{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/882 <br>KARAR NO: 2024/733<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/03/2024<br>NUMARASI: 2024/210 Esas- 2024/261 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 03/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 03/05/2024<br>Yukarıda esas numarası yazılı dosya resen istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla yapılan inceleme neticesinde;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı şirket ... tarafından müvekkili şirkete gönderilen yükleme talimatı üzerine ...  ve ... numaralı konteynerler ve muhteviyatı bitkisel çay, kurabiye, zeytin, kahve, peçete, baklava, sucuk gibi muhtelif emtiadan oluşan yük müvekkili şirketin acentesi olduğunu, ... 'na taşınmasının kararlaştırıldığını, bu taşımaya ilişkin konişmento düzenlendiğini, deniz hukukuna göre işbu konişmento ve arkasında yer alan hükümlerin navlun sözleşmesini oluşturduğunu ve taşımanın bu hükümlere göre yapıldığını, müvekkili şirketin acentesi olduğu ... 'ya ait 23/06/2020 tarihli ...  ve ... nolu konişmentolar ve tahtında dava konusu ilgili 2 adet konteyner Mersin Limanından ...  Limanı'na taşınarak tam ve eksik olarak 06/07/2020 tarihinde limanda gemiden tahliye edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu taşımaya ilişkin tüm yüklülükleri eksiksiz yerine getirdiğini ve ... Limanı'na sözleşmeye uygun şekilde taşındığını bu nedenlerle müvekkili şirkete söz konusu taşımaya ve taşıma sonrasında oluşan masraflara ilişkin atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davalı şirketin taşıttığı yüklerin...  Limanına 06/07/2020 tarihinde varmış olmasına rağmen davalı firma ve konişmentoda alıcı görünen firma tarafın üzün süre aksiyon alınmadığını, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye 01/10/2020 tarihinde uygulamaya başladığını resmi olmayan ambargo sebebiyle yüklerin ülkeye girişine izin verilmediğini, işbu resmi olmayan ambargo halihazırda da hala devam ettiğini, yüklerin zamanında alıcı görünen firma tarafından çekilmemesi ve davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmaması nedeniyle oluşan masraflardan sorumlu olduğunu, davalı şirkete yükün çekilmesi gerektiği, aksi halde masrafların artmaya devam edeceği ve masraflardan sorumlu olacakları konusunda defalarca uyarıda bulunulduğunu, ancak herhangi bir girişimde bulunulmadığını, masrafların artmasına neden olmasına rağmen masrafları ödemeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete ve alıcı görünen şirkete son olarak 30/09/2020 tarihli beşinci ihbarname ile de satış ve elden çıkarma öncesi son bir bildirim yapıldığını, ancak davalı ve konişmentoda alıcı görünen firmanın müvekkili şirkete gerekli talimatları vermediğini, bunun üzerine sürecin ilerlemesi ile alıcı firmayla iletişim kurulamadığından davalı firmayla iletişime geçildiğini, ancak davalı firmadan yüklerin imha sürecine geçildiği bilgisi alındığını, bu sırada müvekkili şirketin yüklerin taşınması için gerekli olan 2 adet konteynerini kullanamadığın ve ticari ve mali kayba uğradığını, Konteynerlerin ... nda tahliye tarihinden beri beklediğini ve bu süre içinde tahakkuk eden ve etmeye devam eden demoraj ücreti olarak konteyner başına 1.000 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 2.000 USD, muhtemel imha ücreti olarak konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200 USD ile konteynerlerin beklemesinden dolayı kullanılamaz hale gelmesinden dolayı konteynerlerin tahmini bedellerinin henüz yük imha edilmediğinden dolayı belli olmadığından konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200 USD olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2000 USD bakiye demoraj alacığı ve 200 USD imha masrafları ve 200 USD konteyner bedeli olmak üzere 2.400 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince;  \"Dava, deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak demuraj bedeli, emtia imha bedeli ve konteynır bedeli tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı beşinci kitabı  kapsamında yer almaktadır.6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi \"Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir\" şeklinde düzenlenmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun  24.03.2005  tarih  ve  188  sayılı   kararı ile, denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan ve ticaret mahkemesi bulunan yerlerde, bir ticaret mahkemesi bulunması halinde bu mahkemece, birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1 numaralı ticaret mahkemesince bu davaların görüleceğinin  belirlendiği görülmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/11910 E. 2018/3745 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/9942 E. 2015/10368 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/4714 E. 2014/10931 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.)  Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005  tarih  ve  188  sayılı  kararı ile  denizcilik ihtisasına ilişkin uyuşmazlıklarına bakması kararlaştırılan asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerdeki diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin  görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğu, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı değil, gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiği gözetilerek ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4482 E. 2023/5883 K. Sayılı ilamı  aynı yöndedir.)  eldeki dosyanın Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, esasın bu şekilde kaldırılmasına karar verilmiştir.\" gerekçesiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli/yetkili olduğuna ilişkin karar verilmiştir.Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince; \"...açılan davanın Uyap  tevzi sisteminde davanın ilk açılarak tevzi edildiği Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerektiği halde mahkememize gönderildiğinden, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lağvedildiğinden ve bu sebeple mahkememizin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı bulunmadığı sonucuna varıldığından açılan davada zaman görev nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.\" gerekçesiyle karşı görevsizlik/yetkisizlik kararı vermiş, her iki karar da istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğundan dosya merci tayini için dairemize gönderilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep, merci tayinine ilişkindir.Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gerekçesinde de belirtildiği üzere,  Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin lav edildiği, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nın 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemesinde dava açıldığı gerekçesi ile dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi gerektiği görüşü ile gönderme kararının verilmesinin hatalı olduğu, zira  6762 sayılı eski Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkra ile 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 5/2. maddesi ve 6103 sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekline Dair Kanunun 8. maddesinin, aynı yönde ve birbirinin devamı niteliğinde düzenlemeler olmayıp, 6762 sayılı eski TTK.'nun 4/son maddesi ve HSK'nun İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin kurulmasına dair 20/07/2004 gün ve 370 sayılı kararı ve devamında 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen düzenlemenin, daha sonra alınan 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı ve 08/09/2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi şeklinde özelleştirildiği, diğer bir ifade ile 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı karar ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen sistemin korunmadığı, dolayısıyla 6103 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince HSK'ca İstanbul ve İzmir İllerinde TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenip, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirmenin yapılmadığı, 01/07/2012 tarihinden sonra 6102 sayılı Kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı, ticari davaların ise 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi gereğince ticaret mahkemelerince görülüp sonuçlandırılacağı, bu itibarla davanın ilk açıldığı mahkemece ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Yargıtay 20. H.D.  2016/6824 E - 2016/8178 K ve Ankara BAM 13. H.D. 2020/886 E 2020/811 K sayılı ilamları da bu yöndedir.Şu halde, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince  Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ve dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) 6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince  Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, <br>2-) Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 03/05/2024<br><br>\t\t\t\t<br>         .<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be74621104672511","SID":"48f2923a0bd2da6c"}}