{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/816 <br>KARAR NO: 2024/656<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/10/2020<br>NUMARASI: 2018/961E. -  2020/553 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Mal Sigortası Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince 16.04.2014/2019 arasında geçerli olan Leasıng All Rısks Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan bir adet ... Smart 1000 Tip ... seri nolu imal yılı 2014\" olan laser kesim makinesinin 10.01.2018 tarihindeki arızası sonucu, 3 saatte 65 metre sunta işlemesi gerekirken bu miktarın 25 metreye düştüğünü, makinenin çalışma gücünde azalma tespit edildiğini, yapılan kontroller ile eksper çalışması sonucu, hasarın voltaj dalgalanmasından kaynaklandığının belirlendiğini, hasar sonucu 43.200,00 Euro tazminat ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin lisans sahibi tüzel kişiliklerin yükümlülüklerini düzenleyen 36/1.b fıkrası uyarınca, meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu, sigortalının zararının ödenerek haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, 43.200,00 Euro tazminatın  ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu olayın ve oluştuğu iddia edilen zararın müvekkili şirketle ilgisi olduğuna ilişkin delil sunulmadığını, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde de, bu bölgede davacının sigortalısını etkileyen arızanın bulunmadığının belirlendiğini, alçak gerilim tesislerinde herhangi bir arıza ve tamir çalışması bulunmadığını, arıza yönetim sisteminde kayıtlı bir arıza bulunmadığını, sigortalıya ait adresin enerjisinin verildiği trafo merkezinin otomatik sayaç okuma sistemi ile yapılan kontrollerinde de gerilim değerlerinin ülke standartlarında olduğunu, iddianın aksine gerilim dalgalanması olmadığının belirlendiğini, kaldı ki gerilim dalgalanması olması halinde, o anda devrede olan tüm cihazlarda hasar oluşması ve aynı hat üzerindeki diğer abonelerin de aynı sorunu yaşaması gerektiğini, ancak benzer bir olay bulunmadığı  gibi, iddiayı destekleyecek somut bir delil de sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı Leasing All Risks poliçesi ile 16/04/2014- 2019 vade tarihli olarak sigortalanan 1 adet ... marka, ... tip, ... seri numaralı imal yılı 2014 olan lazer kesim makinesinin 10/01/2018 tarihinde meydana gelen arıza sonucu çalışma gücünün azaldığı, yapılan kontroller ve eksper çalışması sonucu arızanın voltaj dalgalanmasından meydana geldiğinin tespit edildiği, elektrik enerjisinin kalitesizliğinden ve/ veya kesintilerden kaynaklanan zarar ve hasarların sorumlu lisans sahibi tüzel kişilerin sorumlu olduğu iddia edilerek dava dışı sigortalıya ödenen 43.200 Euro'nun davalı şirketten rücuen tazmini talebinde bulunulmuşsa da mahkememizce de benimsenen ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda lazer sisteminin ... 80 KVA kesintisiz güç kaynağı üzerinden beslendiği ve olay günü şebeke geriliminin de sınırlar dahilinde bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle davalı ... A.Ş'nin meydana gelen hasar ve zarardan sorumlu tutulamayacağı..\" gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Davanın, voltaj dalgalanması sonucu arızalanan lazer kesim makinesinde meydana gelen ve sigorta poliçesi teminatından ödenen zararın rücusuna ilişkin olduğunu, sigortalı makinede 10.01.2018 tarihinde meydana gelen arıza sonucunda 3 saatte 65 metre sunta işlemesi gereken makinenin bu arıza neticesinde 3 saatte 25 metreye düştüğünü, yapılan incelemede iş kaybının ve hasarın voltaj dalgalanmasından kaynaklandığının tespit edilerek  43.200,00 Euro hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, eksper marifetiyle hazırlanan rapordaki tespitlerin dikkate alınması ve hasara voltaj dalgalanmasının sebep olduğunun kabulü gerektiğini, Yargıtay uygulamalarında da eksper raporuna itibar edilmesi gerektiğinin kabul edildiğini, 25.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda, arızanın ... sunduğu şebeke gerilimindeki değişiklikten kaynaklanmayacağına ilişkin kanaatin yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığını, ...'ın hasardan sorumlu olmaması halinde bu hasardan kimin sorumlu olduğunun belirtilmediğini, raporda hasarın oluşma nedeni ile ilgili olarak duraksamaya yer vermeyecek açıklamalarda bulunulmadığını, bu hali ile raporun gerçeği yansıtmaması nedeniyle karara dayanak olamayacağını, 17.