{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2220 <br>KARAR NO: 2024/1314<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/03/2023<br>NUMARASI: 2021/673 E - 2023/238 K<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  davalının kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini ve bunun üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğince ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, tutanağı istinaden 107.232,51-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, kaçak elektrik bedeli ödemesinin yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalıya ödeme emrinin gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, kaçak elektrik kullanımının tutanaklar ile sabit olduğundan davalının mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu ve söz konusu borca itirazının yerinde olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davaya dayanak tutanak tanziminde usul ve şekil şartlarına uyulmadığını, ana sayaçtan sonra tüm tüketimin geçtiği süzme sayaçların mevcudiyeti dikkate alınmadan noksan inceleme ile işlem yapıldığını, tutanağı tanzim edenlerin davacı çalışanları olduğunu ve taraflı davrandıklarını, tutanakta yer alması gerekli bilgilerin bazılarının noksan bırakıldığını, hangi tarihleri kapsadığının belirsiz olduğunu, müvekkiline tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim miktarının fahiş olduğunu, o miktar elektrik tüketilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı elektrik tüketim miktarının her daim görülebilir ve bedelinin hesaplanabilir durumda olduğunu, dolayısıyla kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, her bağımsız bölümün süzme sayacı olduğunun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, bu süzme sayaçların halen mevcut ve faal olduğunu, zorunluluktan kaynaklanan gerçek geçici elektrik kullanım miktarının süzme sayaçlar incelenerek ve olağan fatura miktarlarına bakılarak son derece düşük olduğunu ancak uygulanan ceza miktarının çok yüksek olup fahiş mertebede olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 107.232,51 TL asıl alacak, 1.572,74 TL işlemiş faiz, 283,09 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 109.088,34 TL üzerinden ve takipten sonra asıl alacağa takip talebindeki %22 oranı aşmamak kaydıyla avans faizi ile faizin %18 KDV'si  uygulanmak suretiyle devamına, Alacağın haksız fiili niteliği nazara alınarak davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili ve   davalı şirket temsilcisi  istinaf etmiştir. 1- Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince takip değeri üzerinden hüküm kurulmuşsa da devamında işletilen faiz türü ve oranında ciddi hata ve hukuka ters düşen hüküm kurulduğu,  hükümde \" Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 107.232,51 TL asıl alacak, 1.572,74 TL işlemiş faiz, 283,09 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 109.088,34 TL üzerinden ve takipten sonra asıl alacağa takip talebindeki %22 oranı aşmamak kaydıyla avans faizi ile faizin %18 KDV'si  uygulanmak suretiyle devamına,\" tespitinin  hüküm altına alındığı, öncelikle alacağın niteliği ve son ödeme gününde davalı yanca ödeme yapılmaması hasebiyle uygulanacak faiz türünün  gecikme faizi olması gerektiği, zira kaçak tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre tüketici tarafından zamanında ödenmeyen borçlar için 6183 sayılı Kanunda belirlenen gecikme zammının uygulanacağının  belirlendiği, bu nedenle de söz konusu kaçak tahakkuklarına, son ödeme tarihinden itibaren yasal faiz değil, gecikme zammı işletilmesi gerektiği,  İlk Derece Mahkemesince 20/03/2023 tarihinde kurulan hükümde \" takipten sonra asıl alacağa takip talebindeki %22 oranı aşmamak kaydıyla avans faizi \" uygulanmasının  güncel hukuki düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği, 21.07.2022 tarihli ve 31899 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5801 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre 30.12.2019 tarihinden itibaren aylık %1,6 oranında uygulanan gecikme zammı oranı 21.07.2022 tarihinden itibaren %2,5 olarak yeniden belirlendiği, Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinde yer alan  düzenleme nedeniyle, gecikme faizi gecikme zammı oranında uygulandığından, 5801 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yapılan değişiklik gecikme faizini de değiştirmiş olup, 21.07.2022 tarihinden itibaren uygulanacak gecikme faizi oranının %2,5 olduğu,  bu noktada, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine ilişkin  takip talebinde \"Fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız saklıdır\" şeklinde ibare bulunmakta olup, işbu kayıt doğrultusunda faiz oranındaki yasal artışlara ilişkin anılan düzenleme karşısında, Mahkeme kararında %22 oranı aşmamak kaydıyla şeklinde ibare yer almasının  hatalı ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 2- Davalı şirket temsilcisince verilen istinaf dilekçesinde özetle;dava dilekçesindeki iddialar tekrar edilerek,  