{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/22 <br>KARAR NO: 2024/376<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2018/423 Esas -  2020/560 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, uzun yıllardır çalıştığı davalı/borçluya 01.01.2011 ile 09.04.2012 tarihleri arasında bu tarihli faturalar ile bu faturaların kayıtlı olduğu ticari defterler incelendiğinde de anlaşılacağı üzere mal, ürün ve benzeri malzemeler sattığını, satmış olduğu bu malzemeleri de 01.01.2011 ile 09.04.2012 tarihleri arasında kesmiş olduğunu, ticari defterlerine de işlemiş olduğu faturalar ile belgelendiğini, ilgili bu faturalar ile satılan malzemelerin davalı/borçluya teslim edilmesine rağmen cari hesap ekstresi borcun halen ödenmediğini, davacı/alacaklı lehine basiretli ve dürüst bir tacire yakışır şekilde ödenmeyen bu alacak için İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından 23.08.2016 tarihinde yapmış olduğu hukuki ve sebepsel dayanaktan yoksun itiraz dilekçesinden de görüleceği üzere yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan bu işlemlerin ve işlemler neticesinde düzenlenen faturanın ayrıntılarının da davacı/alacaklının ilgili ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu beyanla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, icra takibine konu olan 114.387,87 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalı/borçludan tahsiline, fazlaya dair hak ve alacaklarını isteme haklarının saklı tutulmasına, haksız itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın, takip konusu borçtan dolayı davacı firmaya hiçbir borcu bulunmadığını, yapılacak yargılama neticesinde de iş bu hususun ortaya çıkacağını, ayrıca alacağa ilişkin zamanaşımı yönünden de itiraz ettiklerini, davacının yapmış olduğu icra takibinde, müvekkilinden takip öncesine ilişkin, yıllık %9 oranında yasal faiz olmak üzere toplam 32.201,35-TL faiz talep ettiğini, takip konusu asıl alacağı kabul etmemekle birlikte iş bu faiz miktarını da kabul etmediklerini, zira müvekkilinin iddia edilen alacakla ilgili olarak mütemerrit kılınmadığını beyanla, yetkisizlik karan verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, müvekkili firma hakkında ikame edilen haksız davanın reddine, davacının takip tutannın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davacı tarafın, 2011-2012 yıllarına ait ticari defterlerinin kaybolduğunu, dava konusu alacağa dayanak faturaların bulunmadığını ve dosyaya sunulan belgeler dışında belge bulunmadığını beyan ettiği görülmekle, davacının icra takibine ve davaya konu alacağını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacının icra takibinde haksız ve  kötüniyetli olması koşullarının bir arada bulunması gerektiği ancak davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, davanın her aşamasında borçlu olmadığını iddia ettiğini lakin mahkeme tarafından davet edilmesine rağmen ticari defter incelemesine gelmediğini, inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediğini, bu bağlamda davalının ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığını,  İstanbul Vergi Dairesi ve Kocaeli Vergi Dairesinden dosya içerisine gelen BA olarak adlandırılan hizmet alımı formu kayıtları ile BS olarak adlandırılan hizmet satışı formaları incelendiğinde davalının davaya konu tüm faturaları kayıtlarına aldığını, davacının da bu formalar nezdinde davalıya davaya konu faturalarında içeriğinde yer alan malları teslim ettiğini, tüm bu hususların varlığına rağmen davacının alacağının olduğuna dair yeterli kanaatin oluşmadığından bahisle davayı reddedilmesinin usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/423 Esas 2020/560 Karar sayılı dosyasında 07.10.2020 tarihinde verilen usule ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılarak bozulmasına, bozulan karar gereğince dosyanın yeniden incelenmek ve yeniden hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, adli yardım taleplerinin kabulüne, harç ve giderleri karşılamaya maddi gücü bulunmayan davacının istinaf harç ve masraflarından muaf tutulmasına, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesaptan kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 82.186,52 TL asıl alacak ve 32.201,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.387,87 TL  alacağın tahsili istemiyle 17/08/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer   tarafın  ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.  Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde  ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.  Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dosyaya sunulan muavin hesap dökümüne göre  davacının 17.08.2016 takip tarihi itibariyle davalıdan 82.186,52 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerini ibraz etmediğinden incelenemediği, dava dosyasında davalının temerrüde düştüğünü gösteren herhangi bir ihtarnameye, temerrüt halini düzenleyen sözleşmeye ya da yazılı bir metne rastlanmadığı belirtilmiştir. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde ticarî defter kayıtlarına delil olarak dayanmış olup, ticarî defter kavramı içerisinde BA-BS formları girse de alıcının ve satıcının faturaları arasındaki uyumluluğu gösteren bu formlar  tek başına taraflar arasındaki açık hesap alacağını göstermez. Kaldı ki  davacı tarafından delil olarak ibraz edilen cari hesap ekstresi tek taraflı tanzim edilmiş olup, davalının kabulünde olmadığından davalıyı bağlayıcı nitelikte değildir. Bu durumda davacının ibraz ettiği cari hesap ekstresi, alacağın ispatı için tek başına yeterli olmadığından davacının icra takibinde talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği gözetildiğinde ticari defterlerini sunamayan ve bu konuda kesin delil ibraz etmeyen ve yemin deliline de dayanmayan davacının, icra takibine ve davaya konu alacağını ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"762d7a64b7187211","SID":"9e3599bf5761e057"}}