{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/2214 <br>KARAR NO: 2024/543 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 06/07/2023 ( Gerekçeli Karar Tarihi ) 13/10/2023 (İstinaf Talebinin Yapılmamış Sayılması Kararı)<br>DOSYA NO: 2022/580 Esas - 2023/381 Karar <br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) <br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen gerekçeli karara ve ek karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ... A.Ş. isimli şirketin pay sahibi ve ortağı olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları  incelendiğinde yönetim kurulu başkanının ... olarak değiştiğinin fark edilmesi üzerine yapmış oldukları araştırma neticesinde; 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının tamamen sahte olarak düzenlendiğini tespit ettiklerini, bu kararlardaki imzaların taraflarına ve Genel Kurul Başkanı ve şirket imza yetkilisi ...'a  ait olmadığını, zira bu kararların alındığı tarihlerde ... ikamet etmiş olduğu Danimarka ülkesinde olduğunu, bu kararlar ile ... şirket ve mal varlıkları üzerinde kendisini tek yetkili hale getirdiğini, her nasılsa bu kararları hem Kadıköy ... Noterliğinden hem de İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden onaylattığını, ancak durumun taraflarınca tespit edilmesi üzerine Kadıköy ... Noterliği durumu fark ettiğini ve alınan dört adet kararın sahte olarak tanzim edilen kararlarla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, Üsküdar Noterliğinden tasdik edilmiş gibi görünen karar defterleri tamamen sahte olarak düzenlendiğini, zira tasdik edildiği tarihte Üsküdar ... Noterliğinin yevmiye numarası tasdik tarihi olan 08/08/2022 tarihinde 11.000 - 12.000 civarında olduğunu, oysaki defterde belirtilen yevmiye numarasının ... olduğunu, sahte olarak düzenlenen toplantı tutanaklarında Başkan  ... isminin altına atılan imzanın başkanlarına ait olmadığını, ayrıca şirket karar defterinde ve imza örneklerinde net olarak anlaşıldığını, sonuç olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkil şirket tarafından alınmamış olan ... Anonim Şirketi'nin 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının iptaline, dolayısı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarına tescil edilen; 10.08.2022, 11.08.2022, 11.08.2022, 11.08.2022 karar tarihli ve 17.08.2022 tescil tarihli 4 adet tescil işleminin iptaline, veya kararların geçersizliğinin tespitine, üçüncü şahısların dolandırılmasını önlemek ve şirket tarafından ileride oluşacak telafisi imkansız zararlarının çıkmaması için; karar verilinceye kadar hali hazırda sahte belgelerle Yönetim Kurulu Başkanı ve şirket imza yetkilisi görünen ...'nun tüm yetkilerinin durdurulması için  ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu kararın İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğüne gönderilmesini, yine şirket tarafından ileride oluşacak telafisi imkansız zararlarının çıkmaması için; karar verilinceye kadar hali hazır da Yönetim Kurulu Başkanı olan ve şirket imza yetkilisi olan ...  yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğuna dair  ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu kararın İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğüne gönderilmesini, yine şirket üzerinde kayıtlı bulunan ... İli ... İlçesi ... Ada ... parsel bulanan taşınmazın satışı için hali hazırda sahte evraklarla Yönetim Kurulu Başkanın görünen ... satış işlemi yapmasının tedbiren durdurulmasına ve bu kararın Dikili tapu Müdürlüğüne gönderilmesini talep ve dava etmiştir. Asli Müdahil vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ... A.Ş. isimli şirketin pay sahibi, ortağı ve Genel kurul ile yönetim kurulu başkanı olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları  incelendiğinde yönetim kurulu başkanının ... olarak değiştiğinin fark edilmesi üzerine yaptıkları araştırma neticesinde; 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının tamamen sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, bu kararların hiç birindeki imzalar taraflarına ve Genel Kurul Başkanı ve şirket imza yetkilisi  ...  ait olmadığını, zira bu kararların alındığı tarihlerde müvekkil ... ikamet etmiş olduğu Danimarka ülkesinde olduğunu, bu kararlar ile ...  şirket ve mal varlıkları üzerinde kendisini tek yetkili hale getirdiğini, her nasılsa bu kararları hem Kadıköy... Noterliğinden hem de İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden onaylattığını, ancak durumun tespit edilmesi üzerine Kadıköy .... Noterliği'nde durumu fark ettiğini ve alınan dört adet kararın sahte olarak tanzim edilen kararlarla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu,  Üsküdar ... Noterliğinin Mahkememiz dosyasına vermiş olduğu cevap yazısın da kendilerin de böyle bir defter tasdik işleminin olmadığını hatta 2022 yılı içerisinde ... A.