{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1383 <br>KARAR NO: 2024/1359<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2023<br>NUMARASI: 2023/654 E - 2023/946 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan ... Mah. ... Cad. No:... Beşiktaş adresinde bulunan 49 yıllığına müvekkili olan şirkete tahsis edilen ... Hotel'in Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 19.10.2005 tarih ve 10159 sayılı Turizm İşletme Belgesine sahip olduğunu, ... numaralı elektrik aboneliğinin bulunduğunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 16. Maddesinde turizm belgeli işletmelerin elektrik, gaz ve su ücretlerinin ne şekilde ödeyeceğinin düzenlendiğini, davalı şirket ile müvekkili olan şirketin 19.09.2007 tarihinde sözleşme imzalandığını ancak açık mevzuat hükümlerine rağmen davalı şirketin müvekkili olan şirkete sanayi ve meskenlere uygulanması gereken en düşük ücreti uygulaması gerekirken ticarethanelere uygulanan en yüksek ücret tarifesinden bedel alındığını, bu sebeplerle sözleşmenin kurulduğu 19.09.2007 tarihinden itibaren davalı idarece fazla faturalandırılıp fazla tahsil edilen bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte alacağın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL olmak üzere tahsiline karar verilmesini, yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine talep  etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; 29.06.2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.05.2010 tarihli Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı'nda, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan \"Turizm Yatırım Belgesi\" veya \"Turizm İşletme Belgesi\" almış yatırım ve işletmelerin tükettikleri elektrik enerjisi bedellerinin bir kısmının bütçeden karşılanacağı şeklinde düzenleme yapıldığını, söz konusu karar gereğince, ilgili belgelere sahip işletme ve yatırımların turizm teşviği kapsamında bir kısım elektrik enerjisi bedellerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca ayrılan bütçeden karşılanacağını, davacı tarafın fazladan ödediğini iddia ettiği bedellerin iadesinin müvekkili olan şirketten değil Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan talep edebileceğini, dolayısıyla müvekkil şirkete yöneltilebilecek bir husumet bulunmadığından huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı yanın talebi dahilinde fazladan ödendiği düşünülen fatura bedellerinin müvekkil şirket tarafından iade edileceği yönünde herhangi bir kanuni düzenleme mevcut olmadığını, davacının açmış olduğu hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddinin gerektiğini, talep edilen bedellerin bir an için haklı olduğu düşünülse dahi, maddi hukuk açısından süreye tabi olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, zaman aşımına uğrayan taleplerinin reddinin gerektiğini, bu sebeplerle davanın husumet yokluğu nedeniyle davanın müvekkili olan şirket yönünden reddini, haksız ve zamanaşımına uğrayan davanın reddini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davalı ve davacı vekili istinaf etmiştir. 23/07/2016 yürürlük tarihli 6723 sayılı Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 12/01/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan \"aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan\" ibaresi \"verilen\" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. \"Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez\". Böylece yeni düzenleme getirilmiştir, Değişiklik sonrası, HMK'nun geçici 3. maddesi 2. fıkrasında ''Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına'' dair bu düzenleme ile Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihi 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar ile temyiz aşamasından geçen dosyalar için HUMK'nun 427 ile 454. maddeleri gereğince Temyiz yoluna başvurulacağı, istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı açıktır. Davada, mahkeme hükmünün Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/123 Esas - 2023/1188 Karar ve 02/05/2023 tarihli bozma kararı ile Yargıtay denetiminden geçtiği, istinaf edilen bu kararın ise Yargıtay bozma ilamı sonrası verilen karar olduğu  anlaşılmaktadır. Mahkemenin kanun yolunu hatalı nitelendirmesi, karara karşı istinaf yoluna başvurulma sonucu doğurmaz. Aksi halde uygulamanın HMK'nın geçici 3. maddesine aykırı olacağı açıktır. Bu nedenle, temyiz yolu açık kararın bağlı olduğu usul hükümleri çerçevesinde Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği halde, sehven İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından, istinaf yoluna bağlı olmayan bu karara karşı dosyanın Yargıtay'a gönderme işlemi yapmak üzere ilgili mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmektedir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dosyanın,  HMK geçici 3. maddesi uyarınca, evvelce temyiz incelemesinden geçip esasla ilgili de değerlendirilme yapılmış olduğundan, istinaf yoluna değil, temyiz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyiz nitelemesiyle Yargıtay ilgili dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden tarafa iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  09/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e7af7df60728a77","SID":"70517feca32a4be7"}}