{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2170 Esas <br>KARAR NO: 2024/700 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/1086 Esas -  2021/236 Karar <br>TARİHİ: 11/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil banka ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 18/02/2019 tarihinde kat edilerek borçlulara Gebze ... Noterliği'nin 19/02/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile toplam 1.462.886,37-TL nakdi alacak ve 6.830,00-TL gayri nakdi alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir .Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  Müvekkilinin dava dışı şirkete kullandırılan kredilere kefil konumunda olduğunu, dava dışı borçlu şirket tarafından kullanılan kredilere kefaleti nedeniyle ikame edilen davada ... sayılı ... sayılı ve ... sayılı ticari kredilerin 3 vadesinin ödenmemiş olması sebebi ile tüm borcun muaccel hale geldiğini bildirirerek, diğer tüm kredilerinde ödenmesinin talep edildiğini, dava dışı şirketin konkordato sürecinde olması nedeniyle borcun muaccel hale geleceğine ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, TBK Mad. 586 uyarınca sözleşmede vadesi gelmemiş borçların muaccel hale geldiğini beyanla  davacının davasının reddine, davacı aleyhine İKK 67/2 gereğince haksız talep edilen meblağın %20'den  aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/03/2021 tarih 2019/1086 Esas -  2021/236 Karar  sayılı kararında; \"Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı banka tarafından davalı borçlu aleyhine açılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça dava dışı  şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, davalı tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulsüz olduğunu, takibe itirazın haklı olduğunu, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının  incelenmesinde; alacaklı davacı banka tarafından borçlu davalı aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı  alacağa ilişkin başlatılan adi takip yolu ile  icra takibine borçlu davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine  icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı  anlaşılmıştır.Genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalandığı, diğer davalıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet miktarının 17/08/2015 tarihli sözleşmede 800.000,00-TL ve27/03/2017 tarihli sözleşmede 1.000.000,00-TL olmak üzere toplam  1.800.000,00 TL olduğu görülmüştür.Gebze .... Noterliği'nin 19/02/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesi hesabının kat edildiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirketi ve davalı kefile 21/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Bankacı Bilirkişi  ... tarafından düzenlenen 19/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin tetkikinden ; Davacı Banka ile davalı borçlu, ... Tic. Ltd. Şti. arasında 27.03.2017 tarihinde 1.000.000,- TL limitli Çerçeve niteliğinde -süresiz- Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin düzenlendiği, davalının; sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam 1.000.000,- TL tutarında kefalet limiti ile sorumlu olmak kaydıyla kefalet imzasının bulunduğu,<br>Davacı bankadan talep üzerine gönderilen ve kök rapora ek yapılan hesap ekstrelerinin ve Kök Rapora karşı Davacı Vekilince Sunulan Kredi kullandırmına ilişkin talep belgeleri, kredi tahsisine ilişkin Onay Formu, Kredi Risk durumuna ilişkin risk cetveli, kredi KGF Kredi kullandırım protokolü ile diğer belgelerin incelenmesi neticesi, Dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne kullandırılan kredilerin hesap kat tarihi itibariyle -ödenmemiş faiz tahakkuk etmiş borç bakiyelerinin- 1.393.152,12 TL olduğu, Davacı bankanın, 27.03.2019 İcra Takip Tarihi İtibariyle ; Taksitli Ticari Kredi Iskonto, Spot, Kredisi ve Çek kredisi Yönünden dava dışı asıl borçludan olan Alacağının ; 1.284.681,94 TL asıl alacak, 49.888,48 TL İşlemiş Faiz, 2.494,42 TL % 5 BSMV ve 1.005,20 TL ihtarname Gideri olmak Üzere 1.338.070,04 TL olduğu, Esnek Ticari Hesap ve Tic. Kredi Kartı Yönünden Davalıdan olan alacağı 108.470,18 TL asıl alacak 3.010,04 TL İşlemiş akdi Faiz 150,50 TL % 5 BSMV'si olmak üzere toplam 111.630,73 TL olduğu, Nakdi Kredilerden (A+B) olan Toplam alacağının; Nakdi