Ş. İle ilgili hiçbir işlem yapmadıklarını belirttiklerini, sahte olarak düzenlenen toplantı tutanaklarında Başkan ... isminin altına atılan imzanın Başkanlarına ait olmadığı gözle görülür nitelikte farklı olduğunu, sunulmuş olan şirket karar defterinde ve imza örneklerinde net olarak anlaşıldığını, ayrıca şirket Payları Nama yazılı pay senetleri olduğunu, hiçbir şekilde devir olmadığı gibi şirket payları halen müvekkil ortakların elinde olduğunu, dolayısı ile de  ... tek bir hisse sahibi bile değilken tüm pay sahibiymiş gibi gözüktüğünü, şirket karar defterinde de bahsi geçen tescillerle ilgili herhangi bir alınmış karar olmadığını, bu işlemi dolandırıcıların  yapmış olduğunu tespit etmiş ettiklerini, ayrıca ... haricen edindiği bilgiler neticesinde dolandırıcılık eylemlerini sıkça gerçekleştirilen ve halen benzer şekilde dolandırıcılık suçundan hakkında bir çok dava ve soruşturma devam eden bir şahıs olduğunu,  ... şirketin sahip olduğu İzmir Dikili'de bulunan taşınmazın satışı konusunda sahte olarak kararları aldığı tarihten beri çalışmalar yaptığını ve bu durumda arsanın şirkete ait olduğunu, şirketin sahibinin de müvekkil olduğunu bilen şahıslar tarafından bize ulaştırıldığını, ...'nun bu taşınmazın satışın gerçekleştirmesi halinde telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağı izahtan vareste olduğunu, bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 3891 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu yol ile şirket malvarlığının elden çıkarılmasının önüne geçilmesi zarureti hasıl olduğunu, çünkü şirketi devir almış gibi ve imzaya yetkili görünen ... şirketin ... ili ... İlçesi ... Ada ... parsel de sahip olduğu çok değerli olan (ortalama 10.000.000,00 Euro) taşınmazın satıp dolandırıcılık yapmak peşinde olduğunu, sonuç olarak, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere müvekkil şirket tarafından alınmamış olan ... Anonim Şirketi'nin 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının iptaline, dolayısı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarına tescil edilen; 10.08.2022, 11.08.2022, 11.08.2022, 11.08.2022 karar tarihli ve 17.08.2022 tescil tarihli 4 adet tescil işleminin iptaline, veya bu kararların yokluğunun tespitine karar verilmesine, üçüncü şahısların dolandırılmasını önlemek ve şirket tarafından ileride oluşacak telafisi imkansız zararlarının çıkmaması için; karar verilinceye kadar hali hazırda sahte belgelerle Yönetim Kurulu Başkanı ve şirket imza yetkilisi görünen ...'nun tüm yetkilerinin durdurulması için  ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu kararın İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğüne gönderilmesini, yine şirket tarafından ileride oluşacak telafisi imkansız zararlarının çıkmaması için; karar verilinceye kadar hali hazır da Yönetim Kurulu Başkanı olan ve şirket imza yetkilisi olan müvekkil  ... yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğuna dair  ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu kararın İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğüne gönderilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen  süresinde davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇELİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/07/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı kararı ile; \" Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Mahkememizde açılan işbu dava; Türk Ticaret Kanunu'nun 445 ve devamı maddelerine göre 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının iptali ve ihtiyadi tedbir yoluyla kararların uygulanmasını durdurulması istemine  ilişkindir. Mahkememizce davalı şirketin sicil dosyası ve taraf delilleri celp edilmiş, dosya iddia ve savunma kapsamında rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti 06/06/2023 tarihli raporunda özetle;\"10.08.2022 tarihli, 2022/2 sayılı Yönetim Kurulu Kararı'na dayanak teşkil edecek, hisse senetlerinin usulüne uygun olarak devredildiğine ilişkin bir bilgi veya belgeye dosya kapsamında rastlanamamış olup, usulüne uygun bir devir yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin dosya kapsamına  sunulamaması durumunda şirketin tek pay sahibinin ... olmadığı ve bir kısım paylar sahibi ... tarafından ...  yapılan bir pay devrinin bulunmadığı neticesine ulaşılacaktır. 11.08.2022 tarihli Genel Kurul toplantısının TTK m. 416'ya aykırı olarak gerçekleştiği, tüm pay sahiplerinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaması sebebiyle 11.08.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu neticesine ulaşılmıştır.\" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememiz tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Mahkememizde açılmış bulunan işbu davada, Davacı ortak ve asli müdahil ... 'ın dosyaya sunulan, Davalı şirkete ait 2008 senesinde tasdik edilmiş olan Ortaklar Pay defteri , 2013 senesine ilişkin tasdik edilmiş Karar defteri, 2020 senesinde Karar Defterinin kapanış tasdiki ve 2019 senesine ilişkin tasdik edilen  Karar defteri sunulmuş ve mahkememiz tarafından incelenmekle davalı şirketin ortak ve  ... şirket müdürü olduğu sabittir.  Bu nedenle; işbu davacıların dava konusu ortaklar kurulu kararı ve yönetim kurulu kararlarının iptal ve yoklukla malul olduğunun tespitini isteme hakkına sahip oldukları mahkememizce belirlenmiştir. Esasen davalı şirketin 11/08/2022 tarihli genel kurulu öncesinde, alınan yönetim kurulu kararlarının oluşturulmasına ilişkin, kararların şirketin gerçek ortaklar pay defteri, ortaklar kurulu defteri ve yönetim kurulu defteri olmaksızın 09/08/2022 günlü, 10/08/2022 günlü  2022/2 sayılı ve 11/08/2022 tarihli 2022/3 sayılı yönetim kurulu kararları ile buna göre yapılan 11/08/2022 günlü genel kurulun, yönetim kurulu kararlarının Üsküdar .... Noterliğince 08/08/2022 tarihinde ve ... yevmiye no ile  tasdik edilmiş görünen yönetim kurulu karar defterinde  alındığı, ve bu kararların Kadıköy .... Noterliğinin 16/08/2022 günlü  ... yevmiye numarası ile onaylanan kararlar ile şirketin tek pay sahibi ... 