{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/472 <br>KARAR NO\t: 2024/512<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/352 Esas 2021/739 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 05/04/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/04/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.11.2019 tarihinde, davacı ...'nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı yolcu otobüsünün  sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak devrildiğini, davacı ...'nın ağır şekilde yaralandığını, davacının vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler meydana geldiğini sağ kolunun kesildiğini, bununla birlikte kaza sonrasında psikiyatrik rahatsızlıklarının da baş gösterdiğini, davalı şirket tarafından kısmi sürekli işgöremezlik tazminatı ödendiğini belirterek HMK’nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 10.000,00 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile tazminat talebini 468.000,00 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK’nın 97. maddesi uyarınca davalı ... şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacıya 16.11.2019 tarihinden 312.000,00TL tazminat ödendiğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesinin, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kazaya karışan aracın şehirlerarası taşımacılık yapmakta olduğunu, zararın öncelikle zorunlu taşımacılık ve zorunlu ferdi koltuk sigorta poliçesinden karşılanması gerektiğini, taşıma poliçesi teminat limitlerinin tüketilmesi halinde davalı şirkete başvurulması gerektiğini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, dosyada kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İstanbul SGK İl Müdürlüğü'nün 02.09.2020 tarihli cevabi yazısında davacıya 16.11.2019 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle toplam 9.394,28 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının bildirildiği, davalı ... şirketi tarafından dava açılmadan önce 04.05.2020 tarihinde davacıya 312.000,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 24.06.2021 tarihli raporunda, davacının geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre, özür oranının %74 olduğu, Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %89 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 365 gün olduğunun belirtildiği, kusur ve tazminat hesabı için makine mühendisi ve aktüer bilirkişiden alınan raporda, ... plaka sayılı yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunan ...'nın meydana gelen kazada her hangi bir kural ihlali bulunmadığından atfı kabil kusuru olmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre, %74 maluliyet oranı esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapıldığında, davacı lehine, 593.563,77 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, davalı tarafından yapılan 312.000,00 TL ödeme ile hesaplanan 593.563.77TL tazminat arasında, 281.563,77 TL fark olduğu, buna göre ödemenin yetersiz olduğu, rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada, Anayasa Mahkemesinin kısmi iptal kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli emsal kararı doğrultusunda, TRH 2010 yaşam tablosu kullanıldığı, ancak 1,8 teknik faiz uygulanmadan hesaplama yapıldığı, rapor tarihindeki verilere göre davacının 1.132.023,22 TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, davalı tarafından yapılan 312.000,00 TL ödemenin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 355.158,58 TL’nin mahsubu sonucunda, davacı lehine 775.864,64 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğu, 29695 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6704 sayılı Kanunun 17. Maddesi ile taşımacılık sigortasının yürürlükten kaldırıldığı, 22.05.2016 tarihli 29719 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ilgili yönetmelik ile \"4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen karayolları motorlu araçlar ZMMS poliçelerinin teminat limitlerinin bu yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olarak uygulanacağı\" şeklindeki yönetmelik değişikliği ve davalı ... şirketinin poliçe tarihinin 12.12.2018 olduğu değerlendirildiğinde, davalının poliçe limitinin iki katı tutarı ile sorumlu olduğunun, davalı tarafından davacıya 312.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından 468.000,00 TL'lik talebin limit dahilinde kaldığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 468.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının 04.05.2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıya yeterli tazminat ödemesinin davalı şirket tarafından yapıldığını, ödeme yapıldığı tarih itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığı, zararın karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, maluliyet raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, aktüer hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılmadığını, müterafik kusurun araştırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı otobüsün tek taraflı kaza yapması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını, davalı şirket tarafından kısmi sürekli işgöremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını belirterek bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>1-Davalı vekili, davacı tarafa dava açılmadan önce ödeme yapıldığını, davacının zararının karşılandığını ileri sürmüş ise de, davalı ... şirketi tarafından davacıya 16.11.2019 tarihinde 312.000,00 TL ödeme yapıldığı, mahkemece alınan aktüerya raporunda, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi için ödeme tarihi verileri esas alınarak yapılan hesaplamada, davacının sürekli işgöremezlik zararının 593,563,77 TL olarak belirlendiği, yapılan ödemenin 312.000,00 TL olduğu gözetildiğinde ödemenin yetersiz olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle rapor tarihi verilerine göre yeniden hesaplama yapılmasında ve yapılan ödemenin güncelleştirilerek belirlenen tazminattan tenzil edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2-Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerekir.<br> Somut olayda, hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda  TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemini esas alınarak tazminat hesabı yapıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>3-Mahkemece, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi yönünden Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, raporda, davacının kazaya ilişkin tedavi evraklarının ve raporlarının ayrıntılı şekilde incelendiği davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle sağ humerus proksimalinde travmatik amputasyon meydana geldiği,  hastaneye ampute olan uzvun hastadan ayrı olarak getirildiği,  yara yeri ve kopan uzvun toprak ile kontamine olduğu, getirilen uzuvda  çok yüksek enerjili travma sonucu bir çok kırık ve replantayon denenemeyecek durumda olduğu,  güdüğün uygun şekilde oluşturulması ve tamamen kapatılması için ameliyat edildiği, sağ humerusta ampütasyon sonrası kemik ampütasyon sahası 3 cm proksimalden kesilerek uçların kas doku ile örtüldüğü, takiplerinde flep bölgesinde nekroz olabileceğinin belirtilerek cilt altının uygun şeklide kapatıldığı, takiplerinde flep bölgesinde nekroz görülmesi üzerine yeniden ameliyat edildiği,  sağ kol amputasyonu ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle %74 oranında maluliyetinin bulunduğu, 365 günde iyileşeceğinin belirlendiği, raporun Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun şekilde kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak      maluliyet oranının belirlenmiş olduğu, raporun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun olarak hazırlandığı  bu itibarla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin maluliyet oranına yönelik istinaf itirazı reddi gerekmiştir. <br>4-Dosya içeriğinden, dava konusu kazada, otobüsün devrilmesi sonucu yolcu olarak bulunan davacının sağ kolunun ezildiği ve ampute olduğu, davacının zararın artmasına neden olacak bir eyleminin, müterafik kusurunun dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin müterafik kusur yönünden istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.969,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.995,00 TL harcın mahsubu ile kalan 23.974,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 05.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86e316a1b6e203c2","SID":"1ec104e87e5f4d4d"}}