{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2208 Esas<br>KARAR NO: 2024/646 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/19 Esas - 2021/517 Karar<br>TARİHİ: 01/07/2021<br>DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin dava konusu ... plakalı ... Marka 2001 model kamyonu davalı şirketten 08/01/2014 tarihinde satın aldığını ve aracın satım bedelini davalıya ödediğini, dava konusu aracın müvekkiline satılırken hasarsız ve kazasız kaydı ile satıldığını ve müvekkilinin de bu şart ile aracı aldığını, davacı müvekkilinin aracı alırken, davalının yanlış beyanlarına güvenerek aracı aldığını ancak yine de ne olur ne olmaz diye aracı bir servise göstermek istemesine rağmen davalı şirketin söz konusu aracı kendileri satın aldıklarında ekspertiz yaptıklarını, aracın hiç bir kazasının bulunmadığını, kazalı aracı kendilerinin de almalarının mümkün olmadığını, kendi işlerinin zaten araç alım satım olduğundan gereken özeni gösterdiklerini, bir sıkıntı olduğu takdirde her türlü sorumluluğu kabul ettiklerini söyleyerek davacı müvekkilinden araçtaki hasarlı ayıbı gizlediğini ve davacı müvekkilinin aracı kontrol ettirmesini, araca baktırmasını, teknik ve uzman birisine inceletmesini engellendiğini, davalı tarafın, sözleşmeye aykırı olarak davacı müvekkilinin satın aldığı aracın kaza yaptığını, ağır hasarlı olduğunu müvekkiline bildirmediği ve Borçlar Kanununa göre sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden müvekkiline ayıplı maldan dolayı uğramış olduğu zararını ödemek zorunda olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile müvekkilinin şimdilik 1.000,00 TL alacağının işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; Yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dava dilekçesinde talep ettikleri 1.000,00 TL olan alacaklarını 6.000,00 TL arttırarak 7.000,00 TL olarak ıslah etikleri beyan ederek ıslah talebinin kabulüne, müddeabihin ıslahı yolu ile artırdıkları 7.000,00 TL üzerinden davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu ... plakalı aracın eski maliklerinden ... zamanında ağır hasar gördüğünü ve hasarın Tramer kayıtlarına davacıya satışından sonra işlendiğinin anlaşıldığını, ancak müvekkili şirket açısından bunun bir öneminin olmadığını, zira davacının davaya konu aracı müvekkili şirketten ikinci el olarak mevcut hali ile inceleyip satın ve teslim aldığını, doğal olarak bugüne kadar hangi şartlarda çalıştırıldığı bilinmeyen, yaşı gereği hasarlı olabileceği muhakkak olan yaklaşık 13 yaşındaki araç için davacıya garanti taahhüdünde bulunulmasının söz konusu olmadığını, satım anında davacının aracı muayene etmek ve varsa mevcut ayıplarını tespit ile yükümlü olduğunu, öte yandan aracın pert kaydının müvekkili şirket tarafından gizlenmesinin de mümküm olmadığını, davacı dilekçesinde müvekkili şirket temsilcilerinin ağır kusurunun söz konusu olmadığını, 20/01/2016 tarihli cevap dilekçelerinin \"İstek\" kısmında yazılı \"uzlaşma, iade, değişim ve bedelde indirim\" tekliflerinden HMK 141 e uygun olarak döndüklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih ve 2019/19 Esas - 2021/517 Karar  sayılı kararında; \"Dava; ... plakalı 2001 model kamyonun davalı şirketten 08/01/2014 tarihinde davacı tarafından alınmasından sonra aracın ağır hasarlı olduğu ve zarara uğranıldığı iddiasıyla  açılan alacak davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, tahkikat aşamasına geçilerek bildirilen deliller toplanmıştır. Makine Yüksek Mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerinden alınan 24.07.2019 tarihli raporda ''...Dosyada mevcut beyanlar, trafik kazası tespit tutanakları, noter satış sözleşmesi, yazışmalar ve 2. El kamyon satan galeriler ile yapılan görüşmeler birlikte değerlendirildiğinde, olay, davacı ... , davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den 08/01/2014 tarih ve ... Yevmiye Nolu Noter Araç Satış Sözleşmesi ile 47.000,00-TL bedel ile dava konusu ... plaka nolu 2001 model ... DİZEL kamyonu satın aldıktan yaklaşık 1,5 yıl sonra kamyonun daha önce hasarlandığı ve PERT olduğunun anlaşıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu ... plaka nolu 2001 model ... DİZEL kamyonun davacıya satıştan önce iki adet kazaya karıştığı ve ... edildiği halde dosyada hasarlar ile ilgili ve aracın kaza anındaki kilometresi hakkında bilgi mevcut değildir. Ancak, aracın satıldığı anda 13 yaşında olduğu ve bu tip kamyonların yıllık ortalama minimum 50.000 KM yol yaptıkları dikkate alındığında, satış anında minimum 650.000 km de olduğu, 650000 km de olması dikkate alındığında, kamyonun hasarsız durumda 08.01.2014 tarihinde piyasa rayiç bedelinin 47.000,00-TL - 50.000,00-TL aralığında ve ortalama 48.500,00-TL olabileceği görülmektedir. Pert olan aracın hasarlan kaporta aksamının yaklaşık büyük kısmının yenisi ile değiştirilip boyanması ve motor aksamında hasarlanan parçaların tamamının değiştirildiği dikkate alındığında, araç tam olarak tamir edilse dahi yaklaşık 7.000,00-TL değerinin düşeceği sonucuna varılmıştır. Bu duruma göre, davacı davalıdan 7.000,00-TL değer kaybı talep edebileceği sonucuna varılmıştır.<br>SONUÇ : Dava konusu ... plaka nolu 2001 model ... DİZEL kamyonun satıştan önce PERT olduğu, dava konusu ... plaka nolu kamyonun tam olarak tamir edilse dahi 7.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı, davacı, davalı firmadan 7.000,00-TL değer kaybını talep edebileceği, Kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu kanaatine varılmıştır.''denilerek görüş belirtilmiştir.Davacının ayıp iddiasının ve davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi için  bilirkişi  ... alınan ek raporda ''Önce, Sayın Mahkeme'ye hitaben Sigorta Bilgi vc Gözetim Merkezinin 19.02.2021 tarihli yazısında, ... plakalı ...'a ait sigorta, kaza tespit tutanağı bilgisinin arattırılmış olduğu, bilgilerin ekte yer aldığı, ağır hasar (pert) bilgisinin araştırıldığı ve kayıt bulunamadığı bildirilmiştir. Mezkûr araca ait kasko sigortası hasar bilgisinden farklı sigorta şirketlerine sigortalanan 2007, 2009, 2010 ve 2011) yıllarında çarpma ve çarpışma sonucu hasara uğramış olduğu, hasar trafik kazası tespit tutanağının 02.08.2011 tarihli olup kaza tespit tutanağı detaylarının yer aldığı görülmektedir. Sonra, taraflar arasında akdedilen Kartal ... Noterinin 08.01.2014 tarih ... y. no'lu Araç Satış Sözleşmesinde satıcının aracı hali hazır durumu ile sattığı, alıcının aracı hali hazır durumu ile satın aldığı beyan edilmiştir. Davalı ... Ltd. Şti, 14.09.2015 tarihli tek taraflı beyanında \"08.01.2014 tarihinde ... ... kamyonun ...'a verildiğini, satıldığında pert kaydı yok olup 4 ay sonra pert kaydının işlendiğinin gözüktüğünü, araç tekrar alınırken piyasadan orijinal alıp fiyatına alınacağı beyanında bulunmuştur, Taraflar arasındaki satım ticari bir satım olup, davalının satışa herhangi bir garanti taahhüdünün varlığı dosyadan anlaşılmamaktadır. Zaten taraflar satım sözleşmesinde aracın hali hazır durumu ile satıldığı ve kabul edildiği belirlidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi 19.02.2021 tarihli yazısında ... plakalı dosyaya ait kamyonun ağır hasar (pert) kaydının bulunamadığını bildirmiştir. TBK. m. 225 gereği, \"ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz\". Somut olayda araç satıldığında araçla ilgili pert kaydı mevcut olmadığı gibi, davacı aracı hali hazır hali ile teslim aldığını, davalı aracı tekrar alırken orijinal alış fiyatına alınacağını beyan etmiş, davalı başkaca bir garanti beyanında bulunmamıştır. Alıcı davacının ticari aracın satın alınması sebebiyle herhangi bir muayene ve mevcut ayıpları tespit etmiş olduğu dosyadan anlaşılmamıştır. Dolayısıyla, satıcının ağır kusurundan söz edilemeyecektir. Diğer bir anlatımla, davacının satım anında aracı muayene ve varsa mevcut ayıplarını tespit yükümlülüğünü yerine getirmediği, satışta araca ilişkin pert kaydının bulunmadığı dikkate alındığında mezkûr aracın satımı