'ın şirketdeki payını ...  'ya devir ettiği ve bu şahsın şirketi bir yıl süre ile yönetim kurulu üyesi ve şirket temsilciliğine atandığına ilişkin kararların ticaret siciline tescilinin sağlandığı, Kadıköy .... Noterliğinin 29/08/2022 gün 371 sayılı yazı ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne bahsi geçen dava konusu tescile konu kararları ticari defterden çekilen fotokopilerini noterliğe ibraz ve imzalanmasının sağlandığı, Av. ... müraacatı üzerine davalı şirket adına temsilen  ... tarafından verilen vekaletnameye sahip Av. ...  ÜSKÜDAR .... NOTERLİĞİ'nin 08/08/2022 gün ve  ... yevmiye no ile tasdik edilen karar defterini tasdikine ilişkin noterlikteki bilgi ve yevmiyenin işbu belgeye ait olmadığı, bildirilerek tescil işleminin iptalinin istendiği aynı gün 2022/370 sayılı ve İstanbul CBS ye suç ihbarında bulunduğu tartışmasızdır. Mahkememizde dosya içerisine celp edilen bilgi ve belgeler ile ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin; “08.05.2019 Tarihinde Yapılan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi'ne göre şirket pay sahipleri ve hisse adetleri, değerlerinin; şirketin toplam sermayesi 7.830.000 TL, 5.800.000 adet paya bölündüğü anlaşılmıştır. Davalı şirketin “25.04.2022 Tarihinde  Yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi'ne göre de  davalı şirkette pay sahipleri, sahip oldukları payların itibari değerleri, toplam pay adedi ve şirket sermayesi yukarıda yer verilen 08.05.2019 tarihli toplantıya ilişkin Hazirun Cetvelinde yer alan bilgilerle uyuşmaktadır. Dosya kapsamında 10.08.2022 tarihli, 2022/2 sayılı Yönetim Kurulu Kararına göre; “Şirketin tek pay sahibi ... T.C kimlik numaralı ... iken Yeni tek pay sahibi ... Mahellesi ... Evleri ... Apart Otel İç Kapı No: ... Kuşadası-Aydın adresinde İkamet eden ... T.C kimlik numaralı ... olarak değişmiştir.” Kararda ... ismi ve altında imza yer aldığı, 14.07.2005 tarih ve 6346 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan davalı şirket esas sözleşmesinin 6. Maddesine göre davalı şirket payları nama yazılı olduğu ve  pay senetleri nama yazılı olup, pay senetlerinin bastırılmasına dayanak olarak senetler üzerinde kayıtlı olan 06.08.2005 tarihli, 2015/04 sayılı Yönetim Kurulu Kararı'na göre de 5.800.000 adet payın tamamının nama yazılı olduğu anlaşılmıştır.  Bu durumda  davalı şirket paylarının geçerli bir şekilde devredilebilmesi için TTK m. 490/2 Uyarınca pay senedinin ciro edilerek zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekmekte, şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için de pay defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında yapılan incelemede 10.08.2022 tarihli, 2022/2 sayılı Yönetim Kurulu Kararı'na dayanak teşkil edecek, pay senetlerinin yukarıda Aaçıklanan usullere uygun  olarak devredildiğine ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanamamıştır.  10.08.2022 tarihli, 2022/2 sayılı Yönetim Kurulu Kararında şirketin tek pay sahibinin ... olduğu ve yeni tek pay sahibinin ... olarak değiştiği belirtilmişsee de, bu bilgi davalı şirketin pay defterindeki  kayıtlarla ve yukarıda yer verilen 08.05.2019 ve 25.04.2022 tarihli Genel Kurul Hazirun Cetvelleri ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Söz konusu yönetim kurulu  toplantısından bir gün sonra yapıldığı ifade edilen 11.08.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısı'na da pay sahibi sıfatıyla ...'ın katıldığı ve oy  kullandığı bilgisi Genel Kurul Tutanağı olarak sunulan belgede yer almaktadır.  Ancak ... ismi altında yer alan 10.08.2022 tarihli 2022/2 sayılı YK kararı altındaki imza ile 11.08.2022 tarihli Genel Kurul Tutanağı altındaki imza dış görünüş itibariyle birbirinden farklı, söz konusu her iki imza da 25.04.2022 tarihli Genel Kurul Tutanağı ile 08.05.2019 ve 25.04.2022 tarihli Genel Kurul Hazirun Cetvelleri altında yer alan imzalardan dış görünüş itibariyle farklı olduğu mahkememiz tarafından da benimsendiği gibi, ilgili  ... ın bahsi geçen tarihde 11/08/2022 tarihinde TÜRKİYE de olmadığı ,asli müdahil olarak katılan davalı şirket temsilcisi ... tarafından ve dosya içerisine gelen İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 31/10/2022 günlü yazısında  ... 'ın 29/10/2022 tarihinde yurda girdiği, Üsküdar .... Noterliğinin 12/09/2022 gün ve ... sayılı yazısı ile de 08/08/2022 tarih ... yevmiye numaralı işlemin davalı .... AŞ ye ait defter tasdik işlemi olmadğı başka bir işleme ait olduğu mahkememize bildirilmiş olup, davacı yan tarafından gerçek yönetim kurulu karar defteri ve pay defterlerinde davalı şirketin ortağının ve tek temsilcisinin  ... olduğuna ilişkin bir bilgiye rastlanmamıştır. Tüm bu hususlar , alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan deliller çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, usulüne uygun bir devir sözleşmesi yapılmadığı, şirketin tek pay sahibinin ... olmadığı ve bir kısım paylar sahibi ... tarafından ...  yapılan bir pay devrinin de bulunmadığı mahkememizce tespit edilmiştir. Davalı şirketin 11.08.2022 Tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na göre; alınan kararlar 'Yeni Tek Pay Sahibi ve Yönetim Kurulu Üyesi” sıfatıyla ..., “Eski Yönetim Kurulu Üyesi' sıfatıyla ... tarafından imzalandığı, Toplantıda başkanlık divanı oluşturulmadığı gibi, Tutanağı imzalamak konusunda da bir yetkilendirme kararı alınmadığı anlaşılmıştır. TTK m. 422/1 hükmüne göre; “Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibar değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir.”  şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenler ile usulüne uygun olarak yapılamayan toplantıda alınan kararların geçersiz olacağı bilirkişi kurulu tarafından tespit edilmiş olup mahkememizce işbu tespitin dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olduğu ve genel kurul kararının yoklukla malul olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak;TTK nın 416. maddesine uygun çağrısız genel kurul toplantısı, genel kurula usulüne uygun olarak bütün ortakların iştiraki ile yapılacağı düzenlenmiş bulunmaktadır. Dava konusu 11/08/2022 tarihli genel kurula şirketin ortaklar pay defteri ve pay sahiplerinin usulüne uygun olarak davalı şirket ve şirketin şeklen ortağı olan  ... tarafında ispat ve belgelendirilememiştir. Dava konusu 11/08/2022 günlü genel kurul toplantı Tutanağında,  toplantının TTK m. 416'ya göre yapıldığı belirtilmiş  ise de TTK m. 416 anonim şirket genel kurulunun  çağrısız usulle - toplanmasını düzenlemektedir. Buna göre; “Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler.” hükmü bulunmaktadır. Ancak Tutanakta şirketin tek pay sahibinin ... olduğu belirtilmesine karşın, yukarıda da değinildiği üzere bu bilgi gerek şirketin pay defteri, gerek önceki tarihli genel kurul toplantılarına ait Hazirun Cetvelleri ile uyumlu olmadığı, Davalı şirket pay sahipleri 08.05.2019 ve 25.04.2022 tarihli Genel Kurul Hazirun Cetvelleri'ne göre ... ve davacının da aralarında bulunduğu  toplam altı kişi olduğu, 25.04.2022 tarihli genel kurul toplantısında sonra 11.08.2022 tarihli genel kurul toplantısına kadar geçen yaklaşık dört aylık sürede tüm payların ...'a usulüne uygun olarak devredildiğine ilişkin bir bilgi ve belge de dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla; 11.08.2022 tarihli Genel Kurul toplantısının TTK m. 416'ya aykırı olarak gerçekleştiği, tüm pay sahiplerinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaması sebebiyle 11.08.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu neticesine ulaşılmış ; 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı, 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının yoklukla malül olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1- Asıl davacı ...  ve asli müdahale yoluyla davaya katılan  ...  tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE; Davalı ... Anonim Şirketi'nin, a ) 11/08/2022 tarihli Genel Kurul kararının, b)09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararı c)10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu Kararının, d)11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu Kararlarının yoklukla malül olduğunun tespitine, 2-Fazlaya ilişkin istemin, tescilin idari işlem olması nedeniyle REDDİNE, 3- Kararların yoklukla malül olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde denetim kayyumun görevinin kendiliğinden gerekli tescil işlemlerine ilişkin prosüdür tamamlandıktan sonra sona ereceğinin tespitine ve buna ilişkin ticaret sicil gazetesinden ilanın yapılması bakımından ticaret sicil müdürlüğüne ve ticaret sicil gazetesine müzekkere yazılmasına, ...  \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı şirketi temsilen  ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>GEREKÇELİ KARARA YÖNELİK İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>DAVALI ŞİRKET TEMSİLCİSİ ... GEREKÇELİ KARARA YÖNELİK İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Dava dilekçesinde taraf olarak gösterilen ... A.Ş.'nin yetkili temsilcisi olmasına karşın kendisine herhangi bir tebligat gönderilmediğini, sadece şirketin taraf gösterildiğini, davalılarca şirkete cebren ve fiilen el konulduğunu, adres değişikliği de yapılmak sureti ile kendisi sanki hiç yokmuş gibi davaya devam edildiğini ve bu şekilde karar oluşturulduğunu, Söz konusu durumun usul ve yasaya aykırı olup yetkili temsilci sıfatıyla kendisine tebligat yapılmamak sureti ile kanuni savunma hakkının engellendiğini, bu sebeple kendisinin davaya cevap verme hakkı ve imkanının kalmadığını, Yargılama sırasında taraf teşkili ilkesi yargılamanın kurucu unsuru olması sebebiyle yokluğunda yapılan yargılamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece doğrudan tebligat çıkartılmasa bile ihbar olunan sıfatı ile davaya müdahil olmamasının sağlanması gerektiğini, şirketin tüzel bir kişiliği olmasına karşın şirket eli ile yapılan işlemlerde esas olanın şirketin yasal temsilcisinin taraf olarak yer almasının olmazsa olmaz fiili bir durum olduğunu, Öncelikle taraf teşkili sağlanmaması ve usulsüz tebliğ işlemlerinin bir bozma nedeni olduğunu, Dilekçesinin başında da belirtmiş olduğu şekilde adresinin ... Mah........ Göztepe/ İstanbul olup, bu adrese hiçbir şekilde tebligat yapılmaksızın dava dilekçeleri gönderilmiş olup, netice olarak yapılan tüm usulsüz tebligatlar neticesinde savunma hakkının kullanılmasına mani olunduğunu, Esasa ilişkin olarak; Yapılan yargılama sırasında şirketin devri ve hisselerin adına tescil edilmesi işlemlerinin davacının eliyle ve/ veya yetkili temsilcileri eliyle kendisine verildiği ve kendisi tarafından bu davacılara ve/ veya yetkili temsilcisine itibar edip bu şekilde şirket hisselerini devralmasından ibaret olduğunu, Davacı tarafından \" rızamız dışı işlem yapıldı \" şeklindeki beyanların tek başına yeterli olmayıp bununla birlikte söz konusu dosyada bulunan devir temlik noterlik evrakları ve diğer resmi belgeler ile ilgili işlemlere ait yazı ve imza incelemesi yapılması gerekirken yerel mahkemece bu gerekliliğe uyulmaksızın ve herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmiş olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğunu, Zira yazı ve imza incelemeleri yapıldığında şahsının davacılara duymuş olduğu güven sebebiyle şahsına davacılar temsilcisi eliyle teslim edilen belgelere itibar etmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu sebeple söz konusu şirket devrine ilişkin imzaların davacılar veya kanuni temsilcileri eliyle atıldığı tespit edildiği taktirde bu davadaki meşru haklılığının ortaya çıkacağını, Kendisinin şirketin hisselerinin kim tarafından imzalandığını bilme veya tespit etme imkanı olmayıp, davacılar ve temsilcileri eliyle kendisine teslim edilen belgelere itibar etmelerinin son derece doğal ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, Söz konusu bu evrakların davacıların yasal temsilcisi olan Avukat ... ve Avukat ... tarafından kendisine verilmiş ve kendisi tarafından bu kişinin tarafların yasal avukatı olmaları nedeniyle itibar edilerek hisse devir işlemlerinin gerçekleştirilmiş olduğunu, Yukarıda bahsettikleri devir ve temlik işlemine ilişkin noterlik ticaret sicil gazetesi ve diğer resmi belgeler üzerinde yazı ve imza incelemesi yapılmadığını, yazı ve imza inceleme raporu alınmamış yargılamanın kararının esasına katılmadığını, yazı ve imza incelemeleri alınmaksızın, üzerinde gerekli olan bilirkişi incelemeleri yapılmaksızın salt beyan doğrultusunda karar verilmiş olduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle;  İstinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, - Tüm yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/10/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı İstinaf Talebinin Yapılmamış Sayılması Kararı ile; \" Davalı şirket yetkilisi ...nun dosya içerisinde çıkartılan ... TİC A.Ş. nin bilgilerine göre 11/08/2023 tarihinde görev süresinin sona erdiği davacı .... tarafından dosyaya sunulan 19/09/2023 günlü dilekçe ve ekinde sunulan ... TİC. A.Ş.'nin 23/12/2022 gün ve 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararı ile Yönetim Kurulu Başkanı Münferiden ... seçildiği ve iş bu kararın İstanbul ....Noterliğinin  06/07/2023 gün ve ... yevmiye no ile onaylandığı, İş bu kararın ...TİC A.Ş. ayrıca 23/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında da eski yönetim kurulu üyesi ...  ve ... imzası yer almakta olup,İş bu genel kurul tutanağında aynı noterliğin 06/07/2023 gün ve ... yevmiye nolu işlemi ile onaylanmış olduğu, istinaf harcın yatırıldığı tarih ve istinaf tarihinin genel kurul ve yönetim kurulu kararları sonrası olduğu, ...  temsil ve görevine  devam ettiğine  dair istinaf dilekçesine  bir belge eklenmediği anlaşılmakla, Davacı vekiline 25/09/2023 günlü beyan dilekçesi ve ekinde sunduğu belgelerle mahkememizce yukarıda yapılan inceleme sonucunda davalı şirketi temsil görevini istinaf tarihi itibariyle sona ermiş  ... istinaf  Yapılmamış Sayılmasına karar vermek sonucuna varılmış, \" gerekçeleri ile; \" 1-Davalı şirketi temsilen  ... tarafından sunulan istinaf talebinin HMK.'nın 344.maddesi uyarınca YAPILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-İş bu karar davalı   ...,  şirketin yönetim kurulu temsilcisi   ... tebliğine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı,  davalı şirketi temsilen ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>DAVALI ŞİRKET TEMSİLCİSİ ... İSTİNAF SEBEBİNİN YAPILMAMIŞ SAYILMASI KARARINA YÖNELİK İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adil yargılanma hakkının çiğnenmiş olduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/580 E - 2023/381 K sayılı yerel mahkemede görülmüş olan genel kurul kararının iptali istemli dava sonucunu süresi içerisinde istinaf harcı yatırarak istinaf ettiğini, fakat karşı tarafın istinafa karşı beyan dilekçesinde sunmuş olduğu ek ve bu ek belge üzerinde başta imza olmak üzere gerçekliğine dair hiçbir inceleme yapılmadan, eğer ortada bir sahtecilik iddiası var ise haksız fiil niteliğindeki bu eylemin failinin kendisinin değil davacıların olduğu gerçekliği dahi soruşturulmadan dolandırılmış olduğu gerçeğinin de göz ardı edilerek ilgili mahkemenin yoklukla ilgili tespit kararını zaman bakımından temsil sıfatının sona erdiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmaya yetkili olmadığı kararı verildiğini, Yerel mahkeme tarafından verilen kararın yargılamaya katılma hakkının açık ihlali olduğunu, Verilen hukuka ve vicdana aykırı bu kararın, temsilciliğini üstlenmiş olduğu ... Tic, A.