Kredilerden (A+B) olan Toplam alacağının; 1.393.152,12 TL asıl alacak, 52.898,52 TL İşlemiş Faiz, 2.644,92 TL BSMV, 1.005.20 TL ihtarname Gideri olmak üzere 1.449.700,76 TL olduğu, Davacı bankanın ise takip talebinde. Her iki kredi yönünden 1.393.152,12 TL asıl alacak, 65.456,24 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.272,81 TL işlemiş temerrüt faizinin % 5 BSMVsi, 1.005,20 TL ihtar masrafı olmak üzere 1.462.886,37 TL alacak talebinde bulunmuş olup, talebin tespitlerimi aşan kısmının yerinde olmadığı, Davalının Genel kredi Sözleşmesinde 1.000.000,- TL üzerinden kefalet imzası bulunduğundan bu tutarda 1.000.000,- TL asıl alacak , 32.000,- TL işlemiş temerrüt faizi ve 1.600,- TL BSMV olmak üzere 1.033.599,99 TL'den sorumlu olduğu, Davalı tarafından takipte Alacağın 685.485,52 TL'lık kısmı kabul edilmiş olduğundan itirazın iptalinde bu hususun dikkate alınması gerektiği tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel  kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ... Limited Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle diğer davalı olan müteselsil kefil tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan ve sözleşmedeki şart gereği gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesinden sorumlu olduğu sabit olup, her ne kadar bilirkişi ek raporunda davalının kefalet  limitinin 1.000.000,00-TL olduğu belirtilmiş ise de davacı vekili tarafından sunulan ek rapora karşı beyan dilekçesinin ekindeki kefalet sözleşmesi ile davalının ayrıca 800.000,00-TL kefaletinin de bulunduğu bu nedenle davalının toplam kefalet limitin 1.800.000,00-TL olduğu, davacı tarafça ek raporda 17/08/2015 tarihli sözleşmenin hesapta dikkate alınmadığı iddia edilmiş ise de bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde gerekli incelemenin yapılarak  dava ve takip konusu tüm kredi alacakları yönünden hesaplama yapıldığı bu haliyle düzenlenen ek rapor kefalet limiti dışında karar vermeye elverişli olduğundan dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan icra takibindeki nakdi kredi alacağı yönünden (1.284.681,94+108.470,18)=1.393.152,12-TL asıl alacak, (49.888,48+3.010,04)= 52.898,52-TL işlemiş faiz, (2.494,42+150,50)=2.644,92-TL BSMV, 1.005,20-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 1.449.700,76-TL alacağa yönelik dava konusu yapılan 707.666,60-TL asıl alacak, 52.898,52-TL işlemiş faiz, 2.644,92-TL BSMV ve 1.005,20-TL ihtarname gideri toplamı 764.215,24-TL alacaklı olduğu, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren 1.284.681,94-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %39 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi, 108.470,18-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %33 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, davacının fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu, ayrıca davalı tarafından gayri nakdi kredi alacağından kaynaklanan 6.830,00-TL çek bedelinin depo edilmesi gerektiği, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden uygulanacak yıllık %39 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (707.666,60-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, \" Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki;a) Nakdi kredi alacağı yönünden (1.284.681,94+108.470,18)= 1.393.152,12-TL asıl alacak, (49.888,48+3.010,04)=52.898,52-TL işlemiş faiz, (2.494,42+150,50)=2.644,92-TL BSMV,  1.005,20-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 1.449.700,76-TL alacağın  borçlu davalı tarafından 707.666,60-TL asıl alacak, 52.898,52-TL işlemiş faiz, 2.644,92-TL BSMV ve 1.005,20-TL ihtarname gideri toplamı 764.215,24-TL'sine yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren 1.284.681,94-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %39 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi, 108.470,18-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %33 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,b) Gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı tarafından 6.830,00-TL çek bedelinin depo edilmesine yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden uygulanacak yıllık %39 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, c) Asıl alacağın (707.666,60-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde