{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/785 <br>KARAR NO: 2024/720<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2024<br>NUMARASI: 2023/681 Esas - 2024/7 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, ... San. Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi 2022/622 Esas sayılı dosyasında görülen tespit davasında ilgili şirketin ihyası için dava açılmasına süre verilmesi kararı verildiğini, ekli TTSG ilanları nazara alındığında şirketin 2015 yılında münfesih olduğu görülmekle beraber ... tarafından ekli belgeye nazaran ticaret sicilinden silindiği, ilgili münfesih hali açılan tespit davasında taraf teşkilini engeller mahiyette olduğu, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin  ihyasına karar verilerek tescilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakıılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili ,Ticaret  Sicili Müdürlüğü'nün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.madde  hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün re’sen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi”  kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,  müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, davacının bu yönde bir talebinin bulunmaması da gözetilerek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilemesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece,  ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket hakkında ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu derdest dava bulunduğu,  ancak bildirimle yapılan ilana rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğünce başvurusu bulunmadığından tebligat ve ilan prosedüründen sonra  tasfiye edilmeksizin resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, derdest olan dava sonucuna göre şirketin borcu ortaya çıkabileceğini, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, şirketin TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, tasfiye edilmeksizin sicilden terkin edilen bir şirketin ihyası istemli davada tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığını,şirketin kanunda olmayan bir sebeb olan \"adresin tesbit edilememesi\"nedeniyle terkin edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına icilden tasfiye edilmeksizin terkin edildiğinden şirkete tasfiye memuru atanmamasına, davalı sicilin yasal hasım olması, davacının talebinin olmaması nedeniyle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, TTK nın 547/2 maddesi gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanun'un bir gereği olduğunu, şirkete tasfiye memuru atanmaması durumunda mahkemesince verilen kararla ilgili olarak mersis'te işlem yapılması da mümkün olmadığını, yine ilgili maddenin gerekçesinde ifade edildiği üzere, ek tasfiyenin/sınırlı ihyanın sona ermesinden sonra kapanış bildirimi vb. işlemlerin yapılması da mümkün olmayacağını, TTKnın geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin, neredeyse tamamının gayrifaal olması karşısında, ek tasfiyenin akabinde bu kapsamdaki şirketlerin ve huzurdaki davaya konu şirketin ticaret sicilinden tekrar terkin ettirilmesi TTK geçici 7. maddenin düzenlenme amacına (yalnızca resmi kayıtlarda var olan kabuk şirketlerin hukuken de ortadan kaldırılması) uygun olmayacağını belirterek ihyasına  karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacı tarafından başlatılan dava devam etmekte iken borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği terkin edilme sebebinin \"adresin tespit edilememesi\" olduğu anlaşılmaktadır. Karar davalı vekili tarafından şirkete tasfiye memuru atanmaması nedeniyle bu kısım ile sınırlı  olarak istinaf edilmiştir. TTK' nun 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların , bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri,...mahkemece  ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için    tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda her ne kadar TTK geçici 7.madde uyarınca yapılmış bir  terkin var ise de, davacının esasen şirketin ihyasını derdest dava dosyası ile sınırlı olarak istediğinden, işlemler tamamlandığında şirketin faaliyetine devam etme talebi bulunmadığı anlaşılmakla ek tasfiyenin yapılması  için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/02/2023 Tarih 2023/1070 Esas 2023/953 Kararı ile; \"....6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmiş olup anılan yasal düzenlemenin ikinci fıkrası gereğince mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memurunun da atanması gerektiği\" belirtilmiştir. Bu halde ,tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararlar yoğunluk arz ettiğinden Dairemizce mevcut uygulama benimsenmiştir. Açıklanan nedenlerle; terkin işlemi TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği, ihyasına karar verilen şirkete TTK 547.madde uyarınca tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmakla hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmek suretiyle ihyasına karar verilen şirkete davalı tasfiye memuru  olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2024 Tarih 2023/681 Esas - 2024/7 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın Kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı bulunup 18.02.2015  tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince re'sen sicilden terkin edilen ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 21. İş mahkemesinin 2022/622 Esas  sayılı  dava dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkındaki derdest olan davanın yürütülmesi, sonuçlanması ve infazı bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle ihyasına, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, Ek tasfiyenin tamamlanması için şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 427,60-TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,70-TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Davalı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcın talep halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bea7532d4f2f19a","SID":"8f7f1615695ceb43"}}