Ş ve akabinde bizzat kendi haklarını zedelemiş olup bu davayı yürütmede hukuki yararı olmasına rağmen kendisine tebliğ edilmiş olan gerekçeli kararda temsilcilik görevinin sona erdiği ve karşı yanca buna ilişkin belgelerin sunulmuş olduğu zapta geçse de davacı yanın beyan dilekçesi ekinde belirtmiş olduğu temsilciliğinin sona erdiğine dair belgenin açıklamasının olmaması, bu konuda bilgi sahibi olmamasının etkili bir savunma yapamamasına neden olduğunu  ve akabinde davaya katılma hakkının, varlığından haberdar olmadığı bir belge tarafından elinden alınmasının hukuka aykırı olduğunu, Şirketi temsil yetkisinin olduğu döneme ait yönetim ve genel kurul kararlarının yok olduğuna ilişkin olarak verilen hukuk dışı kararı üst yargı mercii olan Bölge Adliye Mahkemelerince denetlenerek ortadan kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmakta bireysel hakkının olduğu ve ilgili şirketin lehine hukuki fayda bulunduğu hususlarının tartışmasız olduğunu, İstinaf kanun yoluna başvuru için gereken usuli işlemleri gerçekleştirdiğini, Mahkemenin hukuka aykırı kararı ile 11.08.2023 tarihi itibariyle temsil yetkisinin sona erdiği kabul edilerek istinaf kanun yoluna tebliğ tarihinden itibaren süresi içerisinde ve ayrıca harcını yatırmış olmasına rağmen başvurulmamış olmasının kabulü halinde Uluslararası bir hak ve Anayasa ile de ayrıca teminat altına alınmış temel bir hak olan hukuki dinlenilme hakkının açıkça çiğnendiğinin aşikar olduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararında yer almakta olan \" Davalı şirketi temşilen  ... tarafından sunulan istinaf talebinin HMK' m 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına \" ifadesinin yine gerekçeli kararda yer alan \" istinaf harcının yatırıldığı tarih ve istinaf tarihinin genel kurul ve yönetim kurul kararları sonrası olduğu \" ifadesi ile çelişmekte olup HMK m 344 \" İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. \" gerekçe olarak gösterilmesinin açıkça çelişki doğurmakta olup istinaf harcının yatırılmasına rağmen istinaf yapılmamış sayılmasının bu gerekçeler ile mümkün olmadığını, Yokluğunda yapılan gerekçeleri örtbas eden hukuk dışı haksız fiilleri hukuken himaye eden anayasal ve temel meşru bir hak olan hukuki dinlenme ve adil yargılanma hakkını çiğneyen mahkemenin istinaf yapılmamış sayılmasına ilişkin haksız fiili yapanları hukuken ödüllendiren ve hukuka uygun olmayan kararın kaldırılmasını, hukukun üstünlüğü genel ilkesi kapsamında ve hukuk devleti anlayışı ile bireysel hakkını ve temsilci olduğu dönem itibariyle dönem temsilciliği hakkı olması sebebiyle istinaf talebinin yapılmamış sayılması kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulü ile yargılamanın devam etmesini talep ettiğini beyanla; Açıklanan nedenlerle; - İstinaf başvurusunun kabulü ile, - \" İstinaf başvurusunun yapılmamış sayılması \" şekline verilen kararın kaldırılmasına,- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/580 Esas - 2023/381 Karar saylı dosyaya karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı şirketin sahtecilik yapılmak suretiyle alınan 11/08/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararının, 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu kararının, 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu kararının, 11/08/2022 tarih ve 2022/3 numaralı Yönetim Kurulu kararının iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının ve asli müdahil talebinde bulunan davacının davasının kabulüne, dava konusu kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin, tescilin idari işlem olması nedeniyle reddine, kararların yoklukla malul olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, gerekçeli karara ve istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karara karşı davalı şirket temsilcisi tarafından davalı adına istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı ve asli müdahil vekili, davacının davalı şirketin pay sahibi ortağı olduğunu, asli müdahilin davalı şirketin pay sahibi ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının  ... olarak değiştiğinin fark edilmesi üzerine yapılan araştırmada dava konusu kararların tamamen sahtecilik yapılarak alındığını, sahte olarak düzenlenen toplantı tutanaklarda yönetim kurulu başkanı asli müdahil .. adına atılan imzaların kendisine ait olmadığının gözle görülür bir şekilde anlaşıldığı, şirketin paylarının nama yazılı olmasına ve halen şirket ortaklarının elinde olmasına rağmen ... kendisini tek pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olarak gösterdiği, Şirket karar defterinde de bahsi geçen tescillerle ilgili alınmış herhangi bir karar olmadığını, davalının Üsküdar ... Noterliği'nin 08.08.2022 tarih ve ... Yevmiye numarası ile tasdik etmiş gibi sahte defter ve kararlar düzenlediğini, ancak Üsküdar .... Noterliğin de bu tarihte bu yevmiye numarası ile böyle bir tasdik ve onay işleminin hiç yapılmadığını, Kadıköy .... Noterliğinin 16.08.2022 tarihin de yapmış olduğu işlemin aslında daha önce Üsküdar ... Noterliğinin 08.08.2022 tarih ve ... Yevmiye numarası ile tasdiklenmiş gibi görünen defter kayıtlarının bir örneklerin tasdiklenmesinden ibaret olduğunu, edinilen harici bilgiye göre  ... dolandırıcılık eylemlerinden hakkında soruşturma ve kovuşturma dosyalarının bulunduğunu, şirkette kendisini tek pay sahibi ve yetkili göstermek suretiyle ile şirketin malvarlığını ele geçirmeye çalıştığı, bu sebeplerle dava konusu kararların iptaline ve geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamakla dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar inkar edilmiş sayılmıştır. Davalı şirketi temsilen  ...'nun gerekçeli kararı istinaf etmesi üzerine Mahkemece 13/10/2023 tarihli ek kararı ile  ... 11/08/2023 tarihinde görev süresinin sona ermesi ve ...  ve  ... 23/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında aldıkları karar ile yönetim kurulu başkanlığına bir yıllığına münferiden yetkili olarak Süleyman Tiryaki'nin seçildiğini ve bu kararın İstanbul .... Noterliği' nin 06/07/2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylandığı, bu sebeple istinaf tarihinde  ... şirketi temsilen istinaf dilekçesi sunma yetkisi ve temsil yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ancak ticaret sicil kaydında her ne kadar ...  