{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/492 - 2024/832<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/492 <br>KARAR NO\t: 2024/832<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/302 E.  -  2022/5 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2022 tarih ve 2020/302 E. - 2022/5 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2019/52208 sayılı ... ibareli başvuru markasının müvekkilinin itirazına mesnet ... ibareli tanınmış markalarıyla SMK 6/1 uyarınca iltibas düzeyinde benzer olduğunu, dava konusu markada bulunan tek esaslı unsurun ... ibaresi olduğunu, müvekkilinin ... markalarının davalının tescil istediği tüm ürünler bakımından tescilli bulunduğunu, ... markaları ile ... markasının benzerliğinin ise Yargıtayca defaeten ortaya konulduğunu, davaya konu başvurunun SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 hükümleri uyarınca tümden reddi gerektiğini ileri sürerek 2020-M-5253 sayılı YİDK kararının iptali ile tescili halinde 2019/52208 sayılı markanın tüm ürün ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, davaya konu ... markası ile davacı adına tescilli ... markaları arasında fonetik ve görsel olarak benzerlik bulunmadığını, davacı şirket belli bir tür gıda ürünleri üzerine faaliyet gösterdiğinden hedef kitlesi nihai tüketici iken, müvekkilinin elektrolit metal kaplama ve yüzey işlem tesisleri yapım faaliyetleri yürütmekte olup hedef kitlesinin anılan faaliyet konularında üretim tesisi yatırımı yapan sanayici şeklinde nitelikli tüketiciler olduğunu, ... markası ile davacı adına tescilli ... markalarının iltibas yaratma imkanı bulunmadığını, davacı tarafça 2006/34687 sayılı marka hakkında davacı şirketin herhangi bir dava açmadığından kullanımı ve tescili çekişme konusu olmaktan da çıktığını ve müktesep hak oluşturduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının  \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki  iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın \"...+şekil\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, davacı tarafın \"...+şekil\" ibareli  başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dayanak ... markaları ile .../... ibaresi arasında iltibas ihtimalinin Yargıtay tarafından ortaya konulduğunu, emsal kararlar bulunduğunu, bu kararların yok sayıldığını, davalı markasında, davacı markasındakinden farklı olarak sadece R yerine T harfi kullanıldığını, bu tek harf farkı markaların telaffuz benzerliğini bertaraf etmediğini, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu zannetmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, taraf markaları arasında SMK 6/1 kapsamında iltibas oluşacağını, mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin \"... + ŞEKİL\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, ayrıca davalı başvurusundaki yazım şekli ve belirgin şekil unsurunun ayrı bir işaretsel ayırt ediciliğinin de bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının  \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde, derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının \"...\" ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının \"...+şekil\" ibareli başvuru markalı  malı/hizmeti  satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, davacı tarafça sunulan emsal kararların somut uyuşmazlıkla uyum içinde olmadığı, zira her somut olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, diğer yandan davacı tarafın \"...+şekil\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ayrıca maddede belirtilen koşulların ispatlanamadığı, davacı tarafın \"...+şekil\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı, dava konusu  marka açısından  SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının sabit bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcf2c40046a7737a","SID":"59fe5020d8d1fbcb"}}