{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1800 - 2024/1164<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                   T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1800<br>KARAR NO\t: 2024/1164<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2019/... Esas, 2022/... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... Sigorta Anonim Şirketi -<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 09.05.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:...<br><br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2022 tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22/01/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu,  meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, geçici ve sürekli iş gücü kaybına bağlı oluşan zararları ile kazaya bağlı tüm tedavi giderleri için 20.000,00 TL maddi tazminat tutarının sigorta şirketine başvuru tarihini izleyen 16.günden itibaren işleyecek reeskont  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 25.10.2021 tarihli bedel arttırım ile dava değerini 157.521,00 TL'ye yükseltmiş, bu dilekçeden sonra sunduğu 03.02.2022 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi ile dava değerini 227.024,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile; a)davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebine yönelik davasının reddine, b)davacının tedavi giderleri ve yol masrafı tazminatına yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, c)davacının kalıcı iş göremezlik tazminatına yönelik davasının  kabulü ile, 227.024,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda TRH 2010 tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ve davacının zararının kaza tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiğini, teknik faiz uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, yerel mahkemenin kararında usuli kazanılmış hakların ihlal edilerek karar vermesinin yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete yaptığı başvurusunda sağlık kurulu raporu ibraz etmemesinden dolayı davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yerel mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı hususu göz önüne alındığında temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline davacı tarafça usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı göz önüne alındığında, müvekkili şirket aleyhine ancak kanuni faiz uygulanabilecek iken reeskont faize hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>\tDavalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi, temerrüde düşülmediği için faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği ve vekalet ücretinin reddi gerektiğine  ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tDavacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 18.11.2018 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin olarak, olay yeri görgü tutanağı, bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, davacılara ait tc kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, nüfus kayıt örnekleri hastane evrakları ve ATK raporu ve davacının vekiline ait vekaletname ile 09.09.2019 gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. <br>\t Buna göre davacının dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı davalının temürrüde düştüğü anlaşılmakla, davalı vekilinin, davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığı bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin hesaplanan mütefarik kusur indirimine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Somut olayda, dava dışı Sürücü ...'ın kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörü ve bu traktörün arka kısmında bağlı bulunan ve ilaç atmakta kullanılan holder ilaçlama makinesiyle ...caddesini takiben ... yolu istikametine seyir halindeyken ... mahallesi ... sokak kavşağına gelerek sağa ... sokağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımlarıyla ... mahallesi ... sokağın ...  caddesi istikametinden kavşağın girişinde yolun karşı kısmına geçmek isteyen yaya davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen ve yaya ...'ın yaralandığı olayda, davacının herhangi bir eyleminin zararın artmasına neden olmadığından, bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\tDavalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tKararda  TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. <br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 20.01.2022 tarihi ek hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanıldığı”'na ilişikin tespitler ile davacının zararının belirlenmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\tDavalı vekilinin hükmedilen faiz türüne  ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tSomut olayda, dava dışı Sürücü ...'ın kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörü ve bu traktörün arka kısmında bağlı bulunan ve ilaç atmakta kullanılan holder ilaçlama makinesiyle ...  caddesini takiben ... yolu istikametine seyir halindeyken yaya davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen ve yaya ...'ın yaralandığı olayda, ... plaka sayılı traktörü ruhsat kaydı incelendiğinde hususi zırai araç şeklide belirtildiği dikkate alındığında, oluşan zarar için yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE;<br>a- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2022 tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1/C BENDİNİN KALDIRILMASINA,<br>b- Hüküm fıkrasının 1/C bendinin,<br>\"C)Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatına yönelik davasının KABULÜ ile, 227.024,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" olarak DÜZELTİLMESİNE,<br>c- İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>3-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>4-Davalı tarafından yapılan 78,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.<br><br>    <br>      Başkan                Üye                  Üye                   Katip <br><br>   <br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12cac39b38049e07","SID":"20a416cc2dc68691"}}