{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/805 - 2024/532<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/805 <br>KARAR NO\t: 2024/532<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/413 Esas 2021/702 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 05/04/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/04/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 20.11.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek HMK'nın 107/2. maddesi gereğince belirsiz alacağa ilişkin değer artırım hakları saklı kalmak kaydıyla geçiçi iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.01.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile toplam maddi tazminat talebini 137.044,01 TL olarak belirlemiştir.<br>\tDavalı vekili, dava konusu trafik kazasına karışan aracın davalı şirkete 27.12.2016 tanzim ve 29.12.2016-2017 vade tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının davadan önce 2918 sayılı KTK'nın m.97 gereğince zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini, ATK 3.İhtisas Kurulundan maluliyet raporunun alınmasını talep ettiklerini, dava konusu geçiçi bakıcı gideri ve geçiçi iş göremezlik zararından davalının değil SGK’nın sorumlu olduğunu, maddi tazminat hesaplamasının ZMMS poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, dosyaya sunulan kusur raporunda özetle; dava konusu trafik kazasının oluşumunda  davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsü ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a-b ve 101/a-b m. gereğince %30 oranında, davacı yayanın ise, aynı Kanunun 68/1-b ve KTK Yönetmeliği'nin 138/1-b.m. gereğince %70 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, kaza tarihinde yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucunda davacının sürekli özür oranının %30 olup sekel halini aldığı, ayrıca kaza sonrasında bakıcı yardımına ihtiyaç süresinin 3 ay ve tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacının kaza tarihindeki ücretine ilişkin maaş bordroları dosyaya sunulduktan sonra aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda, yerleşik içtihatlara uygun olarak kaza tarihinde yürürlükteki TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle yapılan denetime elverişli hesaplama sonucunda davacının kaza tarihi itibari ile davacının 6.379,32 TL geçiçi ve 128.941,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.722,98 TL bakıcı gideri  talep edebileceği, davacı yayanın davalı sigorta şirketine kaza tarihi itibariyle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde yaralandığı ve maluliyetinin oluştuğu toplanan deliller ile sabit olup davalı sigorta şirketi ile diğer davalı araç sürücüsü ve işletenin 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 91.m. gereğince davacı yönünden oluştuğu sabit olan geçiçi ve sürekli iş göremezlik zararını sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile ve sigortalısının kusuru  oranında sınırlı sorumlu olmak kaydıyla tazminle yükümlü olduğu, sigorta şirketine eksik başvuru  belgelerinin ikmali ile yapılan 2. başvuruya ait başvuru dilekçesinin 27.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda 2918 sayılı KTK’nın m.99 gereğince öğrenme tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında davalı sigorta şirketi yönünden 09.07.2020 tarihinde temerrüt olgusunun gerçekleştiği, bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm altına alınan geçiçi ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri alacağına anılan temerrüt tarihinden itibaren, kazaya karışan sigortalı aracın hususi olması nedeni ile, yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile,  6.379,32 TL geçiçi iş göremezlik, 128.941,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.722,98 TL geçiçi bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 137.044,01 TL maddi tazminatın davalının  temerrüt tarihi olan 09.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğunu, 21.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken davacının %70 oranında kusurlu olduğunun ve bu oranda indirim yapıldığını, kusur durumunun tespiti için yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu kabul edilse dahi bu durum eski tarihli Yargıtay kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulacağı anlamına gelmediğini, TRH tablosu ve progresif rant yöntemiyle teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, 1.8 teknik faiz uygulanarak ve aktüeryal yöntemle yapılması gerektiğini, maluliyet tespiti bakımından Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliğinin esas alınmasını, maluliyet oranının belirlenmesinde hata yapıldığını, belirlenen oranın fahiş olduğunu, dava açılmadan önce davalı şirkete başvurulurken usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu sunulmadığını, bu nedenle davalı yönünden temerrüdün gerçekleşmediğini, davacının ücret bordrosunun dosyaya sunularak gelire ilişkin belge olarak kullanıldığını, ancak geçici iş göremezlik yönünden yapılacak değerlendirmeyi etkileyecek şekilde bir değerlendirme olmadığını, davacının kaza tarihinde çalışması, ücretinin eksiksiz olarak alması halinde geçici gelir kaybından bahsedilemeyeceğini, geçici bakıcı gideri yönünden yapılan hesaplamada brüt asgari ücretin esas alındığını, bakıcı hizmetinden faydalanıldığına ilişkin belge olmamasına rağmen brüt asgari ücretin kullanılmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararının teminat kapsamında olmadığını, bu taleplerin reddinin gerektiğini, hükme esas alınan kusur oranının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacı vekilinin ve davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek geçiçi ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1-Davacı vekili ve davalı vekili hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.