{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2173 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/643 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t : 2019/118 Esas - 2021/299 Karar<br>TARİHİ  : 20/04/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 04/04/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından üretilen ... model ... seri nolu elle kumanda edilen elektrikli süpürme makinesinin 25.000,00 TL+KDV bedel karşılığında davalı taraftan fatura karşılığı satın alındığını, 06/10/2015 tarih ve ... nolu fatura ile 27.500,00 TL+ KDV ile dava dışı ... Tic. AŞ'ye (...) satıldığını, makinenin farklı tarihlerde birden fazla arıza vermesi nedeniyle müvekkili tarafından teknik servis hizmeti verildiğini ve arızaların devam etmesi üzerine dava dışı ... tarafından Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1293 esas sayılı dosyası müvekkili aleyhine alacak davası açıldığını, alınan bilirkişi raporunda söz konusu makinede üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğunun tespit edildiğini, yargılama sonucunda makine bedelinin yasal faizi ile birlikte ... iadesine ve müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedildiğini, ... tarafından icra takibi başlatıldığını ve 47.157,52 TL'nin icra dosyasına ödenerek dosyanın kapatıldığını, icra dosyasına ödenen tutarın tahsili için davalı tarafa Bakırköy ... Noterliğinin 15/08/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını ve ihtarnameye cevap verilmediğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından zamanaşımından bahisle takibe itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından üretilen ve gizli ayıplı olduğu mahkeme kararıyla sabit olan makineye ilişkin olarak icra dosyasına  sunulan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, taraflar tacir olduğundan avans faizi talebinin kabulüne, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı arasında yapılan satım sözleşmesi ile müvekkili tarafından üretilen 4 adet ... marka elle kumandalı elektrikli süpürme makinesinin davacıya satıldığını, makinelerin tüm kontrollerinin yapılarak  ve davacı tarafından da kontrolleri sağlanarak teslim edildiğini, davacıya makinenin bakım ve onarımının ne şekilde kimler tarafından yapılacağını gösterir \"Kullanım ve Bakım El Kitabı\" isimli kılavuzun da teslim edildiğini, makinenin imalat ve işçilik hatalarına karşı 2 yıl ya da 1.000 saat garanti süresinin olduğunun ve garanti kapsamı dışında kalan hallerin belirtildiğini, davacının müvekkilinden satın aldığı makineleri yaklaşık 10 ay sonra dava dışı ... sattığını, davacının davaya dayanak yaptığı mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda davacının sipariş mektubunda belirtilen üründen başka bir ürünün satış ve teslimini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin söz konusu satıştan haberdar olmadığını, makineni usulüne uygun kullanımı için gerekli olan eğitimin de sağlanmadığını, davacının müvekkili tarafından üretilen ve patentinin kendilerinde olduğu süpürgeyi müvekkilinin haberi olmadan ... ismiyle satış yapmış olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bu durumdan dava dışı ... firması çalışanları tarafından servis desteği istenmesi üzerine haberdar olduğunu, davacı firmaya defalarca başvurmalarına rağmen servis desteği sağlayamadıklarını belirttiklerini, müvekkilinin 11/12/2015 tarihinde bu firmaya gönderilen mail ile makinenin getirilmesini talep ettiğini, ilgili firmadan herhangi bir cevap verilmediğini, makinenin bakım ve onarım için gönderilmediğini, makine için arıza bildiriminde bulunulduğunu ve bununla ilgili video gönderildiğini, bildirilen arızanın makine kılavuzunda ve garanti belgesinde düzenlenen ve tamamen kullanıcı kaynaklı arızalar olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin servis desteği verebileceğini ve fiyat teklifi bildirdiğini, dava dışı firmanın cevap vermediğini, müvekkilinin davacı tarafından ödendiği söylenen tazminat tutarından sorumlu olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının yapmış olduğu ödemeye dayanak olan ve makinenin ayıplı olduğu belirtilen davadan müvekkilini haberdar etmediğini, ihbarda bulunmadığını, söz konusu