{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/102 <br>KARAR NO: 2024/381<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2020<br>NUMARASI: 2018/1677 Esas -  2020/702 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... İcra Daire'nin ... Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu alacağın müvekkili ile davalı arasındaki ticrari ilişki sebebiyle kesilen faturalardan kaynaklandığını, müvekkilinin davalıdan 8.114,65  TL alacaklı olduğunu, davalının ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini, ticari defterlerin incelenmesini, davalını icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, borçlunun itirazının iptalini, takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılmasını, takibe konu borç olan asıl miktar 8.114,65 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı müvekkilinin davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının alacak iddialarının tamamen soyut olmakla birlikte herhangi bir faturaya dayanmadığını, davacı şirketin ilk olarak müvekkile karşı Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve takibe dayanak gösterilen faturaların müvekkil davalı ile ilgisi olmayan faturalar olduğundan davalı müvekkilce yapılan borca itiraz neticesinde takibin durduğunu, icra takibinin mükerrer olarak başlatıldığını, icra takibinde de herhangi bir faturanın ibraz edilmediğini, davacı şirketin alacak iddialarının soyut ve resmiyeti olmayan bir cari hesap ekstresine dayandığını, kötü niyetli olarak takibe geçen davacı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmekle birlikte davanın reddine karar verilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davacı tarafça davalı aleyhine cari hesapta iade faturası sonrası oluşan alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalı tarafça durdurulması üzerine açılmış olan itirazın iptali ve icra takibinin devamına karar verilmesine ilişkindir.Yapılan yargılama neticesinde her ne kadar davacı taraf, kendi ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle 8.114,65 TL alacaklı olarak görünüyor ise de taraflar arasında ihtilaflı olan 19/12/2014 tarihli .. numaralı 9.365,76 TL bedelli açık dondurma iade faturasının tutanağında teslim alan kısmında yer alan ... fatura tarihinde davalı şirkete ait çalışan olmadığı,dava dışı ... adına imza attığı, davalı şirketin 2014 yılı defterlerinde davacı taraf adına cari hesap kodu açılmadığının görüldüğü, davalı tarafa ait ticari defterlerde borç-alacak tespit edilemediği, davacı taraftan mal ve hizmet alımına ilişkin davalının BA formuna rastlanılamadığının bildirildiği anlaşılmakla birlikte davacı tarafın icra takibine konu iade faturasını davalı tarafa teslim etmediği kanaatine varılarak,davacı vekiline yemin delilini kullanıp kullanmayacakları hatırlatılmış, davacı taraf yemin delilini kullanmayacaklarını beyan etmekle birlikte, davacı tarafın davalıdan iade faturasına dayalı olarak alacaklı olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ... malların teslim edildiği ve iade faturası düzenlendiği tarihte davalı şirketin çalışanı olup bu hususun değerlendirilmediğini, davalı şirket ...  şirketinin dondurmalarının dağıtımını yapmakta olup ... şirketinin alt bayisi olduğunu, dolayısı ile davalı şirket ile ... arasında bir ayrım bulunmadığını, ihtilaflı olan ve ... firmasına ait olan malları teslim alan kişinin .. olduğunu, SGK kayıtlarına göre ...yuncunun 16.04.2014-14.01.2015 tarihleri arasında davalı şirkette, 14.01.2015-15.01.2018 tarihleri arasında ise ...firmasında çalıştığını, bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, dava konusu malların davalı şirkete teslim tarihinin 08.12.2014 olduğunu, iade faturası tarihinin ise 19.12.2014 olduğunu, SGK Kayıtlarına göre hem malların teslim edildiği hem de iade faturası düzenlendiği tarihte ... davalı şirket çalışanı olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerini usulüne uygun tutmamış olup, defterleri delil niteliğini haiz olmadığını, bu hususun Mahkemece gözardı edildiğini, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasına, davanın  kabulüne, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, cari hesapta iade faturası sonrası oluşan alacağa dayalı olarak başlatılan  takibe yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafından davalı hakkında Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında 19/12/2014 tarihli 8.114,65 TL bedelli fatura ve 1.287,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.402,16 TL'nın tahsili için 21.06.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış , itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı 19.12.2014 tarihli 9.635,76 TL tutarlı iade faturası ile alacaklı hale geldiğini belirterek davalı hakkında yapılan icra takibine itiraz üzerine İİK'nın 67. maddesine dayalı olarak itirazın iptali davası açmış, davalı ise takip ve dava konusu faturanın kabul edilmediğini, faturada ismi bulunan çalışanın 2016 tarihinde davalı şirket bünyesinde çalışmadığını savunmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, takip konusu iade faturasının geçerli olup olmadığı ve davacının iade faturası kapsamındaki ürünleri davalıya teslim edip etmediği noktalarındadır. Kural olarak malın iadesine ilişkin teslimi ispat külfeti davacı alıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece iade faturası ve davacı defter kayıtları tek başına teslimi ve buna bağlı alacağın varlığını kanıtlamaz. İade faturasının usulüne uygun şekilde düzenlenerek  tebliğ edildiğinin ve faturaya konu emtianın  iade edildiğinin kanıtlanması gerekir.Taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda  davaya konu alacağı oluşturan ve davalı adına tanzim edilen 19.12.2014 tarihli ... numaralı ve 9.635,76 TL bedelli faturanın \"açık dondurma iade faturası\" olduğu, davalının defter kayıtlarının kontrollerinde davacı taraf adına herhangi bir cari hesap açılmadığı , davacının ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu ve  takip tarihi itibariyle 8.114,65 TL cari hesap karşılığı alacaklı olduğu  belirtilmiştir. Somut olayda dava konusu edilen fatura, davacı tarafından satın alınan ürünlerin davalıya iadesine ilişkin olup, bu faturada ürünlerin  teslimine ilişkin açıklama ve imza bulunmadığı ancak  yılı tam belli olmayan ve davacı vekilince 04.11.2019 tarihli duruşmada 08/12/2016 tarihli olduğu beyan edilen tutanağa göre bir kısım ürünlerin iade alındığı, tutanakta Çevre ... ibaresi yazılı olup, teslim alan açıklaması altında ... ismi ve imzası bulunduğu, bu isim ve imza altında ...  yazısının ve \"fiyat=8.922+KDV\" açıklamasının yer aldığı, dosya içerisinde bulunan SGK belgelerinden  ... davalıya ait iş yerinde 2014 yılının 4. ve 12.ayları arasında, 2015 yılının ilk ayında çalıştığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar yargılama aşamasında davacı vekili  iade faturasının dayanağı olduğunu belirttiği tutanağın 08.12.2016 tarihli olduğunu beyan etmiş, istinaf dilekçesinde bu tutanağın 08.12.2014 tarihli olduğunu söylemiş ise de davacı vekilince bu tutanağın aslı mahkemeye sunulmamıştır. HMK'nın 219.maddesi gereğince taraflar, kendilerinin delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda olduklarından  HMK'nın 220/1.maddesi uyarınca mahkemece davacıdan ilgili tutanağın aslı istenip, tutanak tarihinin tespit edilmesi, tespit edilecek tarihe göre davalı şirket çalışanının  tanık sıfatı ile dinlenip tutanaktaki imza ve yazı örneklerinin kendi eli ürünü olup olmadığı konusunda isticvap edilmesi,  imza ve yazıların inkar edilmesi halinde ise HMK'nın 211. maddesi uyarınca imza incelemesi yapılıp sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3be235c7ddc04a2d","SID":"facd5b8f27dfb6c9"}}