verilen kararın büyük ölçekte talepleri doğrultusunda olmasına karşın mahkeme tarafından yapılan yıllık faiz oranı tespitinin hatalı olduğunu,  Mahkeme tarafından dosya kapsamına yaptırılan bilirkişi incelemelerinde bilirkişi tarafından faize ilişkin olarak; ticari krediler için fiilen krediye uygulanmakta olan akdi faizin %30 fazlası olan %39 faiz oranının uygulanabileceği, esnek ticari hesap ve ticari kredi kartı yönünden ise %33 oranında temerrüt faizi talep edilebileceğinin tespit edildiğini; bilirkişi tarafından esnek ticari hesap ve ticari kredi kartı yönünden yapılan %33 oranında temerrüt faizi istenebileceği şeklindeki tespite bir itirazlarının bulunmadığını; ancak ticari nitelikteki kredi için %39 oranında temerrüt faizi istenebileceği yönündeki  tespitin, eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde belirlenmiş olup  bu hususa itiraz ettiklerini; hem dava dilekçelerinde hem de bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarında ayrıntılı olarak belirttiklerini, sözleşme gereği, taksitli ticari kredi ve çek kredisi için uygulanacak yıllık faiz oranının % 46,80 olması gerektiğini, Davacı ile davalı borçlular arasında imzalanılan dosyaya mübrez mevcut kredi sözleşmesinin 11.md. B fıkrası ile temerrüt halinde uygulanacak faizi belirlemiş olup buna göre;\"...Müşteri, temerrüt halinde belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden, hesap kapatma (hesap kesme kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel  hale geldiği tarihten itibaren bunları Banka'ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için kullanmış olduğu tüm kredilere Bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibari ile en yüksek olan kredi faiz oranına bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder...\" hükmünü havi olduğunu, davacı tarafından dosyaya mübrez T.C. Merkez Bankasına bildirilen faiz oranları çizelgesindeki  ve GKS'nin iligli maddesindeki düzenlemeler uyarında en yüksek faiz oranının %36 olup bunun %30 fazlası da takip talebinde talep edilen %46,80 oranına tekabül etmek olup yas ave sözleşmeye uygun olduğunu, (EK-1 Faiz Oranı Çizelgesi), bu kapsamda akit serbestisi ve G.K.S. hükmü gereği, taksitli ticari kredi ve gayrinakit çek riski alacağı için takip talebinde yıllık faiz oranının %46,80 olarak talep edildiğini; mahkeme tarafından hüküm kurulurken bütün itirazlarına karşın yıllık faiz oranının yüzde 39 olarak hesaplanıldığını; işbu nedenle faiz oranının takip talebinden belirtilen oran üzerinden edilip hesaplanması için dairemizden kararın bozulmasını isteme zorunluluğunun doğduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanılan hususlar ile dairemizce resen dikkate alınacak diğer hususlar doğrultusunda, taksitli ticari kredi ve gayrinakit çek riski alacağı için yıllık faiz oranın takip talebinde olduğu gibi %46,80 olması ve alacaklarının bu oran üzerinden hesaplanması gerektiğinden mahkeme tarafında verilen kararın kaldırılmasına davalı taraf aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının hukuki mesnetten yoksun olup  istinaf gerekçelerini belirttiklerini,Müvekkilinin,  dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. (...) ile Davacı arasında akdedilmiş olunan kredi alacaklarına kefil olduğunu; icra takibinin gerçekleştirdiği ve yerel Mahkeme nezdinde açılan dava sırasında Dava dışı ... konkordato sürecinde olduğundan davacı tarafça kredi alacaklarına ilişkin muacceliyet iddiasının, İİK'nun 296 maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğunu, kefaletin feriliği göz önüne alındığında, alacak asıl borçlu için muaccel olmadan kefil için de  muaccel  olamayacağını,  esas  borç  muaccel  olmadan  kefilden  talepte  bulunulamayacağını, dava dışı ... konkordato sürecinde olması nedeniyle muacceliyetin gerçekleşmeyeceğine dair beyanlarının değerlendirme dışı bırakıldığını ve vadesi gelmemiş olan borçlar nedeniyle kefil olan müvekkilinin sorumlu olduğuna dair hukuka aykırı bir karar verdiğini; Davacı tarafından dosyadaki 2. ek rapora karşı beyan dilekçesi eki ile dosyaya sunulan ve Yerel Mahkemenin gerekçeli kararı ile hükme esas alınan delilin, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı çerçevesinde kabulünün hukuken mümkün olmadığını, 6100 sayılı HMK’ nın 140. maddesi