yönetim kurulu başkanlığı  görev süresinin 11/08/2023 tarihinde sonra erdiği belirtilmiş ise de, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ve ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde şeklende olsa tek ortak ve şirketi temsile yetkili olarak halen ... gözüktüğü, şirkete başka bir yönetim kurulu başkanı veya temsile yetkili bir şahsın atanmadığı gibi Mahkemece temsil kayyımı da atanmadığı,  ... isimli şahsın yönetim kurulu başkanı seçimine ilişkin kararın ticaret sicil gazetesinde yayımlanmadığı, alınan karara ilişkin fotokopi evrak sunulduğu ve dava konusu kararları sahte olarak aldığı iddia edilen ... ile temsilci seçilen ...  birlikte aldığı kararın doğruluğunun teyit edilemediği, Mahkemece dava konusu kararların yok hükmünde olduğuna karar verilmesi sebebiyle asli müdahil ... yönetim kurulu başkanı görevinin devam ettiği kabul edilse dahi iş bu yargılamada asli müdahil davacı olduğu ve davalı ile menfaat çatışması bulunduğundan davalı adına temsilen işlem yapamayacağı, bu sebeple şeklende olsa davalı şirketi ...'nun temsile ve davalı adına istinaf dilekçesi sunma yetkisi olduğu ve istinaf dilekçesini de şirket adına sunduğu dikkate alındığında Mahkemece davalıyı temsilen yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararı isabetli olmamıştır. Bu sebeple davalı şirket temsilcisinin ek kararı istinaf sebepleri yerinde görülmüş, Mahkemece verilen 13/10/2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve davalı şirket yetkilisinin gerekçeli kararı istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir. Davalı şirketi temsilen istinaf başvurusunda bulunan  ... istinaf dilekçesinde; iş bu yargılamada davalı şirketin temsilcisi olmasına rağmen bizzat kendisine tebligat çıkarılmadığı ve tebligat yapılmadığını, davalı şirketin hisselerinin kendisi adına yapılmasının bizzat davacılar eliyle ve/veya yetkili temsilileri ve avukatları tarafından yapıldığını, Mahkemece sahteliği ileri sürülen evraklar üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırılmadan istinaf incelemesine konu kararın verildiğini ve bu sebeple kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği iş bu davada pasif husumet davalı şirkete ait olup, dosya kapsamında yapılacak tüm tebligatlarında şirkete yapılması taraf teşkili açısından zorunludur. Mahkemece de yargılama kapsamında yapılan tüm tebligatlar usul ve yasaya uygun olarak davalı şirket adına çıkarılmıştır. Davalı adına \"... Mah.  ... Cad. No:... Daire:... Şirinyer/Buca\" adresine çıkarılan dava dilekçesi, tensip tutanağı, ara karar evrakı ekli davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, daha sonra davalının ticaret sicil kaydında kayıtlı olan \"... Mah. ...  ... Sk. ... Sit. No:... Sarıyer/İstanbul\" adresine çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade olduğu, bunun üzerine tebligatın ticaret sicil kaydında kayıtlı olan bu adresine Tebligat Kanunu'nun 35/4 maddesi \"Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.\" hükmü uyarınca yapıldığı ve yargılama boyunca da tüm tebligatların bu şekilde yapıldığı ve usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket temsilcisinin dosyada pasif husumet ve davalı sıfatı bulunmadığından bizzat temsilci adına davetiye çıkarılması yasal olarak mümkün değildir. Bu sebeple davalı şirket yetkilisinin kendisine tebligat yapılmadığına ve yapılan tebligatların usulsüz olduğuna ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava konusu 11/08/2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararında; şirketin yönetim kurulu üyeliğine bir yıl süre ile ...'nun seçildiği, TTK'nın 395 ve 396 maddeleri kapsamındaki konularda yönetim kuruluna izin verildiği, kararın altının yeni tek pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olarak ... ve eski yönetim kurulu üyesi ve tek pay sahibi olarak ...  imzaladığının görüldüğü, 11/08/2022 tarihli yönetim kurulu kararında; yönetim kurulu başkanlığına ... seçildiği ve bu kişi tarafından imzalandığı, 10/08/2022 tarihli yönetim kurulu kararında; şirkette tek pay sahibi ... iken yeni tek pay sahibinin ... olarak değiştiği ve ... imzasının bulunduğu görülmüştür. Davalı şirketin en son yapılan 25/04/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında pay sahibi olan ... hazır bulunduğu ve ...'ın üç yıllığına yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği görülmüştür. Davalı şirketin paylarının tamamı namaza yazılı olup, TTK'nın 490 maddesi uyarınca Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir. Davalı tarafından şirket paylarının ... devredildiğine ilişkin delil ve devredilen pay senetleri sunulmamıştır. Pay devrine ilişkin kayıt pay defterine de yazılmamıştır. Dolayısıyla  ... şirketin tek hissedarı ve pay sahibi olmadığı aşikar olup, 10/08/2022 tarihli yönetim kurulu kararında şirkette tek pay sahibi ... iken yeni tek pay sahibinin ... olarak değiştiğinin belirtilmesinin sonuca etkisi bulunmamaktadır.  