nedeniyle davalının sorumlu bulunm adığı Sayın Mahkemelin takdirindedir.'' denilerek görüş belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamına göre; Dava alacak davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin dava konusu ... plakalı aracı davalı şirketten 08.01.2014 tarihinde hasarsız ve kazasız kaydı ile satın aldığını,davalının beyanlarına güvenerek aracın teknik ve uzman birisine incelettirmediğini,aracın devrini üzerine aldıktan sonra kasko kaydını yaptırmak için tramer kaydına baktırdığını ve aracın ağır hasarlı pert kaydının olduğunu öğrenmesi sebebiyle zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 1000,00TL alacağın işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Sigorta Bilgi vc Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda  ... plakalı ...'a ait sigorta, kaza tespit tutanağı bilgisinin arattırılmış olduğu, bilgilerin ekte yer aldığı, ağır hasar (pert) bilgisinin araştırıldığı ve kayıt bulunamadığı bildirilmiştir.Davacı tarafın ileri sürdüğü gibi aracın tramer kayıtlarında pert kaydı olmamakla birlikte pert kaydı olmuş olsaydı dahi davaya konu aracı davalıdan ikinci el olarak satın alan davacının satım anında aracı muayene ve ve  varsa mevcut ayıplarını tespit ettirme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu anlaşılmakla ve taraflar arasında akdedilen Kartal ... Noterinin 08.01.2014 tarih ... y. no'lu Araç Satış Sözleşmesinde satıcının aracı hali hazır durumu ile sattığı, alıcının aracı hali hazır durumu ile satın aldığı beyan edilmiş olup davalı tarafın  ayrıca garanti taahhüdünde bulunmadığı ve basit bir araştırma yapmak kaydıyla aracın hasarlı olduğuna kolayca ulaşabileceği anlaşıldığından davacının iddiası yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu ... plakalı ... Marka 2001 model kamyonu, davalı şirketten 08.01.2014 tarihinde satın aldığını ve aracın satım bedelini davalıya ödediğini, dava konusu araç müvekkiline satılırken pertsiz/ağır hasarsız kaydı ile satıldığını ve müvekkilinin de bu şart ile aracı aldığını, davacı müvekkilinin aracı alırken davalının yanlış beyanlarına güvenerek aracı aldığını ancak yine de ne olur ne olmaz diye aracı bir servise göstermek istemesine rağmen davalı şirketin söz konusu aracı kendileri satın aldıklarında ekspertiz yaptıklarını, aracın hiç bir kazasının bulunmadığını, pert/ağırhasarlı aracı kendilerinin de almalarının mümkün olmadığını, kendi işlerinin zaten araç alım satım olduğundan gereken özeni gösterdiklerini, bir sıkıntı olduğu taktirde her türlü sorumluluğu kabul ettiklerini söyleyerek, müvekkilinden araçtaki pert/ağır hasarlı ayıbı gizlediğini ve davacı müvekkilinin aracı kontrol ettirmesini, araca baktırmasını, teknik ve uzman birisine inceletmesini engellediğini;  Müvekkilinin aracın bedelini ödeyip noterde devrini üzerine aldıktan sonra, aracı bir süre kullandığını ancak daha sonra aracın kasko sigortasını yaptırmak için tramer kaydına baktırdığını ve satın almış olduğu aracın, satın almadan önce ağır bir kaza geçirip, çoğu parçasının değiştirilmiş olduğunu ve aracın ağır hasarlı(pert) kaydının bulunduğunu öğrendiğini, derhal davalı şirketi arayarak durumu onlara anlattığını, müvekkilinin pert kaydından dolayı kasko da yaptıramadığını, burada dikkat edilmesi gereken hususun müvekkilinin aracı aldığı tarihte tramer kaydında pert kaydının bulunmaması olduğunu, aracı aldıktan bir süre sonra aracın kaskosunu yaptırırken pert kaydının olduğunu öğrendiğini, yani aracın davalı şirketteyken pert olacak şekilde kaza yaptığını ve işlemler devam ettiği için ilk etapta kaydın araca işlenmediğini, müvekkili aracı aldıktan bir süre sonra işlemler bitince pert kaydı konulduğunu, davalı şirketin hatasını, aracın pert olduğunu kabul ettiğini ve buna ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde sundukları belgeyi verdiğini ancak davalı şirketin müvekkiline ödeyeceği zarar olarak aracın ağır hasarlı ve hasarsız halinin farkını çok cüzi bir miktar olarak