{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/256 <br>KARAR NO\t: 2024/688<br>KARAR TARİHİ: 26/04/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/06/2022<br>NUMARASI\t: 2021/538  Esas - 2022/353 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit Davası<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı kurum müvekkili aleyhine  Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2012/... Esas sayılı icra dosyasında kambiyo takiplerine özgü  takip başlattığını, takip 2017 yılında takipsiz bırakıldığını, fakat 2019 yılında dosya yenilendiğini   ve 2019/.. sayılı esası aldığını, davalı icra takibine 01/08/2007 tarihli ve 8.000,00-TL tutarında  alacaklısı Erzurum... Müdürlüğü olan bedel kısmı nakten veya  malen boş bırakılan,   keşide yeri Erzurum olan bir adet senedi icraya verdiğini, borçlu hakkında takip kesinleştiğini ve  borçlun evine haciz işlemi yapıldığını, haciz baskısıyla taahhüt alındığını, müvekkili hakkında  yapılan takip talebinde 29 reeskont faizine göre kademeli icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin   alacaklı ....Kurumuna bir borcu bulunmadığını, davalı taraf  kendisine teminat amaçlı  verilen senedi icraya koymak suretiyle haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu senet      müvekkilinin Ağrı ilinde .... Kurumunun çit alanı içinde bulunan otların biçim  ihalesi sebebiyle verilmiş olan teminat senedi olduğunu, müvekkilinin ihaleye girdiğini ve ... Kurumuna ait alanda biten otları kendi adına biçmek ve kaldırmak işini üstlendiğini, davalı kurum işin zamanında yapılmaması geç yapılmaması veya geç yapılması sebebiyle doğacak  zararlara karşılık ihaleyi kazanan müvekkilinden boş teminat senedi aldığını, müvekkilinin ihale konusu işi zamanında yapmasına rağmen davalı kurum elinde bulunan ve karşılıksız olan senedi  doldurmak suretiyle icraya verdiğini, takip konusu senet incelendiği takdirde senedin üzeriden  malen veya nakten kaydının olmadığını, senet üzeride sadece imzalar müvekkiline ait olduğunu,  takip konusu senet kambiyo takibi olmasına rağmen davacı  kurum 29 reeskont faiz talep ettiğini, müvekkili...un Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2019/.... Esas sayılı dosyasında   18,000,00-TL faizin borçlusu olmadığının tespitini, müvekkili hakkında icra dosyasında uygulanan 29 reeskont faiz kademeli faizin uygulanmayacağının takibe ticari faiz uygulanmasının tespitini,   yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı alacaklı üzerine bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça açılan menfi tespit davası usule ve hukuka aykırı olup reddi gerekmekte olduğunu, müvekkil kurum tarafından davacı aleyhine Trabzon İcra Dairesinin 2007/...(yeni esas no 2019/...) sayılı icra takibi başlatıldığını, kurumun alacağını tahsil amacıyla başlatılan icra takibi usule ve esasa uygun olmakla açılan işbu davada herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, açılan işbu davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreden sonra usulden reddi gerekmekte olduğunu, borçlu davacı aleyhine 2007 yılında icra takibi başlatıldığını, kendisine ödeme emri ve yenileme emri de tebliğ edildiği icra dosyası kapsamında anlaşılacağını,  işbu dava İİK 72 ve diğer kanunlarda sayılan 1 yıllık süreden sonra açılmış olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil kurum tarafından başlatılan icra takibi usule uygun olarak başlatıldığını, borçlu davacıdan fazla faiz talebi söz konusu olmadığını, davacı tarafça icra dairesinden alınan icra dosya hesabı kapsamında fazla faiz istendiği iddia edilmişse de dava konusu takipte kademeli faiz oranı talep edildiğini, icra dairesi tarafından hatalı çıkarılan dosya hesabı nedeniyle ancak icra mahkemesinde dava açılabileceğini, fazla faiz istendiği haksız iddiası ile açılan davanın reddi gerektiğini, icra dairesinin faiz hesaplamasındaki varsa hatasına karşı menfi tespit davası açılması mümkün olmadığını, müvekkil kurum tarafından usule ve hukuka uygun olarak başlatılan icra takibine karşı işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde,\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili müvekkilinin alacaklı ... ... Kurumuna borçlu olmadığını , davalı tarafın kendisine teminat amaçlı verilen senedi icraya koymak suretiyle haksız kazanç sağlamaya çalıştığını zira bu senedin Ağrı ilinde bulunan radyo ... kurumunun çit alanı içinde bulunan otların biçim ihalesi sebebiyle verilen teminat senedi olduğunu, davalı kurumun ihaleyi kazanan müvekkilinden boş teminat senedi aldığını, senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olduğunu ayrıca takibe konu senet kambiyo senedi olmasına rağmen davalı kurumun 29 reeskont faizi talep ettiğini, alacaklının bu şekilde faiz talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin Erzurum ...İcra Müdürlüğü 2019/...Esas sayılı dosyada 18.000,00TL faizin borçlusu olmadığının tespiti ile icra dosyasında uygulanan 29 reeskont kademeli faizin uygulanamayacağından takipte ticari faizi uygulanmasının tespitini talep ve dava etmiştir. Davacı icraya konu senedin Ağrı ilinde bulunan radyo ... kurumunun çit alanı içinde bulunan otların ihalesi sebebiyle verildiğini, yüksek yargı içtihatlarına göre bononun ticari iş olması sebebiyle 3095 sayılı yasanın 2/3 maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont oranlarına göre gecikme faizi isteyebileceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davanın reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili hakkında 29 reeskont faizine göre icra takibi başlatıldığını, fakat senedin kambiyo senedi olduğunu, müvekkilinin ... ... Kurumuna herhangi bir borcunun bulunmadığını, teminat olarak alınan senedin icra verildiğini, 8.000,00-TL olan tutarın bu gün itibariyle 46.891,30-TL olduğunu, fakat yerel mahkemece tüm bu hususların dikkate alınmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, otların biçim ihalesi sebebine dayalı olarak teminat olarak verildiği iddia olunan bonoya ilişkin İİK'nın 72. maddeye göre icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.<br>Davanın niteliğine, dava ve davaya konu icra takibinin dayanağının/konusunun kambiyo senedi vasfında bono olmasına ve bundan dolayı borçlu olmadığını iddia ve talep etmesine göre yazılı ve kesin delillerle ispat yükü kendi üzerinde olan davacının, davaya konu bononun teminat senedi olduğunu ve işbu bonodan ve bonoya dayalı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığını geçerli ve yeterli kesin delillerle ispat edemediği, 3095 sayılı Kanunun 2/II. maddesi gereğince dava konusu alacağın avans faizi ile istenebilmesinin mümkün olduğu,  avans faiz oranından daha az oranda olan reeskont oranında faiz istenildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas - 2022/.... Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353-(1)/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından başta peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 247,70-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğ, harç ve kesinleştirme işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b11624834d1fdc59","SID":"465c2a3227c5f5ea"}}