TTK'nın 410 maddesinde genel kurulun toplantıya süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından çağrılacağı, TTK'nın 410/2 maddesindeki koşulların oluşması halinde tek bir pay sahibinin Mahkeme izni ile toplantıya çağırabileceği, TTK'nın 411 maddesinde azlığın çağrı hakkı, TTK'nın 413. maddesinde toplantı gündeminin belirlenmesi, TTK'nın 414. maddesinde çağrının şekli, TTK'nın 415. maddesinde genel kurula katılmaya yetkili olan pay sahipleri, TTK'nın 416. maddesinde çağrısız genel kurul, TTK'nın 417. maddesi ve devamı maddelerinde toplantının yapılmasına ilişkin esaslar, hazır bulunanlar listesi, toplantı ve karar nisabı, TTK'nın 422. Maddesinde tutanağın nasıl düzenleneceğini düzenlenmiş olup, davalı şirketin yukarıda belirtilen pay sahipleri bulunmasına rağmen dava konusu genel kurul toplantısının söz konusu esas ve usullerin hiç birine uyulmadan yapıldığı ve bu haliyle genel kurul kararının yoklukla malul olduğu aşikardır. Bunun yanında yine  Yönetim Kurulu toplantısına kural olarak daveti yönetim kurulu başkanı yapar, ancak onun bulunmadığı zamanlarda bu görev başkan vekiline aittir. Yine çağrının şekline dair de Kanun'da düzenleme bulunmamaktadır. Bununla beraber çağrının belirli bir şekilde yapılma zorunluluğu da yoktur. Böylelikle esas sözleşmede düzenleme yapılmasına da imkan sağlanmıştır. Önemli olan tüm üyelerin toplantıdan haberdar edilmesidir. Toplantı çağrısının tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmamış olması bir ya da birden fazla üyenin müzakere süreçlerinden bilinçli olarak dışlanmış olduğu sonucunu doğurduğundan alınan kararlar açısından bir yokluk nedenidir. Bununla birlikte yönetim kurulu kararlarının geçerliliği için ayrıca şekil ve nisaplara da uygun bir karar alınmış olması gerekir. Aksi halde karar yok hükmünde olacaktır.  ( Yargıtay 11. HD'nin 2022/5225- 9637 E.-K. Sayılı ve 29.12.2022 tarihli ilamı), Dava konusu yönetim kurulu toplantılarına tüm pay sahiplerinin çağrıldığı hususu davalı tarafça ispat edilmediği gibi, toplantı ve karar nisaplarına da uyulmadığından dava konusu yönetim kurulu kararları da yok hükmündedir. Belirtilen gerekçeler ile dava konusu genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğu sabit olduğundan, ayrıca yönetim kurulu başkanı ...  imzalarının sahte olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmasının ve ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesinin sonuca etkisi bulunmamaktadır. Aksinin kabulü halinde dahi dava konusu kararlardaki ...  atfen atılan imzalar birbirine benzemediği gibi, bu imzalar ile  ... ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan imzalar karşılaştırıldığında gözle görülür farklılık bulunduğundan ve 29/10/2022 tarihinde yurda giriş yaptığı bildirildiğinden ihtilaf konusu imzaların  ... ait olmadığı da aşikardır. Ayrıca Üsküdar .... Noterliğinin 12/09/2022 gün ve ... sayılı yazısı ile de 08/08/2022 tarih ... yevmiye numaralı işlemin davalı .... AŞ ye ait defter tasdik işlemi olmadığı ve  başka bir işleme ait olduğu ve sahte olduğu, buna dayanarak yapılan Kadıköy .... Noterliğinin 16.08.2022 tarihinde yapılan tasdik işleminin de sahte olduğu ve  ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bu hususlar dikkate alındığında imza ve yazı incelemesi yaptırılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı şirket yetkilisinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Bunun yanında davacı vekili tarafından 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu kararının iptali talep edilmiş ve Mahkemece de bu kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş ise de; dava dilekçesi ekinde, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen kayıtlarda ve dosya kapsamında söz konusu kararın olmadığı görülmüş ve bilirkişi raporunda ve Mahkeme gerekçeli kararında da bu karar irdelenmemiştir. Davacı vekili tarafından iptali talep edilen 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu kararının ve 10/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı Yönetim Kurulu kararının karar numaralarının aynı olduğu dikkate alındığında davacı vekili tarafından sehven mükerrer talepte bulunulduğu ve 09/08/2022 tarih ve 2022/2 numaralı ayrıca bir Yönetim Kurulu kararının olmadığı anlaşılmakla Mahkemece bu kararın da iptaline karar verilmesi isabetli olmamakla birlikte sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı şirket yetkilisi ... İlk Derece Mahkemesi'nin 13/10/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı İstinaf Talebinin Yapılmamış Sayılması Kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 346/2 maddesi uyarınca kabulü ile iş bu kararın kaldırılmasına, davalı şirket yetkilisi ...'nun İlk Derece Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı gerekçeli kararına ilişkin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı şirket yetkilisi  ... İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı Ek Kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 346/2 maddesi uyarınca KABULÜ ile;  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı Ek Kararının KALDIRILMASINA, 2-Davalı şirket yetkilisi  ... İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih ve 2022/580 Esas - 2023/381 Karar sayılı Gerekçeli Kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince gerekçeli kararın istinafı yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Ek Kararın istinafına yönelik olarak davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Gerekçeli Kararın istinafı yönünden davalı tarafından sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Ek Kararın istinaf yönünden davalı tarafından sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı ve asli müdahilden tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c754577db0188b4c","SID":"7a4d7bc8e3dbd920"}}