{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/428 <br>KARAR NO: 2024/400<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/09/2019<br>NUMARASI: 2017/982 Esas -  2019/751 Karar<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN<br>2017/711 ESAS 2018/974 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)/ Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı/birleşen dava davalısı vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>ASIL DAVADA DAVA: Davacı ... vekilinin ve davacı ...  15/03/2016 tarihli müşterek dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile ilgili banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bunun karşılığında diğer davacı ... ait olan gayrimenkule ipotek koyulduğunu,  daha sonra İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ödeme emri gönderildiğini, tapuya da şerh verildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, zira davacının temerrüde düşürülmediğini, sözleşmenin iptalinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle; tedbir kararı verilmesini,  davacı ... ait olan gayrimenkul üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı ...  adına kurulan şahıs şirketi ... firması ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda nakit ticari ve çek kredileri kullanıldığını ve bu kredileri teminen ... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Ada, ... Parsel ... Nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın banka lehine ipotek verildiğini ve ödenmeyen borçlar nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığını, davaya konu kredinin ticari kredi olduğunu ve görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacılara gönderilen  hesap kat ihtarı ile hesap ekstrelerinin tebliğ şerhinin mevcut olduğunu, davacıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerini, haksız, yersiz ve ispattan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... adına kurulan şahıs şirketi ... firması ile müvekkil banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalamış olduğunu, bu kapsamda Nakit Ticari ve Çek kredileri kullandığını, süresinde borçlarını ödemeyen borçlu ve taşınmaz malikinin sözleşmede ve banka kayıtlarında belirtilen adreslerine ihtarnamenin tebliğe çıkarıldığı, mevcut ihtara rağmen borçlarını ödemeyen davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığını, borçlularca İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayet üzerine gönderilen icra emri usuli nedenlerle iptal edilmiş olduğundan borçlulara aynı icra dosyası üzerinden ödeme emri gönderildiğini, davalılar haksız ve yersiz olarak takibe, borca, yetkiye, faiz ve sairlerine itiraz ettiğini, borçluların itirazı kötüniyetli olup itirazın iptalini, takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devamını, davalı borçluların %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"taraflardan ... ile ... A.Ş. Arasında 21.04.2015 tarihinde 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı,  ayrıca mülkiyeti davacı ... ait taşınmaz üzerinde, davalı banka lehine, 21/04/2015 tarihinde asıl borçlunun \"doğmuş doğacak\" tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 500.000,00-TL'lık üst sınır ipoteği tesis edildiği, ...  anılan genel kredi sözleşmesi kapsamında 21/04/2015 tarihinde 335.000,00-TL lik taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ayrıca yine bu sözleşme kapsamında ... 08/05/2015 tarihinde 155.000,00-TL'lik 16/07/2015 tarihinde 80.000,00-TL lik, 09/12/2015 tarihinde 20.000,00-TL lik ve 29/06/2016 tarihinde 121.125,00-TL lik krediler kullandırıldığı, bu kredi tutarlarının ... mevcut kredi borçlarına mahsup edildiği,  öte yandan ipotek borçlusu ... tarafından 26/02/2016  tarihinde bu kredi borcuna istinaden 150.000,00-TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin ... kredi borçlarına mahsup edildiği, taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesi ve ipotek sözleşmelerinin geçerli oldukları, tüm bu ödemeler akabinde kalan bakiye kredi borcu için davalı bankaca hesabın 30/11/2016 tarihinde kat ediliği, kat ihtarının  ... tebliğ edilemediği, ipotek borçlusu ... 06/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçlu ... takip tarihinde temerrüde düştüğü, takip tarihi itibariyle ...  ... A.Ş.'ye 151.742,01-TL (135.186,81-TL asıl alacak, 15.766,86-TL işlemiş temerrüt faizi ve 788,34-TL BSMV olmak üzere) nakdi ve 18.060,00-TL gayrinakdi borcunun bulunduğu, ancak takipte talep edilen tutarın 135.186,81-TL (135.186,81-TL asıl alacak, 159,26-TL işlemiş faiz, 7,96-TL BSMV olmak üzere) nakdi ve  18.060,00-TL gayrinakdi alacak olduğu, taleple takipte talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, ...  