{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1510 <br>KARAR NO: 2024/1727<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2023<br>NUMARASI: 2022/1078 Esas -  2023/1319 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ihracat yapan ve ülkeye döviz girdisi sağlayan bir şirket olduğunu, ticari faaliyetini İstanbul, Başakşehir, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Blok’ta ... ve ... nolu bağımsız bölüm nolu atölyelerde kiracı olarak usulüne uygun bir şekilde sürdürdüğünü, buna rağmen İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (İOSB) yönetimi tarafından 07.10.2022 tarihli “işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptali” konulu yazısı ile müvekkil şirketin ..., ... ve ... nolu adreslerdeki işyerleri için “iş yerlerinin onaylı mimari projesine aykırılık” gerekçesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline karar verildiğinin bildirildiğini, karar üzerine müvekkil şirketin mal üretiminin durduğu ve ticari hayatının sekteye uğradığını, yasa gereği tanınması gereken sürelerin tanınmadığını, işlemin açıkça ticari hayatı bitirme amacı taşıdığını, İOSB’nin 03.08.2022 tarih ve 2022/7859 sayılı yazısında “S.S. Triko Dokumacıları K.S.S.İ.K., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ... No: ..., ... ve ... Başakşehir adresinde yapılan kontrollerde; bulunan işyerlerinin 1.Katında bulunan duvarların kaldırılarak bağımsız bölümlerin birleştirildiğinin tespit edildiği” gerekçesiyle ilgili bağımsız bölümlerde faaliyetlerin durdurulması ve bu aykırılığın 30 gün içinde giderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak, müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği yerlerin ... ve ... nolu bağımsız birimlerin ara katlarında kiracı olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu taşınmazların ara katı haricindeki alanlar bakımından malik ... tarafından ilgili katlarda haksız işgalci olarak yer alan ... Tic.Ltd.Şti. ve ... San. Ve Tic.Ltd. şirketi aleyhine Küçükçekmece 10.Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan 2022/240 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, davalı ... tarafından No ... Kat ... ve No ... Kat ... adresinde faaliyet gösteren müvekkile ruhsat verildiğini, ruhsat veriliş tarihinden itibaren imar bakımından değişiklik yapılmadığını, keza kooperatif tarafından yazılan 01.11.2022 tarih ve ... sayılı yazıda müvekkilin kiracı olduğu ve faaliyetin tüzük, yönetim planı ve onaylı projelere uygun olduğunun ifade edildiğini, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/331 D.İş ve 2022/326 sayılı ilamında imar planına aykırı şekilde duvarın kaldırıldığı iddia edilen kısımda binanın statik dengesini etkileyip etkilemediği incelenmeden mühür vurulmasının yanlış olduğu, Yargıtay 18.Hukuk Dairesi 2011/4839 ve 2011/8941 sayılı kararlarda Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19.Madde ve 2.Fıkrasının son cümlesinde yer alan tavan, taban ve duvarla birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızasıyla ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir hükmü bulunmasına rağmen bağımsız bölümlerin ara duvarlarının kaldırılarak birleştirilme işleminin ana yapıya zarar vermediği bilirkişi raporuyla saptanmış olduğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı şeklinde karar verildiğini, bu bağlamda müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği katlar nezdinde ihtilaf bulunmadığını, ...’nin kaçak yapı hakkındaki yazısının hukuki bağlayıcılığının bulunmadığını, ... Blok No ... Kat ... (ara katı) adresinde yer alan taşınmazın 04.03.2022 tarih ve aynı adres No ... Kat ... (ara katı) adresinde yer alan taşınmazların 01.01.2020 tarihli kira sözleşmeleriyle ...’dan kiralandığını, ruhsat iptalinin herhangi bir inceleme yapılmadan gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan işlemlerde bir imar açısından hukuksuzluk olmadığına dair yargı kararları olduğunu, açıklanan sebeplerle İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nün 07.10.2022 tarihli 2022/10384 sayılı ve 12.10.2022 tarihli 2022/10529 sayılı işlemlerinin iptalini, dilekçede belirtilen hususlar kapsamında müvekkil şirketin faaliyetlerinin sürdürebilmesine ilişkin tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın müvekkili tarafından yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ve ticari hayatını bitirmeyi amaçladığını iddia ettiğini, dava süreci anlatılırken önemli olacağı düşünüldüğü için davacı ... ile dava dilekçesinde sözü edilen ...’in sahiplerinin