davada bu firmanın kötü niyetli ve kusurlu işlemleri nedeniyle açılmış olması verilen karara karşı istinaf ve temyiz yollarına dahi başvurulmadığını, açılan davanın ayıp ihbarının süresi içinde yapılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu malın 03/01/2015 tarihinde teslim edildiğini ve davacının makineyi 10 ay kullandığını, bu sırada bir ayıp ihbarının olmadığını, talep edilen bedelin müvekkilinin sorumlu tutulabileceği bir bedel olmadığını beyanla davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın usulden ve esastan reddine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarih ve 2019/118 Esas - 2021/299 Karar  sayılı kararında; \"Dava; ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında yapılan ödemenin rücuen tazmini tazmini talebine ilişkindir.Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 11/01/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı yanın sipariş edilen ürün yerine farklı bir ürün teslim ettiği, satışa konu olan malın sözleşmede belirtilen nitelikte olmadığından bu hususun malın teslimi anında açıkça görürebilecek bir özellik olduğunu, ürünün kullanım amacı bakımından  beklenilen faydaları sağlamadığı, cihazın kullanılması sırasında ortaya çıkan, kullanıcı hatasına bağlanamayan, imalata bağlı hataların ise teknik anlamda gizli ayıp olarak nitelendirildiği mütalaa edilmiştir. Davalı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda önceki bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.Bilirkişi  heyeti tarafından mahkememize sunulan  16/03/2018 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Sözleşme ile davacı tarafa ürünü değiştirme ya da iade etme hakkının tanındığının belirtildiği, kök raporda belirtilen alternatifli tercih hakkının mahkemede olduğunu beyan etmişlerdir.<br>Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor tanzimi için dosyanın  1 Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi, 1 elektrik mühendisi bilirkişi ve 1 makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiştir.Bilirkişi incelemesi ile dava konusu makinenin 36 Volt , Fil Tipi , Akülü Elle Kumandalı Vakumlu Süpürme Aracı , koldan kumanda ile ileri geri hareket ettirilen , cadde sokak ve geniş meydanlarda yaprak, kağıt , bardak , pet şişe , kola kutusu , çekirdek kağıt vs. Çöpleri vakumlayarak toplayan , karşı tarafın ürettiği ... Model , ... SERİ NOL'LU , 25.12.2014 Üretim Tarihli makine olduğu belirlenmiş olup taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamaktadır. Bilirkişiler tarafından yerinde yapılan kontrol ve denemelerde makine komut butonunun arızalı, şarj durumda göstergenin çalışmaması , vakum hortumu yırtık , araç şarja bağlanmasına rağmen akünün dolmayarak çalışmadığı, teknik özelliklerde belirtilen niteliği haiz ancak çalıştırılmadığından gerekli ve yeterli verimin alınıp alınmayacağı tespit edilemediği, davacı tarafın akü sorununa ilişkin iddiası hakkında ise . Akü Arızalı (sülfatlaşma ) sebeplerinin , uzun süre stokta bekletilmesi ve aracın uzun süre çalıştırılmaması vb. Nedenlerden kaynaklandığı bu nedenle de davacı tarafın gerekli kontrol ve bakımı yapması gerekirken aksine davranarak akünün işlevsiz kalmasına neden olduğu,  akü arızasının davacı sorumluluğunda olduğu, makine komut butonunun arızalı, şarj durumda göstergenin çalışmaması , vakum komut butonu kırık , motor soket bağlantı bozuk , vakum hortumu yırtık olmasının ise davalının sorumluluğunda olduğu, mevcut arıza ve ayıpların, davalı / üretici firmanın süresi içerisinde gidermemediği ve müdahale etmediği tespit edilmiştir.Bilirkişiler tarafından yapılan incelemede akü arızasının davacıdan kaynaklandığı tespit edilmiş ise de  makine komut butonunun arızalı, şarj durumda göstergenin çalışmaması vakum komut butonu kırık , motor soket bağlantı bozuk , vakum hortumu yırtık olmasının ise davalının sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla akü arızasından bağımsız olarak diğer arıza ve ayıplar nedeniyle makinenin kullanıma elverişli olmadığı ve aynen iadesinin gerektiği anlaşılmıştır. Davalı taraf davaya konu makineyi davalıdan 29.500,00 TL bedelle satın alıp dava dışı üçüncü kişiye 32.450,00 TL' ye satmıştır. Dolayısıyla