tarafından banka lehine tesis edilen ipoteğin kredi kullanıp tarihleri itibariyle tespit edilen banka alacağını ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere teminat altına aldığı,  hususları mahkememizce sabit görülmekle, menfi tespit ve ipoteğin fekki koşulları oluşmadığından asıl davada davacıların taleplerinin ayrı ayrı reddine, birleşen davada talepler bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı/Birleşen dosya davalısı  ...  vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi borcunun tamamının davacı tarafından ödendiği halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın reddine işbu dava dosyasıyla birleştirilen banka tarafından birleşen davada davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup tesis edilen ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ve ipotek tesis tarihinden sonra asıl borçluya kullandırılan kredilerin ya da asıl borçlunun 3. Kişilere yönelik kefaletinin teminatını teşkil ettiği 02.12.2016 Tarihi itibariyle toplam 135.18681 TL nakit ve 18.060,00 TL gayri nakit banka alacağının bulunduğu her iki tarafın kabulünde olduğunu, davacı/birleşen dava davalısının oğlu ... bankaya  herhangi bir borcu ve kefaleti bulunmadığı gibi, ... de başka bir kefaleti ya da borcu bulunmadığını, Davacı ...   oğlu  ... harici ödemelerinin, satış aşamasına gelen davacı babası ... konutunu kurtarmak amacına yönelik olduğu nitekim, gelen hesap kat dosyasının incelenmesinde de; Davacı ...   oğlu  ... yaptığı bu  ödemelerle birlikte ipotekli taşınmazın  satış işlemlerinin  banka tarafından gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını diğer bir anlatımla, banka bu davranışı ile bu ödemelerin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takibe mahsuben yapıldığı konusunda davacıyı inandırmış bulunduğunu, bu durum karşısında, davacı tarafından yapılan bu ödemelerin BK.'nın hükümleri uyarınca ipotekli takip dosyasına yapıldığının kabulü gerektiğini, oysa, davalı banka bu ödemeleri davacının ipotek borcuna değil, davacının ödeme amacı dışında bulunan kefalet borcuna mahsup etmesi usul ve yasaya iyi niyet kurallarınla açıkça aykırı olduğunu, davacının ipotek borcunu 26.02.2016 Tarihinde ödediğinden, ödemesi gereken faiz borcuda bulunmadığını, bu durumda davacı ...'in banka kredi borcu kalmadığını, davacının itirazında kötü niyetli olmadığını, davacı bankanın bir alacağının kalıp kalmadığı varsa miktarı belli olmadığı ve bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunu, mahkemece de zaten bilirkişi incelemesi yapılarak alacağının bulunup bulunmadığının incelendiğini, bu durumda likit olmayan bir alacak için yapılan itirazın kötü niyetli olduğu kabul edilerek asıl alacağın %20 si oranı da icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı birleşen dava davalısı aleyhine açılan usul ve yasaya açıkça aykırı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ödemesine hükmedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı/birleşen dosya davalısı  ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davacı ...'e ait olan gayrimenkulüne 1. Derecede ipotek konulduğunu, süresi içinde taraflar arasında yapılan kredi ve kefalet akdinin iptali için dava açıldığını, yapılan incelemede sözleşmenin olmazsa olmaz şartlarının olmadığı, maktu şekilde standart olarak hazırlanan kredi sözleşmesinin yasal şartları taşımadığı, boş olarak imza altına alındığı, ipotek borçlusunun 500.000,00 TL. miktarda borçlu olduğu, oysaki 2.000.000,00 TL. gibi bir miktarda borç altına alındığı, ipotek konutu olan borcunda ödendiği halde ipoteğin kaldırılmadığının görüldüğünü, ayrıca borç doğuran banka işlemlerinin geçerli olması için TMK.nın 194/1 maddesi gereği eş rızası alınması gerekirken bu yönde hiçbir işlem yapılmadan tamamen hukuka aykırı kredi sözleşmesinin tesis edildiğini, Kredi sözleşmesi ve ipotek işlemleri hiçbir şekilde müzakere edilmeden yapıldığından haksız şart koşullarının da gerçekleştiğini, ayrıca İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/82 E. Sayılı dosyası ile ödeme emrinin iptal edildiğini, asıl dava yönünden eksik inceleme yapıldığını, genel kredi sözleşmesinin yasanın aradığı  şartları taşımadığını, keşif yapılması gerektiğini, kredi sözleşmesinin geçersiz olduğu ve ipoteğin fekkinin gerekliliğinin incelenmesinin eksik bırakıldığını, borcu doğuran sözleşmenin geçerli olup olmadığına ilişkin delillerin incelenmesi gerektiğini, hesap katı yapılmadan icra takibi yapılmasının bankanın suiniyetini ortaya koyduğunu, temerrüt olmadığı için hesaplanacak borcun