{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/868 <br>KARAR NO: 2024/669<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/01/2021<br>NUMARASI: 2019/860 E. -  2021/27 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 23.10.2017 tarihli Distribütörlük Sözleşmesindeki edimlerin yerine getirildiğini, ancak davalının 24.01.2019 tarihli e-mail ile 31.12.2018 tarihi itibarıyla sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, müvekkilinin ise feshin haksız olduğunu belirterek  sözleşmenin 5. maddesindeki \"... ürünlerine 90 gün vade uygulanacaktır, vadenin başlangıç tarihi ürünlerin depoya teslim tarihi itibarıyla başlayacaktır.\" hükümü nedeniyle, ödemelerin sürekli geciktirildiği gerekçesiyle Eskişehir .... Noterliğinin 28.02.2019 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin anılan maddede nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi nedeniyle uğranılan zararların tazmininin talep edildiğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi kapsamında davacının, müvekkilince üretilen temizlik ürünlerinin satın alarak, kendi adına satışını üstlendiğini, davacının satın aldığı ürünlerin bedeli için, ürünlerin davacının deposuna teslim edildiği tarihten itibaren 90 gün vade uygulandığını, dava dilekçesinde ödemelerin yapılmadığının belirtilemesine karşın, davacının distribütör olması nedeniyle müvekkilinden mal satın aldığını ve ödemeyi davacının yaptığını, satıcı olan müvekkilinin ödemelerini aksatmasının söz konusu olamayacağını, müvekkilinin edimlerini yerine getirerek satılan ürünleri eksiksiz şekilde teslim ettiğini, davacının 90 gün vade ile aldığı ürünlerin bedelini vadesinde ödememesi nedeniyle müvekkilinin çalışma ilişkisini sonlandırmak istediğini ve sorunun bu noktadan çıktığını, dava dilekçesindeki açıklamaların aksine müvekkiline teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, sözleşmede satılan malların iadesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu tür sözleşmelerde distribütörün satın aldığı malları yararı veya hasarı kendisine ait olmak üzere bağımsız olarak satması gerektiğini, sözleşme ilişkisinde hasarlı olduğu iddiasıyla müvekkiline teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, davacının Eskişehir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 15.12.2014 tarih ve ... nolu faturaya dayanmasına rağmen taraflar arasındaki sözleşmenin 2017 yılında imzalandığını, taraflar arasında 2014 yılında bir ticari ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddi ie %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dosyada mübrez bilirkişi raporu, sunulu bilgi ve belgeler dosya içeriği ile birlikte kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; davacının davalıdan (davalı ticari defterlerine göre) para alacağı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan, davacı vekili yukarıda açıklandığı üzere, ara karara  ve açıklamalı ihtarata rağmen delil avansını eksik yatırdığından, Mahkeme veznesinde de yeterince delil avansı bulunmadığından davacının ticari defterleri incelenememiştir. Davacı vekiline, bilirkişi delil avansı davacı tarafça yatırılmadığında, davacının bilirkişi deliline dayanamayacağı duruşmada açıkça imzası tahtında ihtar edildiğinden; mevcut dosya kapsamına göre yargılama yapılmış olup davacının alacağı bulunmadığı dosyada mübrez rapor ile anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca; mevcut dosya kapsamına göre, davacının alacağı olmadığı hâlde icra takibi başlatması yönünden davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varılmış, davacının davalıya dava değeri 51.653,43-TL üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesi... \" gerekçesiyle, davanın reddine ve takip miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece, ara karara göre bilirkişi avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, 06.10.2020 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında dosyanın verileceği bilirkişi için takdir edilen 550,00 TL ücretin yatırılması için 8 nolu ara karar ile iki haftalık kesin süre verildiğini ve ekte sunulan makbuzundan anlaşılacağı üzere kesin süre içerisinde 16.10.2020 tarihinde bilirkişi ücretinin yatırıldığını, buna rağmen bilirkişi ücretinin süresinde ödenmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Hakimin tayin ettiği sürelerin kural olarak kesin olmadığını, ancak kesin süre tayini halinde bu sürede yapılacak işlerin şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması ve kesin süreye uymamanın sonuçlarının bildirilmesi gerektiğini, bilirkişi ücretinin süresinde yatırılmasına ve davanın uzatılmasına yönelik bir amaç bulunmamasına rağmen haksız şekilde delil avansı yatırılmadığı iddiasıyla davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,HMK'nın 31. maddesinde hakimin aydınlatma yükümlülüğünün düzenlendiğini, bunun için taraflardan veya uzman kişilerden görüş alınabileceğini, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda uzman görüşü alınarak, çelişkili durumlarda ek görüşler değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin bir çok Yargıtay kararıyla kabul edildiğini, bu gibi durumlarda gerektiği takdirde delil avansının Hazine’den karşılanarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, buna rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmasına rağmen bu ücretin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan faturaların ve davalıya gönderilen ihtarnamelerin dahi alacağın varlığını kanıtlamaya yettiğini, bu belgelerin tartışılmadan sadece davalı defterlerinin incelemesi ile düzenlenen rapora dayanılarak karar verildiğini, delillerin tümü birlikte değerlendirilerek ve çelişkili hususlar aydınlatılarak karar verilmesi gerektiğinin bir çok Yargıtay kararında kabul edildiğini, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesine rağmen dava değerinin %20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu, takibin haksız olması ile kötü niyetli olmasının aynı şeyler olmadığını ve İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 23.10.2017 tarihli distribütörlük sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde 24.01.2019 tarihli elektronik pasta ile 31.