{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/144 - 2024/621<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/144 <br>KARAR NO\t: 2024/621<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/341 Esas - 2022/731 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2018 tarihinde ... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı araç ile çarpışması neticesinde müvekkili sürücünün ağır yaralanarak sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, taraflarına yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, şimdilik 400,00 TL geçici iş göremezlik, 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri maddi tazminatının, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı, davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, olay günü davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...'ün, yönetimindeki araç ile olay yerinde sola dönüş yapacağına göre, sola dönüş işaretini verip, yolun gidişe ayrılan kısmının soluna yanaşması, hızını azaltarak karşıdan gelen ya da kendisini geçmeye çalışan araç olup olmadığını kontrol etmesi gerekirken, aksine dikkatsizce sola dönüş yapmakla, davacının aracına çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında %90 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün, yönetimindeki araçla seyrederken yolun ilerisini dikkatle kontrol etmesi, hızını yol ve trafik durumunun gereklerine göre ayarlaması gerekirken, aksine davranışla hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı sabit olmakla meydana gelen olayda %10 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'nin ise, kendi şeridinde bulunduğu sırada önünde bulunan aracın otomobille çarpışıp geriye kayarak kendisine çarpmasında olayın oluşunda kusursuz olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik kaybına uğradığı, kişinin bedensel özür oranının %13 olduğu, 18 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, tedavi süresince ve sonrasında 2 ay başkasının yardımına gereksinim duyduğunun sabit olduğu, davacının yaralanması sonucu sürekli iş göremezliğe, geçici iş göremezliğe ve bakıcı giderine maruz kalmakla birlikte, sürekli iş göremezlik için davalı sigorta tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle hak ettiği sürekli iş göremezlik tazminatını karşıladığı dikkate alınmakla, davacının 35.140,53 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan ve 3.653,10 TL bakıcı giderinden kaynaklanan toplam 38.793,63 TL'den ibaret maddi zararına ilişkin tazminatın 03/01/2020 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ancak bakiye sürekli iş göremezlik zararı ispatlanamadığından bu talepleri yönünden davanın reddine dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle; \"davanın kısmen kabulü ile, davacının 35.140,53 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan ve 3.653,10 TL bakıcı giderinden kaynaklanan toplam 38.793,63 TL'den ibaret maddi zararına ilişkin tazminatın davalıdan 03/01/2020 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık hususunda bilirkişi atandığını, bilirkişinin hatalı olarak Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tespit edilen maluliyet oranının dikkate alındığını, kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte bulunduğundan bu Yönetmelik uyarınca hesaplanan maluliyet oranının hükme esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda ödeme yapılan tarih itibariyle yapılan hesaplamada, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Saglık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilen %13 maluliyet oranından yapılan hesaplamada 131.243,53-TL tazminat hesabı yapıldığını müvekkil Sigorta Şirketi tarafından 176.698,00-TL ödeme zararı karşılar nitelikte olmasından dolayı haksız davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderleri SGK sorumluluğunda olup, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun kalktığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı tarih aralığında (24/10/2018-24.04.2020) davacı yanın aktif çalışması bulunmadığından AGİ dahil edilerek yapılan hesaplamanın  hatalı olduğu gibi geçici iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan hesaplamanın da net ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavacı ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davalı yanın iddialarının haksız olup dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da bu hususun sabit olduğunu, zaten kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik (Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik) kapsamında hesaplama yapıldığını, mahkemece  sürekli iş göremezlik tazminatının olmadığı yönde karar verildiğini, zaten reddedilen talebe yönelik olarak davanın reddi gerektiğinden bahisle istinaf yoluna gidilmesinin hukuki yarardan yoksun olduğunu, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları yönündeki itirazının yerinde olmadığını, 23.06.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alındığında müvekkilin zararının karşılandığından bahisle sürekli iş göremezlik tazminatının reddi ile davanın kısmen kabulü sonucuna varıldığını, fakat aktüer bilirkişi raporunda hesaplamanın hatalı yapıldığını, aktüer bilirkişi raporunun 2. sayfasına bakıldığında, \"Kazanç Unsuru\" başlığı altında, 17.08.2020 tarihli ekonomik ve sosyal araştırma tutanağında davacının evli ve 5 çocuklu olduğu, galericilik işi yaptığı, aylık 5.000,00-TL kazanç elde ettiğinin belirtildiğini, ancak dosyada davacının aylık kazancının yasal asgari ücret üzerinde olduğuna dair belge bulunmaması nedeniyle tazminat hesabına esas kazancın yasal asgari ücret üzerinden yapıldığının  yazıldığını, gerçek ücretin; çalışanın kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre çalışana ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığının  Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerinden olduğunu, müvekkilin işçi olarak değil, galerici olarak çalıştığını, tazminatın hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tTaraf vekillerinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavalı sigorta vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde,<br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin hükme esas alındığı anlaşılmakla, bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. <br>\tGeçici bakıcı gideri, TBK'nın 54. maddesi kapsamında zarar verenden talep edilebilecek zarar kalemlerindedir. Haksız fiilin trafik kazasından meydana gelmiş olması halinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, Sigorta Şirketi de, Kanun'da aksi düzenlenmedikçe bu zararlardan da sorumludur. Buna göre 2918 sayılı Yasa'nın 92. maddesinde, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan zararlarının sigorta teminat dışında tutulmamış olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun, Kanun ile belirlenen tedavi giderleri ile sınırlı olmasına, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin bu kapsamda olmamasına, Kanun ile sınırları belirlenen SGK'nın sorumluluğunun Genel Şartlar ile genişletilebilmesinin veya daraltılabilmesinin yasal olarak mümkün olmamasına göre davalı vekilinin, geçici bakıcı gideri ile geçici işgöremezlik bedelinden sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacının zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı kişilerin uğradığı zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açık olmakla birlikte, somut olayda davacının galerici olarak çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir.<br>\tDavacı vekilinin katılma yoluyla istinaf sebeplerinin incelenmesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"Bilirkişi Raporuna İtiraz\" başlıklı 281/1. maddesinde; \"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler\" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı izahtan varestedir.<br>\tSomut olayda, yargılama aşamasında maluliyet raporunun ve hesap bilirkişisi raporunun davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. <br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Başka bir ifade ile yargılama sırasında ileri sürülmeyen bir hususun, istinaf  aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir. <br>\tAçıklanan nedenlerle ilk derece yargısında aldırılan bilirkişi raporuna karşı HMK'nın 281. maddesi uyarınca bir itiraz ileri sürmeyen davacı vekilinin, bu hususa değinen istinaf isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.<br>\tYukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90TL’nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli 2.649,99 TL istinaf karar harcından peşin alınan 663,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 1986,99 TL’nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0829d13de6afd169","SID":"8e25f51fabc7d02d"}}