farklı olacağını, bilirkişi raporunda sözleşmenin sıhhati ile ilgili beyanda bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin teminatı olarak verilen ipoteğin fekki; birleşen dava ise, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı, ödemenin ipotek borcuna mahsuben yapılıp yapılmadığı ve kredi nedeniyle banka alacağının bulunup bulunmadığı, noktasındadır. Davalı(birleşen dosya davacısı) banka ile davacı(birleşen dosya davalısı) ... arasında 21/04/2015 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı(birleşen dosya davalısı)   ... maliki bulunduğu taşınmaz,  ... bankaya asaleten ve kefaleten doğmuş/doğacak tüm borçlarının teminatı olarak 1. Sıradan 500.000,00 TL limit ile banka lehine ipotek verilmiştir. Davalı(birleşen dosya davalısı) banka tarafından davacı muhatabına çekilen Kartal .... Noterliği'nin 02/12/2016 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davalı(birleşen dosya davacısı) takip alacaklısı banka tarafından, davacı(birleşen dosya davalısı) takip borçluları hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"ipotek senedi ve akit tablosu\" sebebine dayalı olarak 135.186,81 TL asıl alacak, 159,26 TL işlemiş faiz ve 7,96 TL BSMV alacağının tahsili istemiyle 08/12/2016 tarihli takip talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Asıl davada, davacı(birleşen dosya davalısı) tarafça, borçluların temerrüde düşürülmediği, ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğu ve borcun ödendiğinden bahisle ipoteğin fekkine karar verilmesi; birleşen davada ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davalar açılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 883/1. Maddesine göre, alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.Davaya konu ipotek üst sınır ipoteği olup, üst sınır ipoteği doğmuş veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacaklar için kurulur. Bu kapsamda cari hesap ilişkilerinde ve kredi ilişkilerinde de üst sınır ipoteği kurulması mümkündür. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, ipotek tesisi sonrasında aynı gün 335.000,00 TL, 08.05.2015 tarihinde 155.000,00 TL, 16.07.2015 tarihinde 80.000,00 TL, 09.12.2015 tarihinde 20.000,00 TL ve 29.06.2016 tarihinde dava konusu 121.125,00 TL tutarlı kredilerin kullandırıldığı ve davacı ... oğlu ... tarafından, “... Pafta, ... Ada, ... Parsel, Daire ... borcu istinaden” açıklaması ile asıl borçluya ait mevduat hesabına 26.02.2016 tarihinde iki parça halinde 100.000,00 TL ve 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'lık havale tutarının gün davacıya ait kredi kartı ile kredi hesaplarında mevcut ulunan borçlara mahsup edildiği, takip tarihi itibariyle bankanın 151.742,01 TL nakdi ve 18.060,00 TL gayrinakdi alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre, söz konusu ödeme ile kredi borcu sona ermemiş olup, banka alacağı devam ettiğinden  ipoteğin fekki koşulları oluşmamıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı ... tarafından ipoteğin kurulması sırasında TMK'nın 194/1. Maddesinde aranan eş rızası alınmadığı ileri sürülmüş ise de, gerek bu hususun dava dilekçesinde ileri sürülmemesi ve gerekse ipotek verenin bu yönde bir iddiasının bulunmaması nedeniyle, bu iddia dinlenebilir değildir. Ayrıca, bilirkişi tarafından temerrüt tarihi olarak takip tarihi nazara alınmış olup, temerrüt faizi de sözleşmeye uygun olarak tespit edildiğinden davacı ... bu yönlere temas eden istinaf sebepleri yerinde değildir. Bunun yanı sıra, davacı ... davaya konu kredinin asıl borçlusu olup, kefiller hakkındaki TBK'nın 584/1. maddesinin  davacı ... yönünden uygulanması mümkün değildir. Ayrıca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu nakdi kredi alacağı likit (belirlenebilir) olup, mahkemece hükme esas alınan miktar üzerinden birleşen dosya davacısı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmuş bulunmaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı/birleşen dosya davalıları vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı/birleşen dosya davalıları vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden davacı ... ve ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Birleşen dava yönünden davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan toplamda 6.239,50‬ harcın, alınması gerekli olan 10.479,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.240,21 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davalılarından alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı/birleşen dosya davalıları tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"569ae3f9f1a2f38e","SID":"7758721da1afa211"}}