kardeş olduklarının belirtilmesi gerektiğini, kardeşler arasında husumete ...’nin de çekilmek istendiğini, süreç özetlendiğinde; 25.08.2022 tarih ve 8868 ve 25.08.2022 tarih ve 8894 sayılarla kayıtlı şikayet dilekçesinde ... isimli şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatı sorulduğunu, şirketin çalışma ruhsatının bulunduğu cevabının verildiğini, 22.09.2022 tarih ve 9851 sayılı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü’nden gelen mail ve 22.09.2022 tarih ve 9844 sayılı dilekçede ...’in mührü sökerek faaliyete devam ettiğinin bildirildiğini, 23.09.202 tarihinde İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Başakşehir Belediyesi’ne ... Blok No ...-...-... hakkında 9901 sayılı, aynı tarihte ... Blok No ... hakkında 9902 sayılı kaçak yapı ile ilgili yazıların yazıldığını, 29.09.2022 tarihinde ... Blok No ...-...-...-... hakkında aynı birime 10117 sayılı yazının yazıldığını, 29.09.2022 tarih ve 25 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 05.10.2022 tarih ve ... sayılı yazısına istinaden bahse konu adreslerde faaliyet gösteren şirketlerin işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edilerek yasal işlem başlatıldığını, 05.10.2022 tarih ve ... sayılı yazı ile ...-...-...-...-...-... ve ... nolu işyerleri hakkında işlem başlatıldığının Ruhsat Deneti Müdürlüğü’ne bildirildiğini, ... ve ... firmalarına mevcut ruhsatlarının iptal edildiği bilgisinin 07.10.2022 tarih ve ... ve ... sayılı yazılarla bildirildiğini, davacı tarafın faaliyette bulunduğu yerlerin onaylı mimari projesine aykırı olduğunu, ruhsat iptaline yönelik işlemlerin ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde yürütüldüğünü, keşif yapıldığında bu durumun net bir biçimde ortaya çıkacağını, açıklanan sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Somut olayda davacı taraf davalı İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde kiracı sıfatıyla ticari faaliyetini sürdürmekte iken davalı yönetiminin  07/10/2022 tarihli \" işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptali\" kararı ile çalışma faaliyetlerine son verildiğini, bu hususun davacı şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve telafisi mümkün olmayan zararına sebep olacağından bahisle ihtiyati tedbir talep ettiği görülmüştür... HMK'nun 389, 390/3.maddeleri karşısında tedbir talebinin hukuki ve fiili dayanaklarının bu aşamada bulunmadığı, davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak dava dilekçesinde herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmediği, tedbir talebinin dosyaya yeni delillerin ibraz halinde yargılamanın her aşamasında yeniden talep edilebileceği hususları nazara alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. HukuK Dairesi  2023/1109 Esas, 2023/1105 karar sayılı ilamı ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine...\" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...davalı İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'nün tacir sıfatına haiz olmadığı, iptali istenen işlemlerin de mutlak ticari davaya konu edilecek işlemlerden olmadığı, bu sebeple uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanına girmediği, uyuşmazlığın genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varıldığığından, davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiş...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Organize Sanayi Bölgeleri kendi içerisinde belirlenmiş yetkileri çerçevesinde özel hukuk tüzel kişilik sıfatına sahip olduğunda davada yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davalının 07/10/2022 tarihli 2022/10384 sayılı ve 12/10/2022 tarihli 2022/10529 sayılı işlemlerin iptali istemine ilişkindir. 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince  OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir.  Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.  Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Dairemizce daha önce aynı nitelikteki davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinini görevli olduğuna karar verilmiş olsa da Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin  2022/4599 E. - 2023/3797 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Hâl böyle olunca; davanın, genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebinin bu sebeple reddi gerekir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2023 tarih,  2022/1078 Esas - 2023/1319 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d47dfd2f98970113","SID":"706f8ff396fdaa34"}}