{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/803 <br>KARAR NO: 2024/908<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/02/2024<br>ESAS NO: 2022/606<br>KARAR NO: 2024/85<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:22/04/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarih ve 2022/606 Esas 2024/85 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalının kendisi hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senedinden dolayı takip başlatıldığını, davacı ile davalı ... ve dava dışı davalı ...'ın iş ortağı ve kardeşi olan ...  ile traktör satışı konusunda anlaşma yaptıklarını, bu kapsamda dava dışı ... adına kayıtlı olan ...  plakalı traktörü 144.000,00 TL bedel ile satın aldığını, 30.000,00 TL elden ödediğini geriye kalan 15/06/2020 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli 15/10/2020 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli ve 15/11/2020 vade tarihli 44.000,00 TL bedelli 3 adet senet düzenlediklerini, ödemeyi ise davalı ile dava dışı ... 'ın ortak olduğu ...  hesabına gönderilmesini talep ettiklerini, aracın kendine teslim edildiğini, traktörün bedelinin ödendiğini, aralarında mesajlaşma geçtiğini ve borcun tamamen ödendiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile, davacının davlı tarafa karşı Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu beyanları kabul etmediklerini, davalı tarafın borcunu ödememek ve icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla gerçek dışı dava açtığını, davacı 44.000,00 TL borcunu ödemediğinden dolayı icra takibi yapıldığını, whatsapp konuşmalarının delil niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Somut olaya gelince; davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının dava konusu bononun vade tarihinden sonra yapıldığı ve bono bedelini karşıladığı, davalının ise TBK 102. madde hükümleri uyarınca ödemelerin başka bir alacak için yapıldığını veya taraflar arasında iddia olunan başka senetlerin ödemesi için yapıldığını ispatlaması gerektiğinden ve ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. -Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede: İcra İflas Kanunun 72/5.maddesi uyarınca menfi tespit davasında Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu  alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davalı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davacı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1-Davanın kabulü ile, 2-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ve bu icra dosyasında takibe dayanak yapılan 15/04/2020 düzenleme tarihli, 15/11/2020 ödeme tarihli, 44.000,00-TL bedelli bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,  3-İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde davacı yönünden Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takibin iptaline, 4-İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca icra takibinin davacı yönünden derhal durdurulması amacı ile Kayseri Genel İcra Dairesine müzekkere yazılması, 5-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı tarafın sunmuş olduğu beyanlarının gerçek olmadığını, kendi beyanlarında çelişkiye düştüklerini, traktör satışına ilişkin 144.000 TL ye anlaşıldığını, bir kısımının elden verildiği için kalan 15/06/2020 vade tarihli 40.000 TL , 15/10/2020 vade tarihli 30.000 TL 15/11/2020 vade tarihli 44.000 TL lik senetlerin verildiğini beyan ettiğini, ayrıca dürüstlük ve iyi niyet imajı çizmeye çalışan haksız ve kötü niyetli davacının 2020 vade tarihli olarak belirttiği senetlere 2021 yılının son ayında biten ödemeler olduğunu beyan ettiği üzere çelişkisinin zirvesine çıkarak 144.000 TL olan toplam borç için 165.000 TL ödeme yaptıkları gibi asılsız hayatın olağan akışına ve ticaret hayatına aykırı beyanları bulunduğunu, davacı tarafla yapılan anlaşma miktarı ve şartlarının davacı tarafın iddia ettiği minvalde davacının beyanlarıyla sabit olduğunu, yerel mahkemece usul ve yasaların  dışına çıkılarak yapılan yargılama neticesinde hatalı karar verdiğini, mahkemenin HMK kanunlarının dışına çıktığını, mahkemenin davacı tarafın beyanlarını esas kabul ederek olmayan delilleri davacı tarafın beyanları ile var kabul edilerek, mahkemece istenilen açıklamalara taraflarınca cevap verilmesine rağmen cevap verilmediğinin gerekçe gösterilerek davacı tarafın beyanları doğrultusunda karar vererek tamamen objektiflikten uzaklaşıldığını, mahkemece ödemelerin dikkate alınarak borçlarının ne kadar kaldığı noktasında açıklama yapılması istenildiğini, ancak taraflarınca herhangi bir beyanda bulunulmadığı değerlendirme ve gerekçesi ile tamamen gerçek dışı olduğunu, somut olayda davalı tarafından ödemeler toplamının dava konusu bononun vade tarihinden sonra yapıldığını ve bono bedelinin karşılandığı TBK 102 madde hükümleri uyarınca ödemelerin başka bir alacak için yapıldığı veya taraflar arasında iddia olunan başka senetlerin ödenmesi için yapıldığını ispatlaması gerektiğinden ve ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verildiğini, ispat yüküne ilişkin genel kural'ın menfi tespit davaları için gerekli olduğunu, davacı tarafın borçlu olduklarını iddia ettikleri miktarda ödediklerini belirttikleri miktarın birbirini tutmadığı gibi kendi beyanlarıyla bile borçlu olduklarının miktarının tam ve zamanında ödemediklerinin ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile %20 den aşağı olmamak üzere tazminat ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, dosyada belgesi mevcut EFT işlemi yoluyla gönderilen ödemelere, mahkemece dinlenen tüm tanık beyanlarına, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 01/02/2024 tarih ve 2022/606E - 2024/85K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- Davalıdan alınması gerekli olan 3.635,34 TL istinaf karar ve ilam harcının  istinaf eden davalı tarafça peşin yatırılan 908,84 TL harcın mahsubu ile bakiye  2.726,5TL  istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile  HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf906c20a7b74d64","SID":"d74e344e5446aed3"}}