{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/623 <br>KARAR NO: 2024/552<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01.09.2020<br>NUMARASI: 2017/511 E. - 2020/341 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın  kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  davalının davacıya olan borcuna karşılık 31/06/2014 keşide tarihli ve 8.000 TL bedelli çeki keşide edip  davacıya verdiğini, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle hakkında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini, takibin devamı ile %20 icra inkar taziminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle;  Ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu ve davalının davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/355 Esas, 2017/24 Karar sayılı 09.02.2017 tarihli kararı ile; Görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Verilen karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayda davalı, belirtilen kuralların aksini iddia edip, verdiği çek karşılığında kendisine malın teslim edilmediğini, başka bir söylemle, çeklerin avans çeki olarak verildiğini ileri sürmüştür. Davalı bu iddialarını senete karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı delille ispat etmek zorundadır. Davalı taraf iddiasını yazılı delille ispatlayamamış olup, yemin deliline de dayanmadığından yemin delili hatırlatılmamış ve davanın, davacı tarafça takip tarihinden önce usulüne uygun çekilmiş bir temerrüt ihtarı olmadığından, davalı tarafın takip ile birlikte temerrüte düştüğü göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi' nin 2015/15877 Esas ve 2016/6184 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.Öte yandan  İİK' nın 67/2.maddesinde itirazın iptali davasında borçlu- davalının itirazın haksızlığına karar verildiği taktirde borçlunun diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumu ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiş olup, somut olayda takip konusu alacak likittir. Bu nedenle davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş...\" gerekçesiyle davanın  kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağın takip tarihinden itibaren reeskont faizi (avans faizi oranlarının geçmemek kaydıyla) uygulanmasına, asıl alacağın % 20'si olan 1.600,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, teslim ettiği bir emtianın bulunmadığını, zaten çekin ibraz edilmeme sebebinin bundan dolayı olduğunu, davacının mahkeme ara kararına rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğini, defterlerin nerede olduğunu bilmediklerini beyan ettiklerini, buna rağmen davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının müvekkiline yemin teklifi ettiğini, mahkemeye yemin metnini verdiğini, müvekkilinin 03.03.2020 tarihli celsede borcunun olmadığına dair mahkeme huzurunda yemin ettiğini, kesin delillerden yeminin mahkemece dikkate alınmamasının ve kararda müvekkilinin yemininden bahsedilmemesinin hukuka uygun olmadığını, TTK'nın 732 maddesinin kabule gerekçe gösterilmesinin hukuka uygun olmadığını, TTK'nın 732/4 maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, çeke dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, davacının iddiasını ispat edip edemediği, davacının teklif etmiş olduğu yemin delilini davalı tarafın yerine getirmesi karşısında davanın kabul kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 06.11.2014 tarihinde 8.000,00 TL asıl alacak ve 289,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.289,28 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibe konu olarak ,8.000,00 TL bedelli 31.06.2014 keşide tarihli çekin gösterilmiş olduğu, davalının takibe itirazı sonucunda, davacı tarafça İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/281 Esas sayılı dosyasında, itirazın kaldırılması istemli dava açtığı, mahkemenin 25.06.2015 tarihli kararı ile davacının dayandığı belgenin süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çek olduğu, süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çekin adi havale hükmünde olması nedeniyle kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, dayandığı belgenin İİK 68 maddesinde sayılan belgelerden sayılamayacağı belirtilerek itirazın kaldırılması talebinin reddedildiği, davacı vekili tarafından aynı zamanda icra takibine itiraz üzerine itirazın kaldırılması talebinin reddi ile birlikte İİK 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, takibe dayanak çekin davalının ... Bankası İstanbul Sultanhamam Şubesindeki çek hesabından davacı şirket adına 31.06.2014 tarihinde keşide edilen 8.000,00 TL bedelli çek olduğu,  takip tarihi itibariyle çekin ödeme için ibraz süresinin geçirilmiş olduğu anlaşılmıştır.  Mahkemece, 25.12.2017 tarihli ara karar ile bilirkişi incelemesine karar verilmiştir. 