{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2182 <br>KARAR NO: 2024/1236<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/02/2023<br>NUMARASI: 2021/520 E - 2023/155 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 30/04/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili  dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete ait  ... plakalı  araçta şanzıman arızasının mevcut olduğunu, araçtaki  şikayetlerin giderilmesi için aracın davalılardan  “... Tic. A.Ş” ye ait servise bir çok kez  götürüldüğünü, aracın her defasında servis çıkışında davalı tarafından  kapanış iş emirleri düzenlendiğini, ancak bütün kapanış iş emirlerine ve servis çıkışı düzenlenen faturalara bakıldığında müvekkilinin şikayetlerinin bir çoğunun incelenmediği, şanzıman arızasına ilişkin esaslı ve gerekli işlemin yapılmadığı, müvekkilinin  talebi olmayan hususlarda servis hizmeti verildiğinin anlaşıldığını, ...’e yapılan ilk başvuru ve devamındaki tüm başvurularda  şikayetin araç şanzımanından kaynaklı olduğunu, ancak davalılarca yapılan iş ve işlemlerin bu şikayetleri karşılamaya yönelik olmadığının  servis dosyası ve delil listesindeki  belgelerden anlaşıldığını, araçtaki şanzıman arızası hakkında Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/17 D. İş sayılı dosyasında  yaptırılan tespitte bu hususun  bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, tüm bunların haricinde araçtaki şikayetin giderilmemesi nedeniyle tekrar tekrar servise başvurulduğunda davalı ...’in düzenlediği 01/10/2019 tarihli kapanış emrinde araçtaki arızanın kullanımdan kaynaklandığını belirtilmiş ise de ,22/11/2019 tarihli servise ilişkin kapanış emrinde araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını kabul ettiklerini, basiretli iş adamı gibi davranmayan davalıların servis bedelini almalarına rağmen gerekli hizmeti vermemelerinden dolayı müvekkilince kendilerine ödenen 19.866,15 TL ve 16.239,20TL olmak üzere toplamda 36.105,35 TL bedelin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan... Hizmetler A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin yokluğu, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve aracın  kullanım ömrünün dolması nedeniyle usulden, araçta müvekkiline atfı kabil bir hata bulunmaması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Tic A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; hak düşümü ve zamanaşımı süreleri göz önüne alınarak davanın reddine, tamamen soyut ifadelere dayanan ve somut hiçbir delili bulunmayan davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Davacı vekilinin davalılardan ... Tic Hizmetleri A.Ş aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davacı vekilinin davalı ... Tic A.Ş aleyhine açmış olduğu tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı davacı vekili ile davalı ...Tic Hizmetleri A.Ş vekili  istinaf etmiştir. Dairemizin  2021/281 esas 2021/1423 karar sayılı kararı ile,  \" davacı ile  davalı ... A.Ş  arasında eser sözleşmesi  bulunduğu, TBK 147/6 maddesi hükümlerine göre eser sözleşmesinden doğan alacak davaları 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, TBK'nın 149. maddesi hükümleri gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacaktır. Somut olayda, aracın tamirine ilişkin en son iş emri tarihi ile dava tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin , zamanaşımı ile ilgili gerekçesinde açıkladığı sürenin ,  eser sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlıklarda uygulanması gereken  bir süre olmadığı, son işlem tarihi ve dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı \" gerekçesiyle  karar kaldırılmıştır. Mahkemece  yeniden yapılan yargılama sonunda; A)Maddi tazminat taleplerine ilişkin dava yönünden; 1-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE; -Davacının davalının ayıplı hizmeti sebebiyle ve davacının şikayeti ile ilgisi olmayan hizmetleri sebebiyle davacının davalıya ödediği 36.105,35-TL bedelin dava tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, B)Manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan dava yönünden; 1-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;davacı müvekkili şirkete ait, ... plakalı, ... paket araçta şanzıman arızası, geri vitese geçişlerinde problem, göstergedeki vites pozisyon oklarının kendiliğinden değişmesi ve yeniden marş alındığında çalışması, devrin yükselmesine rağmen vitesin büyümemesi ve \"D\" veya \"R\" viteslerine geçişte vuruntu