{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/535 <br>KARAR NO: 2024/311<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2019<br>NUMARASI: 2014/563 Esas, 2019/1013 Karar<br>Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1138 esas sayılı dosyası<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ : 30/04/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; asıl dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat  talebine  ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davalı, birleşen davada davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili,   müvekkilinin İnşaat işleri ile uğraştığını, müteahhitlik yaptığını, davalı tarafın müvekkilinden sahip olduğu binanın dış mantolama işini yapmasını istediğini, tarafların iş bedeli olarak 40.000,00TL'ye anlaştıklarım, davalı tarafın talebi üzerine bu iş için iki adet protokol yapıldığını, 20.000,00TL lik protokolün müvekkilinde olduğu, diğer 20.000,00TL tutarlı protokolün davalı tarafça müvekkiline verilmediği, müvekkilinin bu iş bedelinden mahsup edilmek üzere 10.000,00TL aldığını, Müvekkilinin işini sözleşmeye uygun olarak %75 sini tamamladığında pencere sövelerinin davalı tarafça başka bir şekilde yapılması talep edildiğini, sözkonusu imalatı yapmayı kabul etmesine ve numuneler getirmesine rağmen davalı tarafın karar verememesi sebebiyle işi zamanında bitiremediğini, ayrıca davalı tarafın işin sözleşmesinde bulunmayan köşe taşı olarak tabir edilen işi de talep ettiğini, müvekkilinin bu iş için İşçilik ve malzeme masrafında bulunduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda “pencere altlarına konan sövelerin iki kenarına iş sahibi tarafından köşe taşı konularak sonlandınlması talebine göre yaptırılan köşe taşına ait ömek imalat var” şeklinde yer aldığı, çekme kat çatısının Nuruosmaniye Caddesine bakan kısmına yaklaşık 4.50mm.x0.78mm. ölçülerinde çelik konstrüksiyon takılarak alt, yan ve üst kısımların betopan ile kaplandığını, betopan üzerine kalekim ile elyaf destekli elle yapıştırılarak file üzerine sıva yapılması sözleşme harici iş olarak yapıldığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, yapılan işin bedelini ödemediğini belirterek, yapılan işin karşılığı olan bedelin tahsiline, sözleşmeye aykırı davrandığından oluşan zararın tazminine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 1.000,00TL'nin 05.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu ..., ...,... Caddesi, ....106,Y.74 nolu binaya mantolama işi yapılması için tarafların 16.11.2011 tarihinde 20.000,00TL bedelle sözleşme yaptığını, müvekkili tarafından hazırlanan renkli cephe görsellerinin davacıya anlaşma ekinde verildiğini, taraflar arasında 20.000,00TL lik anlaşma olmasına rağmen 40.000,OOTLlik ikinci bir anlaşmanın olduğu iddiasının akıl almaz ciddiyetten uzak bir iddia olduğunu, anlaşmaya göre belediyeden ruhsat alındıktan itibaren bir hafta içinde işe başlanacağını ve işin 30 gün içinde bitirileceği şeklinde olduğu, belediyeden 17.11.2011 tarihinde ruhsat alındığını ve davacıya İletildiğini, davacının banka hesabına 10.000,00TL yatırıldığım ve ayrıca elden 3.500,00TL verildiğini, davacının iskeleyi 15 günde kurduğunu, yırtık çuvallar kullandığını, kalitesiz malzeme kullandığını, kaynak yaparken pencere ve camlara zarar verdiğini,20.12.2011 tarihinde işi bıraktığım, işe devam edemeyeceğini söylediğini, işi bırakıp gittiğini, İskele kurulu olduğundan müvekkilinin olası hırsızlığa karşı içerde 8 er kişi bulundurmak zorunda kaldığını, işin mevcut durumunun tespiti için İstanbul l9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/124D.Iş sayılı dosyası ile düzenlenen tespit raporunda yüklenicinin %40 tutarında, iş yaptığını ve bunun bedelinin de en fazîa 8.000,00TL olduğunun belirtildiğini, davacıya işin bitirilmesi hususunda ihtarname çekildiğini, davacının cevabi ihtarnamesinde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ve aldığı 13.500,00TL üzerine 61.000,00TL daha talep ettiğini, davacının tespit talebinde bulunduğunu, raporda işin %40 ı yapılmış olmasına rağmen %75 inin yapıldığının rapor edildiğini, rapora karşı itirazlarını yaptıklarını, yarım kalan işin tamamlanması için başka bir firma ile anlaşma yapıldığını ve firmaya 10.592,00TL