belirlediğini, müvekkilinden belirledikleri cüzi bedeli kabul etmesinin istendiğini, müvekkilinin de araca ilişkin hasarlı ve hasarsız farkının emsal araçlara göre daha fazla olduğunu düşündüğünden ve mağduriyetinin giderilmesini istediğinden bahisle dava açmaya karar verdiğini, söz konusu araçtaki hasar kaydı tarihi müvekkilinin aracı aldığı tarihten önce olup buna ilişkin tramer kaydının istenebileceğini, dava dosyasında davalı tarafın kabul beyanı ve garanti taahhüdü olduğu halde ve dosyada bilirkişi raporlarında söz konusu pert kaydı ve tazminatın ödenmesi gerektiğine ilişkin bilgi ve belgeler olmasına rağmen Mahkemenin en son olarak Sigorta Gözetim Merkezinden dosyaya istemiş olduğu araç kaydında pert/ağır hasar kaydının bulunmadığı belirtildiğinden bahisle bu cevaba göre davayı reddettiğini, Mahkemenin gerekçesinde araçta pert kaydı bulunmadığını, bulunsa dahi müvekkilinin kontrol yükümlülüğünde olduğundan bahisle davayı reddettiğini, araçta pert kaydının o tarihte kesinlikle bulunduğunu ve davalı şirketin de kontrol ettiğini, pert kaydını görünce müvekkiline dava dilekçesi ekinde sunulan kabul beyanlı belgeyi verdiğini, şayet araçta pert kaydı yoksa davalı şirketin, neden pert kaydı olduğunu kabul edeceğini merak ettiklerini, o dönemde şirketin de müvekkili gibi kaydı kontrol ettiğini ve kaydın var olduğunu görünce davacı müvekkiline o tarihte kazadan haberdar olmadıklarını, kaydı bilmediklerini, müvekkilinin zararını karşılayacaklarını söylediğini, davalı şiketin araçlarının pert kaydı olacak şekilde kaza yaptığını bilmeme ihtimallerinin kesinlikle bulunmadığını, davalı şirketin aracın kaza yaptığını bildiğini ve bu durumu davacı müvekkilinden saklayarak zararına sebep olduklarını;Davacı müvekkilinin aracı satarken de araçta pert kaydı bulunduğunu ve aracı pert haliyle değerinden daha ucuz bir bedelle sattığını, davacı müvekkilinin davayı açarken pert kaydı bulunan araçtaki pert kaydının daha sonra buharlaşmasını, kaybolmasını anlayamadıklarını, dava dosyasına en son gelen Sigorta Gözetim Merkezi yazısında bir hata bulunduğunu düşündüklerini, teknik bilgileri olmamakla birlikte aracın plakasında bir hata olduğunu veya aracın şase numarasının vs değişmiş olabileceğini düşündüklerini, dolayısıyla Mahkemenin geriye dönük detaylı bir araştırma yapması gerekirken işin kolayına kaçarak hiçbir araştırma yapmadan davayı reddettiğini, müvekkilinin kontrol sorumluluğu bakımından Mahkemenin, aracı alırken tramer kaydına baktığını ve aracı aldığı tarihte araçta pert kaydı bulunmadığını ve bu şekilde aldığını kaçırdığını, müvekkili aracı aldıktan yaklaşık 4 ay sonra araca pert kaydı konulduğunu;Davacı müvekkilinin o tarihte tramer kaydında gözükmeyen pert kaydını kontrol edebilmesi veya kontrol yükümlülüğünden sorumlu tutulabilmesi için müneccim olması gerektiğini, Yerel mahkemenin müvekkilinin müneccim olması gerektiği kanaati ile sorumluluğu müvekkiline yüklediğini, davacı müvekkilinin bilmemesi olağan iken davalı şirketin aracın pert olacak şekilde kaza yapmış olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin bu durumu müvekkilinden gizlediğini ve zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı tarafın, sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin satın aldığı aracın kaza yaptığını, ağır hasarlı olduğunu bildirmediğinden ve Borçlar Kanununa göre sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden bahisle müvekkiline ayıplı maldan dolayı uğramış olduğu zararını ödemek zorunda olduğunu, davalı tarafın müvekkiline ödeyeceği zararın miktarının, müvekkilin satın almış olduğu aracın hasarsız bedeli ile ağır hasarlı mevcut bedeli arasındaki fark olduğunu, bu farkın bilirkişi marifeti ile araçta yapılacak inceleme ve araştırma ile tespit edilebileceğini, söz konusu araçtaki zarar miktarının taraflarınca tam tespit edilemediğinden bahisle Dairemiz tarafından tespit edilecek bedel üzerinden davayı ıslah etme hakkını saklı tuttuklarını;Satıcının