uyarınca, tarafların, delil olarak dayandıkları belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermek ya da başka yerden getirilecekse, bunu belirtmek zorunda olduklarını; tarafları bu konuda yapmaları gereken işlemleri eksik bırakmışlarsa, tahkikata başlamadan önce, taraflara son kez kısa bir süre verildiğini, bu süre içerisinde de delillerin sunulmaması halinde,  tarafların o delile dayanmaktan vazgeçtiklerinin kabul edileceğini,  ön incelemede ek olarak bildirilen süre içinde de verilmemiş delillere, tahkikat içinde kural olarak (m. 145, c. 1) dayanılamayacağını; davacının 2. Ek bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunmuş olduğu, davalının kefil olduğu 17.08.2015 tarihli 800.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin delil olarak hükme alınmasının açıkça iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamına girdiğini; buna rağmen  mahkemenin davalının kefalet limitinin 1.000.000 TL değil,  ayrıca 800.000 TL kefaletinin de bulunduğu gerekçesi ile 1.800.000 TL olduğu yönündeki kabulünün,  iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamındaki delilin hükme esas alındığını gösterdiğini,  İleri sürerek, yukarıdaki nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine,  dairemizin aksi kanaatte olması halinde yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesi olan Yerel Mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan ve ödenmediği belirtilen  kredi alacaklarını  tahsili için  kefil aleyhine başlatılan ilamsız takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece davalı vekiline noksan istinaf karar harcının yatırılması için sonuçları hatırlatılarak bir haftalık kesin süre verilmiş, muhtıra tebliğinden itibaren verilen kesin süre içerisinde noksan harcın tamamlanmaması nedeniyle 27/07/2021 tarihli ek karar ile HMK'nun 344 maddesi uyarınca davalı yanın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekilince ek karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Davalı yanın istinaf başvurusu yapılmamış sayıldığından istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvuruna yönelik gerçekleştirilmiştir. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacı bankanın davalı kefil aleyhine 1.393.152,12-TL asıl alacak, 65.456,24-TL işlemiş faiz, 3.272,81-TL BSMV, 1.005.20-TL ihtarname gideri olmak üzere 1.462.886,37-TL nakdi, 6.830,00-TL gayrınakdi alacak için takip başlattığı, nakdi asıl alacağın 1.284.681,94-TL'lik kısmı için takip tarihinden itibaren yıllık %46,80, 108.470,18-TL'lik kısmı için  takip tarihinden itibaren yıllık %33,00 oranında temerrüt faizi işletilmesini talep ettiği, davalının 1.393.152,12-TL asıl alacağın 707.666,60-TL'lik kısmı ile tüm faiz ve fer'ilere itiraz ettiği, davacı bankanın kısmi itiraz üzerine duran 777.400,85-TL takip tutarı üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, genel kredi ve kefalet sözleşmeleri, kat ihtarı ve tebliğ şerhi, dava dışı kredi lehdarı şirkete kullandırılan kredilere ilişkin ödeme planları, sorumluluk bedelleri tazmin edilen çek bilgileri, hesap ekstresi dosya arasına alınmış, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek  raporlar aldırılmış, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan 1.393.152,12-TL asıl alacak, 52.898,52-TL işlemiş faiz, 2.644,92-TL BSMV, 1.005.20-TL ihtarname gideri olmak üzere 1.449.700,76 TL alacaklı olduğu, asıl alacağın 685.485,52-TL'lik kısmı kabul edildiğinden, davalının takibe kısmi itirazının 707.666,60-TL asıl alacak, 52.898,52-TL işlemiş faiz, 2.644,92-TL BSMV ve 1.005,20-TL ihtarname gideri toplamı 764.215,24-TL alacak yönünden iptali gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, birden takip ve dava konusu kredi kalemlerinden taksitli ticari krediler ile tazminat edilen ve takip tarihi itibariyle nakdi alacağa dönüşen çek depo bedelleri yönünden temerrüt faiz oranının, genel kredi sözleşmesinin 11/b bendine göre yıllık %46,80 olarak kabul edilmesi gerekirken, yıllık %39 olarak kabul edilmesinin ve bu nedenle alacağın eksik hesaplanmasının hatalı olduğu yönündedir.  