<br>\tKazadan sonra düzenlenen 20.11.2017 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile Yunus Emre Caddesini takiben seyri esnasında ... Koleji önüne geldiğinde sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...’e aracının sol yan kısmıyla çarpması neticesinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, yaya ...’ün 52 metre ileride bulunan yaya üst geçidini kullanması gerekirken aksi hareketle yoldan karşıdan karşıya geçiş yapmak istediği, yolun müsait zamanında geçiş yapması gerekirken aksine hareketle geçiş  2918 sayılı KTK’nın madde 68/1-B-3 kural ihlali yaptığı, sürücü ...’nın ise 2918 sayılı KTK’nın madde 52/1-A kural ihlali yaptığı belirtilmiştir.<br>\t Mahkemece trafik uzmanı bilirkişiden alınan 10.06.2021 tarihli kusur raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsü ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a-b ve 101/a-b m. gereğince %30 oranında, davacı yayanın ise aynı Kanunun 68/1-b ve KTK Yönetmeliği'nin 138/1-b.m. gereğince %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, rapora davacı tarafından itiraz edilmiştir. Mahkemece davacının yolun sağından soluna geçmeye çalıştığı sırada aracın sol ayna kısmından çarpılması nedeniyle yayanın seyir yönü, kat ettiği mesafe, çarpma noktası, aracın çarpma yeri, aracın seyir şeridi hızı gibi hususlar değerlendirilerek  itirazları karşılar nitelikte ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranlarının belirlenmesi konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiş olmakla;<br>\tMahkemece davacının kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın rapor alınmasına karar verilmiş, 29.03.2021 tarihli raporda davacının Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik  hükümlerine göre davacının kaza sonucu sol tibia şaft kırığı meydana geldiği, yaralanması nedeniyle büyük kemik kırığı kapalı redüksiyonu ameliyatının yapıldığı, sol tibia şaft kırığı bulunan hastaya implant takıldığı, “travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla” Setralin 50mg/g tedavisi başlandığı, tedavi ile tek başına dışarı çıkmaya başladığı, işlerine konsantre olabildiği, karşıdan karşıya tek başına geçebildiği, bunaltı ve tedirginlik hissinin azalsa da devam ettiği, kaza ile ilgili rüya görme sıklığının da azalsa da devam ettiği, hala tek başına dışarı çıkamadığı, muayene sırasında karşıdan karşıya geçerken korktuğunu, tek başına dışarı çıkarken korktuğu için yanına birisinin olmasını istediğini, araçlardan tedirgin olduğunu, yağmurlu havada dışarı çıkmak istemediğini, yaklaşık 6-7 ay psikiyatrik şikayetleri için ilaç tedavisi aldığını, uyku yaptığı için işi gereği ilaçları bırakmak zorunda kaldığını belirtmiş, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle davacının bedensel özür oranının %30 olduğu, sürekli ve sekel halini aldığı, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay, iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirtilmiş ise de muayene sırasında davacı 6-7 ay psikiyatrik şikayetleri için ilaç tedavisi aldığını, uyku yaptığı için işi gereği ilaçları bırakmak zorunda kaldığını belirtmiş olmakla, davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediği hususu raporda belirtilmemiş olması nedeniyle rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.<br>\t Mahkemece davacının dava konusu kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm evrakları getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı,  kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu  İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>\t3-Davalı vekili aktüer  bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDavacı vekili dava dilekçesi ile dava konusu kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece alınan maluliyet raporunda davacının yaralanması nedeniyle %30 oranında maluliyetinin bulunduğu, 9 ayda iyileşeceği ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğu belirlenmiş, aktüer bilirkişi raporu ile davacının 9 ay geçici iş göremezlik zararının 6.379,32 TL, sürekli iş göremezlik zararının 128.941,71 TL bakıcı giderinin ise 1.722,98 TL olmak üzere toplam 137.044,01 TL maddi tazminat hesaplanmış, mahkemece de 137.044,01 TL tazminata hükmedilmiştir.<br>\tDavacının yaralanması nedeniyle çalışamadığı, %100 malul bulunduğu geçici iş göremezlik süresi için SGK tarafından yapılan ödeme kadar zararın karşılandığı, davaya konu edilen zarara ilişkin olarak davacının SGK'dan tahsil ettiği bedel için davalıların sorumluluğu bulunmayacağından zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki kez ödeme alarak sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerekir. (Yargıtay 17 HD 2016/7132 E-2019/1957 K. ) <br>\tSomut olayda, mahkemece davacının dava konusu olay sonucu yaralanması nedeniyle SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi veya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise miktarı ilk peşin sermaye değeri sorularak sonucuna göre SGK tarafından yapılan ödeme kadar zararın karşılandığı, davaya konu edilen zarara ilişkin olarak davacının SGK'dan tahsil ettiği ve rücuya tabi bedel için davalının sorumluluğunun bulunmayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.<br>\tAyrıca, mahkemece aktüerya hesabına esas alınacak aylık gelirin tespiti için Temmuz 2017-Mayıs 2021 tarih aralığındaki davacının tüm maaş bordrolarının dosyaya getirtildiği anlaşılmakla birlikte aktüer bilirkişi tarafından bilinen dönem hesabında davacının yıllara göre maaş bordroları esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken asgari ücrete oranlama yapılmak suretiyle net asgari ücretin 1.5549 katı gelir elde ettiğinin kabulü ile sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;   <br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın353/1.a.6maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca  yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Ankara 26. İcra Dairesinin 2021/19141 sayılı dosyasına yatırılan 230.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27066148a7b77b93","SID":"8ebd8e40d97410e4"}}