28.05.2018 tarihli duruşmada, davacı vekili tarafından bilirkişi ara kararından rücu edilmesi, davacı firmanın faal durumda olmadığı, ticari defter ve kayıtlarının başka mahkeme dosyalarına sunulduğu, hangi dosyalara sunulduğunun tespit edilemediğine dair beyan dilekçesi sunduğu zapta geçirilmiştir.  Davacı vekili 12.06.2018 havale tarihli beyan dilekçesinde; ticari defterlerin İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/259 Esas, 2017/559 Karar sayılı dosyasında olduğunun tespit edildiğini ayrıca muavin defterleri incelendiğinde davalının borçlu olduğunun görüleceğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/259 Esas, 2017/578 Karar sayılı karar örneği dosyaya ibraz edilmiştir. Söz konusu kararın incelenmesinden, katılanın Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Marmara Küçük Ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı, sanığın  dava dışı ... olduğu, suç tarihinin 28.06.2014 olarak belirtildiği, mahkeme tarafından bilirkişi raporu gereğince 2011 yılında Vergi Usul Kanunun 359/b maddesine göre sahte fatura düzenlenmediğinin belirtildiği gerekçesiyle beraat kararının verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Buna ilişkin olarak rapor örneği ve ceza dosyasının kesinleşme şerhi dosya içerisine ibraz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, icra takip dosyasını, bilirkişi incelemesini, tanık beyanını  ve yemini delilleri arasında göstermiştir. Mahkemece, 03.12.2019 tarihli celse ara kararı gereğince davacı ile davalı arasında temel ilişki olduğu, ispat yükünün davacı üzerinde olması nedeniyle ara karardan rücu edildiği belirtilerek, davacının defterlerini ibraz edemeyeceğini beyan ettiği ve yemin deliline dayandığı görülmekle beyan ve  yemin metninin sunulması için davacı tarafa bir haftalık kesin süre verilmesine dair ara karar oluşturulmuştur. Davacı vekili tarafından 06.12.2019 tarihli dilekçe ile yemin beyanı dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı tarafça 03.03.2020 tarihli celsede ki  beyanında, çeki davacı şirkete avans olarak verdiğini ancak kendisine mal gönderilmediğini, bu çeki davacıya sipariş olarak vermiş olmasına rağmen çekin verilme nedeni olan malların kendisine gönderilmediğini, yemin edeceği tek konunun borcunun olmadığına dair şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece, davalı asilin, çeki avans olarak verdiğini, kendisine malın gönderilmediğini bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğine dair beyanını zapta geçirerek, davalı tarafın çeklerin avans çeki olarak verildiğini ileri sürmüş olmasına rağmen bu iddiasını ispat edemediği, iddiasının yazılı deliller ispatlayamadığı, yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın asıl alacak miktarı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK.nın 708 ve 720. maddeleri gereğince, çekin yasada belirlenen sürede muhatap bankaya veya takas odasına ibrazı veya ödemeden imtina keyfiyetinin resmi bir protesto vesikası ile saptanması zorunludur. Aksi halde hamil, TTK'nun 718 ve 720. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybeder. Bir başka anlatımla, böyle bir çek kambiyo senedi vasfını taşımayan (adi havale) belge niteliğini alır.Görüldüğü üzere, hamilin müracaat hakkını düzenleyen TTK.nun 720. maddesinin (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 808. maddesi) açık hükmü gereği, vaktinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödenmeden imtina keyfiyeti, muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, “çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla” sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat haklarını kullanabilir. Somut olayda ise; takibe konu çek arkasında ibraz şerhi mevcut değildir. Akside iddia edilmemiştir. Bu hali ile TTK'nın 720. maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 808. maddesine) uygun bir ibrazın varlığından söz edilemez. Takip ve dava konusu çekin yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü neticesinde   davacı alacağını (tanık dahil) her türlü delille ispat edebilecektir. Davacı alacağının varlığını ispat kuvvetinde dosyaya herhangi bir delil ve belge sunmamıştır.  Diğer taraftan, davacı delilleri arasında yer alan yemin delili hatırlatılarak davacı tarafça yemin metni hazırlanmıştır.  Davalı taraf yemin delilinde ifade edilen beyanlardan ziyade takip konusu çekin davacı tarafa avans olarak verildiği iddiasında bulunmuştur. Bu durumda  ispat külfetinin genel hükümlere göre davalı tarafa geçmiş olduğu, davalının yemin deliline de dayanmamış olduğu hususları  dikkate alınarak, mahkemenin kısmen kabul kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 409,86 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67eaa7ff891407a3","SID":"e6aa340fab3dbfa9"}}