{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/117 <br>KARAR NO: 2024/382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2020<br>NUMARASI: 2019/773 Esas -  2020/351 Karar<br>DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinden rızası dışında ... numaralı hesabından tahsil edilen 02.10.2019 tarihinde ... Nakdi Kredi Başvuru ücreti hizmeti 889,92 TL, 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen pos cihazı bedeli 150,00-TL, 02.10.2019 tarihinde 4.200,00-TL periyodik hizmet komisyonu bedeli, 02.10.2019 tarihinde 4.200,00-TL periyodik hizmet komisyonu bedeli, 02.10.2019 tarihinde 525,00-TL periyodik hizmet komisyonu bedeli olmak üzere toplam 9.964,92 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde \"Bankaların Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir olması nedeniyle yukarıda belirtildiği şekilde ücret/komisyon alma hakkı bulunduğunu,  5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Faiz oranları ile diğer menfaatler” başlıklı 144üncü maddesi; “Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azami faiz oranlarını, katılma hesaplarında kar ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkili olduğunu, akanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası' na devredebilir.” hükmünü içerdiğini,16 Ekim 2006 tarih ve 2006/11188 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı,”Bankacılık Kanunu’nun sözü edilen 144’üncü maddesinden aldığı yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu tarafından 16 Ekim 2006 tarih ve 2006/11188 sayılı Kararı yayımlandığını, Resmi Gazetenin 22 Kasım 2006 tarih ve 26354 sayılı nüshasında yayımlanan kararın “Diğer menfaatler” başlıklı 4’üncü maddesinde; bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılmasının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanacak tebliğlerle düzenlenmesi öngörüldüğünü, 2006/1 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği,”Bakanlar Kurulunun 2006/11188 Sayılı Kararında öngörüldüğü üzere, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında” 2006/1 Sayılı Tebliğ yayımlandığını , Resmi Gazetenin 9 Aralık 2006 tarih ve 26371 sayılı nüshasında yayımlanan 2006/1 Sayılı Tebliğ'in, “Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler” başlıklı 4’üncü maddesinde; bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesi öngörüldüğünü, bu düzenlemeler paralelinde davacı ile müvekkili Banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup; sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonu mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğundan iddia ve beyanlarını kabul etmediklerini,yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davalı bankanın davacıdan davaya konu masraf ve komisyon bedellerini alabilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede masraf ve komisyon alınacağının kararlaştırılmış olması gerektiği, fakat taraflar arasında  imzalanan sözleşme maddeleri kapsamında davacı müşteri ile Banka arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi’nin (BHS) 13. maddesinde yer alan “Ücret, Masraf, Komisyon, Sigorta Giderleri ve DiğerYükümlülükler” düzenlemesi ile Genel Kredi Sözleşmesinin (GKS) 8. maddesinde yer alan “Faiz, Komisyon,Vergi, Fon ve Masraflar” düzenlemesi ilgili komisyona ilişkin sözleşme maddeleri olduğunu, işbu düzenleme kapsamında davalı banka tarafından kredi işlemlerinde sağlanacak faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların, TCMB’na bildirdiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, sunulan sadece sunulan belgenin  banka bünyesinde alınacak masraf ve komisyonlara ilişkin olduğu fakat bilirkişi raporu ekinde yer alan mahkememize daha önce sunulan rapor arşivinde bulunan ve  bankalarca TCMB na yapılan bildirimlerde alınacak masraf ve komisyonlar listesinde  davacıdan  02.10.2019 tarihinde tahsil edilen Başvuru ücreti hizmeti, 02.10.2019 tahsil edilen pos cihazı bedeli, 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen periyodik hizmet komisyonu bedeli, 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen 4.200,00 TL periyodik hizmet komisyonu bedeli, 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen periyodik hizmet komisyonu adı altında TCMB na yapılan yapılan bir birdirim bulunmadığı gibi; BDDK tarafından yayımlanan finansal tüketicilerden alınacak masraf ve komisyonlarda da Periyodik hizmet komisyonu, başvuru ücreti, pos cihazı bedeli alınacağının da yazılı olmadığı, TCMB kayıtlarına göre diğer bankalarda Periyodik hizmet komisyonu adı altında bir komisyon alınacağını ilişkin bir bildirim bulunmadığı görülmekle, Yasa ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda  davalı bankanın  müşteriden alınacak Periyodik hizmet komisyonunu TCMB na bildirimde bulunmadığı gibi, diğer bankalarda Periyodik hizmet komisyonu adı altında bir komisyon alınacağını ilişkin bir bildirim bulunmadığı, BDDK tarafından yayımlanan finansal tüketicilerden alınacak masraf ve komisyonlarda da Periyodik hizmet komisyonu alınacağının yazılı olmadığından, davacının rızası dışında ... Iban numaralı hesabından davalı banka tarafından 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen ... Nakdi Kredi Başvuru ücreti hizmet bedeli 889,92-TL, 02.10.2019 tahsil edilen pos cihazı bedeli 150,00-TL, 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen 4.200,00-TL periyodik hizmet komisyonu bedeli, 02.10.2019 tarihinde 4.200,00-TL tahsil edilen periyodik hizmet komisyonu bedeli, 02.10.2019 tarihinde tahsil edilen 525,00-TL periyodik hizmet komisyonu bedeli olmak üzere toplam 9.964,92-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\"  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkemenin kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tacir