davacının uğradığı zararının  ispat edilmiş  olmadığı,eksik inceleme ile karar verildiği, ana sayaçtan çıkan ve her işyerine ait ayrı “süzme “sayaç mevcut iken ve bu sayaçlar yardımıyla gerçek tüketim her durumda tam olarak tespit edilebilecekken, bu basit çözüm yolunun  görmezden gelindiği, gerçek zararın net olarak hesaplanması mümkün iken bundan imtina edilmiş ve hesaplanmadan bırakılmış olduğu, böylece Anayasa'nın eşitlik ilkesinin  de ihlal edildiği, taraflar arası eşitliğin  de; yargılamada davacı tanıklarının dinlenip, davalı tanıklarının ise dinlenmeleri taleplerinin  reddi sonucu  bozulduğu,  tanık beyanları mahkemece değerlendirilecek takdiri delil iken, yetersiz gerekçe ile dinlenilmelerine dahi fırsat verilmemesi yasaya aykırı kalmış, davacı şirketin, tanık delili hususunda aleyhlerine bir üstünlük sergilemesinin doğru olmadığı, davacı kurum, tutanaklara dayanmışsa da, bu tutanakların usule uymadan tanzim edildiği, tutanağın, sadece davacı kurumun görevlilerince tutulduğu, aynı görevlilerin  davada tanık olarak da dinlendikleri, tutanak sırasında, kurum görevlileri dışından ilgili kişilerin bulundurulmaları gerektiği, davacı kurumun; kendi kendine tuttuğu tutanaklarla borç yaratmasının  usul ve yasaya aykırı olduğu  ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan  Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında; faturadan kaynaklanan 107.232,51-TL asıl alacak, 1.572,74-TL işlemiş faiz, 283,09-TL gider vergisi olmak üzere toplam 109.088,34-TL takip yapıldığı, icra dosyasında ödeme emrinin borçluya edildiğine ilişkin tebliğ evrakı bulunmadığı, borçlunun 19/06/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalı şirketin  kullanımında olan tesisatta  ,davacı şirket görevlilerince  tarafından yapılan kontrolde, perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği ve bunun üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğince ...seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği, tutanağa istinaden 107.232,51-TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı,, kaçak elektrik bedeli ödemesinin yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; yerinde yapılan incelemede ... seri nolu sözleşmesizana sayaçtan geçirilen tüketimler mahal yerindeki çeşitli iş yerlerine süzme sayaçlardan geçirildiği, bu hususunkaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davalının kaçak elektrik kullandığı, kullanılan kaçak tüketim tutarının EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda kaçak tüketim asıl alacak tutarının 81.149,50-TL ve faiz tutarı 1.190,19-TL ve faizin KDV tutarı 214,23-TL ilavesiyle toplam 82.553,92-TL hesaplandığı bildirilmiştir. Davada , davalının abonelik sözleşmesi yapmaksızın ,süzme sayaçla elektrik kullandığı  yerinde yapılan inceleme ile bilirkişi tarafından tesbit edilmiştir. Konuyla ilgili mevzuat hükümlerinin incelenmesiyle ,30/05/2018 tarihli RbG'de yayınlanan  EPTHY'nin  42. maddesinin, ''(1)Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan arı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan yönetmelik hükümlerine uygun ve denetlenebilir olduğu,  davalı tüketiminin kaçak olduğu gözetilerek sözleşmesiz kullanım nedeniyle tutanaktaki tespitler, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak, faiz ve KDV'nin hesaplandığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.) Dolayısı ile tutanakların aksinin ispatı mümkündür.her iki taraf da ,tanık deliline dayanmış,davacının hazır ettiği imzacı tanıt duruşmada dinlenmiş,davalı tarafça kesin sürede tanıklar için masraf yatırılmadığı ve tanıklar hazır da edilmediğinden,tanık dinlenmemesinde usule aykırılık bulunmadığından ,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; Mahkemece ;\"Davacı her ne kadar takipte %22 oranında faiz talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, gecikme zammına dair oranın uygulanamayacağı, davalının tacir olduğu ve olayın haksız fiil niteliği gözetilerek ticari işlerde avans faizinin esas olduğu anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden davacının daha az miktarı içerir talebi ile bağlı kalınarak; işleyecek faiz yönünden ise talep edilen faiz oranını aşmamak kaydıyla avans faiz oranına \" hükmedilmiştir. Sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. H.D'nin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir.  Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.) Somut olayda;taraflar arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmadığından mahkemece  6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre   ticarî faiz işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacının alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, Davalının alınması gereken 7.451,82 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.863,00  TL harcın mahsubu ile bakiye 5.588,82 TL'nin  alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf masrafının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4d00935bac16950","SID":"7156273683809c0d"}}