{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2024/439 <br>KARAR NO\t: 2024/631<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/11/2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/333 E.-2023/972 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t<br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkil şirketin ... köyünde kurulu ... GES-3 ve GES-4 isimli Güneş Enerji Santrali (GES) tesisleri bulunduğunu, söz konusu GES tesislerinin enerji üretimi yapmasını sağlayan elektrik enerjisinin davalı şirket tarafından OG hatları ile sağlandığını, <br>Müvekkili şirketin işletiminde bulunan adı geçen tesislerde 1 Ocak 2018-31 Aralık 2019 tarihleri arasında üretim saatlerinde ve üretim yapılmayan gece saatlerinde toplam 116 saat 40 dakika davalı ... şirketinden kaynaklı elektrik kesintileri yaşandığını, 1 Ocak 2020 tarihinden dava tarihine kadar geçen zamandaki elektrik kesinti sürelerine dair verilerin ellerinde bulunmadığını ve bilirkişiler marifetiyle tespit edileceğini, davalı Kurumca kesintilerin gerekçesi olarak mevcut enerji nakil hatlarının yetersiz olması sebebiyle yeni hat çekmeleri gerektiğinde bu işlemin kamulaştırma yapılmaksızın müvekkili tesisine enerji sağlayan eski hattın enerjisinin kesilmesi suretiyle yapmaları olduğunun bildirildiğini, <br>Bunun yanı sıra özellikle ... köyünde uluslararası standartlara aykırı şekilde aşırı gerilim yüksekliği sorunu bulunduğunu, bu soruna bölgede ihtiyaç olan enerji miktarından daha fazla enerji üretilmesini sağlayacak şekilde olması gerekenden fazla GES tesisi kurulmasına izin veren ancak buna karşın 40 yıl önce yapılan enerji nakil hatlarını bu enerji miktarını taşıyabilecek şekilde güçlendirmeyen davalı şirketin sebep olduğunu, aşırı gerilim yüksekliği nedeniyle üretim cihazlarının kilitlenerek üretimin durduğunu ve elektrik enerjisi üreten cihazların kullanım ömrünün oldukça kısaldığını, voltaj yüksekliği nedeniyle cihazların garanti kapsamından çıktığını, <br>Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin \"Dağıtım Lisansı Sahibinin Hak ve Yükümlülükleri\" başlıklı 33/2-j maddesinde, \"...İlgili mevzuat çerçevesinde, sistem işletmeciliğinden kaynaklanan ve elektrik enerjisinin kalitesizliğinden ve/veya kesintilerinden doğduğu tespit edilen zarar ve hasarları tazmin etmek…\"  düzenlemesinin bulunduğunu, <br>Yine davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşmasının \"Cezai şartlar\" başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasının, \"…Dağıtım şirketinin kendisinden kaynaklanan bir nedenle bu anlaşma kapsamında üreticiye taahhüt ettiği anlaşma gücünü sağlayamaması durumunda bu gücün sağlanamadığı süreye karşılık gelen ve ilgili aya ait toplam sistem kullanım bedeli üzerinden hesaplanan bedel üreticiye ödenir…\" hükmünü içerdiğini, bu hükümde elektrik kesintilerinden kaynaklanan üretim kaybı zararının ne şekilde hesaplanacağının da belirlendiğini, <br>Davalı şirketin bağlantı şartları ve taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince GES tesislerinde davalı tarafından kesinti yapıldığında yani dağıtım sisteminde enerji yokken, enerji hattına üretici tarafından yeniden enerji verilmesini engelleyici otoprodüktör hücresi konulması zorunluluğu bulunup müvekkili firma tarafından elektrik kesintisi sırasında kendi imkânları ile elektrik enerjisi üreterek üretime devam etmesinin mümkün olmadığını, <br>Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ve Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmelik ile enerji tedarik kalitesi, tedarikin kesintisizliği gibi hususların düzenlendiğini, davalının sunmuş olduğu enerji tedarik hizmetinin her iki yönetmeliğe göre de belirlenen kalite standartlarını karşılamadığını, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesindeki tazminatın üretim kaybı zararını içermediğini, yine aynı şekilde Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmeliğe göre de OG