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yeni bir rapor alınmasının istenilmesine rağmen bu talep dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, makine kırılması sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan lazer kesme makinesinde elektrik voltaj dalgalanması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen  hasarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısına ait ve makine kırılması sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan lazer kesme makinesinin, davalı tarafından sağlanan enerjideki dalgalanmalar nedeniyle hasara uğradığını, eksper raporu ile davalının enerji teminindeki kusurdan kaynaklandığı belirlenen hasarın ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davacı ise, müvekkilince temin edilen enerjide belirtilen arızayı meydana getirecek nitelikte bir dalgalanma veya enerji arızası bulunmadığını, hasarın müvekkilince temin edilen enerjiden kaynaklandığına ilişkin bir kanıt sunulmadığını savunmuştur.Davacı tarafından dava dışı sigortalıya ait lazer makinası, elektrik kaynaklı rizikoyu da kapsar şekilde sigorta örtüsü altına alınmıştır. Davacı, 10.01.2018 tarihinde meydana gelen arıza sonucu oluşan hasarın, enerji dalgalanmasından kaynaklandığını ileri sürmektedir. Dosyada bulunan ekspertiz raporunda da, eksperce yapılan gözlemlerde sigortalı makineni voltaj regülatörüne bağlı olduğu, her hangi bir elektrik kesintisinde 15 dakika boyunca açık kalabileceği, bu zaman zarfında ise sigortalının makineyi kapattığı, ayrıca kartlarda meydana gelen yanmanın voltaj dalgalanması/ kısa devre sonucu oluştuğu tespit edilmiştir. Olay tarihindeki enerji kayıtları ve bunlara ilişkin ölçümler incelenerek düzenlenen bilirkişi kuru raporunda, 10.01.2018 tarihinde saat 00.06 ile 23.09 saatleri arasında standart değerin 230 Volt olmasına rağmen, enerjinin 207,8 ile 215 Volt arasında dalgalandığı, artı 10 ile eksi 15 Volt arasındaki değişikliğin normal olduğu, eksper raporunda da makinenin kesintisiz güç kaynağına bağlı olduğunun tespit edilmesi karşısında, cihazın dalgalanmalardan etkilenemeyeceği, dalgalanmanın normal sınırlarda olması nedeniyle hasarın şebeke gerilimindeki değişiklikten kaynaklanmış olamayacağı belirlenmiştir. Raporda ayrıca, düzenli  bakım yapılmaması, aşırı kullanım ve ısınma, yetersiz havalandırma ve soğutma sebeplerinden de arızanın kaynaklanmış olabileceği belirlenmiştir. Davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, istinaf başvurusunda olduğu gibi eksper raporunun dikkate alınması gerektiği, bilirkişi raporunda hasarın nedeninin belirlenmemesi nedeniyle yeniden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Öncelikle bilirkişi raporunda, enerji şirketinden temin edilen şebeke bilgilerine göre, hasarın oluştuğu iddia edilen tarihte her hangi bir enerji dalgalanması bulunmadığı ve cihazın kesintisiz güç kaynağına bağlı olması nedeniyle, hasarın enerji dalgalanmasından kaynaklanmadığı kesin olarak belirlenmiştir. Rapora itirazın ikinci maddesi ile istinaf başvurusunda belirtilenin aksine, bilirkişi raporunda, hasarın davalının kusurundan kaynaklanmadığı belirlendikten sonra, hasarın meydana gelmesine ilişkin temel nedenler de belirlenmiş ve bu nedenlerin bakım yapılmaması, aşırı kullanım veya ısınma, yetersiz havalandırma veya soğutma yapılmaması şeklinde sıralınmıştır.  Belirlenen bu sebeplerin hiç birinde davalının kusuru bulunmamaktadır. HMK'nun 281/1.maddesinde, “Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise, bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir.” şeklindeki düzenleme ile taraflara bilirkişi raporuna karşı itiraz hakkı tanınmıştır. Davacı tarafından sunulan itiraz somut bir delile dayanmamakta, eksper raporunun esas alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Hakim, bilirkişi raporunu da HMK'nın 282. maddesi gereğince diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre davacının itirazı, dosyadaki delillerle birlikte ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin olması nedeniyle hukuki bir değerlendirmeye ilişkin olduğundan, bu hususta yeniden rapor alınmasına veya ek rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Diğer yandan raporda, arıza nedenine ilişkin muhtemel tespitlerde yapılmıştır. Kaldı ki bu tespit yapılmamış olsa bile, rizikoyu doğuran olayın meydana geldiğini kanıtlama yükümlülüğü sigortalıda, bu rizikonun teminat dışında olduğunu kanıtlama yükümlülüğü ise sigortacıya aittir. Rücu davası bakımından, HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince riziko doğuran olayın, davalının eyleminden kaynaklandığını, rücu talebinde bulunan davacının kanıtlaması gerekir. Bilindiği üzere sigorta eksperlerinin, Sigortacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde, sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucu sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarlarını belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutad meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişiler olduğunu düzenlenmiştir. Ancak dosyada bulunan ekspertiz raporunda hasarın enerji dalgalanmasından meydana geldiği kesin olarak belirlenmemiş, bu sebebin yanı sıra hasarın kısa devreden de kaynaklanmış olabileceği belirlenmiştir. Ayrıca, ekspertiz raporunda, makineni kesintisiz güç kaynağına bağlı olduğunun tespit edilmiş olması da, hasarın enerji dalgalanmasından meydana gelmediğini kanıtlamaktadır. Ekspertiz raporundaki bu tespit bilirkişi raporu ile doğrulandığından, dosyadaki diğer maddi delillerle doğrulanan davalının savunmasına itibar edilmesi ve hasarın enerji dalgalanmasından kaynaklanmadığının kabul edilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 25.04.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a65ae9bedfc51ea1","SID":"a3836f1fdf990593"}}