makinenin ayıplı olması nedeniyle davacı tarafın 29.500,00 TL zararı olmuştur ve zararın işbu tutar üzerinden hesaplanması gerekir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi  2016/13837 Esas- 2019/8664 Karar). Mahkememizce 29.500,00 TL üzerinden icra harç ve vekalet ücretinin hesaplanması için dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacı tarafın talep edebileceği tutarın;29.500,00 asıl alacak, 1.200,00 bilirkişi ücreti, 221,80 keşif harcı,150,00 keşif araç ücreti, 133,00 posta ve tebligat, 448,40 peşin harç ve tamamlama harcı, 3.540,00 AAÜT ne göre vekalet ücreti olmak üzere toplam 35.193,20 TL toplam alacak ve 35.193,20x19,5x38/365000=714,47 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 35.907,67 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesi ile,\"Davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmeye konu ... MODEL 1 adet ELEKTRİKLİ ELLE KUMANDA EDİLEN VAKUMLU SÜPÜRGE MAKİNESİ'nin davalıya teslimi kaydı ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 35.193,20 TL asıl alacak ve 714,47 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 35.907,67 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararının, hem usul yönünden hem de esas yönünden hatalı olup bozulması gerektiğini, dava dosyasında alınan bilirkişi inceleme ve raporunda; davalı yanın sipariş edilen ürün yerine farklı bir ürün teslim ettiğinin, satışa konu olan malın sözleşmede belirtilen nitelikte olmadığının bu hususun malın teslimi anında açıkça görülebilecek bir özellik olduğunun, ürünün kullanım amacı bakımından beklenilen faydaları sağlamadığının, cihazın kullanılması sırasında ortaya çıkan, kullanıcı hatasına bağlanamayan, imalata bağlı hataların ise teknik anlamda gizli ayıp olarak nitelendirildiğinin mütalaa edildiğini, bilirkişiler tarafından yapılan incelemede, akü arızasının davacı kaynaklı olduğu tespit edilmiş ise de, makine komut butonunun arızalı, şarj durumunda göstergenin çalışmaması, vakum komut butonu kırık, motor soket bağlantı bozuk, vakum hortumu yırtık olmasının ise davalının sorumluluğunda olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla akü arızasından bağımsız olarak diğer arıza ve ayıplar nedeniyle makinenin kullanıma elverişli olmadığı ve aynen iadesi gerektiğinin anlaşıldığını, her ne kadar Yerel Mahkeme, makinenin üretim hatalı olduğunun tespiti üzerine, davayı kabul etse de davalı tarafça ödenmesi gereken miktar hususunda hatalı hüküm kurulduğu kanaatinde olduklarını;Müvekkili şirketin davaya konu makineyi davalı-borçludan satın alarak, üçüncü bir kişiye sattığını, makinenin üretim hatalı olması nedeniyle davalı/borçludan kaynaklanan bir hata nedeniyle müvekkili şirketin makineyi satmış olduğu üçüncü kişiye hem bedel iadesi hem de mahkeme masrafı, harç ödemesi ve vekalet ücreti ödemesi yapmak zorunda kaldığını, Mahkemece müvekkili şirketin kazancı çıkarılmak suretiyle hüküm kurulmaya çalışılmış olsa da, davalı/borçlunun mahkeme masrafı, harç ve vekalet ücreti ödemeleri ile faiz ödemeleri yönünden de müvekkilinin zararına sebebiyet vermesi nedeniyle bu masraflardan da sorumlu olması gerektiğini, müvekkili şirketin kar etmek maksadıyla aldığı, karını üzerine koyarak sattığı arızalar sebebiyle sık sık servis hizmeti verdiğinin sabit olduğunu; Hem kârından mahrum kalması, hem sık sık servis hizmeti vermesi, hem de karı dahil bedelin faizleri ve masrafları ile beraber iade edilmesi sebepleri ile müvekkili şirketin zarar gördüğünün sabit olduğunu, işbu sebeple, Yerel Mahkemece bu yönde hatalı hüküm kurulduğunu, davalının cevap dilekçesi ve Yerel Mahkemece kurulan hüküm dikkate alınacak olursa; HMK madde 26'nın ihlal edildiğinin görüleceğini, Yerel mahkemenin yapmış olduğu inceleme neticesinde; dava konusunun, ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında yapılan ödemenin rücuen tazmini talebine ilişkin olduğunu, bu kapsamda davaya konu uyuşmazlığın, davaya konu edilen makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıbın türünün ne olduğu, davalının ayıptan sorumlu olup olmadığı, davacının ödemiş olduğu zararı davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından ibaret olduğunu tespit ettiğini, davalı