{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2488 <br>KARAR NO: 2024/597<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2018/987 Esas - 2021/701 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 08/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.05.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Karabük ilinden Bartın iline seyri esnasında kaza mahalline geldiğinde havanın yağışlı, zeminin ıslak ve kaygan olmasından dolayı aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçip bankette park halinde bulunan ..., ..., ... plakalı araçlara ve bankette yaya olan ...'a çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralandığını, davacı müvekkilinin ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; 3.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) ve 100 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 3.600,00 TL tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 16.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, yasal başvuru şartı gerçekleşmediğini, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın dilekçe eklerinin tebliğ edilmediğini, müvekkili şirket ile ... arasında  ZMMS poliçesi akdedilerek, ... plakalı araç sigorta edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket, belirlenecek olan gerçek zarardan davacının müterafik kusuru, hatır taşımacılığı vb. özel hallerin tenzili ile poliçe limiti sınırında sorumlu olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 5.885,30 TL geçici iş göremezlik ve 195.329,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 201.214,72 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa 24.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine, usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığını, ATK'dan alınan maluliyet raporun usul ve mevzuata uygun olmadığını, kusur oranlarının yeniden tespit edilmesi için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı taleplerinin sağlık hizmet bedeli olup müvekkili şirket tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını, kaza sebebiyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve ödeme yapılmış ise güncellenmiş tutarın hesaplanacak olan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, faiz işletilecekse faiz başlangıç tarihi olarak müvekkil sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası kabul edildiğinden, dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, davacının sözleşmenin tarafı olmaması  ve sigortalı aracın ticari araç olmaması gibi hususlar dikkate alındığında davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının mesleğine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece aldırılan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'nun  % 100 kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/75 Esas sayılı dosyasında hükme esas alıan bilirkişi raporuna göre sürücü ...  asli derecede kusurlu olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. - 2021/10351 K., 2021/5305 E. - 2021/7685  K. sayılı kararları). Dava konusu trafik kazasında davacının yolcu olarak bulunduğu aracın park halinde bulunduğu işletilme halinde bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde davacının hangi eyleminin müterafik kusur oluşturduğunun açıklanmadığından müterafik kusura; Mahkemece SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı da araştırılarak tazminattan düşüldüğünden  rücuya tabii ödemenin düşülmesi gerektiğine;  hükmedilen tazminata zaten yasal faiz işletilmiş olması nedeni ile faizin yasal olması gerektiğine ilişkin istinaf talepleri  yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Davalı vekilinin  TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanmasına ilişkin istinaf yerinde değildir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi  itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile  başvuru yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Ancak davacının eksik belge ile başvuru nedeni ile davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden hükmedilen tazminata dava tarihinden faiz işletilmemiş gerekirken yazılı şekilde  belirlenmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kabulü ile; 5.885,30 TL geçici iş göremezlik ve 195.329,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 201.214,72 TL nin  davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Tazminata dava tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,  3-Alınması gereken 13.744,98-TL karar harcına karşılık peşin alınan 725,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 13.019,08-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf olunan 2.397,65-TL yargılama gideri ile 35,90-TL peşin harç ve 690,00-TL tamamlama harcı toplamı 3.123,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 22.535,03-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olması sebebiyle başvurmuş oldukları 2020/10182 Başvuru, 2020/95296 Arabuluculuk Dosya Nolu görüşmeler neticesinde belirlenen 1.320,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 82,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"653fa0f366329798","SID":"65c1a74bf01caddb"}}