{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/48 - 2024/641<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br><br>ESAS NO\t: 2020/48 <br>KARAR NO\t: 2024/641<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/11/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/368 Esas-2019/1031 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı sigortalı şirket arasında \"Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi\" imzalandığını, 11.03.2017  tarihinde dava dışı sigortalının  işyerine ait bahçenin tel örgülerinin sökülerek bahçede çuvallar içinde bulunan bakır ve pirinç malzemenin çalındığını, davalının dava dışı sigortalı işyerinde  güvenlik hizmeti verdiğini, müvekkilinin tespit edilen zarar bedelini dava dışı sigortalısına ödediğini, ödenen bedelin davalı güvenlik şirketinden rücuen tahsili için takibe geçildiğin ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; olayın meydana geldiği sitede vardiya halinde ve her vardiyada tek kişi olmak üzere güvenlik hizmeti verildiğini, bu kişinin de ana giriş kapısında bulunduğunu, devriye ve kontrol hizmeti verilmediğini, işyerinin çok büyük bir  alanı kapsadığını ve tel örgülerin bulunmadığını, ayrıca kamera sisteminin de olmadığını, müvekkiline bu olay nedeniyle atfedilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi kuruluna tevdi olunmuş, bilirkişiler raporunda; ... Yönetimi yetkilileri; a)\tgeniş bir alanda faaliyette bulunan işletmelerinin güvenliğinin sağlanmasında hem az güvenlik personeli ile ucuz hizmet anlayışıyla hareket etmelerinden, b) ihata duvarları üzerinde bulunan tel örgülerin yeterli tamirini yaptırmamalarından, c) arazinin genişliğinden dolayı devamlı izlenmesi gereken monitörlere devamlı görevli bulundurmadıklarından veya güvenlik personeline devretmediklerinden d) dosya içerisinde sunulan kira sözleşmesinden tesisin 01/10/2014 yılında kiralandığı, kiralık tesise ekstra yatırım yapılmama gibi nedenle güvenlik kavramına yeterli hassasiyeti göstermedikleri anlaşılmıştır. Bütün bu nedenlerle, doğan zarardan yüzde altmış kusurlu, ... Şirketi, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmederine Dair Yasanın 1. maddesindeki amaca uyarak, 7. maddesindeki yetkilerini kullanarak, sözleşmenin amaç ve konu başlığı altındaki yüklendiği sorumluluklarını, hizmet sunduğu esnada suçun işlenmiş olması sırasında yerine getirememiştir. Bu nedenle doğan zarardan 4077 sayılı yasanın 13. Maddesi kapsamında \"ayıplı hizmet vermesi\" nedeniyle yüzde kırk kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketince sigortalı işletmeye 7.635,00 TL hasar bedeli ödendiği, bu bedelin özel güvenlik şirketinin kusuruna denk gelen miktarının 3.054,00 TL olup, Ankara 25, Icra Müdürlüğünün 2017/14039 E sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 3,054,00 TL ana para, 79,13 TL işlemiş faiz yönünden iptal edilebileceği rapor edilmiştir. <br>Dava  11/03/2017 tarihinde sigortalının ticari faaliyet gösterdiği adreste hırsızlık olayına ilişkin olarak işletmenin zararına ilişkin olarak 07/04/2017 tarihinde ödenen 7.635,00 TL zarar bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan Ankara 25.İcra Müdürlüğü'nün 2017/14039 esas sayılı dosyasına dair itirazın iptaline dair dava olup, bilirkişi raporu ile davalı ... Hizmetleri Limited Şirketinin yaşanan hırsızlık olayında % 40 oranda kusurlu olup, davacı sigortanın toplamda 7.635,00 TL zarar bedeli ödediği, davaya dayanak icra dosyası olan Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2014/14039 esas sayılı dosyası incelendiğinde borçlusunun davalı, alacaklısının davacı taraf olup, 7.635,00 TL asıl alacak, 197,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.832,83 TL' lik takip olduğu anlaşılmakla zararın oluşmasında davalı şirketin bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur oranı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2014/14039 esas sayılı dosyasındaki davalı/borçlu itirazının kısmen kabulü ile, 3.054,00 TL asıl alacak ve 79,13 TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına, 4.581,00 TL asıl alacak ve 118,70 TL işlemiş faiz yönünden takibin iptaline, 3.054,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 avans faizi ve değişen oranlarda faiz işletilmesine\" karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hırsızlık olayının davalının güvenlik hizmeti verdiği işyerinde meydana geldiğini, güvenlik hizmetinin sadece giriş kapısında beklemek olmadığını, şirketin risk ve analiz raporlarını sunması gerektiğini, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, bilirkişi heyetince %40 kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br><br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık;  davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan sigorta poliçesi uyarınca dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu işyerine güvenlik hizmeti veren davalı yüklenici şirketin bu olay nedeniyle kusurlu olup olmadığı ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava,  davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan sigorta poliçesi uyarınca dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalıya ödenen bedelin güvenlik hizmeti veren davalı sigorta şirketinden tahsili için girişilen takibe vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/368E., 2019/1031K. sayılı dava dosyasında verdiği 13/11/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br> 24/04/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24/04/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br>e-imza <br>Katip <br>e-imza <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42eec6c07514fda6","SID":"40ae7fc245388756"}}