problemleri mevcut olduğu, bu şikayetlerin giderilmesi için davaya konu aracın bir çok kez  davalı ... servisine götürüldüğünü, servis kayıtlarının  dosyada mevcut olduğunu, davalı ... tarafından verilen servis hizmetleri sonunda kapanış iş emirleri düzenlendiği, bu kapanış emirleri dikkate alınarak tanzim edilen faturalarda davacının talep ettiği servis hizmeti dışında hizmetler verildiği ve bu bedellerin davacıdan tahsil edildiğinin  görüldüğünü , davalı ...'in  Türkiye'nin yetkili servislerinden olduğu,davalı ...'in  alelade araç tamir hizmeti veren bir servis olmayıp, davalı ...'nin gözetim ve denetimi altında hizmet verdiğini, Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 14.maddesinde \"Servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi imalatçı-üretici ve/veya ithalatçılar,satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden servis istasyonları ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.\" şeklinde düzenleme bulunduğu,her ne kadar yerel mahkemece davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmişse de davalının, bayilik verdiği şirketlerin her türlü ediminden müteselsilen sorumlu olduğu, zira davalı ... davalı ...'nin nezaretinde ve isim hakkını kullanarak hizmet vermekte, araç satın alan yahut servis hizmetinden faydalananlar bizzat ... markasına duydukları güven ile işbu bayiilere müracaat etmekte olduğu,davalı ...'nin davalı ...'in sorumluluğunun yanında müteselsil sorumlu olduğuna ilişkin Yargıtay kararları bulunduğu,buna ek olarak davalı ...'in eksik ve ayıplı servis hizmeti nedeniyle davacı şirket başka bir servisten hizmet almak durumunda kalarak maddi zarara uğramış olduğu , davaya konu aracın şirket yönetim kurulu başkanına tahsis edilmiş olduğundan şirketin özel misafirlerinin ağırlanmasında kullanılırken düzenli arıza yapması nedeniyle de manevi zararlara sebebiyet verdiği, bu zararların davalı ... ile birlikte davalı ...'den tahsili gerekirken pasif husumet nedeniyle taleplerimizin reddine karar verilmesi hatalıdır.  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2- Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 23.05.2022 tarihli bilirkişi kök raporu ve 16.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporu eksik inceleme ile düzenlenmiş  olup, hatalı değerlendirmeler içerdiği, bu nedenle yerel mahkemece denetime elverişli olmayan, teknik yönden eksik ve hatalı bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın kaldırılması gerektiği, dava konusu aracın 2015 tarihli ilk servis girişinde, \"0722 devir sensörü\",  \"2767 dahili devir sensörü\" ve \"0717 türbin devir sensörü\" sinyal arıza kayıtları mevcut olup, test cihazının yönlendirmesi ile EGS (TCU) kumanda kutusunun  değişiminin  yapıldığı,  davacının 2019 tarihli bir sonraki servis girişinde ise şanzıman \"EGS (TCU) kumanda kutusundaki 0722 - Y3/8n3 (çıkış devir sensörü (VGS)) elemanının sinyali mevcut değil.\" arıza kodu ile karşılaşıltığı, bu arıza kodunun  tamamen elektriksel olup ,mekanik bir arıza olmadığı ,vites değişimi için gerekli olan çıkış devir sinyali EGS (TCU) kumanda kutusundan alınamadığı için şanzımanın vites değiştiremediği, davacının bu servis girişindeki şikayetleri, \"araç birden hızlanıyor, ön göstergede vites değişiyor gibi gösteriyor ama vites o esnada değişmiyor\" şeklinde olup vuruntu ile alakalı bir sorunu bulunmadığı, şanzıman beyni değişimi yapılmadan aracın düzgün vites değişimi yapılamayacağı gibi başka bir arızanın olup olmadığının kontrolünün sağlanabilmesinin  de mümkün olmadığı, bu nedenle test cihazındaki arıza kodlarının da yönlendirmesi ile şanzıman beyninin (TCU) ikinci kez değiştirilmesi gerektiği, şanzıman beyin değişiminden sonra araç üzerinde gerekli kontroller yapılmış ve aracın sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edildikten sonra da aracın  davacı tarafa teslim edilmiş  olduğu,  EGS (TCU) kumanda kutularında, araç aküsünde voltaj düşmesi yaşanması durumunda veya yanlış akü takviyesi esnasında bozulabilmekte olup, dava konusu araçta bu 4 yıllık süre zarfında akü takviyesi veya voltaj düşmesinin yaşanıp yaşanmadığının  da taraflarınca  bilinmediği,özetle , dava konusu aracın müvekkili şirkete her iki girişinde de TCU kumanda kutusunun elektronik olarak arızalı olduğunun  tespit edildiği  ve işbu arızanın giderimi için de test cihazlarının yönlendirdiği şekilde TCU kumanda kutusunun değiştirilmesi gerektiği,  vuruntu şikayetinin ehs kumanda kutusu değişiminden