{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/445 <br>KARAR NO: 2024/370<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2021<br>NUMARASI: 2019/960 Esas, 2021/1100 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ : 08/05/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiben yapılan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı  yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, davalı aleyhine, öncelikle Samsun ....İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını bu takibe yapılan yetki itirazı sonrasında Büyükçekmece ....İcra Dairesinin ... Esasa sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının buna itiraz ettiğini, Davalı şirkete muhtelif yapı malzemeleri satıldığı ve karşılığında faturaların kesildiği ancak davalının bir ödemede bulunmadığı, davalıya borçlu olduğu faturalar ve bedellerinin ödenmesi hususunda 19.11.2012 tarih ... Sayılı yevmiye numarası ile Samsun ....Noterliği’nden ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı şirketin müvekkili şirket tarafından takip ve dava konusu malları aldığını , ibraz edilen faturaları kayıtlara geçirdiği ancak ödeme yapmadığı , taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme sonucunda bu durumun açıkça görüleceği, bu nedenle davalı şirket tarafından yapılan itirazın kaldırılması, takibin devamına ve borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketle 20 ay boyunca alınan mal ve hizmetlerin bedelinin ... isimli şahsa yapıldığını, gerek davacı şirketin ticaret yaptığı 3. Şahıs firmalara gönderdiği kıymetli evraklarda, gerekse şirkete ait banka dekontları ve faturalarda da ... yetki veren ... isim ve imzası kullanıldığını, bunun da ... Yetkilisi olduğunu gösterdiğini, davacı şirketin teslim etmesi gereken malları ve hizmeti teslim etmediğini, bu nedenlerle haksız açılan dava nedeniyle davacının %20 icra tazminatına hükmedilmesini, davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. karar verilmesini istemiştir. Mahkemece;  dosyada bulunan .... Sanayi şubesi'nin 06/12/2012 tarihli yazısında şirket adına işlem yapan kişinin ekli vekaletten anlaşılacağı üzere ... olduğu, yine dosyada davalı tarafından ibraz edilen faturalarda ...'ın imzasının bulunduğu, bu haliyle makbuzların düzenlendiği tarihte ... ticari temsilci gibi hareket etmiş olduğu, ... de, bu yetki kapsamında özel yetkili ticari vekil olarak atadığı, her ne kadar davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen 2011 ve 2012 yıllarına ait defter ve belgeler ibraz edilmediğinden ...  ve ...  şirket adına dosyada bulunan fatura ve tahsilat makbuzlarında olduğu gibi başka işlemlerde de imzalarının olup olmadığı hususu incelenememiş ise de, davacı ilgili yıllara ait defterleri ibrazdan kaçınmış sayılmış ve mevcut dosya durumu itibariyle de,  ... şirket adına tahsilat yapması için ...'in yetkilendirdiği ticari temsilci olarak davranan ...'ın alt vekil tayin etme yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ödeme makbuzlarındaki miktarlar yönünden davalı savunmasını ispat etmiş kabul edilmiş ve bu miktarlar mahsup edildiğinde davacının, davalıdan 38.325,97 TL asıl alacak yönünden alacaklı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek takibe yapılan itirazın 38.325,97 TL yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yine davacının, davalıyı fatura konusu alacak yönünden temerrüde düşürdüğü hususu ispatlanamadığından davacının işlemiş faize yönelik talebinin  reddine, Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulü ile 38.325,97 TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin 38.325,97 TL  asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ve işlemiş faize yönelik talebin reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 7.665,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, davacıya yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları makbuz ve faturalar ile ibraz edilen ticari defterlere göre herhangi bir borçlarının bulunmadığını, dosyaya sonradan sunulan raporlar incelenmeksizin  eski rapor esas alınarak hüküm tesis edildiğini,  davacı ... Ltd. Şti. yetkilisi  ... yetkilendirdiği ...e yapılan ödemelere ait makbuzlardaki miktarlar yönünden davalının savunmasını ispat etmiş olduğunun kabul edildiğini, ancak bilirkişi raporu ile yerel mahkeme kararının çelişkili olduğunu, dosyada mevcut olmasına rağmen \"dosyada belgesi bulunmadığı\" gerekçesiyle sehven değerlendirilmeyen (5 adet belgeden oluşan) toplam 28.865,43-TL'lik ödemenin de kabulü gerektiğini,  davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu,  davacının defter kayıtlarında, uyuşmazlık konusuna ilişkin bazı ödemelere ait kayıtlar bulunmamakta ise de \"karşı tarafın defterlerinde ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde\" ticari defterlerin davalının lehine delil kabul edilmesi gerektiğini,  davada kısmen kabule karar verildiği ve alacak likid olmadığı halde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca kötü niyet tazimatı taleplerine ilişkinde hüküm kurulmadığını  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 07/02/2011 tarihli bordür yerleştirme ve parke döşeme işçiliği sözleşmesi   akdedilmiştir. Sözleşmeyi davacı şirket adına ...  imzalamıştır. Davalı-yüklenici bakiye iş bedeli alacağını dava konusu etmiştir. İş teslimine ilişkin düzenlenen irsaliye faturalarda imza bulunmamaktadır. Davalı eksik ifa ile ödemelerinin davacı şirket adına, davacı şirket yetkilisi gibi hareket eden ...'nın yetki verdiği ...'e yapıldığını, borcunun olmadığını davanın reddini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde ayrıca eksik ifa iddiasında da bulunmuştur. Mahkemece davalının eksik ifa iddiasında bulunmasına rağmen mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmamış olup, SMM bilirkişiden dosya üzerinden ticari defter ve ödeme belgeleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Davacı şirketin gerek sözleşme tarihi, gerekse ödeme tarihleri itibariyle şirket temsilcileri ticari sicil kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, yine ... davacı şirketteki sıfatları, temsil belgeleri varsa vekaletleri getirtilmek suretiyle ve yerinde inşaat bilirkişi ile yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacı tarafından sözleşmeye konu işin yapılıp yapılmadığı, iş bedeli, eksik ifa olup olmadığı yönünde rapor alınması, ayrıca heyete SMM bilirkişide eklenerek  ticaret sicil kayıtları ve ödeme belgelerine  göre alınacak rapor ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2019/960 Esas, 2021/1100 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1303941320723858","SID":"a6cdc35ecd48d175"}}