Kök raporda bankacı bilirkişi tarafından; davacı bankanın dava dışı kredi lehdarı şirkete kullandırdığı tüm taksitli ticari kredilerin aylık %2,50, yıllık %30 akdi faiz ile kullandırıldığı, bu nedenle kredi kartı ve kredili mevduat hesabı alacakları haricindeki nakdi krediler bakımından temerrüt faiz oranının fiilen uygulanan bu akdi faiz oranına sözleşmenin 11/b bendi uyarınca %30 ilave ile yıllık %39 olduğu, bankanın bu krediler bakımından takipte talep ettiği yıllık %46,80 temerrüt faiz oranının yerinde olmadığı belirtilmiş, hesaplama bu orana göre yapılmış, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı alacakları için talep gibi yıllık %33 temerrüt faizi oranı üzerinden hesap yapılmış, buna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle tüm nakdi kredi kalemleri bakımından  toplam  752.261,15-TL asıl alacak, 26.753,16-TL işlemiş faiz, 1.337,65-TL BSMV, 1.005,20-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 781.357,16-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş; ancak ... no'lu yapılandırılan kredinin hangi krediye/kredilere ilişkin olarak yapılandırıldığına ilişkin mahsup fişleri, kredi kullandırın evrakları temin edilemediğinden yapılandırma dışındaki taksitli ticari kredilerin mükerrerlik olmaması açısından hesaplamaya dahil edilmediği şerh düşülmüştür. Davacı banka vekili tarafından kök rapora yönelik itiraz dilekçesi sunulmuş, bu itiraz dilekçesinde;  raporda banka alacağının eksik hesaplandığı,  raporda  ... no.lu yapılandırılan kredinin hangi krediye/kredilere ilişkin olarak yapılandırıldığına ilişkin mahsup fişlerinin ve kredi kullandırım evraklarının temin edilemediği gerekçesi ile, yapılandırma dışındaki taksitli ticari kredilerin hesaplama dahil edilmediğinin belirtildiği,   ancak banka tarafından bilirkişiye ... nolu kredi ile, 08/09/2017 tarihinde kullandırılan ... nolu 500.000,00-TL tutarlı KGF spot kredinin yapılandırıldığı bilgisinin verildiği,  her iki kredinin kullandırım talimatları ve onaylarının bu itiraz dilekçesi ekinde sunulduğu belirtilerek, itiraz dilekçesindeki bu açıklamalar ve dilekçe ekinde sundukları belgeler üzerinden, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek ek rapor alınması talep edilmiştir. Davacı banka vekilinin bilirkişi kök raporunda kredili mevduat hesabı ve kredi kartı alacakları dışındaki ticari krediler bakımından tespit edilen yıllık %39 temerrüt faiz oranına yönelik herhangi bir itiraz ileri sürmediği anlaşılmıştır. Mahkemece hem davacı hem de davalı vekilinin itirazları ile dosyaya sunulan belgeler de değerlendirilerek ek rapor tanzimi için dosya aynı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından ek raporda, kök rapordaki temerrüt faiz oranları esas alınarak  davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle tüm nakdi kredi kalemleri bakımından  toplam   1.393.152,12-TL asıl alacak, 52.898,52-TL işlemiş faiz, 2.644,92-TL BSMV, 1.005.20-TL ihtarname gideri olmak üzere 1.449.700,76 TL  alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde bu kez kredili mevduat hesabı ve kredi kartı alacakları dışındaki ticari krediler bakımından tespit edilen yıllık %39 temerrüt faiz oranına itiraz etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/2-1106 esas, 2023/1099 karar sayılı  kararında da belirtildiği üzere;  bir davada, taraf veya mahkeme usuli işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu hakka usuli kazanılmış hak denir. Usuli kazanılmış hakkın temelleri 04/02/1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı, yine 09/05/1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı İçtihatları Birleştirme Kararları ile atılmıştır.  Somut olayda, davacı banka vekili tarafından, kök rapora itiraz dilekçesinde, kök raporda yapılan yıllık %39  temerrüt faiz oranı tespitine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olması karşısında, artık itiraz edilmeyen bu oran davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden, ek rapora itiraz dilekçesinde bu orana itiraz edilmiş olması davalı aleyhine sonuç doğurmayacaktır. Mahkemece bu oran esas alınarak hüküm kurulmuş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin  kredili mevduat hesabı ve kredi kartı alacakları dışındaki ticari krediler bakımından tespit edilen yıllık %39 temerrüt faiz oranının, sözleşmenin 11/b maddesine aykırı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden,  davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4adc306579e272ec","SID":"c2a1733865fab23b"}}