sonra ortaya çıktığı hususunun, dosyaya sunulu 27.12.2019 tarihli kalite raporu ile de sabit olduğu, davacının müvekkili şirket servisine 14.11.2019 tarihli girişinde  birinci vitesten ikinci vitese geçilirken vuruntu hissetme şikâyeti ile gelindiği,  TCU kumanda kutusunun değişiminden sonra ortaya çıkan bu vuruntu şikâyeti ise mekaniksel bir arıza olduğu, mekanik kontrollerin yapılması gerektiği, şanzıman beyin (TCU) değişimi şanzıman indirilmeden araç üzerinde yapılmaktayken ,mekanik kontrollerin yapılabilmesi için şanzımanın araçtan sökülerek ekstra olarak komple dağıtılması gerektiği, Şanzıman beynindeki (TCU) arıza giderildikten sonra yapılması gerekliliği ortaya çıkan mekanik kontrollerin , davacı tarafından kabul edilmediği  ve aracın  davacıya teslim edildiği, aracın şanzımanının  dava dışı başka bir serviste açılarak yapıldığı, hükme esas bilirkişi raporlarında; TCM iletim plakasının, şanzıman arızasının kök nedeni olmadığı sebebine dayalı olarak bu parçanın değişim bedelinden müvekkil şirketi sorumlu tutmaları teknik açıdan hatalı ve haksız bir kanaat olduğu, araç üzerinde gerçekleştirilen tüm işlemlerin , arızanın tespiti ve giderimi yönünden test cihazlarının da yönlendirmesi ile gereğine uygun ve olması gerektiği şekilde ifa edildiği, ayrıca yapılan tüm işlemlerin  davacının onayı alınarak yapılmış ve davacı tarafça da herhangi bir çekince konulmaksızın belirtilen onarım bedellerinin  ödenmiş olduğu,  açılan davanın hukuki bir dayanağının bulunmadığı, dava konusu aracın 2015 yılından itibaren bu süreçte hangi işlemlere maruz kaldığının  bilinmediği gibi, arızaya kullanıcı hatası veya yetkisiz servis işlemlerinin sebep olup olmadığının  da irdelenmediği, bilirkişi ek raporunda hiçbir izahata yer verilmeden; “harici servis işlemlerinde ayıp söz konusu olmadığı” şeklindeki tek cümlelik genel geçer ifadeye itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin  hukuka aykırı olduğu,  anılan işlemlerin detayına yer verilmediği gibi hiçbir teknik değerlendirme de yapılmadığı,  2007 model olan aracın 2019 yılında yeniden servise getiriliği tarihte Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği uyarınca 10 yıllık kullanım ömrünün dolmuş olduğunun  göz önüne alınmadığı, öte yandan dava konusu araca ait sigorta kayıtlarının da incelenmesi ve davacının son servis girişine ait şikâyeti ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının da gerekçeli bir şekilde açıklanması gerektiği, hükme esas bilirkişi ek raporu incelendiğinde, dava konusu aracın kaza geçmişi ile mekanik şanzıman arızasının illiyet bağının olmadığı yönünde görüş bildirilmesine rağmen bu hususta teknik hiçbir gerekçeye yer verilmediği, yukarıdaki açıklamalar baki kalmak ve hiçbir surette davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla ,hükme esas bilirkişi kök ve ek raporlarında Müvekkili Şirketin yalnızca TCM iletim plakasının bedeli olan 3.603,05-TL+KDV’den sorumlu olacağının tespit edilmesine rağmen ,yerel mahkemece 2015 ve 2019 yıllarında verilen tüm servis hizmetlerinin (ki işbu hizmetler içerisinde aracın başkaca eksikliklerinin giderilmesi ve sair hususların onarımı da bulunmaktadır.) bedeli olan 36.105,35-TL’nin tahsiline hükmedilmesinin  hukuka aykırılık teşkil ettiği,ayrıca dava konusu olayın eser sözleşmesi niteliğinde olduğu varsayılsa dahi TBK madde 478 kapsamında zamanaşımı nedeniyle davanın herhalde reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün  hatalı olduğu,bu nedenlerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava ,eser sözleşmesinin   (araç tamiri)  ayıplı ifa edildiği iddiasına dayalı  sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere,bilirkişi raporuna  göre ; Dava konusu aracın  27.10.2015 tarihinde 200.845 km'de  ve 35.558 km sonra 01.10.2019 tarihinde davalı serviste tamir işlemi   gördüğü anlaşılmaktadır. 1-Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ;Davalı gösterilen ... Hizmetleri A.Ş 'nin  İTO kaydına göre 09/04/2019 tarihinde odaya kayıtlı olduğu,diğer davalının dava dışı ... A.Ş.'nin yetkili servisi olduğu,bu sebeple davalı ... Hizmetleri A.