{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/424 <br>KARAR NO: 2024/697<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2020<br>NUMARASI: 2018/133 Esas -  2020/362 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat ((Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  11/08/2017 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen  park halinde bulunan otomobilin sola doğru manevra yapmaya başladığı sırada  çarpışması sonucunda meydana  gelen kazada  müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu,  davalı güvence hesabına başvurduklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100-TL ve kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 100-TL olmak üzere toplam 200-TL maddi tazminatın   davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 23/03/2020 tarihli dilekçesi ile  geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.514,12-TL ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebini 28.366,49-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının kask ve koruyucu elbise giymemesi nedeniyle  hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''....08/11/2019 tarihli ATK raporunda; Dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %70 oranında, kimliği ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporlarda; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle, engellilik oranının %13 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği;  aktüerya raporunda davacının geçici iş göremezlik dönemine ilişkin maddi zararının, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödemenin davacının kusur oranı nazara alınarak hesaplanan tazminattan tenzili sonucunda bakiye 2.514,12 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının ise 28.366,49 TL olduğunun belirlendiği,davacı tarafından yapılan başvuru genel şartlara uygun olmadığından davalı yönünden temerrüdün dava tarihi itibarıyla gerçekleşmiş olduğu '' gerekçesiyle, Davanın KABULÜ ile; 2.514,12-TL geçici iş göremezlik, 28.366,49 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 30.880,61-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 05/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı vekili; kusuru kabul etmediklerini,kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kusur hususundaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleştiğinin ispat edilemediğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi  Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendiren hastaneden alınmadığı için hükme esas alınmasının doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacının kask/ koruyucu elbise/dizlik kullanmaması nedeniyle kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğu halde hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının da doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafça dava açılmadan önce davalı kuruma başvurulmuş olup dava şartının gerçeklemiş olmasına;  kaza tespit tutanağı, koğuşturmaya yer olmadığına dair karar ve hastane evrakları ( adli vaka-trafik kazası) nazara alındığında kazanın sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın kazaya karışmasıyla meydana geldiğinin anlaşılmasına; kamera görüntüsü incelenmek suretiyle hazırlanan 08.11.2019 tarihli ATK kusur raporunun somut olayın özeliklerine, kaza tespit tutanağındaki  kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına, ATK raporu denetime elverişli olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmasına, dosya kapsamında kusur hususunda bir çelişkiden de bahsedilemeyecek olmasına;Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı  tarafından hazırlanan 18/09/2019 tarihli raporun kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre  düzenlenmiş olmasında bir hata bulunmamasına,  Dairemizce de benimsenen Yargıtay içtihatlarına gereğince geçici iş göremezlik tazminatından bedensel zarar kapsamında davalının sorumlu olmasına; her ne kadar kaza tespit tutanağına göre  davacının kask takmadığı belirgin ise de davacının ayak bileği ve topuk kırığı şeklinde gerçekleşen yaralanmasına bu hususun  engelleyici yada azaltıcı etkisi bulunmayacak olması nedeniyle  yerel mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir yanılgı tespit edilememesine  göre; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran  davacıdan  alınması gereken  427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davacıdan tahsili ile  Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 2.109,45-TL harçtan peşin yatırılan  toplam 527,36-TL harcın düşümü ile bakiye 1.582,09-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29066d6f79e93e39","SID":"3bae96a573629334"}}