şirket vekili cevap dilekçesinin netice-i talep bölümünde; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davanın usulden ve esastan reddini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiğini, davalı tarafın makinenin iadesi hususunda herhangi bir irade beyanının dahi olmamasına, hatta davalı tarafın kendi iddia ve savunmasını genişletme yönünde bir hareketi dahi olmamasına rağmen, Mahkemenin kararında Elektrikli Elle Kumanda Edilen Vakumlu Süpürge Makinesi'nin davalıya teslimi kaydı ile, şeklinde şartlı bir karar oluşturulmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini;  Yerel mahkeme kararının infazının şarta bağlı tutulmasının taraflarınca ve hukuk kuralları gereği kabul edilebilir nitelikte olmadığını, işbu sebeple Yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla Dairemizce yargılama yapılmasına gerek olmadığı kanaati mevcut ise işbu kararın taleplerinin kabulü şeklinde düzeltilerek karar verilmesini, Dairemiz aksi kanaatte ise Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ayıplı mal bedeli ile ayıp nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; müvekkilinin davalı taraftan satın aldığı makinenin dava dışı üçüncü kişiye satılması ve ayıplı çıkması neticesinde bu kişi tarafından aleyhine bedel iadesi talebi ile açılan davada aleyhine yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle de zarara uğradığı, ayrıca makinenin alış fiyatı üzerine konan karın da iade edildiği, bu nedenle Mahkemece eksik bedele hükmedildiği, davalı tarafın makinenin iadesine yönelik bir talebi olmaksızın Mahkemece iade kararı verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafından davalıdan 02.01.2015 tarihli fatura ile kdv dahil 29.500 TL bedel ile satın alınan ... model elektrikli elle kumanda edilen vakumlu süpürge makinesinin davacı tarafından 32.450 TL bedel ile dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye satıldığı, makinenin gizli ayıplı olması sebebiyle adı geçen şirket tarafından davacıya karşı bedel iadesi talebi ile açılan Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1293 Esas sayılı dosyasında Mahkemece davanın kabulü ile 32.450 TL'nin dava dışı şirkete, makinenin ise davacıya iadesine karar verildiği, davacının aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle dava dışı şirkete 47.157,52 TL ödeme yaptığı, ardından davalıya gönderdiği ihtarname ile ödediği bedelin tazminini talep ettiği, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine dava konusu icra takibini başlattığı ve davalının itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamak üzere bu davayı açtığı, Mahkemece davacının makineyi satın alırken davalıya ödediği bedel ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1293 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti ile işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraflar arasında makinenin davacı tarafından satın alındıktan sonra üçüncü kişiye satılacağı yönünde bir anlaşma olmadığı, davacının kendi inisiyatifi ile davalıdan satın aldığı makineyi karını da eklemek suretiyle üçüncü kişiye sattığı, dolayısıyla davalıdan mahrum kaldığı kar bedelini zarar olarak talep edemeyeceği, davacı taraf her ne kadar yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti yönünden de zarara uğradığını ve bunların da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; Mahkemece zaten Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1293 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine hükmedilen ve dava dışı şirkete ödenen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin zarar kalemi olarak kabul edildiği ve davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı tarafından talep edilen tutar içerisinde hem makine için davalıya ödenen satış bedeli, hem de uğranılan zararın bulunduğu, makine bedelinin iadesi talebinin sözleşmeden dönme iradesi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu minvalde Mahkemece makine bedelinin davacıya iadesine karar verilmiş olması karşısında makinenin de davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun tümüyle haksız olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c58c31faa48e9af5","SID":"923be6688d8d301d"}}