ödendiğini, müvekkilinin anlaşma harici talebi olmadığını, ancak yapılan İşlerin ayıp ve eksik olması sebebiyle ve pencere camlarına ve doğramalara verilen zararların düzeltilmesinin istendiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili; müvekkili olan davacı şirketin davalı ile ... ... ... caddesi ... no: ... nolu binanın mantolama işinin yapılması için 16.11.2011 tarihinde 20.000 TL'ye yazılı olarak anlaştığını ,peşin olarak davalıya toplam 10.000 TL peşin 3.500 TL elden olmak üzere 13.500 TL ödediğini ,anlaşmaya göre bir hafta içinde işe başlanacağını 30 gün içerisinde işin bitirileceğini ,anlaşmalarına göre işin gecikmesi halinde davalının her gün için 250 amerikan doları tazminat ödeyeceğini belirtmiş ayrıca özetle davalı şirketin kötü işçilik ile ayıplı olarak iş yaptığını 20.12.2011 tarihinde ise işi yapamayacağını söyleyerek işi bıraktığını belirttiğini ,delil tespiti yaptırıldığını , gecikmenin 2 aydan fazla sürdüğünü belirterek taraflar arasında aynı konu ve anlaşmaya dayalı davanın mevcut olması nedeniyle bu dosyanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/563 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve 3000 amerikan doları tazminatın faiz masraf ve vekalet ücreti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; Sözleşme tarihi üzerinden 5 yıldan fazla süre geçtiğinden davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise  her ne kadar sözleşmenin 6. maddesinde cezai şartın ödenmesi kararlaştırılmış ise de, bu bedelin  talep edebilmesi için yüklenicinin kusurlu olması ve işin geç teslim edilmiş olması gerektiğini, bu şartların dava konusu olayda mevcut olmadığını, zira zaten bir teslimin söz konusu olmadığını, davacının sözleşme  dışı taleplerinin ve bazı detayların nasıl yapılacağı konusunda kararsız kalması nedeniyle müvekkilinin işinin yapılmasının engellendiğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğini, karşı tarafın  yapılacak işi sözleşmede belirlenenden farklı şekilde yapılmasını talep ettiğini ve  işin yapımını durdurduğunu, sözleşmenin 20.000 TL  değil 40.000 TL olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece , dosyaya alınan bilirkişi raporunda, dava konusu binanın mantolama işi ile ilgili olarak davacının iddiası, davalının savunması, toplanan deliller dikkate alınmak suretiyle dava konusu sözleşme, değişik iş dosyaları, değişik iş dosyalarında alınan raporlara itirazlar irdelenerek dava konusu sözleşmenin içeriği, davacı tarafça sözleşmeye uygun hareket edilip edilmediği, tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının dava konusu sözleşme nedeniyle davalıdan alacak talep edip edemeyeceği hususları ayrı ayrı değerlendirilerek alacak bedeli 4.352,00TL+KDV olarak hesap ve tespit edildiği sonuç ve kanaati bildirildiği, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları üzerine; Dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile davacı vekilinin 16/11/2015 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği ancak itiraz nedenlerini belirtmediği dikkate alınarak sadece davalı tarafça ileri sürülen itiraz nedenleri irdelenmek suretiyle  ek rapor alınmasına karar verilmiş olduğu, bilirkişi heyeti tarafından ibraz olunan 12/05/2016 havale tarihli ek raporda tarafların itirazları tek tek değerlendirildiği;  dosyada yer alan belge ve bilgiler ile davacı ve davalı tarafın talepleri üzerine düzenlenen tespit raporlarında yapıldığı, yapılmadığı, eksik bırakıldığı ve va ayıplı yapıldığı tespit edilen tüm imalatlar dikkate alınarak ve ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi sonucu kök raporda sözleşme konusu işlerin fiziki gerçekleşme oranı hesaplandığından, ek raporda herhangi bir değişikliğe gerek olmadığının bildirildiği ,mahkemenin  29/12/2015 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararında  davacı vekilinin 16/11/2015 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz ettiği ancak itiraz nedenlerini belirtmediği dikkate alınarak sadece davalı ileri sürülen itiraz nedenleri irdelenmek suretiyle ek rapor alınmasını karar verilmiş olup, söz konusu ara karar dikkate alındığında davacı vekilinin ek rapora yönelik itirazlarıyla ilgili ek rapor alınmasına ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın sadece davalının ek rapora yönelik itirazları irdelenerek aynı bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmekle, bilirkişi heyeti tarafından ibraz olunan 2. ek raporda ,davalının sözleşmenin 6.maddesinde “yüklenici işin gecikmesi halinde hergün için 250 USD tazminat ödeyecektir maddesinin yer aldığı, sözleşmede belirtildiği üzere 30 gün içerisinde tamamlanması gereken işin davacı tarafından 20.12.2011 tarihinde bırakıldığı ve tek taraflı olarak fesh edildiği, sözleşmeye göre müvekkili şirkete ödenmesi gereken tazminatın ek raporda değerlendirilmediği,  yönündeki itirazıyla ilgili yapılan değerlendirmede; taraflar arasında düzenlenen 16.11.2011 tarihli sözleşmede işin ruhsat alınmasından sonra 1 hafta içinde başlanacağı ve sürenin 30 gün olduğu, işin başlangıcında 10.000,00TL peşinat ödeneceği, işin geçikmesi halinde günlük 250 Dolar tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığı,  ilgili belediyesinden 17.11.2011 tarihli iş iskelesi izin belgesi alındığı, 21.11.2011 tarihinde davacının banka hesabına 10.000,00TL yatırıldığı, buna göre işin 21.11.2011 tarihinde başlaması gerektiği kabulü ile 30 gün sonra 21.12.2011 tarihinde bitirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davalı tarafından davacıya noter vasıtasıyla keşide edilen ancak belirtilen adreste ayrıldığı için tebliğ edilemeyen 28.12.2011 tarihli ihtarnamede muhatabın işi bıraktığını ve işin fiilen durduğu belirtilerek davacıya işin sözleşme şartlarında bitirilmesi, işe başlanmadığı takdirde ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin fesih edilmiş sayılacağı, sözleşmeden doğan tazminat ve zarar ve ziyanın dava yolu ile talep edileceği ihtaren bildirildiği, davacının da noter vasıtasıyla davalı işverene keşide ettiği 05.01.2012 tarihli ihtarnamede müvekkilinin işi bitirme aşamasına geldiğinde, son kalan kısım olan “pencere alt, üst ve yan sövelerin yapılması işinin farklı ölçülerde yapılmasının istendiği, getirilen numunelerin taraflarınca beğenilmediği, işin sözleşme dışı taleplerden dolayı zarar uğradığı ve alacağına ilişkin tutarların tarafına ödenmesini talep ederek sözleşmeyi feshettiğini ihtaren bildirdiği, davalı davaya cevap dilekçesinde sözleşme konusu imalatlarla ilişkin ekstra taleplerinin olmadığı belirtilmiş isede, dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde iş veren tarafından pencere alt ve üst sövelerin sözleşme ve teknik şartnamedeki ölçülerin dışında ve şekilde yapılmasını talep edilmesi ve yüklenici davacı tarafından getirilen numunelerin işveren tarafından beğenilmemesi sebebiyle işin geçiktiği iddiası ile ilgili olarak uygulama aşamasında imalata yönelik bir takım değişiklikler olmasının olağan olduğu da dikkate alınarak, kök raporda yüklenicinin sorumluluğunda olup, ancak eksik bırakılan ve ayıplı yapılan imalatlar ayrı ayrı değerlendirilerek, işin gerçekleşme oranı saptanarak hakedilen iş tutarı tespit edildiği, bu tutara ek yapılan iş bedeli ilave edilmek, ödemeler ve mevcut imalatlara verilen zarar bedeli düşülmek suretiyle davacı alacağı 4.352,00TL+KDV olarak hesaplandığı, cezai şartın değerlendirilmediği, mahkemenin takdirinde olmak üzere cezai şart maddesinin kabulü halinde yüklenicinin işverene sözleşmenin feshi ile ilgili keşide ettiği İstanbul ... Noterliği’nin 05.01.2012 tarih, ... sayılı ihtarname tarihi ifanın imkansız hale geldiği tarih olarak kabul edilerek, cezai şart maddesi değerlendirildiğinde; işin 21.12.2011 tarihinde bitirilmesi gerektiği, yüklenicinin işi feshettiği/ifanın imkansız olduğu tarih 05.01.2012 arasında geçen 15 günlük geçikme cezasının 21.12.2011 tarihindeki  döviz kuru 1 dolar =1.881,7 olmak üzere ifanın imkansız hale geldiği 05.01.2012 tarihi itibariyle sözleşme gereği ödenecek tazminatın; 250dolar(günlük ceza) x 1.881,7 x l5gün (geçikme)=7.056,38TL olarak tespit edildiği, buna göre kök raporda hesaplanan 4.352,00TL den 7.056,38TL çıkarıldığında, -2.70438TL hesaplandığından davacının alacağı olmadığı sonucuna varıldığının bildirildiği, davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki talebinin 4.135,36-TL arttırarak 5.135,36-TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ettiği,  öncelikle belirlenmesi gereken hususun,  işin sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak