{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/731 - 2024/751<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/731 <br>KARAR NO\t: 2024/751<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/208 E.  <br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>İSTEYEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF<br>DAVALI\t:<br><br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz <br><br>\tTaraflar arasında görülen Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2024 tarih ve 2023/208 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:İhtiyati tedbir isteyen vekili,  karşı tarafın \"...\" ibareli kullanımlarının, müvekkili adına tescili ve tanınmış bulunan \"...\" ibareli markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, maddi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemli davada, 15/06/2023 tarihli dilekçesi ile karşı tarafın tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin Ankara 2. FSHHM'nin 2023/7 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ileri sürerek,tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden karşı taraf fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına, karşı tarafça üretilip piyasaya sunulan \"...\" markasını üzerinde barındıran ürünlere ,Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına, karşı tarafa ait \"https://www..../\" linkinden erişilebilen \"@...\" kullanıcı adı ile yayın yapan hesaba ve yine \"www.....com\" uzantılı alan adına erişimin engellenmesine, \"google\" isimli arama motoruna \"... ... fethiye\" ibaresi anahtar kelime olarak yazıldığında, google işletmeler kısmında beliren \"... ...\" ibareli işletme hesabına erişimin engellenmesine, yine \"...\" ibaresinin karşı tarafça  anahtar kelime olarak kullanımının engellenmesine, \"...\" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı başkaca internet sayfası ve yine mevcutsa diğer sosyal medya hesaplarındaki tüm içerikten çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde ilgili web sayfası ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve önlenmesine dair teminatsız olacak şekilde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesinin 18/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarşı taraf Şirket vekili, mahallinde keşif yapılmadan, markanın kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeden verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, esası çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceğini, teminatın düşük belirlendiğini, rapora karşı itirazlarının incelenmediğini, kullanmama def'i taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, karşı tarafın kullanmama def’i ileri sürdüğü 2014/11499 ve 2015/24596 sayılı ve  “...” ibareli markaların, karşı tarafın markasal faaliyette bulunduğu hizmetler yönünden kullanıldığının ispatlandığı, karşı tarafın  \"...\" markası ile faaliyet gösterdiği hizmet sektörü ile ihtiyati tedbir isteyene ait \"...\" ibareli markaların tescilleri kapsamında yer alan 35/5.alt sınıftaki hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, ihtiyati tedbir isteyen ait  \"...\" esas unsurlu markalar ile karşı tarafın markasal olarak gerek fiziki, gerekse sanal ortamda kullandığı anlaşılan \"...\" ibaresi arasında, \"...\" ibaresinin müşterekliğinden kaynaklı olarak görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, karşı tarafın  2022/092098 sayılı \"... ...\" ibareli markanın SMK'nın 155 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir isteyene ait önceki tarihli markalara karşı hukuka uygunluk sebebi oluşturmayacağı, kaldı ki söz konusu marka başvurusunun ihtiyati tedbir isteyenin itirazı üzerine TÜRKPATENT nezdinde reddedildiği, mevcut delil durumuna göre karşı tarafın \"...\" ibaresini hizmet markası olarak kullandığı, ürün markası olarak kullandığına dair yeterli delilin bu aşamada dosyada bulunmadığı anlaşılmakla takdiren 50.000,00 TL teminat mukabilinde ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde itiraz üzerine kaldırılması veya değiştirilmesini gerektirir bir husus bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili, mahallinde keşif yapılmadan, markanın kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeden verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, esası çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceğini, teminatın düşük belirlendiğini, rapora karşı itirazlarının incelenmediğini, diğer taraftan  ihtiyati tedbir kararının uygulanması süresinde talep edilmediğinden HMK'nın 393/1 maddesi gereğince tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair kararının kaldırılmasını ve tedbir isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında yapılan inceleme ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, teminat tutarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu, diğer taraftan ihtiyati tedbir isteyen tarafından ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının HMK'nın 393/1 maddesine uygun olarak süresinde talep edildiği,  anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilinden istinaf başvurusunda peşin olarak alınan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf tarafından yapılan yargılama giderlerinin karşı taraf uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05//2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6bbab34b3927e37","SID":"ff4b2b274d900587"}}