{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/681 <br>KARAR NO: 2024/785<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/01/2024 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI: 2023/1246 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Bedensel Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/02/2023 tarihinde deprem bölgesinde görevlendirilmesinden dolayı İstanbul Havalimanı’na giderken, içinde bulunduğu aracın arızalanması sebebiyle emniyet şeridinde beklediği sırada davalı ...'nun maliki olduğu davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı ...nun sevk ve idaresindeki ... plaka nolu aracın kendisine çarpması sonucunda ağır biçimde yaralandığını, kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, öncelikle davalı ... adına kayıtlı davaya konu ... plaka nolu araç üzerine ve yine davalı şahıslar ... ve ...adına kayıtlı araç ve taşınmaz sorgulamasının yapılması ile ortaya çıkabilecek malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, belirsiz alacak niteliğindeki maddi zararının karşılanması için değeri bilirkişi marifetiyle belirlendiğinde arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, 260.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı şahıslar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.  Mahkemece 04/01/2024 tarihli ara karar ile; \"taraflar arasındaki uyuşmazlık tazminat talebine ilişkin olup davacı davalının malvarlığı üzerine tedbir konulmasını talep etmiş ise de uyuşmazlığın davalının malvarlığı üzerinde olmadığı\" gerekçesi ile; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru sebepleri; Her ne kadar, uyuşmazlık konusu üzerine tedbir konulması mümkün ise de, davalı şahıs mal kaçırma niyetinde olduğundan, davalıların malvarlığı sorgulanarak ortaya çıkabilecek malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nın 389.maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Bu yasal  düzenlemeye göre ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olup, davanın konusunu oluşturmayan mal varlıklarının ve kazaya karışan aracın, anılan madde kapsamında ihtiyati tedbir kararına konu olması mümkün değildir. Bu tür durumlarda uygulanması mümkün olan geçici hukuki koruma ise, İİK'nın 257.maddesi kapsamında ihtiyati hacizdir. Somut olayda üzerine ihtiyati tedbir konulması istenilen mal varlığı unsurlarının mülkiyeti hususunda ihtilaf bulunmayıp, alacak; para alacağına (-tazminat-) ilişkin olduğundan davanın konusunu oluşturmayan mal varlıklarının ihtiyati tedbir kararına konu olması bu sebeplerle mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbire ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun; HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/İstinaf karar ve ilam harcı başvuru sırasında alındığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3/İstinaf aşamasındaki diğer giderlerin, istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4/Duruşma açılmadığından, ücreti vekalet hususunda karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62ed9caa9dab3ff9","SID":"db96f803a6f2da0a"}}