{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2022/681 - 2024/519<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/681 <br>KARAR NO\t: 2024/519<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/439 Esas 2021/613 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 05/04/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/04/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.08.2019 tarihinde, davacının Almanya plakalı aracı ile davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu oluşan kazada davacı aracının hasara uğradığını, meydana gelen kazada davacının kusuru bulunmadığını, davacı aracındaki hasarın Almanya-Berlin`de yetkili ekspertiz firması tarafından 4.153,70 Euro olarak tespit edildiğini, araçla ilgili olarak 177 Euro araç mahrumiyet zararının da oluştuğunu, davacının toplam zararının 4.330,70 Euro olduğunu, tespit giderleri olarak da davacının yetkili ekspertiz firmasına 913,33 Euro ödediğini, bu miktarın ve ekspertiz raporunun tercümesi için sarf edilen 590,00 TL tercüme bedelinin yargılama giderlerine eklenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 05.10.2019 tarihinde başvuru yapılmasına karşın zararın karşılanmadığını belirterek 4.330,70 Euro tazminatın, sigortaya başvuru tarihi olan 05.10.2019 tarihinden (bir hafta sonrasından başlamak kaydıyla) itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak değişen oranlarda faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL tutarının poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davacıya ödenmesini, hasar tespit masrafı olarak ödenen, 913,33 Euro'nun da karar günündeki TL karşılığının yargılama giderlerine eklenmesini, hasar tespit raporu ve faturasına ait 590,00 TL tercüme bedelinin de yargılama giderlerine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ekspertiz ve tercüme giderleri yönünden harç yatırılmadığından bu taleplerin dikkate alınmaması gerektiğini, araç mahrumiyet zararının teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan araç ile davacıya ait yabancı plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davacı aracında oluşan hasar ve mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemiyle iş bu davanın açıldığı, dosya kapsamında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 01.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsünün kazada %80, davacı araç sürücüsünün ise % 20 oranında kusurlu olduğu, Almanya’daki koşullar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacı aracındaki hasar miktarının 3.104,10 Euro olduğu, davacının kusuru dikkate alındığında davacının davalıdan talep edebileceği hasar bedelinin 2.483,28 Euro olacağı, mahrumiyet zararının ZMMS poliçesi kapsamında olmadığı ve bu kalem yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, her ne kadar kısa kararda davacının talep edebileceği hasar miktarı 2.633,28 Euro olarak zapta geçmişse de davacının talep edebileceği miktarın yukarıda da izah edildiği gibi 2.483,28 olduğu, HMK 304 m. gereğince kısa karardaki sözkonusu maddi hatanın resen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında düzeltildiği, tespit masraflarının ve tercüme giderinin yargılama giderine dahil edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2.483,28 Euro hasar bedelinin 17/10/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro cinsinden mevduat hesabına uygulanan bir yıllık vadeli hesap için işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin poliçe limitine göre sorumluluğunun 39.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitiyle sınırlı olacak şekilde karar verilmesi gerektiğini, kararın Euro cinsi üzerinden kurulmuş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete  zorunlu mali sorumluluk sigorta  poliçesi ile sigortalı aracın, davacıya ait yabancı plakalı araca çarpması sonucu davacının aracının hasarlandığını belirterek hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının  davalıdan tahsilinin  talep etmiştir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş, gerekçede iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği belirtilmiştir. HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. HMK'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br> \tHMK'nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da gerekçe ile hüküm fıkralarının farklı olması, yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141.maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. <br>\tSomut olayda, hükmün tefhim edildiği celsede verilen kısa kararda, davanın kısmen kabulüne, 2.633,28 Euro hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verildiği belirtildiği halde, gerekçeli kararın hüküm kısmında, 2.483,28 Euro hasar bedelinin davalıdan tahsiline yazıldığı görülmüş olup kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğu görülmekle hükmün bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>\tKabule göre de, hüküm altına alınan hasar bedelinden, davalı sigorta şirketinin olay tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası araç başına maddi teminat limiti olan 39.000,00 TL ile sınırlı şekilde sorumlu olduğuna hükmedilmesi gerekirken bu hususun kararda belirtilmemiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b191a553e61a0ce1","SID":"d06a29da9a7f1288"}}