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğini, oysa müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, davalı feshinin haksız olduğunun Eskişehir ...Noterliğinin 28.02.2019 tarihli ihtarı ile bildirildiğini, aynı ihtarda, sözleşmenin 5.maddesindeki düzenlemeye göre feshin haksız olduğu ve fesih ile oluşan cari hesap hakkında mutabakat bulunmadığı, fesih nedeniyle elde kalan ürünlerin teslim alınması aksi halde 49.858,81 TL'nin ödenmesinin bildirildiğini, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürmüştür.Davalı ise taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gereğince müvekkilinin emtia satan, davalının ise emtia satın alan olması nedeniyle müvekkilinin borçlu olamayacağını, sözleşmede ürünlerin iadesine olanak veren bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmede belirlenen vadeye uygun olarak ürün satılarak teslim edilmesine rağmen davacının bu vadelerde satım bedellerini ödememesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı tarafından 28.02.2019 tarihli cari hesap ekstresi alacağı olan 49.858,52 TL  ile 1.794,91 TL işlemiş faizinin tahsili amacıyla 26.07.2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, eldeki davanın da yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından gönderilen 24.01.2019 tarihli elektronik pasta ile 31.12.2018 tarihi itibariyle taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı tarafından keşide edilen Eskişehir ... Noterliğinin 26.02.2019 tarihli ihtarı ile davalının feshinin haksız ve geçersiz olduğu, davacı tarafından yapılan feshin geçerli olduğu belertilmiş ve  fesihten kaynaklanan alacağın saklı kalmak üzere, davalı tarafından depoya teslim edilen  geri alınması, aksi halde tevdi mahalli tayin edileceği belirtilerek, ihtarda gösterilen tutarların ödenmesi istenmiştir.  Dava dilekçesinin açıklama kısmının dördüncü maddesine göre, dava konusu olacak, davacı tarafından davalıya iade edilen ürünlerden kaynaklanmaktadır. Bu durumda HMK'nın 190. ve TMK'nın 6.maddesi uyarınca, bir vakıaya kişinin hakkının dayandığı olguları kanatlaması gerekir. Davacı, satım sözleşmesi kapsamında satın aldığı ürünleri davalıya iade ettiğini iddia ettiğinden, takip konusu alacağın varlığını ve ürünleri davalıya teslim ettiğini sevk irsaliyesi veya eşdeğer bir delil ile kanıtlaması gerekir. Taraflar bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Tacir olan tarafların ticari defterlerinin birlikte incelenmesi esastır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin 06.10.2020 tarihli oturumunda davacı defterlerinin talimat yoluyla incelenmesi, davalı defterlerinin ise hazır edilerek incelenmesi için ayrı ayrı bilirkişi incelemesi için ara karar oluşturularak, belirlenen avansın kesin sürede yatırılması istenmiştir. Bilirkişi avansının yatırılmaması ve defterlerinin ibraz edilmemesinin sonuçları da hazır olan taraf vekillerine açıklanmıştır. Davacı vekilinin, 8 nolu ara karar gereğince davacının defterlerinin incelenmesi için takdir edilen 550,00 TL bilirkişi ücretini ödediği açıktır. Ancak aynı tutanağın 9 nolu ara kararıyla davalının ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen 650 TL bilirkişi ücreti iki haftalık kesin süre içinde yatırılmamıştır. İspat yükünün davacıya ait olması nedeniyle bu miktarın da ödenmesi gerekirdi. Mahkemece verilen kesin süre usulüne uygun olup, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da gösterilmiştir. Kaldı ki davacının ticari  defterlerinin incelenmesi halinde, bu defterlerde alacak bulunması başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaz. Yukarıda belirtildiği gibi, malın iadesinin usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekir. Satım sözleşmesinde emtianın teslim edildiği kural olarak sevk irsaliyesi veya eşdeğer bir delille kanıtlanabilir. Bu bakımdan davacının defterlerinin, ara karardaki süreye göre incelenmemesi yerindedir. Aksi halde, yargılamanın daha fazla masraf yapılarak uzayacağı ve teslim olgusunu kanıtlamayan davacının, ayrıca bilirkişi ücreti ve fazladan yargılama gideri ödeyeceği açık olduğundan, ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirme yerinde olup, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak davacı tarafından, satım sözleşmesi niteliğindeki distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle takip başlatılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının iade olgusunu kanıtlamadığı ve bilirkişi ücretini ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Buna göre, alacaklının takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olması da gerekmektedir. İlk derece mahkemesince takibin kötü niyetli olduğu benimsenmiş ise de dosya kapsamında bu sonuca ulaşılacak kanıt bulunmamaktadır. Alacağın kanıtlanmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi başlı başına takibin kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğinden, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, davacı vekilinin bu konuya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kötü niyet tazminatı yönüden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın reddine,2-Yasal koşulları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,4-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin yatırılan 623,85 TL harçtan mahsubu ile artan 196,25 TL harcın, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,6-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince hesaplanan 7.514,95 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesininden sonra HMK'nın 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davcıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri, 48,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 210,60 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,10-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf  incelemesi sonucunda, 25.04.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edc1e0ac5f519792","SID":"dd1ea857358022a4"}}