{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/615 <br>KARAR NO: 2024/705<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/12/2020<br>NUMARASI: 2016/521 Esas - 2020/820 Karar<br>BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/505 esas) <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/01/2016 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ...  plakalı aracın dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda  meydana gelen kazada  ağır şekilde  yaralandığını, oluşan kazada müvekkili  davacının kusursuz olduğunu ileri sürerek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100-TL kalıcı iş göremezlik ve 100-TL TL geçici işgöremezlik  tazminatının ( belirsiz alacağın)  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/01/2016 tarihinde meydana gelen kazada sakat kaldığını, ömür boyu başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL bakıcı giderinin ( belirsiz alacağın) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 02/10/2017 tarihli dilekçesi ile asıl davadaki iş göremezlik tazminatı talebini  310.000,00TL ve birleşen davadaki  bakıcı gideri talebini   310.000,00-TL   olarak artırmıştır.  Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olduğunu,  hatır taşıması nedeni ile hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini  belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''.... İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 14/06/2018 tarihli rapor,  itiraz üzerine alınan ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi genişletilmiş uzmanlar kurulu tarafından  düzenlenen 12/07/2019 tarihli raporun her ikisinde de iki seçenekli kusur değerlemesi yapıldığı, kazanın plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir tırın davacının bulunduğu aracın şeridine girmesi nedeniyle meydana geldiğinin anlaşılması halinde  birinci seçeneğe göre sürücü ...’ın %20, plakası tespit edilemeyen tır sürücüsünün %80 oranında;kazanın tek taraflı olarak gerçekleştiğinin kabulü halinde ise ikinci  seçeneğe göre sürücü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, her halde ise davacının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığı tarafından düzenlenen 13/04/2017 tarihli raporda; davacının kaza nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının %100 olduğunun tespit edildiği; dosya kapsamında alınan aktüer raporunda davacının, efor kaybına ait toplam zarar miktarının 597.000,90 TL olduğu, bakıcı giderinden kaynaklı olarak ize  659.632,97 TL zararının bulunduğunun belirlendiği;  alınan rapor, dosya kapsamına,  delil durumuna uygun, denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı, davacının bakıcı gideri zararı yönünden davalı sigortanın, poliçede yer alan tedavi/sağlık gideri teminatından, davacının maluliyetinden kaynaklı zararı yönünden sakatlanma teminatından sorumlu olduğu  ve her iki zararın da teminat limitinin üzerinde olduğu tespit edilmekle esas dava ve birleşen davanın kabulüne  karar vermek gerektiği; her ne kadar davalı vekilince hatır indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, kazaya sebep olan dava dışı sürücünün, davacının oğlu olduğu, ailevi yükümlülükler çerçevesinde yapılan taşımaların hatır taşıması sayılamayacağı yönünde, yerleşik Yargıtay içtihatları gözetilerek belirlenen tazminata hatır indirimi uygulanmadığı '', gerekçesiyle, 1-Esas davanın kabulü ile 310.000 TL'nin dava tarihi olan 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Birleşen İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/505 Esas sayılı davanın kabulü ile 310.000 TL'nin dava tarihi olan 15/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile  davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davalı vekili; yerel mahkemece bakıcı gideri için ayrı, maluliyet için ayrı olmak üzere iki kez 310.000-TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranları net olarak belirlenmeden hüküm kurulduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle  iş göremezlik tazminatına; birleşen dava ise, trafik kazasından kaynaklanan   bakım gideri istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, her ne kadar ATK tarafından düzenlenen her iki raporda kazanın meydana geliş biçimine göre iki seçenekli olarak  kusur raporu düzenlenmiş ise de, iş bu kusur raporları,  kaza tespit tutanağı, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, savcılık aşamasındaki ifadeler, koğuşturmaya yer olmadığına dair karar ve tüm dosya kapsamından;  davacının davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu belirgin olup, sigortalı araç sürücüsünün kazanın  oluşumunda az yada çok kusurlu olmasının, kimin ne kadar kusurlu olduğunun kusursuz davacı açısından önemi olmaması karşısında yerel mahkemece davacının kusursuz olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda ve taleple bağlı olarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; Dairemizce de benimsenen Yargıtay içtihatları gereğince davalı sigorta şirketi, davacının iş göremezlik zararından poliçedeki kaza tarihindeki  bedensel zarar (sakatlık) tazminatı teminat limiti olarak  310.000,00-TL  ve bakıcı gideri zararından kaza tarihindeki  sağlık giderleri tazminatı teminat limiti olarak yine (ayrı olarak) 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olup, yerel mahkemece bu yöndeki kabul ile verilen kararda bir isabetsizlik tespit edilememesine göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvurandan  alınması gereken  (asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı olmak üzere) 21.176,10-TL x2 toplam 42.352,20-TL harçtan peşin yatırılan 10.589,00-TL harcın düşümü ile bakiye  31.763,20-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea0661224ea40b67","SID":"128aa9ff2ead581d"}}