ayıptan sorumluluğunun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219.maddesi ve bunun devamındaki maddelerde düzenlendiğini, ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk hallerinin bu maddelerde hüküm altına alındığını, ayıp kavramı hakkındaki genel tanımın sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklinde olduğunu, satıcının ayıptan sorumluluğunun TBK’nun 219-231 maddeleri arasında düzenlendiğini, TBK. m.219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durumun mevcut olduğunu, bunların ilkinin satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmaması, ikincisinin ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olması olduğunu, buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verildiğini, alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, burada objektif değerin baz alındığını, söz konusu davada da her iki aykırılık durumunun mevcut olduğunu, satıcının hem müvekkiline araca ait bir takım nitelikler bildirdiğini ancak araçta bu niteliklerin olmadığını, (aracın hasarsız olduğu) hem de araçtan beklenen faydanın önemli derecede azaldığını, Borçlar Kanununa göre ayıbın; maddi, ekonomik veya hukuki olabileceğini, mevcut davada olduğu gibi alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerektiğini, gizli ayıplarda alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, olağan gözden geçirmenin malın alınırken kabaca gözden geçirilmesi olduğunu, satıcı tarafından bizzat gizlenmiş bir gizli ayıbın söz konusu olduğunu;Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcının TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabileceğini, söz konusu davada Mahkeme aksi kanaatte bulunmadığı taktirde kendilerince istenebilecek en uygun talebin bedelde indirim talebi olduğunu, bedelde indirim talebinin, TBK. m. 227’ye göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme yoluna gidebileceğini, burada söz konusu olan bedelin emsal araçların hasarlı ve hasarsız bedelleri arasındaki bilirkişi marifeti ile tespit edilecek fark olduğunu beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Satım konusu aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle bedelde indirim yapılması talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan ... plakalı aracı 08.01.2014 tarihinde hasarsız ve kazasız kaydı ile satın aldığını, davalının araçta herhangi bir hasar olmadığını, ekspertiz incelemesi yapılmasının gerekmediğini söylediğini, bu nedenle araç alırken herhangi bir ekspertiz incelemesi yapılmadığını ancak daha sonraki bir tarihte araca kasko sigortası yaptırılacakken pert kaydı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun davalı tarafından gizlendiğini, aracın gizli ayıplı olduğunu beyan ederek emsal hasarlı ve hasarsız bedeli arasındaki farkın belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, satım konusu aracın eski malikinin zilyetliğinde iken ağır hasar gördüğünü ve hasarın tramer kayıtlarına daha sonra işlendiğini, kendisi tarafından bilinmediğini, öte yandan davacının aracı mevcut hali ile ikinci el olarak satın aldığını, davacıya herhangi bir garanti taahhüdünde bulunulmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre;  davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır. Bu minvalde dosyada mübrez kayıtlardan davacının, dava konusu ... plakalı aracı davalıdan 08.01.2014 tarihinde 47.000 TL bedel mukabilinde \"hali hazır durumu ile görüp beğenerek\" satın aldığı, her ne kadar dava dilekçesi ekinde tramer ağır hasarlı araç sorgulama kaydı sunulmuş ise de, Mahkemece Sigorta Gözetim Merkezi'nden aracın tüm hasar kayıtlarının getirtildiği, mübrez kayıtlardan aracın ağır hasar/pert kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan kaydın resmi kayıtların aksini ispat etmediği, davacının gizli ayıp iddiasını ispat edemediği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, -Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1420fed660e7723","SID":"ef1df6b42b93e619"}}