inşa edilip edilmediği olduğu , taraflar arasındaki sözleşme niteliği itibarıyle TBK'nın 480.maddesinde düzenlenen götürü bedelli bir sözleşme olmakla beraber taraflar sözleşmede kullanılacak malzemenin niteliklerini, adedini vs. saptadıkları , bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere yüklenicinin işverene sözleşmenin feshi ile ilgili keşide ettiği İstanbul 9.Noterliği’nin 05.01.2012 tarih, 00149 sayılı ihtarname tarihi ifanın imkansız hale geldiği ,taraflarca, dava açılmadan önce delil tespiti mahiyetinde tespit yaptırıldığı , mahkemece yargılama aşamasında mahallinde keşif ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve raporlar alındığı , TMK'nın 6. maddesi, \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.\" hükmünü içermekte olduğu, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlü olduğu ,  mahkemece itibar edilen bilirkişi kök raporunda  ve ek raporlarda ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere, sözleşme bedelinin 20.000,00 TL olduğu kabul edildiği, davacının sözleşmenin feshi tarihine kadar tamamladığı iş oranının %72; hakedilen iş bedelinin 20.000,00TLx%72=l4.400,00TL olduğu; iş sahibinin ödediği 10.000,00 TL peşinat ve iş sırasında mevcut imalata verilen zarar 750,00 TL düşülerek,  yüklenicinin sözleşme kapsamı dışında kalan yaptığı iş bedeli karşılığı ilave 702,00TL eklendiğinde yüklenici alacağının 4.352,00TL+KDV olarak hesaplandığı,  birleşen davada davacı tarafça sözleşmeye göre kararlaştırılan cezai şart talep edildiği , 6098 Sayılı TBK’nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlendiği , bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) olduğu ,  TBK’nun 179/II. maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilecekleri ,  taraflar arasında düzenlenen 16.11.2011 tarihli sözleşmede işin ruhsat alınmasından sonra 1 hafta içinde başlanacağı ve sürenin 30 gün olduğu, işin başlangıcında 10.000,00TL peşinat ödeneceği, işin geçikmesi halinde günlük 250 Dolar tazminat ödeneceğinin kararlaştırılmış, ilgili belediyesinden 17.11.2011 tarihli iş iskelesi izin belgesi alınıp, 21.11.2011 tarihinde davacının banka hesabına 10.000,00TL yatırıldığından, işin 21.11.2011 tarihinde başlaması gerektiği kabulü ile 30 gün sonra 21.12.2011 tarihinde bitirilmesi gerektiğinin tespit edildiği , yüklenicinin işi feshettiği ,ifanın imkansız olduğu tarih yüklenicinin işverene sözleşmenin feshi ile ilgili keşide ettiği İstanbul ...Noterliği’nin 05.01.2012 tarihi olduğu , her ne kadar bilirkişi 2. ek raporunda; mahkemenin takdirinde olmak üzere cezai şart maddesinin kabulü halinde  21.12.2011 tarihi ile 05.01.2012 tarihi arasında geçen 15 günlük geçikme cezasının 7.056,38TL olarak tespit edilmişse de, birleşen davanın davacısı olan iş sahibinin cezai şart talep edebilmesi için, yüklenicinin teslimdeki gecikmede kusurunun bulunması gerektiği , davacı ve davalının tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, yüklenicinin işi geç tesliminde iş sahibinin işin devamında yaptığı kontrollerde yapılan işleri beğenmediği ve tekrar söktürüp yaptırdığı, bunun yanında iş sahibinin talebi ile yüklenicinin sözleşme harici işler de yaptığı birlikte değerlendirildiğinde, işin geç tesliminde iş sahibinin de  kusurunun bulunduğu anlaşılmakla cezai şart talep hakkının doğmadığı gerekçesiyle , asıl  davanın  4.352,00TL+KDV = 5.135,36 TL üzerinden kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl dosyada davalı, birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesiyle, sözleşmeye aykırı davranan işi yapmayan, yaptığı işi de ayıplı yapan yüklenicinin hiçbir alacağı olmadığını, İstanbul 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/124 Değişik İş sayılı tespit  dosyasındaki raporda işin %40'ının yapıldığını , yapılan işin değerinin 8.000,00-TL. olduğunu sıvaların ayıplı olduğunu , işin tamamlanması için 15 gün gerektiğinin tespit edildiğini,   yerel mahkeme tarafından verilen kararın hatalı olduğunu,  tarafların arasındaki sözleşmeye göre işin gecikmesi halinde yüklenici her gün için 250 amerikan doları tazminat ödeyecek olduğunu, yüklenici işi yarım bıraktığını, yerel mahkemece karşı davanın hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık , Türk Borçlar Hukukunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı...birleşen davalı yüklenici , davalı, birleşen davacı iş sahibidir.Asıl davada davacı yüklenici dava dilekçesinde iş bedeli ve zararını talep etmiştir. Birleşen davada iş sahibi birleşen davacı taraflar arasındaki sözleşmede olan cezai şartı talep etmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davada davanın kabulü ile  5.135,36-TL.  davacının alacaklı olduğuna karar vermiştir.Birleşen dosyada ise birleşen davacı iş sahibinin işin uzamasında iş sahibinin de kusurlu olduğunu belirterek cezai şart talep edemeyeceğini bu sebeple birleşen davanın reddine karar vermiştir.Taraflar arasında 16/11/2011 tarihli yazılı mantolama sözleşmesi vardır.Bu sözleşmeye göre işin bedeli 20.000,00-TL. olup , ruhsat alındıktan sonra 1 hafta içinde başlanacak ve 1 ay içerisinde iş bitirilecektir. Sözleşmenin 6. Maddesine göre işin gecikmesi halinde her gün için yüklenici 250 USD ödeyecektir hükmü vardır. İstanbul .... Noterliğinin 28 Aralık 2011 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarı ile davalı , davacıya işi yarım bıraktığını , 5 gün içerisinde başlamasını ihtar etmiştir. Davacı da İstanbul .... Noterliğinin 05/01/2012 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarı ile sözleşmeyi fesih etmiş ve 61.000,00-TL. bedel talep etmiştir. Davacı İstanbul 25. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2012/2 Değişik İş dosyası ile işin %75 oranında bitirildiğini tespit ettirmiştir. Davalı ise İstanbul 19. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2011/124 Değişik iş dosyası ile işin %40 oranında tamamlandığını ,hasar sebebiyle zararın 5 günde tamamlanacağını ,değerinin 1.750,00-TL. olduğunu tespit ettirmiştir.Yerel mahkeme kararına dayanak yaptığı kök raporda taraflara arasında söz konusu olan iki adet sözleşmeye göre yapılması gereken işin teklif bedelinin 20.000,00-TL. artı KDV  olduğu tespit edilmiştir. Raporda söz konusu işin %72 'sinin tamamlandığı , bunun %72'sinin 14.400,00-TL. Yaptığı , bu bedele sözleşme dışı yapılan işlerin bedeli olan 750,00-TL.' nin  eklendiği , bundan imalattaki hasar olan 750,00-TL.'nin düşüldüğü , her iki tarafın kabulündeki davalının 10.000,00-TL. ödemenin mahsup edildiği , sonuç olarak  davacının alacak miktarının 4352,00-TL. artı KDV hesaplanmıştır.Davalının yaptırdığı tespit  dikkate alınamaz. İlk derece mahkemesince alınan ikinci ek raporda , 19 kalem imalatın davalı tarafça yaptırılan tespit dosyası raporunda değerlendirilmediğini belirterek kendi hazırladıkları raporda ayıplı iş indirimi uygulanarak fiziki gerçekleşme oranının hesaplandığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinin , davalı iş sahibi tarafından yapıldığı kabul edilen ödemeyi mahsup ederek , yapılan işin oranını ve bedelini tespit ederek bu bedele sözleşme dışı işleri ilave edip , imalattaki zarar ve ayıbı mahsup ederek hesaplama yapan raporlara dayanarak asıl davadaki kabul kararı hukuken doğrudur.Davalı tarafın , davacı yüklenicinin alacağının bulunmadığına dair asıl davaya karşı tüm istinafları yerinde değildir. Sözleşmedeki cezai şart ifaya ekli cezai şarttır. Dosya safahatında dinlenen tanık anlatımlarından iş sahibinin işin devamında işleri beğenmediği ,söktürüp taktırdığı bunun yanında ilave iş yaptırdığı , işin uzamasında iş sahibinin de kusurlu olduğu bu sebeple birleşen davada cezai şart talebi de yerinde değildir. Davalı , birleşen davacının birleşen dava ile ilgili tüm istinaf gerekçeleri yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davadaki kararı hukuken isabetlidir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2019 tarih ve 2014/563 Esas, 2019/1013 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gereken  350,80 TL harçtan davalı yanca karşılanan 87,70 TL nin mahsubu ile bakiye 182,30 TL harcın davalı yandan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3- Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı yanca karşılanan 59,30 TL nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL nin birleşen davacı yandan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Asıl davada davalı, birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26ede7a352c1930c","SID":"c7c0117375c92f42"}}