hatları kullanıcısı için maksimum kesinti süresinin yıllık 18 saat olarak belirlendiğini, davalının müvekkili GES tesislerine verdiği enerjiyi kesmesi üretim kaybı yanında kalite standardının ihlâli anlamına da geldiğinden ilgili Yönetmelik gereğince de tazminata tâbi olduğunu,<br>İleri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, HMK 107/1 hükmü gereğince bilirkişi incelemesi ile tespit edildikten sonra belirlenmek üzere,<br>Müvekkili Şirkete ait tesislerde 01.01.2018 tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede dağıtım şirketi olan davalıdan kaynaklanan kesintiler ile aşırı gerilim yüksekliğinden nedenleriyle oluşan üretim kaybından kaynaklı zararların, gerilim yüksekliğinin üretim cihazlarının kullanım ömürlerini etkilemesinden kaynaklı zararların tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine,<br>Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği 16. maddesi ve Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinde belirlenen kesinti eşik değerlerinin aşılması nedeniyle kalite standartlarının ihlâlinden doğan tazminat bedellerinin tespitiyle 500,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine <br>karar verilmesini talep ve dava etmiş;<br>09.01.2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde; bilirkişi raporunda dava konusu GES üretim tesislerinde kesintilerden kaynaklanan toplam gelir kaybının 226.347,58 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK m.107/2 gereği dava değerini 226.347,58 TL'ye artırmış;<br>06.03.2013 tarihli dilekçesiyle; gerilim yüksekliğinin üretim cihazlarının kullanım ömürlerini etkilemesinden kaynaklı zarara ilişkin taleplerini HMK'nın 123. maddesi uyarınca geri aldıklarını belirtmiş; davalı vekili 08.06.2023 tarihli duruşmada davacının geri alma talebine muvafakatleri bulunduğunu beyan etmiştir. <br>Davalı vekili; davacının talep etmiş olduğu bedellerin TBK'nın  72/1. maddesi kapsamında zaman aşımına uğradığını, <br>Kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten müvekkil şirketin kamu gücü kullanılarak tesis ettiği işlemler ve oluşan uyuşmazlıklarda yargısal denetimi idari yargı merciine ait olup, işbu davanın usulden reddi gerektiğini, <br>Davacının üretim kaybı ve cihaz ömrünün kısalması ve benzeri isimler altında ortaya çıkan tazminat taleplerinden dağıtım şirketlerinin sorumlu olmadığını, Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşmaları ve Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmaları çerçevesinde müvekkilinin sorumluluğunun sınırlandırıldığını, <br>Davacının kendi ihtiyacını karşılamak üzere lisanssız olarak elektrik üreten ve ancak ihtiyacı fazlasını sisteme arz eden bir işletme sahibi olduğunu, öncelikle iddia ettiği saatlerde elektrik tüketiminin olduğunu kanıtlamak zorunda olduğunu ayrıca davacı güneş enerjisinden elektrik üretmesine rağmen, güneşin olmadığı gece vaktinde elektrik üretiyor gibi üretim kaybını istediğini, <br>Kaldı davacı kendi iç tüketimi için güneş enerji santrali kurarken bölgesel şartlar dahilinde elektriğin kesilebileceği, herhangi bir sebeple tesislerinde veya sistemde arıza yaşanabileceği, mevsimsel şartlara göre dahi elektrik üretim ve tüketim değerlerinin değişebileceğini bildiğini ve bu kapsamda tesis kurduğunu, <br>Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşmasının 16/2. maddesinde üretim kaybına yönelik bir düzenleme bulunmadığını, ilgili maddenin dava dilekçesinde eksik belirtildiğini ve mahkemeyi yanıltıcı nitelikte yer verildiğini, bu maddeye göre Dağıtım Şirketinin kendisinden kaynaklanan bir nedenle bu anlaşma kapsamında üreticiye taahhüt ettiği anlaşma gücünü sağlayamaması durumunun elektrik kesintileri değil, kullanıcıya tahsis edilen kapasite olduğunu, sözleşmenin 4. ve Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 7. maddesinde belirtildiği üzere, bağlantı noktasına anlaşma gücünün üzerinde elektrik enerjisi verilemeyeceğini, <br>Bağlantı