olup, tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, Tüketici Hukuku\"ndan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, davacı şirket ile müvekkil Banka arasında imza edilmiş Genel Kredi Sözleşmesinin 8.1inci maddesi içeriğine göre müvekkili Bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkili Bankanın bu hükme istinaden davacıya firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, Bankaların Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir olması nedeniyle yukarıda belirtildiği şekilde ücret/komisyon alma hakkı bulunduğunu, davacı ile müvekkili Banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup; sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, davacının senelerdir faaliyet gösteren müddebir bir tacir olup; imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bilen, şartlarını tartışabilen bir tacir olduğunu, dolayısıyla davacının salt GİŞ koşullarına dayanan taleplerinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ücret uygulamasından önce müşteri bilgilendirmesi yapıldığını, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi nedeniyle  davacı şirketten tahsil edilen nakdi kredi başvuru hizmeti, pos cihazı bedeli, periyodik hizmet komisyonu bedellerinin  davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının kullandığı kredi sebebiyle davalı bankanın davacıdan nakdi kredi başvuru hizmeti, pos cihazı bedeli, periyodik hizmet komisyonu bedeli  tahsil etmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Somut olayda davacının davalı banka nezdindeki hesabından 02.10.2019 tarihinde taksit ödemesi devam eden krediye yönelik nakdi kredi başvuru ücreti olarak 889,92 TL, pos cihazları poliçesi prim  bedeli olarak 150,00 TL, periyodik hizmet komisyon bedeli olarak 8.925 TL'nin tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nin 8/1 maddesi; \"Banka, bu sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, döviz endeksi TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonlarını ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunları gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazacaktır .\" hükmünü içermektedir. 6098 sayılı TBK'nın 96/1. maddesinde, sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlunun, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebileceği düzenlenmiş olup,  6100 sayılı TTK'nın 20. Maddesine göre de, tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında  ücret talep etmesi mümkündür.Taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği ve kesintinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği yayımlanmış olup, Tebliğ’in 4’üncü maddesi “Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir” ve 6’ncı maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” hükümlerini içermektedir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144’üncü maddesi ile yukarıda belirtilen Tebliğ’in 4. ve 6’ncı maddeleri gereğince ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle ilân ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması; şayet gerekli ilân ve yayımlar yapılmamış ise sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 20.’nci maddesi gereğince ve emsal banka uygulamaları araştırılarak oran belirlenmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2017/11-49 E. 2019/158 K. Sayılı kararı) Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2006/11188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesi TCMB’na bırakılan hususlara ilişkin olarak TCMB 09.12.2006 tarih, 26371 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan \"Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesaplan Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği\" nin “Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler” başlıklı düzenleme kapsamında davalı banka tarafından kredi işlemlerinde sağlanacak faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların, TCMB’na bildirdiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı belirtilmiş ise de dosya içerisinde bulunan davalı bankanın 05.03.2019 tarihli ürün hizmet komisyonlarına ilişkin tarifesinde risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili  müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler  için ayrılan kaynakların karşılığı olarak alındığı belirtilen  periyodik hizmet bedelinin minimum 300 TL - maksimum 30.000 TL arasında olabileceği , ticari müşterilere tahsis edilen limitlere ilişkin kullandırılan nakdi ve gayrinakdi  kredi ürünlerinde katlanılan operasyonel süreçlere (kredi başvurusunun  alınması, ürünlere ilişkin bilgi verilmesi, teminat, limit, sözleşme kontrollerinin  yapılması) istinaden alındığı belirtilen nakdi kredi başvuru ücreti ile pos cihazlarının bakımı, onarımı, dolandırıcılığa karşı önleme hizmetlerinin verilmesine yönelik alınacak ücretin mevcut tarifeye göre alınabileceği yazılıdır. Bu durumda kredi borcu devam eden davacıdan tahsil edilen 8.925 TL periyodik hizmet bedelinin davalı banka tarafından belirlenen ücret aralığında olduğu, nakdi kredi başvuru ücreti ile pos cihazları sigorta poliçesi prim bedeli olarak tahsil edilen ücretlerin ise diğer bankaların uyguladıkları oranlar dikkate alındığında  makul ve bankacılık mevzuatına uygun olduğu gözetildiğinde  mahkemece davanın reddi yerine  davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 170,18 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 257,42 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.964,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesin olduğundan  HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL,  posta gideri 23,50 TL olmak üzere toplam 172,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7fec1bb227a6f45","SID":"bbcaedcb3409246f"}}