiyesiz infisah ederek tüzel kişiliğini kaybeden şirketin ihyasına karar verilmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: TTK'nın 547 maddesi \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" hükmünü haizdir.İhyası istenilen şirketin tasfiyesiz infisah nedeniyle sicil kaydının kapalı olduğu,tüm aktif ve pasifiyle ... şirketine devir olduğu, devir alan şirketin sicil kaydının aktif ve tüzel kişiliğini haiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu tip birleşmelerde bir veya birden fazla ticaret şirketi, bütün aktif ve pasiflerini başka herhangi bir işleme gerek olmaksızın devralan şirkete geçirir ve devralan şirket, devrolunan şirket ya da şirketlere ait hak ve borçlara halef olur. Devrolunan şirketlerin hukuki varlıkları sona erer; ancak bu şirketlerde tasfiye aşaması gerçekleşmez. Birleşmeyle, devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir. Buna karşılık devralan şirketin tüzel kişiliği türünde bir değişiklik meydana gelmeden sadece şirketin sermayesi ile duruma göre ortaklarında bir değişiklik olur. Açıklanan nedenlerle ihyası talep olunan şirketin olağan veya TTK nın geçici 7.maddesi uyarınca sicilden terkin edilmediği, halefi olan şirketin halen tüzel kişiliğini haiz olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve şirketin sicil dosyasında tasfiyesiz terkin olduğunun mahkemeye bildirildiği, derdest davanın devir alan şirkete karşı devam imkanı olduğu  halde ihya talebinde hukuki yarar olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; ihyası mümkün olmayan şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru atanması mümkün olmadığından istinaf nedeni yerinde görülen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 Tarih 2023/313 Esas - 2024/45 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile eksik olan 247,7‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Davalı tarafça yatırılan 427,60‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davalı tarafından yapılan 160-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  09/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"017458de93883e5a","SID":"445739e4ccd1dad2"}}