Anlaşmasının 16/2. maddenin ikinci cümlesine göre geçici, kısa ve uzun süreli kesintiler, iletim sisteminden kaynaklanan kesintiler ve mücbir sebepler sonucu oluşan kesintilerin Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine tâbi olduğunu, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesinde ilgili ödemenin hesaplama yönteminin detaylı şekilde düzenlendiğini, davacının da bu maddeye atıfla tazminat talep ettiğini, müvekkilinin bunun dışında başka bir sorumluluğu olmadığını, <br>Gerilim seviyesi Bağlantı Anlaşmasında 34.5kV olarak belirlenmesine rağmen, davacı tarafından sözleşmeye aykırı olarak yükseltildiğini, bölgedeki aynı durumdaki tüm üreticiler ile sistem senkronizasyonun bozulmasına sebebiyet verildiğini, gerilim yüksekliğine ilişkin şikayetlerin üretim tesislerinde bulunan yükseltici trafonun kademe ayarından kaynaklı yaşandığının anlaşıldığını, davacının buna ilişkin uyarılara rağmen herhangi bir önlem almadığını,  <br>Davacı tarafından olması gerekenden fazla GES tesisi kurulmasına izin verildiği ve bu durumun gerilim yükselmesine sebep olduğu iddia edilmiş ise de kapasite belirleme yetkisinin<br>TEİAŞ'ta olduğunu, buna ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, <br>Kabul anlamına gelmemek kaydı ile eşik değerlere ilişkin davacının Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesi kapsamında talep etmiş olduğu tazminata ilişkin yönetmelik düzenlemeleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, <br>Davacının talep ettiği, 01.01.2020 tarihinden dava tarihine kadar (10.06.2020) tazminatın, mevzuat gereğince henüz muaccel  olmadığını, 2020 yılında Yönetmeliğin 16. maddesi kapsamında 2021 Nisan ayına müteakiben yapılan tespitler kapsamında dağıtım bedelinden mahsup edilmek suretiyle karşılanacağını, bu kapsamda ilgili talebin de reddi gerektiğini, <br>Davacının iddia etmiş olduğu elektrik kesintisine ilişkin dosya kapsamına sunmuş olduğu kayıtlar delil niteliğini haiz olmayıp, davacının SCADA entegrasyonunu yapmaması nedeniyle üretim tesisinin izlenebilir olmadığını, bu entegrasyonun ihtarlar sonucunda gecikmeli olarak 23-27.01.2020 tarihlerinde gerçekleştiğini, entegrasyonu tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının ileri sürmüş olduğu iddiaların somut ve resmi verilere dayanmadığını, <br>Kabul anlamına gelmemek üzere davacı yanın TBK m.52 uyarınca müterafik kusurlu olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, <br>Savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"...davacı ile davalı arasında dava konusu güneş enerji santralleri için 06/02/2017 tarihli Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması imzalandığı, 02/03/2018 tarihinde de Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmaları imzalandığı anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasında imzalanmış Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması’nın 'Karşılıklı Yükümlülükler' başlıklı 6 ncı maddesinin (B) fıkrasının dördüncü bendinde; \"Üretici ve işletme sorumlusu, bu anlaşma ve ilgili mevzuata aykırı kusurlu davranışları sonucunda Dağıtım Şirketinin uğradığı zararları tazmin eder. Dağıtım şirketi de kusurlu davranışından kaynaklanan üreticinin zararını ödemekle yükümlüdür.\" hükmü yeralmaktadır. Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması giriş kısmında da belirtildiği üzere, kurulmuş üretim tesisinin dağıtım sistemine bağlanması için gerekli hüküm ve şartları belirlemek üzere imza altına alınmıştır. Dolayısıyla sözkonusu hükmün bağlantı hattı yapımı sürecinde Dağıtım Şirketinin kusurlu davranışı sonucu oluşacak zarardan sorumludur. Burada tesisin ve bağlantı hattının geçici kabulünün yapılmasından sonraki oluşacak kusurları kapsamadığı anlaşılmaktadır. <br>Taraflar arasında imzalanmış Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması’nın ‘İşletme Koşullarının Dışına Çıkılması’ başlıklı 5 inci maddesinde;<br> \"(1) Bu anlaşma