Ş  hakkındaki davanın pasif husumetten reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamadığı şeklinde Dairemizin kaldırma kararında bu yönde yeterli açıklama mevcut olmakla,aynı gerekçeler ile, davacının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde  görülmemişir. Ayrıca manevi tazminatı gerektiren durumlar TBK ve TMK'da sınırlı olarak düzenlenmiş olup,somut olaydaki iddia yönünden manevi tazminat takdiri yönünden gerekli yasal koşullar oluşmadığından ,mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinde de usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davacı tarafın  yerinde görülmeyen istinaf talebinin  HMK 353/1-b -1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı tarafın istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ;Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;Dava konu araçta ilk olarak 27.10.2015 tarihinde 200.845 km'de bir nolu davalı taraf servisinde Tork konverter, ISM (Intelligent servo module), otomatik şanzıman conta seti ve ... iletim plakası (TCU) değiştirilmiştir. Bu tarihten yaklaşık 4(dört) yıl ve 35.558 km sonra 01.10.2019 tarihinde ikinci kez ... iletim plakası (7CU) değiştirilmiştir. Yaklaşık bir buçuk ay sonra 14.11.2019 tarihli servis girişinde şanzıman şikayeti devam eden araçta detaylı mekanik kontrollerinin yapılması gerektiğinin davacıya bildirildiği, işlem yapılmadan aracın teslim alındığının servis formuna not düşüldüğü, davalı  servisin  teknik personelinin, aracın 200.000 kilometreyi aşmış olduğunu dikkate alıp, kısa kullanım süresi önce değiştirmiş olduğu şanzıman kontrol ünitesini (... iletim plakası) ikinci kez değiştirmeden önce, şanzımanı sökerek mekanik kontrolleri yapması, kullanıma bağlı ömürlü parçalardan olan çok diskli şanzıman kavrama ve fren tertibatı elemanlarını kontrol etmesi gerektiği, 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen  servis işlemlerinin  vites kutusu ve motorun kullanıma bağlı aşınan parçaların değişimini ve periyodik bakım ve onarımları kapsadığı,bu nedenle 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen servis hizmetinde değiştirilmiş olan ... iletim  plakası (TCU) parçasının değişimi nedeniyle Ayıplı Hizmet oluştuğu ve davalı servisin ilgili parçanın şanzıman arızasının kök nedeni olmadığı, iş bu sebeple sadece değişim bedelinden sorumlu olması gerektiği, harici servis işlemlerinde ayıp söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.Bilirkişi kurulunca itirazlar üzerine düzenenen ek raporda ; 27.10.2015 tarihinde 200.845 km'de iken gerçekleştirilen onarımdan sonra 35000km kullanım mesafesi boyunca dava konusu araçta şanzıman şikayeti bulunmadığı görülmektedir. 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen servis işleminde ikinci kez değiştirilen .. iletim plakası (7CU) parçasının şanzıman arızasının kök nedeni olmadığı kısa süre sonra gerçekleştirilen servis başvurusundan anlaşılmaktadır. 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen diğer servis işlemleri vites kutusu ve motorun kullanıma bağlı aşınan parçaların değişimini ve periyodik bakım ve onarımları kapsamaktadır. Bu nedenle 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen servis hizmetinde değiştirilmiş olan ... iletim plakası (7CU) parçasının şanzıman arızasının kök nedeni olmadığı, iş bu sebeple sadece ... iletim plakası (7CU) parçasının değişimi nedeniyle ayıplı hizmet oluştuğu ve davalı servisin ilgili parçanın değişim bedelinden sorumlu olması gerektiği, harici servis işlemlerinde ayıp söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir. Kök raporumuzda belirtilmiş olduğu üzere ... iletim plakası (TCU) parçası değişimi bedeli olan 3.603,05-TL#KDV bedelden davalı servisin sorumlu olması gerektiği, otomobilin tramer kaydına geçmiş kaza geçmişi ile mekanik şanzıman  ekipmanının illiyet bağı olmasının mümkün olmadığı yönündeki görüşleri tekrar edilmiştir. Bilirkişi kurulunun raporlarında geçen \" harici servis işlemlerinde ayıp söz konusu olmadığı\" şeklindeki değerlendirmenin (davalı servis dışında başkaca servislerin yaptığı işlemlere ilişkin belge sunulmadığından) davalı tarafça yapılan diğer servis işlemlerinin kastedildiği anlaşılmakla, davalı tarafın \" arızaya kullanıcı hatası veya yetkisiz servis işlemlerinin sebep olup olmadığının  da irdelenmediği, bilirkişi ek raporunda hiçbir izahata yer verilmeden; “harici servis işlemlerinde ayıp söz konusu olmadığı” şeklindeki tek cümlelik genel geçer ifadeye itibar edilerek\" karar verildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Taraflardan davacı ile davalı ... Anonim Şirketi arasında araç tamirine ilişkin bir eser sözleşmesi bulunduğu tartışmasızdır.Davacı tamir hizmetinin ayıplı yapıldığı iddiasına dayalı olarak sözkonusu davayı açmıştır.Mahemece \"Davacının davalının ayıplı hizmeti sebebiyle ve davacının