kapsamında dağıtım sistemini kullanan üretim tesisi ile bağlantı ekipmanı, şebeke kaybı olması veya kısa devre arızası oluşması durumlarında sistemde adalanmaya sebep olmaksızın dağıtım sisteminden ayrılır. <br>   (2) Dağıtım şirketi, sisteme bağlı bir üretim tesisini, test ve kontrol, şebekede tadilat, bakım onarım veya genişletme işleri gerektiği durumlarda ya da can ve mal emniyetinin sağlanması, kaza, sistem arızası, sistem güvenliği ya da işletme koşulları bakımından aciliyet arz eden durumlarda ya da mücbir sebep hallerinde ya da bunlara benzer zaruri hallerde şebekeden ayırabilir. Bu durumlarda kullanıcı tarafından müspet ve menfi zararların tazmini de dâhil olmak üzere mali hak talebinde bulunulamaz.\" hükümleri yeralmaktadır. Burada üretim tesisini, <br>a. Bildirimli kesinti (test ve kontrol, şebekede tadilat, bakım-onarım veya genişletme işleri) yapıldığında, <br>b. Aciliyet arz eden (can ve mal emniyetinin sağlanması, kaza, sistem arızası, sistem güvenliği ya da işletme koşulları bakımından) durumlarda, <br>c. Mücbir sebep hallerinde ya da bunlara benzer zaruri hallerde, şebekeden ayırdığında kullanıcı tarafından müspet ve menfi zararların tazmini de dâhil olmak üzere mali hak talebinde bulunulamayacağı hüküm altına alınmıştır.<br>Üretim tesislerindeki cihazların elektrik kesintileri ve aşırı yüksek gerilim nedeniyle uğradığı zararlara ilişkin olarak; cihazın hasar görmesi ve kullanılamayacak duruma gelmesi durumunda; Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği’nin 26 ıncı maddesinde belirtilen, elektrik dağıtım sisteminden kaynaklanan kalite sorunları nedeniyle teçhizatında oluşan hasara ilişkin zararın tazmini için zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde dağıtım şirketine talepte bulunulması gerektiği belirtilmiştir. <br>Davacı vekilinin 06/03/2023 tarihli dilekçe ile gerilim yüksekliğinin üretim cihazlarının kullanım ömürlerini etkilemesinden kaynaklı zarara ilişkin taleplerini HMK'nun 123. maddesi uyarınca geri aldıklarını bildirdiği, bu talebini 08/06/2023 tarihli duruşmada da tekrar ettiği, davalı vekilinin aynı duruşmada geri almaya muvafakat ettiğini bildirdiği görüldü. <br>Davacı, her ne kadar davalıdan kaynaklanan kesintiler ile aşırı gerilim yüksekliği nedenleriyle oluşan üretim kaybından kaynaklı zararlarını istemişse de enerji piyasası mevzuatında elektrik kesintilerine ilişkin eşik değerlerin aşılması durumunda kullanıcılara tazminat ödenmesine ilişkin olmasına rağmen üreticilerin dağıtım şebekesinde olan elektrik kesintilerinden dolayı üretilen elektriğin şebekeye verilememesinden kaynaklı gelir kaybının şebeke işletmecisi tarafından tazmin edilmesine ilişkin doğrudan bir hüküm bulunmadığı\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı ... arasındaki ilişkinin, lisanssız elektrik üretimine yönelik mevzuat ve bağlantı anlaşmasına dayandığını, İlk derece mahkemesi kanaatinin aksine, tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşme ve mevzuat ile belirlenmiş olduğunu, <br>Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 33/2-j maddesinde \"Dağıtım Lisansı Sahibinin Hak ve Yükümlülükleri\" başlığı altında \".... İlgili mevzuat çerçevesinde sistem işletmeciliğinden kaynaklanan ve elektrik enerjisinin kalitesizliğinden ve/veya kesintilerinden doğduğu tespit edilen zarar ve hasarları tazmin etmek...\"  denilmek suretiyle davalı firmanın elektrik kesintilerinden kaynaklanan sorumluluğunun düzenlendiğini, <br>Bunun yanı sıra davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşmasının \"Cezai şartlar\" başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, \"...Dağıtım şirketinin kendisinden kaynaklanan bir nedenle bu anlaşma kapsamında üreticiye taahhüt ettiği anlaşma gücünü sağlayamaması durumunda bu gücün sağlanamadığı süreye karşılık gelen ve ilgili aya ait toplam sistem kullanım bedeli üzerinden hesaplanan bedel üreticiye ödenir…\" hükmünü içerdiğini, söz konusu sözleşme hükmünde elektrik kesintilerinden kaynaklanan üretim kaybı zararının ne şekilde hesaplanacağının da belirlendiğini, <br>Yönetmelik ile taraflar arasında imzalanan Bağlantı Anlaşmasındaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde davalı şirketin, Bağlantı Anlaşmasındaki taahhüt edilen enerjinin kesintisiz şekilde sağlanması ve bu enerjinin sözleşmede belirlenen ücretle alım garantisi taahhüt ettiğinin açık olduğunu, <br>Davalının sunmuş olduğu enerji tedarik hizmetinin, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ve Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmelikler ile belirlenen kalite standartlarını karşılamadığını, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesinin  yıl içerisinde belli saatin üzerinde kesinti olduğunda dağıtım şirketinin günlük kullanıcı veya tesis kullanıcısı fark etmeksizin belirlenen tazminatı kullanıcılara ödemesi gerektiğini düzenlediğini, bu tazminat dağıtım şirketlerine EPDK tarafından kalite standartlarına uyulmaması nedeniyle getirilen caydırıcı amaçlı bir tazminat olup üretim kaybı zararını içermediğini, Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmeliğe göre de OG hatları kullanıcısı için maksimum kesinti süresinin yıllık 18 saat olarak belirlendiğini, dava konusu dönemde ise bu sürelerin çok üzerinde kesinti yaşanması sebebiyle üretimin durmasının söz konusu olduğunu, <br>Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkil şirketin zararının hatların yetersiz olmasından kaynaklı aşırı gerilim yükselmesi nedeniyle sıklıkla üretimin durması, kesinti  oluşması ve bu sırada elektrik enerjisi üretimi yapılamamasından kaynaklandığını, üretim kaybına ise tedarik kalitesine ve anlaşmaya uygun hizmet sunmayan, hatları zamanında yenilemeyen, gerilimin aşırı yükseldiği bölgeye gerilim dengeleyici şönt reaktörü zamanında koymayan davalı şirkettin sebebiyet verdiğini, elektrik kesintisi ile müvekkilinin uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mevzuatta düzenleme olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalının sebebiyet verdiği zararı tazmin etmesinin genel hükümlere ve taraflar arasındaki ilişkiye uygun olduğunu, <br>Davalı şirketin enerji hattının yapım ve bakım eksiklikleri sebebiyle müvekkilinin GES tesislerinde sıklıkla enerji kesintisi yaşandığını, kesintiler sırasında enerji üretimi yapılamadığını, davalı  tarafından kesinti yapıldığında yani dağıtım sisteminde enerji yokken, enerji hattına üretici tarafından yeniden enerji verilmesini engelleyici otoprodüktör hücresi konulması zorunluluğu bulunduğundan, müvekkili firma tarafından elektrik kesintisi sırasında kendi imkânları ile elektrik enerjisi üreterek üretime devam etmesinin mümkün olmadığını,<br>Kabul anlamına gelmemek üzere, ilgili mevzuatta hüküm bulunmaması halinde zararın genel hükümlere göre tazmin edilmesi gerektiğini, <br>Taraflar arasındaki Bağlantı Anlaşmasının İlk derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirildiğini ve \"kurulmuş üretim tesisinin dağıtım sistemine bağlanması için gerekli hüküm ve şartları belirlemek üzere imza altına alındığı, geçici kabulden sonraki kusurları kapsamadığı\" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, geçici kabulün yapılması ile tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin son bulmayacağını, tedarik kalitesi standartları, tedarik sürekliliği ve davalının dağıtım sistemine ilişkin tüm yükümlülüklerinin devam ettiğini, <br>Müvekkili şirketin GES tesislerinin, scada sistemi ile üretiminin izlendiğini ve verilerin davalı ... ile paylaşıldığını, bilirkişilerce müvekkilinin üretim verilerinin denetlendiğini ve yapılan hesaplamanın yerinde olduğunu, davalı tarafça log kayıtlarının aksinin kanıtlanamadığını, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, elektrik kesintileri ve gerilim yüksekliği nedenleriyle üretim kaybı zararının ve  Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ile Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmeliğindeki tazminatların tahsili istemine ilişkindir. <br>*<br>Somut olayda davacıya ait üretim tesisinin davalı ... Şirketince \"dağıtım sisteminden ayrılması/şebekeden ayırma\" hallerinden herhangi bir söz konusu olmadığından, İlk derece Mahkemesinin gerekçesinde hükümlerine yer verdiği, Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının \"İşletme Koşullarının Dışına Çıkılması\" başlıklı 5. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bilirkişi kurulunun 23.02.2023 tarihli 2. Ek Raporunda da 8. sayfada, \"Bu maddenin dava konusu bildirimsiz arıza kesintilerini kapsamadığı düşünülmektedir.\" görüşü bildirilmiştir.  <br>Yine davacı tarafça dava ve istinaf dilekçesinde davalının sorumluluğunun dayanağı olarak dayanılan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 33/2-j maddesinin, davacı ... Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik kapsamında elektrik üretim tesisi kuran, bir başka deyişle lisanssız üretici vasfında olduğundan, davacı bakımından uygulama yeri bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, dağıtım şirketinin üreticiye taahhüt ettiği anlaşma gücünü sağlayamaması ile ilgili, davacı tarafça dava ve istinaf dilekçesinde davalının sorumluluğunun dayanağı olarak dayanılan taraflar arasındaki Bağlantı Anlaşmasının \"Cezai şartlar\" başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesindeki, \"...Dağıtım şirketinin kendisinden kaynaklanan bir nedenle bu anlaşma kapsamında üreticiye taahhüt ettiği anlaşma gücünü sağlayamaması durumunda bu gücün sağlanamadığı süreye karşılık gelen ve ilgili aya ait toplam sistem kullanım bedeli üzerinden hesaplanan bedel üreticiye ödenir…\" hükmünün de, elektrik kesintilerinden kaynaklanan somut uyuşmazlık yönünden uygulanması mümkün değildir. <br>*<br>Taraflar arasında imzalanan Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması'nın \"B.Mali Yükümlülükler\" üst başlıklı, \"4. Tazminat\" başlıklı (1). bendinde, \"Üretici ve işletme sorumlusu, bu anlaşma ve ilgili mevzuata aykırı kusurlu davranışları sonucunda Dağıtım Şirketinin uğradığı zararları tazmin eder. Dağıtım şirketi de kusurlu davranışından kaynaklanan üreticinin zararını ödemekle yükümlüdür.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>Aynı anlaşmanın \"Üreticinin Bağlantısının ve/veya Enerjisinin Kesilmesi\" başlıklı 10. maddesinde, dağıtım şirketince üreticinin enerjisinin kesilmesi ile ilgili düzenleme de yapıldığına ve 16/2. maddesinin ikinci maddesinin ikinci cümlesinde geçici, kısa ve uzun süreli kesintiler ile iletim sisteminden kaynaklanan nedenler ve mücbir sebepler sonucu oluşan kesintiler ile ilgili düzenlemeler de yapıldığına göre, İlk derece Mahkemesinin \"Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması’nın 'Karşılıklı Yükümlülükler' başlıklı 6 ncı maddesinin...bağlantı hattı yapımı sürecinde Dağıtım Şirketinin kusurlu davranışı sonucu oluşacak zarardan sorumludur. Burada tesisin ve bağlantı hattının geçici kabulünün yapılmasından sonraki oluşacak kusurları kapsamadığı anlaşılmaktadır.\"  yolundaki kabulü isabetli olmamıştır. Sonuç olarak taraflar arasındaki Bağlantı Anlaşmasının anılan hükmü somut olay yönünden uygulanacak hükümlerden biridir.<br>Kaldı ki taraflar arasındaki Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının \"Karşılıklı Yükümlülükler\" başlıklı 4. maddesinin \"A-Mali Yükümlülükler\" üst başlıklı 3. maddesinin (1). bendinde de, yukarıdaki düzenlemeye paralel şekilde, \"Kullanıcı ve varsa işletme sorumlusu bu anlaşma ve ilgili mevzuata aykırı kusurlu davranışları sonucunda dağıtım şirketinin uğradığı zararları tazminden müşterek ve müteselsilen sorumludur. Kullanıcının Dağıtım Şirketinin zararını tazmin etmemesi halinde Dağıtım Şirketi en az beş gün önceden bildirimde bulunmak suretiyle kullanıcının sisteme enerji vermesini engelleyebilir. Dağıtım şirketi de kusurlu davranışından kaynaklanan üreticinin zararını ödemekle yükümlüdür.