şikayeti ile ilgisi olmayan hizmetleri sebebiyle davacının davalıya ödediği 36.105,35-TL bedelin tahsili \" şeklinde hüküm kurulmuştur. Yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda , yukarıda da açıklandığı üzere ; 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen diğer servis işlemleri vites kutusu ve motorun kullanıma bağlı aşınan parçaların değişimini ve periyodik bakım ve onarımları kapsamaktadır. Bu nedenle 01.10.2019 tarihinde gerçekleştirilen servis hizmetinde değiştirilmiş olan ... iletim  plakası (TCU) parçasının değişimi nedeniyle ayıplı hizmet oluştuğu ve davalı servisin ilgili parçanın şanzıman arızasının kök nedeni olmadığı, iş bu sebeple sadece değişim bedelinden sorumlu olması gerektiği görüşü bildirilmiştir.Bu durumda ,mahkemece davacı aracında yapılan diğer işçilik ve malzeme bedelleri ile ilgili olarak ,buna dair hizmetin  ayıplı olduğuna ilişkin bir tesbit bulunmamasına rağmen ,bu bedellerin de  davalıdan tahsiline ilişkin hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu sebeple ,davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmekle, ayıplı olduğu tesbit edilen şanzıman kontrol ünitesi (... iletim plakası) değişim ücretinden 3.603,05-TL+KDV (3.315,054 TL +KDV parça bedeli - 288-TL+  KDV işçilik  ) sorumlu tutulması gerektiğinden ,davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde tüm tamir bedelinin tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı olmakla,davalı istinafının kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca  kaldırılıp yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde  karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine, 2- Davalı ... Ticaret A.Ş'nin istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılıp, yeniden esas hakkında A)Maddi tazminat taleplerine ilişkin dava yönünden; 1-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE; 3-Davacının davalının ayıplı hizmeti sebebiyle ve davacının şikayeti ile ilgisi olmayan hizmetleri sebebiyle davacının davalıya ödediği 3.603,05 -TL bedelin dava tarihi olan 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 246,12 TL karar harcından daha önce mahkeme dosyasına yatırılan 616,59 TL peşin harçtan mahsubu ile 370,47 TL harcın talebi  davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 3.603,05  TL vekalet ücretinin davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 6- Davalı yararına reddedilen kısım üzerinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp,davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, 7-Davalı ... Hizmetler Anonim Şirketi kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 7/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Hizmetler Anonim Şirketine verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 616,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 621,99 TL harcın davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 4.180,45 TL yargılama giderinin davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL' nin  davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irad kaydına, 12-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakiben yatırana iadesine, 13-6100 sayılı HMK'nun 405 maddesi uyarınca değişik iş dosyası asıl dosyanın eki sayıldığından Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/17 değişik iş sayılı dosyasının Mahkeme dosyasının ekinden sayılmasına ve bu hususun ilgili Mahkemelere bildirilmesine, B)Manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan dava yönünden; 1-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90TL maktu karar harcının peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile 1.527,85‬‬ TL bakiye harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 7/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, 5-Davalı ... Anonim Şirketi davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 10/3 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, 6-Davacı tarafından manevi tazminat talepli dava için yatırılan 179,90 TL harcın kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından manevi tazminat talepli dava için ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 2.466,35 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 616,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.849,76 TL'nin bu davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden taraflar  üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4857b205cf913050","SID":"063ac1be8e46ee61"}}