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Sonuç olarak, İlk derece mahkemesinin kabulünün aksine, davacının elektrik kesintilerinden kaynaklanan üretim kaybı zararına yönelik talebi ile ilgili, taraflar arasındaki  Bağlantı Anlaşmasının ve Sistem Kullanım Anlaşmasının yukarıda özetlenen hükümleri bulunmaktadır. <br>*<br>Ne var ki bilirkişi kurulundan alınan rapor ve ek raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Bilirkişi kurulunun 24.05.2022 tarihli Ek Raporunda; davacı tarafından sunulan arıza sayı ve sürelerine göre hesaplama yapılarak gelir kaybının KDV hariç 226.347,58 TL. olduğu hesaplanmış; davalı tarafından sunulan verilere göre davacının sunduğu verilerle bariz fark olduğu belirtilmiş, \"Davacının Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliğinin 8/8. Maddesinde belirtilen tedarik sürekliliği kalitesini kaydetmek üzere dağıtım şirketince onaylanmış ölçme ve kayıt cihazını dağıtım şirketinin teknik kontrolünde ve uygun göreceği biçimde bağlantı noktasına veya faturalamaya esas ölçüm noktasına tesis etme talebinde bulunmadığı, dolayısıyla Davacı ile Davalı arasında kesinti zamanı, sayı ve süre konusunda ihtilaf olduğu görülmektedir.\"  denmiştir. Bilirkişi kurulunun davacı tarafça sunulan verileri esas alması ve davalı tarafından sunulan verileri dikkate almamasının gerekçesi açıklanmamış ve anlaşılamamıştır.<br>*<br>Öte yandan davacı tarafça dava dilekçesinde; Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği 16. maddesi ve Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinde belirlenen kesinti eşik değerlerinin aşılması nedeniyle kalite standartlarının ihlâlinden doğan tazminat bedellerinin tespitiyle 500,00 TL'nin tahsiline karar verilmesi de talep edilmiştir.<br>Davalı tarafça cevap dilekçesinde bu talep ile ilgili olarak,  Bağlantı Anlaşmasının 16/2. maddenin ikinci cümlesine göre geçici, kısa ve uzun süreli kesintiler, iletim sisteminden kaynaklanan kesintiler ve mücbir sebepler sonucu oluşan kesintilerin Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine tâbi olduğu, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesinde ilgili ödemenin hesaplama yönteminin detaylı şekilde düzenlendiği, davacının da bu maddeye atıfla tazminat talep ettiği, müvekkilinin bunun dışında başka bir sorumluluğu olmadığı savunulmuştur. <br>Bilirkişi kurulunca raporlarında bu talebin dayanağı hükme yer verilmiş ancak ilgili Yönetmelikler kapsamında bu zarar kalemine yönelik talep ile ilgili herhangi bir inceleme ve belirleme yapılmamış, varsa zarar ile ilgili herhangi bir hesaplama yapılmamış, İlk derece Mahkemesince de herhangi bir gerekçe oluşturulmaksızın bu talebi de içerecek şekilde davanın reddine karar verilmiştir. <br>*<br>Buna göre İlk derece Mahkemesince; yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, objektif olarak esas alınabilecek taraf delilleri ve verilerine göre varsa davacının üretim kaybı zararını belirleyen, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 16. maddesi ve Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari Ve Teknik Kalitesi Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesine dayalı talebi ile ilgili inceleme ve varsa zarar miktarı ile ilgili hesaplama yapan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesine göre  İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t                                          :<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca Eskişehir asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2023 tarih, 2020/333 E., 2023/972  K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>\t4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>24.04.2024 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24.04.2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f27ced7f0d50dd1","SID":"2917b1f1917a4ccd"}}